İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/433 K.2025/1012

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2024/433Karar2025/1012Tarih24 Eylül 2025Okuma14 dk · 2.844 kelime

KÜNYE

T.C. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
24 Eylül 2025
Esas no
2024/433 Esas
Karar no
2025/1012
Dava
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Dava tarihi
08/05/2024
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
20/10/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.844 kelime·14 dk okuma·2 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı/borçlu taraf arasında ticari ilişki mevcut olup iş bu ticari ilişkiye istinaden faturalar tanzim edildiğini, müvekkili şirketin iş bu faturalara ilişkin alacağını tahsil edemediği için davalı/borçlu taraf aleyhine Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün .....

E. Sayılı icra dosyasıyla takip başlatma zorunluluğu hasıl olduğunu, ancak davalı/borçlu tarafın ''Açıklanan nedenlerle icra takibine, zamanaşımına, ödeme emrine, faize, faiz oranına, borca itiraz etmiş olduğumdan hakkımda açılan icra takibinin durdurulmasına karar verilmesini talep ederim.'' şeklinde beyanda bulunarak borca itiraz ettiğini, T.T.K.

5/A maddesi gereğince Bakırköy Arabuluculuk Bürosunun .... numarasıyla arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, davalı borçlu tarafın Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... E. Sayılı icra dosyasında haksız ve hukuka aykırı olarak borca itiraz ettiğini, T.T.K. 21/2.

Maddesinin ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. '' hükmüne havi olduğunu, davalı borçlu tarafın faturayı aldıktan sekiz gün içerisinde itiraz etmediği için fatura içeriğini kabul etmiş sayıldığını, bu hususun da davalı/borçlu tarafın Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ....

E. Sayılı icra dosyasına kötü niyetli olarak itiraz ettiğinin göstergesi olduğunu iddia ederek; davanın kabulüne, Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün .... E. sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça müvekkili şirket aleyhine başlatılan Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün .....

Esas sayılı icra takibine müvekkili tarafından yapılan itiraz doğrultusunda alacağı olduğunu iddia ettiği kur farkına ilişkin alacak talebinde bulunmuşsa da söz konusu faturadan kaynaklı olarak müvekkilinden herhangi bir alacağı bulunmadığını, davaya konu taleplerin zamanaşımına uğramış olup huzurdaki davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, aleyhe kabul anlamına gelmemek kaydı ile esasa ilişkin olarak da söz konusu dosya incelendiğinde huzurdaki davanın müvekkili şirket açısından reddine karar verilmesi gerektiğini, şöyle ki;

müvekkili şirket tarafından davaya konu alacağın tamamının ödenmiş olup takibe ve davaya konu alacağın kur farkı iddiasına dayalı bir alacak olduğunu ve davaya konu edilen faturanın tamamının çek ile ödenmiş olduğundan herhangi bir kur farkı talep edilmesine hukuken imkan bulunmadığını, davacı tarafından düzenlenen herhangi bir kur farkı faturası mevcut olmayıp salt ana faturaya dayalı olarak bakiye bir borç çıkartılıp kur farkı üzerinden alacak talebinde bulunulduğunu, kur farkı alacağının talep edilebilmesi için içtihatlar doğrultusunda belirlenmiş bazı şartlar bulunduğunu,

davacının kur farkına konu etmiş olduğu asıl faturanın tespit edilerek bu faturanın incelenmesi gerektiğini, davacı tarafından sunulan fatura mevcut olup bu fatura içerisinde toplam alacak tutarının 291.981,76 TL olarak belirtildiğini, oysaki bu ödemenin de çek ile davalı şirkete yapıldığını, bu kapsamda da davacının hangi alacağın ödenmediğini ve hangi alacağa dair lehine kur farkı alacağı oluştuğunu ispat edemediği göz önüne alınarak davanın reddi gerektiğini,

davacı tarafından düzenlenen faturaya dayanak herhangi bir satış sözleşmesi veya mal teslimine dair bir sözleşme de mevcut olmayıp davacının neye istinaden kur farkı talep ettiğini anlamadıklarını, bunun yanı sıra taraflar arasında ticari bir ilişkinin mevcut olması varsayılsa dahi kur farkı talep edilebilmesi için taraflar arasında bir sözleşme bulunması ya da bu yönde oluşan bir teamül olması gerektiğini, bunun yanı sıra kur farkına esas olan faturanın tespit edilmesi sonrasında, satıldığı iddia edilen malların döviz karşılığının gösterilmesi gerektiğini,

bu haliyle dahi malın geri iadesi suretiyle yapılan ödemeler ile çek keşide edilmek suretiyle yapılan ödemelerde kur farkı istenemeyeceğini, kur farkı taleplerinde, çekle yapılan ödemeler yönünden kur farkı hesabı yapılamayacağını, nitekim bu durumda verilen çeklerin piyasaya sokulduğunu ve ödeme aracı olarak piyasada dolaşabilir hale geldiğini, çek bir ödeme vasıtası olduğundan ve ibrazında tahsil imkanı bulunduğundan verildiği andaki döviz satış kuru üzerinden hesap edilerek çek bedellerinin kararlaştırıldığını ve döviz üzerinden çek düzenlenmesi mümkün olmasına rağmen TL cinsinden çek alan davacının artık kur farkı isteyemeyeceğini,

Yüksek yargı içtihatları çerçevesinde görüleceği üzere, döviz cinsinden düzenlenme hakkına sahip olmasına rağmen Türk Lirası cinsinden çek ile ödemeyi kabul eden alacaklının seçim hakkını bu yönde kullandığı ve artık kur farkı talep edemeyeceğinin açık olduğunu, müvekkili tarafından davaya ve takibe konu edilen 291.981,76 TL tutarlı ödemenın müvekkili şirket tarafından davacı lehine düzenlenen ....

Bankası A.Ş.'e ait 31.03.2022 Tarihli 291.981,00 TL bedelli ..... seri numaralı çekle ödendiğini, bu kapsamda ilgili çek de ödenerek borç konusunun yerine getirildiğini, kur farkı alacağı TL olarak istenebilecek bir alacak olup takipte USD ile talepte bulunulduğundan emsal yargıtay kararları doğrultusunda usule uygun bir takip mevcut olmadığını, davacının her ne kadar takibe ve davaya takip tarihine kadar işlemiş faizi konu etmiş olsa da taraflar arasında herhangi bir ödeme tarihi mevcut olmadığını savunarak;

davacı tarafından haksız ve hukuksal dayanaktan yoksun olarak ikame edilen işbu davanın müvekkili açısından esastan reddine, davacı şirket nezdinde %20' den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazmınatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, davacı tarafça fatura alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır.

Uyuşmazlığın; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı takip dosyasında fatura alacağından kaynaklı davacının alacağının olup olmadığı, alacaklı ise ne miktarda olduğu, icra takibine davalının itirazının haklı olup olmadığı, davacının itirazın iptali ile icra inkar tazminatı taleplerinin kabul edilip edilemeyeceği; davalı savunması kapsamında davacı taleplerinin zaman aşımına uğrayıp uğramadığı, faturaya konu alacağın kur farkından kaynaklanıp kaynaklanmadığı, alacağın çek ile ödenip ödenmediği hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir.

Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı takip dosyası UYAP Bilişim Sistemi üzerinden celp edilmiş olmakla incelenmesinde; alacaklısının .... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, borçlusunun ....

Tekstil Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi olduğu, faturadan kaynaklı alacak borç sebebi gösterilerek 15.468,85-USD asıl alacak, 2.299,14-USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 17.767,99-USD'nin tahsili için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin; davalı borçluya 08/11/2023 tarihinde tebliğ edilmiş sayıldığı, borçlu şirketin 15/11/2023 tarihli dilekçesi ile icra takibine, zamanaşımına, ödeme emrine, faize, faiz oranına, borca itiraz ettiği, davalı borçlu vekilinin itirazı üzerine 17/11/2023 tarihinde icranın durdurulması kararı verildiği, işbu itirazın iptali davasının yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı

İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünden; davalı şirketin sicil kayıtları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Güngören ve Gazikent Vergi Dairesi Müdürlüklerinden; taraf şirketlerin 2021 yılına ait BA/BS formları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.

Mahkememiz dosyası, davacının iddiası, davalının savunması, sunulan ve toplanan deliller, Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı takip dosyası ve tüm dosya kapsamına göre, HMK'nun 273.

Maddesi gereğince davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığının, açılış ve kapanış tasdiklerinin olup olmadığı, lehe veya aleyhe delil olma durumunun olup olmadığı, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, davacının ticari ilişkiyi hangi hesaplarda takip ettiği, davaya esas dayanak faturanın davacı ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, dava konusu fatura nedeni ile davacının davalıdan alacağının bulunup bulunmadığı, alacaklı ise ne miktarda olduğu, faturaya konu alacağın kur farkından kaynaklanıp kaynaklanmadığı,

alacağın çek ile ödenip ödenmediği hususlarında SMMM bilirkişiye tevdi edilerek rapor düzenlenmek üzere Gaziantep ..... Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yolu ile gönderilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen rapor talimat Mahkemesi dosyasına ibraz edilmiş,

03/03/2025 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle;"...Davacı .... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin 2021-2022-2023-2024 yıllarına ait ticari defterlerinin E-Defter olarak tutulduğu, T.T.K.

64. maddesine göre Açılış ve Kapanış tasdiklerinin mevcut olduğu, yevmiye ve kebir defterlerinin beratlarının kanuni süresinde beyan edildiği, ancak Ekim-Kasım-Aralık/2024 dönemlerine ait yevmiye-kebir defterlerinin beratlarının kanuni gönderme sürelerinin mevcut olması nedeniyle aranmadığı, ticari defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu, lehe delil olma durumunun takdirinin Mahkemeye ait olduğu, davacı .......

Kumaş Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin 2021-2022-2023-2024 yıllarına ait ticari defter kayıtlarının incelenmesinde; gerçekleşen cari hesap hareketleri neticesinde 31/12/2024 tarihi itibariyle davacı ....... Kumaş Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin davalı ....

Kurumsal Tekstil Sanayi ve Dış Ticaret A.Ş. den 120-Alıcılar hesabından dolayı toplamda 367.254,03 TL karşılığı 15.468,75 USD tutarında alacağının olduğu, ayrıca tespiti yapılan cari hesap ekstresinde dahil olan davacı şirketin davalı şirket adına ....

Sigorta A.Ş.'den 09.11.2023 tarihinde Hasar Ödemesi olarak 177.606,39 TL tutarında banka ile tahsilat yaptığı, takibe konu olan 08.11.2021 tarih ve ..... nolu 291.981,76 TL karşılığı 30.047,00 USD faturanın davacı şirketin 2021 yılı ticari defter kayıtlarında mevcut olduğu, dava konusu olan davacı şirketin davalı şirkete düzenlediği 08.11.2021 tarih ve .... nolu 291.981,76 TL karşılığı 30.047,00 USD tutarında USD-faturası nedeni ile davacı şirketin davalı şirketten 31.03.2022 vadeli .... nolu 291.981,00 TL tutarlı çek alarak vade tarihinde arbitraj yaparak 19.912,09 USD döviz cinsine çevrilerek alacak kayıt edildiği,

dava konusu fatura alacağına istinaden davacı şirketin davalı şirketten (30.047,00 Usd — 19.912,09 Usd) 10.134,91 USD alacağının olduğu" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır.

Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekilleri tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçeler sunulmuştur.

Mahkememiz dosyası 30/04/2025 tarihli ara karar gereğince; davacının iddiası, davalının savunması, Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün 2023/23128 Sayılı takip dosyası, BA/BS formları ve tüm dosya kapsamına göre, DAVALININ TİCARİ DEFTERLERİ İNCELENEREK. HMK'nun 273.

Maddesi gereğince davalının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, açılış ve kapanış tasdiklerinin yapılıp yapılmadığı, 6335 sayılı yasayla değişik 6102 sayılı yasanın 64. maddesinin 3. fıkrası gereğince ticari defterlerin elektronik ortamda tutulup tutulmadığı, elektronik ortamda tutulan defterlerle ilgili açılış ve kapanış onaylarının Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ve Maliye Bakanlığınca müştereken çıkartılacak tebliğe uygun olup olmadığı, sahibi lehine delil olma özelliği taşıyıp taşımadığı, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, bulunması halinde davalının ticari ilişkiyi hangi hesaplarla izlediği,

defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulamadığı, defterler arasında fark bulunması halinde farkın sebebi hususları ile taraflar arasındaki uyuşmazlık kapsamında dava ve takip tarihleri itibariyle davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacağın miktarı, davaya esas dayanak faturanın davalı ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, dava konusu fatura nedeni ile davacının davalıdan alacağının bulunup bulunmadığı, alacaklı ise ne miktarda olduğu, faturaya konu alacağın kur farkından kaynaklanıp kaynaklanmadığı, alacağın çek ile ödenip ödenmediği hususlarında dosya içerisinde mevcut Gaziantep .....

Asliye Ticaret Mahkemesine sunulan 03/03/2025 tarihli bilirkişi raporu da dikkate alınmak ve davacı şirket defterleri ile mukayese yapılmak sureti ile; rapor düzenlenmek üzere SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından 24/05/2025 tarihli rapor tanzim edilerek mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş;

24/05/2025 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle;"...

Takibe konu davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği 08.11.2021 tarihli, KRT2021000002655 numaralı, KDV dahil 291.981,76 TL=30.047,00 USD tutarlı 1 adet faturanın olduğu, davacı tarafın 30.047,00 USD toplam fatura tutarının 15.468,85 USD tutarı üzerinden takibe geçtiği, takibe konu davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği 08.11.2021 tarihli, ..... numaralı, KDV dahil 291.981,76 TL=30.047,00 USD tutarlı 1 adet fatura için davalı tarafın davacı tarafa 31.03.2022 keşide tarihli, .... seri numaralı, 291.981,00 TL tutarlı 1 adet çek ile ödeme yaptığı, çekin TL para birimi olarak düzenlendiği,

davacı tarafın ticari defterlerinin incelendiği dosya muhteviyatına sunulan 03.03.2025 tarihli talimat raporuna göre, davacı tarafından davalı tarafa USD bazlı olarak 3 adet ve 69.395,70 USD=632.054,21 TL tutarlı ile TL bazlı olarak 3 adet ve 788.718,29 TL tutarlı fatura düzenlediği, davalı tarafından davacı tarafa TL bazlı olarak 6 adet çek ve 1.542.471,13 TL tutarlı ödeme yapıldığı, iş bu çeklerden 3 adet ve 753.752,84 TL olanın tahsilat tarihinde arbitraj yapılmak suretiyle 53.926,96 USD tutara çevrildiğinin bildirildiği,

davacı tarafın düzenlediği 3 adet ve 69.395,70 USD bazlı fatura tutarından, davalı tarafın ödediği 3 adet ve 753.752,84 TL bazlı çek tutarının tahsil tarihlerine göre 53.926,96 USD tutara çevrilmesiyle arada 15.468,74 USD farkın olduğunun ortaya çıktığı, ortaya çıkan iş bu 15.468,74 USD fark tutarının davacı tarafından takibe konu edilen 15.468,85 USD tutar ile 0,11 USD tutar dışında birebir örtüştüğü, bu duruma göre davacı tarafın takip talebine konu ettiği alacak tutarının aslında kur farkı hesaplamasından kaynaklandığının ortaya çıktığı,

ticari defter ve kayıtlara göre takip tarihi itibariyle davacı tarafın davalı taraftan takibe konu fatura yönünden alacağının bulunmadığı, davacı tarafın takibe konu ettiği alacağın kur farkından kaynaklandığı" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır.

Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekilleri tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçeler sunulmuştur.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 99. Maddesi:

"Konusu para olan borç Ülke parasıyla ödenir.

Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir.

Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir." düzenlemesini içermektedir.

213 sayılı Vergi Usul Kanununun 215. Maddesi "1. Bu Kanuna göre tutulacak defter ve kayıtların Türkçe tutulması zorunludur. Ancak, Türkçe kayıtlar bulunmak kaydıyla defterlerde başka dilden kayıt da yapılabilir. Bu kayıtlar vergi matrahını değiştirmeyecek şekilde tasdik ettirilecek diğer defterlere de yapılabilir. 2. a) Kayıt ve belgelerde Türk para birimi kullanılır. Belgeler, Türk parası karşılığı gösterilmek şartıyla, yabancı para birimine göre de düzenlenebilir. Şu kadar ki yurt dışındaki müşteriler adına düzenlenen belgelerde Türk parası karşılığı gösterilme şartı aranmaz.

" düzenlemesini içermektedir.

Bu durumda Türk parası karşılığını göstermek şartıyla yabancı para biriminde göre fatura düzenlenmesinde herhangi bir usulsüzlük ve mevzuata aykırılık yoktur.

Yabancı para üzerinden kurulan temel ilişkide, fatura tarihindeki kur ile ödeme tarihindeki kur arasındaki fark varsa bu fark kur farkı alacağıdır. Kur farkı alacağının istenebilmesi için, taraflar arasında kur farkının ödeneceğine ilişkin bir sözleşmenin veya dövize endeksli bir ticari ilişkinin bulunması gerekir.

(Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 2008/6163 E-2008/7544 K sayılı kararı) Yabancı para cinsinden olan borcun, TL üzerinden düzenlenen çek ile ödenmesi halinde ise kur farkının fiyatlandırılarak çekin miktar hanesine yazıldığı kabul edileceğinden alacaklı artık kur farkı isteminde bulunamayacaktır.

Ödemeyi Türk Lirası üzerinden çek olarak kabul eden satıcının bu aşamadan sonra kur farkı isteyemeyeceğinin kabulü gerekir (Yargıtay 11. HD'nin 2020/4821 E., 2021/65 K. sayılı ve 18/01/2021 tarihli. 2020/7585 E., 2022/3142 K. sayılı ve 19/04/2022 tarihli kararları).Ancak taraflar arasında kur farkının ödeneceğine yönelik oluşan teamül gereği kur farkı istenebilir.

Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, savunma, sunulan deliller, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ....

Esas sayılı takip dosyası, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında TL ve yabancı para cinsinden alım satıma dayalı ticari ilişki kurulduğu, davacı tarafça bir kısım faturaların TL karşılığı gösterilerek USD cinsinden düzenlendiği, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından faturadan kaynaklı bakiye alacaklı olduğu iddia edilerek davalı hakkında icra takibine girişildiği, davalı tarafça borca, faiz ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali istemli davanın açıldığı,

taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, mali müşavir bilirkişiler tarafından düzenlenen bilirkişi raporlarında davacı şirketin davalı tarafa USD bazlı olarak 3 adet ve 69.395,70 USD=632.054,21 TL tutarlı döviz cinsi USD faturası ile TL bazlı olarak 3 adet ve 788.718,29 TL tutarlı fatura düzenlediği, davalı tarafından davacı tarafa düzenlenen faturalara karşılık TL bazlı olarak 6 adet çek ve 1.542.471,13 TL tutarlı ödeme yapıldığı,

iş bu çeklerden 3 adet ve 753.752,84 TL olanın tahsilat tarihinde davacı tarafça arbitraj yapılmak suretiyle 53.926,96 USD tutara çevrildiğinin ve davacı tarafın düzenlediği 3 adet ve 69.395,70 USD bazlı fatura tutarından, davalı tarafın ödediği 3 adet ve 753.752,84 TL bazlı çek tutarının tahsil tarihlerine göre 53.926,96 USD tutara çevrilmesiyle arada 15.468,74 USD farkın olduğunun ortaya çıktığı, ortaya çıkan iş bu 15.468,74 USD fark tutarının davacı tarafından takibe konu edilen 15.468,85 USD tutar ile 0,11 USD tutar dışında birebir örtüştüğü,

bu duruma göre davacı tarafın takip talebine konu ettiği alacak tutarının aslında kur farkı hesaplamasından kaynaklandığının ortaya çıktığı hususlarının tespit edildiği, satış faturalarının davalının defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının bu faturalara ilişkin TL üzerinden düzenlediği çeklerle ödeme yaptığının anlaşıldığı, davacı tarafça iddianın ileri sürülüş biçimiyle davacının talebinin niteliği itibarıyla kur farkı istemine ilişkin olduğu, bir başka deyişle davacının alacağının kur farkından kaynaklandığı,

kural olarak kur farkı alacağının talep edilebilmesi için taraflar arasındaki sözleşmede bu konuda bir hüküm bulunması veya akdi ilişkinin yabancı para cinsinden olması gerektiği, davalının çekle ödemede bulunduğu hususunun bilirkişi raporları ile tespit edildiği,

çekin bir ödeme vasıtası olup, alacağının tahsili için davalı tarafından TL cinsinden düzenlenen çeki teslim almış ve ödemeyi Türk lirası üzerinden çek olarak kabul eden ve buna ilişkin bir çekince ileri sürmeyen davacının bu aşamadan sonra kur farkı isteyemeyeceği, ödemenin çekle yapılması halinde kur farkının fiyatlandırılarak çekin miktar hanesine yazıldığı kabul edileceğinden ve taraflar arasında TL çek kabul edilmesine rağmen kur farkı isteneceği şeklinde bir anlaşma bulunmadığından davacının icra takibine dayanak yaptığı alacağın varlığını ispatlayamadığı sonuç ve vicdani kanaatine varılarak davanın reddine,

davacının davalıya kötüniyetli olarak takip yaptığı ispatlanamadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

Davanın REDDİNE,

Davalının şartları oluşmayan tazminat talebinin REDDİNE,

Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL harcın başlangıçta yatırılan 6.094,42-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 5.479,02-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

Arabuluculuk aşamasında devlet hazinesinden karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,

Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 79.691,37-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,

Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda HÜKÜM KURULMASINA YER OLMADIĞINA ,

Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa İADESİNE,

HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,

Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin e duruşma sistemi ile davalı vekilinin huzurda yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/09/2025

Katip .... · ¸e-imzalıdır · Hakim .... · ¸e-imzalıdır

Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/433, K. 2025/1012, 24 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Yargılamanın Özeti, Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/433
Karar No
2025/1012
Tarih
24 Eylül 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/433 K.2025/674
  • Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/434 K.2025/542
  • İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/434 K.2025/843
  • İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/434 K.2025/571
  • İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/434 K.2025/714
  • İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/434 K.2025/732

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.