KÜNYE
T.C. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 5 Haziran 2023
- Esas no
- 2023/254 Esas
- Karar no
- 2023/554
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 17/03/2023
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 09.06.2023
Karar Metni
1.053 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Büyükçekmece .... İcra Dairesi .... Es. Sayılı dosyasından Karşı taraf aleyhine takip başlatılmış olduğunu, karşı tarafça 28.04.2022 tarihinde itiraz edildiğini, bu sebeple itirazın iptali için dava açma zaruriyeti doğduğunu, öncelikle takip dayanağında belirtilen belgeden de görüleceği üzere; bu takibin ...., İstanbul İli ... İlçesi,... Mahallesi, ... Ada, ... Parselde kayıtlı ...
Projesinde yer alan H Blok 201 Nolu Bağımsız Bölümün (hisseli 8/25) satışına ilişkin fatura bedelinden bakiye kalan kısmın tahsili amacıyla başlatıldığını, takip talebinde alacak sebebi olarak belirtildiğini ve hatta 25/08/2021 tarihli e fatura (...
H Blok 201 dükkan bedelinden kalan bakiye alacak hakkında fatura) takibe eklendiğini, icra müdürlüğünce borçluya hem ödeme emri hem de dayanak belge sureti gönderilmiş olduğunu, borçlu tarafından bu belgelere herhangi bir itiraz edilmediğini, davalının, icra takip dosyasına sunulan faturadan dolayı borçlu bulunduğunu, fatura içeriğinde borcun kaynağı açık ve net şekilde belirtildiğini, davalı tarafı bu konuda hiçbir açıklama yapmadığını, davalı icra takip dosyasına sunulan fatura ile ilgili herhangi bir açıklama getirmediğini ve ödeme belgesi de sunmadığını, davalının müvekkiline belirtilen faturadan dolayı borçlu olduğunu,
bu nedenlerle davanın kabulü ile, Büyükçekmece .... İcra Dairesi ... Es. Sayılı dosyasına yapılan İtirazın iptaline ve takibin devamına, karşı taraf itirazında kötü niyetli olduğundan, alacak miktarının %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama ve vekalet ücretlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin tacir olmadığını, müvekkilinin yerleşim yeri Başakşehir/İstanbul olduğundan Küçükçekmece adliyeleri yetkili olduğunu, tebligatın usulsüz olduğunu, tacir olmayan müvekkilinin takibe dayanak faturaya, borca, tüm ferilere ve faizlere itiraz ettiğini, davanın öncelikle usulden reddine, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise esastan reddine, her türlü yargılama gideri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.
Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir.
Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira.
Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Bu durumda eldeki davanın Asliye Ticaret Mahkemesince görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin birden tacir olması zorunludur.
Somut olayımızda yapılan araştırmalar neticesinde davalının tacir olmadığı, davanın nitelik olarak mutlak ticari davalardan olmadığı, davalının esnaf olduğu anlaşılmakla uyuşmazlığın genel mahkemeler olan Asliye Hukuk Mahkemeleri görev alanına girdiği dikkate alınarak dava hakkında aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. (Benzer konuya ilişkin bknz; İstanbul BAM 37 Hukuk Dairesinin 05.07.2018 gün ve 2018/409 E- 2018/1186 K. sayılı ilâmı)
Katip ... · ¸e-imza Hakim .... · ¸e-imza
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/254, K. 2023/554, 5 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama