İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/806 K.2025/230

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2023/806Karar2025/230Tarih25 Şubat 2025Okuma11 dk · 2.163 kelime

KÜNYE

T.C. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
25 Şubat 2025
Esas no
2023/806 Esas
Karar no
2025/230
Dava
Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı
Dava tarihi
17/08/2023
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
28/02/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.163 kelime·11 dk okuma·3 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

Davalı taşıma şirketi ile davacı arasında akdedilen taşıma sözleşmesinin, davalının ağır kusur ve ihmalinin bulunmduğunu, sözleşmeye aykırı hareketleri sebebiyle davacıda oluşan tüm zararları, hasarlı yük bedeli ve hasarlı emtiaya tekabül eden ithalat masrafları,taşıma bedeli, gümrük müşavirlik masrafları, damga vergisi, gümrük Müdürlüğüne ödenen KDV, depo ve sigorta masrafları olmak ancak bunlarla sınırlı olmamak üzere doğrudan ve dolaylı tüm zarar ve tamir masraflarının, Bilirkişi değerlendirmesi sonucu belirlenebilecek olmakla birlikte HMK 107.

Madde gereği belirsiz alacak bedeli olarak şimdilik 2.000,00 Euro’nun bankalarca euroya uygulanan en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.

Öncelikle hasar miktarına ve kusur durumuna itiraz ettiklerini, talep konusu yapılan alacak bedelinin dahi nasıl oluşturulduğu, şayet var ise hasarlı emteanın sovtaj değerlendirilmesine tabi tutulup tutulmadığı anlaşılamadığını, hasarlanan mala ilişkin gerçek bir tespit yapılmadığını davacı yan dava dilekçesi ile herhangi bir eksper raporu dosyaya sunmadığını, bu nedenle hasar miktarına ve kusura itiraz ettiklerini, davacı vekili delil listesini davalıya iletmediği için iddialarına ilişkin delilleri tetkik edilemediğini, öncelikle ambalaj, istif ve yüklemenin davalı şirket tarafından yapıldığı iddiası gerçek dışı olup ispata muhtaç olduğunu,

davalı şirket sadece taşımayı organize etmiş ve yaptığını, davacının belirttiği adrese ... / .... plakalı araçları yolladığını, yükleme gönderici tarafından yapıldığını, brüt 17.393 kg emtianın davalı şirketin şoförü tarafından yapılmasına imkan olmadığını, davalının böyle bir hizmet vermediğini, ambalaj-istif-yükleme faturası kesmediğini, bu tür özellikli yüklemeler bu hizmeti veren şirketler tarafından yapılmakta olduğunu ve faturalandırıldığını, bu nedenle davacı yanın bu yönde ki iddialarına itiraz ettiklerini davanın reddini talep etmiş ve savunmuşlardır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı ile davalı arasında akdedildiği iddia edilen taşıma sözleşmesinin davalının pervasızca hareketleri, ağır kusur ve ihmali ve sözleşmeye aykırı hareketleri olduğu iddiasına dayalı davacıda oluşan tüm zararların ve masrafların tahsili istemine ilişkin olduğu mahkememizce tespit edilmiştir. Mahkememizce Yapılan İşlemler ve Toplanan Deliller: 1-Mahkememizce tensip zaptı hazırlanmış ve taraflara duruşma gününü bildirir meşruhatlı davetiye usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. 2-Mahkememizce: a-İstanbul .... Sulh Hukuk Mahkemesine, b-İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğüne, müzekkereler yazılmıştır.

4-Mahkememiz ön inceleme ve tahkikat celsesi ile tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler incelenmek sureti ile dosya kapsamında iddia edilen taşıma sözleşmesinden kaynaklı kusur durumu, kusur oranlarının tespiti ve var ise davacının zarar iddialarının belirlenmesi ve hesaplanması açısından bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olmakla bilirkişi raporunda özetle; ''... plakalı araç ve ... plakalı römork sürücüsü ve ...

LİMİTED ŞİRKETİ’nin trafikte zarar görme bakımından ASLİ ve % 100 kusurlu olduğuna, kusur oranının yük ilgililerine karşı sorumluluk bakımından yüklemenin stiflemenin ambalaj durumu ve sabitlemenin kimin görevi olduğunun taşıma sözleşmesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, Dosya ekinde bulunan hasara ilişkin ekspertiz raporu incelendiğinde, eşyaların şirket merkezi ANKARA da görülerek RAPOR edildiği, dolayısıyla hasarın meydana geldiği safahat net olarak belirlenemediği, öte yandan; eşyaların antrepoya “tahliye edildiğini gösterir” kamera görüntüleri dosyaya ekinde bulunmadığından, hasarın meydana geldiği safahat tespit edilemediği,

Hasarın taşıma sürecinde ve taşıyıcı risk alanında meydana geldiği varsayımında yükleme, davacının EX-W şartlarında satın aldığı emtiayı davalı ile akdedilen sözleşme ile taşıtmakta olduğu, davalının yükü alarak, yükleyerek taşımayı üstlendiği, CMR m.17/4-c bendine göre sorumluluktan kurtulma ileri süremeyeceği Meydana gelen hasarın davalının açıkça sözleşmesel taahhüdünü ihlal ederek, istiflenemez yükü istiflemesi,

tam araç yükü taşıma üstlenmesine karşın yeni yükler alarak taşıtta istiflemesi gibi sebeplerle meydana geldiği gözetildiğinde istifleme, sabitleme sorumluluğunun taşıyıcının akdi sorumluluğunu ihlal ettiği anlamına geleceği, bunun da CMR m.29 ve TTK m.886 kapsamında ağır kusur kabul edileceği, Bu durumda meydana gelen zararın 16.581,93 EURO tam tazminat olarak davalı yanca tazmin edilmesi gerektiği, Aksi kanaat halinde sınırlı sorumlu tazminatın 3.248,70 SDR karşılığı EURO tutarında olabileceği,

Davacı lehine hükmedilecek tazminata CMR m.27 gereği yıllık %5 oranında faiz hesaplanabileceği''şeklinde tespit ve sonuçlarını mahkememize bildirmiştir.

5-Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, alınan ek rapor ile kök rapordaki kanaatlerinin değişmediğine dair mahkememize ek rapor sunulmuştur.

6-Davacı vekili bilirkişi raporu doğrultusunda davasını arttırmış etmiş, tamamlama harcını mahkememize yatırdığı gibi dava değeri arttırım dilekçesi davalıya tebliğ olmuştur.

Delillerin Değerlendirilmesi ve Kararın Hukuki Gerekçeleri:

Davacı Mahkememiz nezdinde açmış olduğu dava ile; davalı ile aralarında taşıma sözleşmesi kurulduğunu, davalı tarafından temin edilen araca ürünlerin hasarsız ve sorunsuz biçimde yüklendiğini, ancak taşınan emtianın varış yerinde emtiaların hasarlı olduğunun tespit edildiğini, meydana gelen hasarın davalının pervasız hareketleri ve taraflar arasındaki taşıma sözleşmesini ihlali sebebiyle meydana geldiğini bu sebeple uğranılan zararların davalıdan tazminine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ise sunduğu cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki taşımanın uluslararası taşıma olduğunu CMR hükümlerinin uygulanması gerektiğini, iddia edilen hasar miktarının yüksek olduğunu ve ispat edilmesi gerektiğini, yüklemenin gönderici tarafından yapıldığını, kendilerince sadece taşıma işinin yapıldığını, yükleme, ambalajlama veya istif sebebiyle oluşan zararlardan taşıyıcının sorumlu olmadığını, hasarın ambalaj ve istif hatası nedeniyle meydana geldiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Taraflar arasında taşıma sözleşmesi kurulduğu hususunda uyuşmazlık bulunmadığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının emtialarında meydana gelen hasarın taşıma sürecinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı, davalının meydana gelen zararda kusurunun bulunup bulunmadığı ve zararın davalıdan talep edilip edilemeyeceği noktalarında toplandığı anlaşılmaktadır.

Öncelikle taraflar arasındaki taşıma sözleşmesinin niteliği incelendiğinde; davacı tarafından davalıya taşıma süreci öncesinde taşınacak emtiaların bir kısmının istiflenemez nitelikte olduğunun bildirildiği ve buna göre teklif istendiği, davalı tarafından verilen teklifte komple araç taşıma bedelinin belirtildiği ve tarafların bu hususta anlaştığı ve davacı tarafından davalıya ödeme yapıldığı görülmekte olup, komple araç olarak anlaşılması neticesinde davalının ilgili araçta yalnızca davacıya ait yükleri taşıması gerektiği aksi durumun taraflar arasındaki sözleşmenin ihlali niteliğinde olacağı hususu şüphesizdir.

Buna karşılık dosya kapsamındaki deliller değerlendirildiğinde; ilgili aracın boşaltılması sırasında davacı dışında üçüncü kişilere ait emtiaların da araca istiflendiği ve başkalarına ait emtiaların da aynı araçta taşındığı, davalı tarafından başka bir aracın bozulması sebebiyle o araçtaki yüklerin de istiflendiğinin bildirildiği,

davacı tarafından davalı ile komple araç taşımacılığı suretiyle anlaşma yapılması ve yalnızca kendi yüklerinin taşınması hususunda tarafların anlaşmasına rağmen davalının başkasına ait emtiaları da aynı araca yükleyerek ve istiflenemez nitelikte olduğu bildirilen davacının emtialarına istiflediği bu suretle davalı tarafından taraflar arasındaki taşıma sözleşmesinin ihlal edildiği sabit görülmüştür.

Yine dosya kapsamında sunulan deliller değerlendirildiğinde; Davalıya ait aracın şoförü tarafından tutulan tutanak incelendiğinde; taşıma sırasında aracın şarampole girdiğinin şoför tarafından tutanak altına alındığı, davacının emtialarındaki hasarın aracın şarampole girmesi nedeniyle taşıma sırasında gerçekleştiği, davalı tarafından yüklerin teslim alındığı sırada emtiaların hasarlı olduğu veya güvenli olmayan şekilde istiflendiğine dair herhangi bir kayıtın bulunmadığı bir arada değerlendirildiğinde, davacının taşıttığı emtiaların taşıma sürecinde hasarlandığı Mahkememizce sabit kabul edilmiştir.

CMR'nin 17. Maddesinde şu düzenleme bulunmaktadır:

"Taşımacı, yükü teslim aldığı andan, teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur."

6102 sayılı Kanun'un 875. Maddesinin 1. Fıkrasında da benzer mahiyette aşağıdaki düzenleme bulunmaktadır:

"MADDE 875- (1) Taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur."

Bu bağlamda ilgili hükümlerden görülebileceği üzere taşıyıcı emtiayı teslim aldığı andan teslim ettiği ana kadar emtianın uğradığı hasarlardan sorumlu kabul edilmiştir. Davaya konu somut olayımızda da davacıya ait emtialarda meydana gelen hasarın davalıya ait taşıma aracının şarampole düşmesi sonucunda taşıma sırasında meydana geldiği sabit olup, davalının taşıma sürecinde meydana gelen hasardan sorumlu olduğu anlaşılmaktadır.

Meydana gelen hasarın taşıma sürecinde olduğu tespit edilmiş olmakla, davalının savunmaları kapsamında taşıyanın sorumluluğunu azaltan veya ortadan kaldıran bir halin bulunup bulunmadığının incelenmesi gerekmektedir.

Davalı cevap dilekçesinde meydana gelen hasarın ambalajlama, yükleme ve istifleme nedeniyle olduğunu öne sürmüş olup, dosya kapsamına sunulan deliller incelendiğinde; Davalı tarafından emtianın taşıma için teslim alındığı sırada ambalajlamanın yetersiz olduğuna veya ürünlerin hatalı olarak yüklendiği, istiflemenin hatalı olduğuna dair bir kayıt veya beyan ve delil sunmamış olup, bu yöndeki iddiasını ispatlayamadığı anlaşılmaktadır.

Aksine davalı tarafından davacının komple araç taşımacılığı olarak anlaştığı ve davacı tarafından bu şekilde davalıya ödeme yapıldığı, davacının daha önceden davalıya bildirdiği istiflenemez nitelikteki emtiaların da bulunduğu bu sebeple komple araç taşıması olarak anlaşılarak başkasına ait yüklerin bulunmasını istemediği ve davalıya bu hususun önceden bildirilmesine rağmen davalı tarafından başka bir araçtaki yüklerin de davacının emtialarının taşındığı araca yüklendiği, davalı tarafından gerçekleştirilen bu şekilde taşımanın taraflar arasındaki sözleşmeye ve davalının taahhütlerine aykırı olduğu anlaşılmaktadır.

Bu bağlamda davalı taşımacının sorumluluğunu kaldıran ve illiyet bağını kesen bir hususun olmadığı anlaşılmakta olup, davalının aksi yöndeki savunma ve bilirkişi raporuna itirazlarına itibar edilmemiştir.

Bilindiği üzere CMR ve 6102 sayılı Kanun hükümleri gereğince taşımacının meydana gelen zararda sorumluluğu sınırlandırılmış olmakla birlikte zararın taşımacının kasten ve pervasızca bir hareketle meydana gelmesi durumunda sınırlandırılmış sorumluluktan yararlanamayacağı ve tam zararla sorumlu olacağı kabul edilmiştir.

Nitekim 6102 sayılı Kanun'un 886. Maddesi şu şekildedir:

"MADDE 886- (1) Zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı veya 879 uncu maddede belirtilen kişiler, bu Kısımda öngörülen sorumluluktan kurtulma hâllerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz"

Nitekim CMR'nin 29. Maddesinde de benzer nitelikte şu düzenleme bulunmaktadır:

"1. Hasar, taşımacının kendi kötü hareketinden veya davaya bakan mahkemenin kararı ile isteyerek kötü harekete eşdeğer sayılan kusurundan ileri gelmiş ise taşımacı, sorumluluğunu kaldıran veya sınırlayan yahut da kanıt yükünü karşı tarafa yükleyen bu maddenin hükümlerinden yararlanamaz.

2. Bilerek kötü hareket veya kusur taşımacının vekil veya çalışanları tarafından görevleri sırasında işlenmiş ise, aynı hüküm uygulanır. Bundan başka, böyle bir durumda adı geçen vekiller, çalışanlar ve diğer kişiler kişisel sorumlulukları yönünden 1 inci paragrafta belirtilen bu bölüm hükümlerinden yararlanamazlar."

Bu bağlamda meydana gelen zararın davalının kasten veya pervasızca hareketi sebebiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin değerlendirilmesi gerekmektedir.

Davacı ile davalının taşıma sözleşmesi öncesinde anlaşma süreci incelendiğinde.

Davacı tarafından istiflenemez nitelikte emtiaların da bulunduğunun davalıya bildirildiği ve buna göre taşıma yapılmasının istenildiği, davacı tarafından yalnızca kendisine ait emtiaların taşınması amacıyla komple araç taşımacılığı hususunda talepte bulunulduğu ve davalı ile bu surette anlaşılarak davacı tarafından davalıya ödeme yapıldığı, buna karşılık davalının emtialar yola çıktıktan sonra araca başkasına ait yükleri yüklediği ve davacının istiflenemez olarak belirttiği ve davalıyı önceden bu hususta uyarmasına rağmen başkasına ait emtiaların davacıya ait emtialar üzerine istiflenmek suretiyle davalı tarafından taşındığı,

söz konusu eylemin davacıdan emtialar teslim alındıktan sonra davacının bilgisi ve onayı dışında olduğu anlaşılmaktadır.

Davacı tarafından daha öncesinde davalıya bilgi verilerek, komple araç taşımacılığı ile yalnızca davacının emtialarının taşınması hususunda tarafların anlaşması ve davacı tarafından bu yönde ödeme yapılmasına rağmen davalının bu eyleminin taraflar arasındaki anlaşmaya göre kasten ve pervasızca davranış olarak nitelendirilmesi gerektiği davalının bu suretle sorumluluğu sınırlandıran hükümlerden yararlanamayacağı ve tam tazminat ile yükümlü olduğu anlaşılmaktadır.

Davacı tarafından dava belirsiz alacak davası olarak açılmış olup, 6100 sayılı Kanun'un 107. Maddesi gereğince davacı tarafından sunulan dava değeri arttırım dilekçesi ile 16.581,93 Euro alacağın tahsilinin davalı tarafa bildiriminin yapıldığı 22.08.2022 tarihinden itibaren işleyecek bankalarca euroya uygulanan en yüksek mevduat faiziyle birlikte tahsilinin talep edildiği anlaşılmıştır.

Mahkememizce alınan bilirkişi raporlarında; hasarlanan davacıya ait emtialardan sovtaj bedeli düşüldüğünde davacının talep edebileceği tazminat miktarının 16.581,93-Euro olabileceği tespit edilmiş olup, Mahkememizce bilirkişi raporu gerekçeli, denetime ve hüküm kurmaya elverişli görülmüş bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulü ile 16.581,93-Euronun davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.

Davalı tarafından sunulan bedel arttırım dilekçesi ile 22.08.2022 tarihinden itibaren işleyecek bankalarca euroya uygulanan en yüksek faiz ile alacağın tahsili talep edilmiş ise de CMR'nin 27. Maddesi ile hasar halinde ödenecek tazminata yönelik faizin yıllık %5 ile sınırlandırıldığı, 3095 sayılı Kanun gereğince ise 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesine göre yabancı para alacaklarında faizin sınırlandırıldığı anlaşılmakla ilgili sınırlar ve davacının talebi gözetilerek yıllık %5 faiz oranını geçmemek şartıyla 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesine göre işleyecek faizi ile davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiştir.

Davacı 22.08.2022 tarihi olan hasar durumunun davalıya bildirildiği tarihten itibaren faiz talep etmiş ise de istenebilecek tazminat miktarının ve davalının kusur durumu ile meydana gelen olayın yargılama gerektirdiği, davacı tarafından bu tarihten sonra ihtar çekilerek tazminat talebinde bulunulmadığı ve davalının temerrüde düşürülmediği anlaşılmakla ancak dava tarihinden itibaren faiz istenebileceği anlaşılmış, dava tarihinden itibaren faize hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜ M

Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1-Davanın KABULÜNE,

-Buna göre; 16.581,93 Euro asıl alacağın dava tarihinden itibaren yıllık %5 faiz oranını geçmemek şartıyla 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesine göre işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 33.474,35-TL harçtan peşin alınan 1.002,25-TL harcın ve 9.100,00-TL tamamlama harcın mahsubu ile noksan kalan 23.372,09-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,

3-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.120,00-TL arabulucuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,

4-Davacı tarafça yatırılan 1.002,25-TL peşin harcın ve 9.100,00-TL tamamlama harcı ile 269,85-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 10.372,10-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5-Davacı tarafça yapılan 13.820,25-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6-Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,

7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 77.505,37-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının (3.500,00-TL ve 1.000,00-TL bilirkişi ücretleri olan toplam 4.500,00-TL hariç olmak üzere) HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,

HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,

Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/02/2025

Katip ... ¸e-imza Hakim ... · ¸e-imza

Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/806, K. 2025/230, 25 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Yargılamanın Özeti
  5. Hükü M

Karar Bilgileri

Mercii
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/806
Karar No
2025/230
Tarih
25 Şubat 2025

İlgili Kararlar

  • Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/807 K.2025/188
  • Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/807 K.2025/142
  • İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/807 K.2025/75
  • İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/808 K.2025/175
  • Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/808 K.2025/184
  • Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/808 K.2025/120

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.