KÜNYE
T.C. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 18 Kasım 2024
- Esas no
- 2023/634 Esas
- Karar no
- 2024/1085
- Dava
- Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 23/06/2023
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 18/12/2024
Karar Metni
2.462 kelime·12 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkili şirkete dış cephe boyasının çatlaması hakkında müracaatı üzerine, müvekkili şirketin teknik servisi davalının müvekkili şirketin ürünlerini uyguladığı yerlere ziyarete gittiğini, yapılan ziyaretler üzerinde:29.03.2018 tarihli .... No'lu, 26.07.2018 tarihli .... No'lu,28.03.2018 tarihli .... No'lu,17.04.2018 tarihli ...
No'lu İnceleme Raporlarının hazırlandığını, inceleme raporlarında ayrıntılı şekilde enspeksiyon esnasında gözlem ve bulgular, kalite kontrol yorumları, karar, öneri ve alınacak aksiyonlara yer verildiğini, bu raporlarda da görüleceği üzere; ürünler ile ilgili herhangi bir teknik hata tespit edilemediğini, 25.07.2018 tarihinde müvekkili şirketin teknik servisi tarafından yapılan ziyaret üzerine hazırlanan 26.07.2018 tarihli inceleme raporu aynı gün müvekkili şirket çalışanı ... tarafından ...
Yapı Dekorasyon firmasının diğer yetkilisi ve davalının eşi .... 'e e-posta yoluyla iletildiğini, müvekkili şirketin, sorumluluğu bulunmamasına rağmen, çatı harpuştaları ve denizliklerdeki yatay yüzeylerde önerilen su izolasyonunu sağlayacak .... ürünün bedelsiz gönderileceğinin söylendiğini, müvekkili şirketin, davalının ve eşinin memnuniyetinin sağlanması amacıyla hareket ettiğini, davalı her ne kadar 2018 yılında müvekkilini adalete havale edeceğinden bahsetmişse de, Müvekkili aleyhine herhangi hukuki bir yola başvurmamış olduğunu, konuyu yargı yoluna taşımamış olduğunu, icra takibi başlatılmamış olduğunu, dava açmadığını,
arabuluculuk başvurusu yapmadığını, noter veya benzeri herhangi bir kanaldan hukuksal hak arama yoluna ilişkin işlem gerçekleştirilmediğini, davalının müvekkili şirketten herhangi bir hak ve alacağının olmadığını, buna rağmen, davalı 2018 yılından bu yana müvekkili şirkete olan ısrarlı talebini sürdürdüğünü, Davalının müvekkili şirketin ticari faaliyetleri, ürünleri ve markası hakkında yanlış ve yanıltıcı olan söylemlerde bulunarak müvekkili şirketin zarara uğraması kastıyla hareket etmekte olduğunu, Davalının, 23.12.2021 tarihinde ...com adlı sitenin "...
Yaptığım 3 Adet Dış Cephem Çatladı Zararım Karşılanmadı" başlığında 2018 yılında kullandığı müvekkili şirketin markası boyalara istinaden Müvekkili aleyhine şikayet niteliğini aşarak kötülemelerde bulunduğunu, 15.02.2022 tarihinde ise aynı internet sitesinde yayınlanan "...
Zararımı Telafi Edip Beni Aramamaları" başlıklı yazısı ile de müvekkili şirketi karalamaya devam ettiğini, bununla da kalmayarak davalının, farklı tarihlerde kendi Instagram, ...., ... hesaplarından müvekkili şirketi karalamaya yönelik yazılarını paylaşmaya devam etmekte olduğunu, gerçeği yansıtmayan ve hedef gösteren türden paylaşımların başkaları tarafından da yapılmasına ön ayak olmakta, alenen çevresine çağrıda bulunmakta olduğunu, 15.02.2022 tarihinde "...." adlı .... hesabı üzerinden yaptığı paylaşımla "Sizden rica etsem linki tıklayarak olumlu yorum yaparak ve destek butonunu tıklayarak bana destek olur musunuz.
Aynı zamanda görseldeki gibi .... da ... sayfasında şikayet linkimi paylaşıp .... yanındayız ... hakkını alana kadar paylaşmaya devam edeceğiz yazar mısınız." ifadeleriyle paylaşımlarının daha çok görüntülenmesini ve başkaca insanların örgütlenmesini sağladığını, bu nedenlerle Müvekkili şirketin kişilik haklarına yapılan saldırı tehlikesinin önlenmesine, müvekkili şirkete yapılan saldırıya son verilerek haksız rekabetin men'ine, davalının fiillerinin haksızlığının ve hukuka aykırılığının tespitine,Manevi zararın kabulü ile 20.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine,
şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminata hükmedilmesine,yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde. Davalı /Karşı davacı .... - ... YAPI adlı firmanın sahibi olup iç- dış cephe , bina tadilat müteahhitliği yapmakta olduğunu, müvekkilinin 2018 yılında ... KOLEJİNİN - 4.000 m2 'lik DIŞ CEPHE yenileme işlerini yüklenici olarak almış olduğunu dış çephe uygulamasında davacı /karşı davalı .... firmasının ÜRETCİSİ olduğu beyaz - gri ... MAT DIŞ CEPHE boyasını kullandığını, müvekkilinin .... YAPI hem dava konusu ....
KOLEJİ işinde hem ZEYTİNBURNU'ndaki başka bir adreste yaptığı dış çephe işlerinde .... DIŞ CEPHE boyasını kullanmış olduğunu ancak iş yaptığı her iki adresteki ... firmasının ürettiği ... DIŞ CEPHE boyası çatlayıp döküldüğünü, bunun üzerine DIŞ ÇEPHENİN , gri boyanan kısımlarda herhangi bir bozulma olmadığı, BEYAZ kısımlarının ÇATLADĞI davacı /karşı davalı.... firmasına mail-telefon yolu (yetkili ) ... hanıma ihbar edildiğini, müvekkilinin .....
YAPI-....' un ayıp ihbarı üzere davacı /karşı davalı.... firması 27/03/2018 tarihinde müvekkili firmanın uygulama yaptığı ... KOLEJİNE gelmiş olduğunu ve 28/03/2018 tarih-... sayılı (asla kabul etmediğimiz/gerçeğe /bilimsel verilere aykırı ) raporları tanzim ettiğini, 28/03/2018 tarih .... sayılı raporda çatlaklara sebep olarak ; yağmur yağışı , yüzeydeki nem ,atmosferik şartlar ,yüzeylerin su çekmesi ve donma vs.
Sebepler ileri sürüldüğünü, 27/07/2018 tarih.... sayılı raporda çatlaklara sebep olarak ;hadise boya ile ilgili olmayıp akrilik kaplamanın kendiliğinden çatlaması olduğunu, ayrıca binanın denizlik bölümlerinde ve çatı harpuştalarında sıva yüzeyler üzerinde çatlaklar olduğunu, çatı harpuştaları ve denizliklerdeki yatay yüzeylerde önerilen su izolasyonunu sağlayacak... ürünün bedelsiz gönderileceğini, müvekkilinin .....
YAPI-....' un dava konusu etmediğimiz ZEYTİNBURNU'nda yaptığı bir uygulama işleminde davalı markası ...
DIŞ CEPHE boyası kullanılmış olduğunu, aynı şekilde bu uygulama sonrası da DIŞ ÇEPHE BOYASI ÇATLAMIŞ , davalı tarafından mezkur uygulama yerine ZEYTİNBURNU'na 29/03/2018 tarihinde gelinerek 29/03/2018 ... sayılı rapor tanzim edildiğini, 29/03/2018 tarih.... sayılı raporda çatlaklara sebep olarak ;alt yüzeyde bulunan mantolama ürünleri esneme kabiliyeti yüksek sert malzemeler olduğunu,ara kat olarak kullanılan dış cephe macunu esneme kabiliyeti olmasının beklenemeyeceğini, bu sebeple yüzeyde genleşmeden kaynaklı çatlaklar görülmesi kaçınılmaz olduğunu, müvekkili .....
YAPI-....' emsal olması (davalı firma boyasının kusurlu imal edildiğini ispat anlamında) 2 farklı uygulama sorunu yaşayan firmanın 15/03/2016 TARİH-...
Boya Çatlak Tespit Raporlarını (EMSAL OLAY olarak ekli) tedarik ettiğini, davalı firmanın her olayda farklı bir bahane üretmiş olduğunu , kendi boyasına asla kusur izafe etmediğini, her olayda birbiri içerisinde tutarsız (iki kat boyayın-yatay yüzeyde uygulanmaz-soğuktan çatlama vb. ) bilimsel verilerden uzak hatalı gerekçeler ürettiğini, açılan esas davanın reddine ,yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ,
karşı davanın kabulü ile fazlaya ilişkin talep ve dava hakları mahfuz tutarak dava dilekçelerinde belirttikleri 309.681 tl maddi zararımızın temerrüt tarihinden işleyecek avans faizi ve yargılama giderleri ile karşı davalı.... firmasından tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler ve DAVACI ve DAVA DIŞI ... MUTFAK EŞYALARI SAB. VE DIŞ TİC. LTD.
ŞTİ'ye ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek sureti ile davalı ile davacı arasında 02/10/2018 tarihinde akdedilen iş sözleşmesi neticesinde davalının davacı şirketten ayrıldıktan sonra iş sözleşmesinde belirtilen rekabet etme yasağı başlıklı 10.maddesini ihlal edip etmediği, davacının aleyhine ticari sır mahiyetindeki bilgileri kullanıp kullanmadığı, bunun tespiti halinde davacının zararı bulunup bulunmadığı, var ise ne kadar olduğu, rekabet yasağına ilişkin tazminat şartlarının oluşup oluşmadığı,
aynı zamanda dava dışı ... firmasının yıllara göre iş alanlarının tespiti konusunda bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olmakla, Endüstri tasarımcısı ... ve Hukukçu Dr. ....'in 05/10/2022 tarihli raporunda özetle;
uyuşmazlık konusunun, davalı ile davacı arasında 02.10.2018 tarihinde
akdedilen iş sözleşmesi neticesinde davalının davacı şirketten ayrıldıktan sonra
iş sözleşmesinde belirtilen rekabet etme yasağı başlıklı 10. Maddesimi ihlal edip
etmediği, davacının aleyhine ticari sır mahiyetindeki bilgileri kullanıp
kullanmadığı bunun tespiti halinde davacının zararı bulunup bulunmadığı, var ise
ne kadar olduğu, rekabet yasağına ilişkin tazminat şartlarının oluşup oluşmadığı
noktasında toplandığı,
davacı .... Ev Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti.’ nin 2018, 2019 ve 2020
yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu,
davacı 2018 yılında 1.095.701,76 TL, 2019 yılında 737.665,60 TL ve 2020 yılında
1.276.682,18 TL faaliyet karı gerçekleştirmiş olduğu,
dava dışı .... Mutfak Eşyaları Sab. Ve Dış. Tic. Ltd. Şti.’nin 2018, 2019 ve
2020 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu,
dava dışı şirketin 2018 yılında 977.234,12 TL, 2019 yılında 1.456.022,08 TL ve
2020 yılında 7.403.185,53 TL faaliyet karı gerçekleştirmiş olduğu,
davacı tarafından hangi ürünlerin üretildiği belirtilmediğinden ve kendilerine ait
üretimlerle ilgili bir belge sunulmadığından tasarım incelemesinin
gerçekleştirilemediği,
neticeten, teknik incelemeye konu davacı tarafından hangi ürünlerin üretildiği
belirtilmediğinden ve kendilerine ait üretimlerle ilgili bir belge sunulmadığından
bu yönde teknik bir inceleme yapılamadığından bu yönde oluşan bir zarar tutarı
tespitinin yapılamadığı, bunun yanı sıra davacı ile davalının eşleşen ürünlerinin
bulunup bulunmadığı, tarafların eşleşen ürünleri var ise bunların davalının işten
çıkış tarihinden sonra dava dışı firmanın bu ürünleri davacının daha önceden beri
çalıştığı firmalara satışa konu edilip edilmediğinin eşleştirilmesi, bu hususlarında
ilişkin bilgi ve belgelerin heyetimizde bulunan teknik bilirkişi tarafından
değerlendirilmesi neticesinde (davacının varsa kar/zarar hesabının
yapılabileceği) nihai raporumuzun sunulabileceği,
taraflar arasındaki rekabet yasağına ilişkin sözleşme hükmünün, TBK. m. 445/1
hükmünde yer alan “yer, zaman ve işlerin türü bakımından” uygun sınırlamalar
içeren geçerli bir sözleşme olduğu,
taahhütnamenin, TBK. m. 444/2 hükmünde öngörülen “müşteri çevresi veya
üretim sırları ile ilgili elde idilen bilgilerin kullanılmasının işverenin önemli bir
zararına sebep olacak nitelikte olması” şartını da taşıdığı, dolayısıyla davacının
uğradığı zararın tazmin edilmesi gerektiği,
davacının uğramış olduğu zarar mali kayıtlardan tam olarak tespit
edilemediğinden zararın TBK. m. 50 hükmü dikkate alınarak da tespit
edilebileceği görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Mahkememizce düzenlenen ara karar ile Asıl dava yönünden; davalının davacıya karşı haksız rekabete konu olacak şekilde fiillerinin mevcut olup olmadığı, haksız rekabetin şartlarının oluşup oluşmadığı, buna bağlı olarak davacının maddi ve manevi zararının oluşup oluşmadığı, haksız rekabetin tespiti halinde bunun devam edip etmediği, yapılan haberlerin ve mesaj/gönderi içeriklerinin tespiti, haksızlık unsurunun olup olmadığı, devam edip etmediği, zarar var ise ne kadar olduğu konusunda bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olmakla, SMM ... ve Bilgisayar Mühendisi ....'nün heyet raporunda özetle; 3.1.Mali yönden yapılan değerlendirmelere göre; ana dava yönünden, davacının talep ettiği
maddi zararla alakalı herhangi bir bilgi ve belge olmadığı için mali yönden değerlendirme
yapılamadığı, karşı dava yönünden, davacının uğradığını iddia ettiği 309.681.TL tutarındaki
zararın karşılanması talebine ilişkin, KDV Dahil;50.887,83.TL (KDV Hariç:43.125,28.TL)
tutarında, dava dışı firmalarca davalı .... ‘a düzenlenen faturaları ibraz ettiği, söz
konusu faturaların davalının kendi yasal defterlerinde kayıtlı olduğu, dolayısıyla,
309.681,00.TL tutarındaki zarar talebinin, 50.887,83.TL tutarındaki kısmının belge ile
desteklendiği kalan kısım ile ilgili herhangi bir belge olmadığı,
teknik yönden yapılan inceleme, tespit ve değerlendirmeler sonucunda; davalının
farklı platform ve sosyal ağlar üzerinden ilettiği yorum ve paylaşımlarda ve şahsi e-posta
hesabından davacı şirketin kurumsal e-posta hesabına gönderdiği e-mail içeriklerinde
davacı ürünleri ile ilgili yaşadığı şikâyetleri dile getirdiği ve bazı paylaşımlarda ise şirketi
hedef alan bazı söylemlerde bulunduğu tespit edildiği, bu tespitlerin rapor içerisinde
örneklendirildiği,
hukuki yönden yapılan değerlendirmeler sonucunda;
davalının elinde kesinleşmiş bir mahkeme kararı olmadan ve yine somut bir delil
bulunmadan sosyal medya hesapları üzerinden “hallerimize emeklerimize kazandığımız 3 kuruşa göz dikenler olmasa… köprüyü reklam amaçlı boyadıkları için piyasaya bize
verdikleri ikinci sınıf ürünlerden kullanmadıklarını, çünkü .... şuan yaptığı en iyi şey
reklam, sizin zarar etmeniz işinizi kaybetme noktasına gelmeniz umurlarında bile
olmuyor… şunu anladım ki mevzu PARA olunca herkes aynı… keşke aynı hassasiyeti
emekçi bir kadın olan bana da gösterseydiniz… mağdur ettiğiniz müşterileriniz için bir
motivasyon çalışmanız var mı?... boyayı dış cephe mantolamada kullanırken dikkatli
olun çünkü çantlama riski çok yüksek üstelik zararıda size ödetiyorlar” şeklinde davacı
hakkında birtakım kötüleyici beyanlarda bulunmasının; haksız rekabet halleri arasında
sayılın “başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek...” hali
olup haksız rekabet oluşturduğu,
TTK. m. 56/1-e hükmü uyarınca, maddi tazminat olarak, haksız rekabet sonucunda
davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığına da karar verilebileceği, ancak
davalının haksız rekabet nedeniyle elde etmiş olduğu gelirin tespit edilemdiği, bu durumda
TBK. m. 50 hükmü uyarınca yine de Sayın Mahkemece uğranılan diğer zararlarla ilgili
olarak maddi bir tazminat tayin edilebileceği görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ
Dava, haksız rekabet nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Serbest piyasa ekonomilerinin temel prensibi olan serbest ticaret hakkı ve rekabet özgürlüğü Anayasa’nın 48/1 maddesinde “Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetine sahiptir. Özel teşebbüsler kurmak serbesttir.” denilmek suretiyle vurgulanmıştır. Ancak ticaret serbestisi ve rekabet özgürlüğü, sınırsız rekabet hakkının bulunduğu anlamına da gelmemektedir. Bu nedenle haksız rekabeti düzenleyen kuralların amacı ve içeriği de rekabet özgürlüğünün sınırlarını göstermek ve bu sınırların aşılması durumunda başvurulabilecek hukuki yolları tespit etmektir.
Haksız rekabet kuralları, rekabet hakkının dürüstlük kuralları çerçevesinde kullanılmasını sağlamak ve rekabet hakkının kötüye kullanılmasını engellemek amacı ile sevk edilmiştir. Bu kurallar genel nitelikli ve her alanda uygulanabilecek hükümler içermekle birlikte rekabet hakkının, Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 2. maddesi gereğince dürüstlük kurallarına uygun şekilde kullanılmasını sağlamaya çalışmaktadır (Arkan, Sabih: Ticari İşletme Hukuku, Ankara 2018, s. 350.).
Hem 6762 sayılı TTK’de hem de 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda (6102 sayılı TTK) haksız rekabet kuralları, ticari nitelik taşısın taşımasın tüm haksız rekabet hâllerini kapsayacak şekilde ve son derece ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.
6102 sayılı TTK’nin 54. maddesinde haksız rekabetin amacı ve genel ilkesi belirtildikten sonra, aynı Kanun’un 55. (6762 sayılı TTK’nin 57.) maddesinde uygulamada sık karşılaşılan ve dürüstlük kurallarına aykırı olan bazı davranış ve fiil örnekleri sayılmıştır (Arkan, s. 350.).
Bu çerçevede bir davranış veya uygulamanın haksız rekabet teşkil edip etmediği belirlenirken öncelikle özel hüküm niteliğindeki 6102 sayılı TTK’nin 55. maddesinde sayılan hallerden birinin var olup olmadığına bakılması gerekmektedir.
Bu maddede sayılan hallerden birisi söz konusu ise haksız rekabetin varlığı kabul edilecek, somut davranış veya uygulama bu maddede sayılan haksız rekabet hallerine tam olarak uymuyorsa veya bu hallerin kapsamına örnekseme yoluyla dolaylı olarak da dahil edilemiyorsa, ancak bu takdirde genel hüküm niteliğindeki 6102 sayılı TTK’nin 54/2 maddesinin uygulanması mümkün olacaktır.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının boya ve toz boya üreticisi bir şirket olduğu, davalının .....
Yapı Dekorasyon adıyla davacıdan boyalar satın alıp iş ve projeleri kapsamında uygulama yaptığı, davalının boyaların ayıplı olduğu iddiasına dayalı internet ve sosyal medya üzerinden davaya konu paylaşımları yaptığı, davacı şirketin bu paylaşımlar nedeniyle tüzel kişilik haklarının ihlal edildiği, ticari itibarının zedelendiği, davalının eyleminin haksız rekabet teşkil ettiği iddiası ile iş bu davayı ikame ettiği, davalının ise sunduğu cevap-karşı dava dilekçesi ile birlikte davalının yapmış olduğu dış cephe boya uygulama işlemlerinde boyanın çatladığına ilişkin geri dönüş aldığı,
boyanın kusurlu ve ayıplı olduğu iddiasına dayalı maddi zararın tazmini istemli dava açtığı, karşı davanın iş bu dosyadan tefrik edilerek Mahkememizin ...
Esas sırasına kaydedildiği, somut olayda mutlak ticari dava olan uyuşmazlıkta mahkememizin görevli olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın 6102 sayılı TTK'nun 54 v.d maddesi hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği, buna göre haksız rekabetin varlığı için taraflar arasında rekabet ilişkisinin mevcudiyeti, failin yarar sağlamış olması, failin kusurlu olması ve haksız rekabete uğrayanın zarar görmüş olması gibi hususların şart olmadığı, failin kusurlu olması ve haksız rekabete uğrayanın zarar görmüş olmasının sadece haksız rekabet nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat davalarında tazminatın belirlenmesinde rol oynadığı,
bu nedenle gerçek kişi olan davalının tacir olup olmamasının veya kusurlu olup olmaması ile yarar sağlayıp sağlamadığının somut uyuşmazlıkta haksız rekabetin men-i talebi yönünden herhangi bir etkisinin bulunmadığı sadece davacının maddi ve manevi tazminat talebi yönünden dikkate alınabileceği, davalı tarafça yasal yollara başvurulmadan sosyal medya üzerinden paylaşım yapıldığına ilişkin, haksız rekabetten bahsedilebilmesi için bu açıklamanın yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalar içerip içermediğinin incelenmesi gerektiği, paylaşımların davacının faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış,
yanıltıcı veya gereksiz yere incitici unsurlar içermediği, uyarı ve yakınma niteliğinde olduğu, davalı tarafça ayıp ve kusurlu ürün nedeni ile zarara uğradığına ilişkin açılan tazminat davasının bulunduğu ve şikâyet hakkı kapsamında kaldığı ve haksız rekabet oluşturmadığı sonuç ve kanaatine varılarak; davacının davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/634, K. 2024/1085, 18 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama