İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/458 K.2026/191

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2024/458Karar2026/191Tarih19 Şubat 2026Okuma12 dk · 2.487 kelime

KÜNYE

T.C. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
19 Şubat 2026
Esas no
2024/458 Esas
Karar no
2026/191
Dava
Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli
Dava tarihi
14/05/2024
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
24/02/2026
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.487 kelime·12 dk okuma·2 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

Müvekkilin, sermayesi 3.250.000-TL olan davalı şirketin, her biri 50-TL değerinde 19.500 adet hissesinin sahibi, %30 oranında hissedarı olduğunu, soruşturma dosyasına mağdur sıfatıyla müdahil olunacak ve kanundan doğan diğer tüm haklarımız başkaca davanın/davaların konusu olmak üzere kullanılacağını, davalı şirketin 2020 yılı olağan genel kurul toplantısı için ilk kez 24.11.2021 tarihinde toplanıldığını, müvekkil bu tarihte katıldığı olağan genel kurul toplantısında yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporunun okunmasından evvel söz alarak.

2020 yılına ilişkin finansal tabloların müzakeresinin ve bağlı konularını görüşülmesinin ertelenmesini talep ettiğini, TTK m.420/1 uyarınca finansal tablolar ve buna bağlı konuların 1 ay sonra görüşülmesine karar verildiğini, yukarıda izah edildiği üzere 2020 yılına ilişkin finansal tabloların müzakeresinin ve bağlı konuların görüşülmesi bir ay ertelendiğini, bu süre içerisinde Müvekkilimiz şirketin 2020 yılı faaliyetlerini detaylıca inceleyebilmek amacıyla TTK m.437 uyarınca 7 adet soru içeren soru listesini toplantı başkanlığına ve şirket yönetim kuruluna ilettiğini,

davalı şirketin 2020 yılına ait faaliyetlerine ilişkin bilanço ve gelir-gider tablosuna ilişkin her ne kadar daha önce müvekkili tarafından soru listesi verilmişse de yönetim kurulu tarafından dürüst hesap verme ölçüsü ilkesi kapsamında herhangi bir yanıt alınamadığını, Davalı şirketin 2020 yılına ait olağan genel kurulunun zamanında yapılmadığını ve 27 ay ertelenmesi üzerine,

4 yıl boyunca genel kurul toplanmadığını, anılan genel kurul yapılana kadar kâr payı kasti olarak dağıtılmadığını, müvekkil 4 yıldır sistematik olarak zarara uğratıldığını, şirket yönetim kurulu tarafından 2020 yılına ait faaliyet raporunda yer alan müvekkilin şirket esas sermayesinin %30’una tekabül eden 19.500 adet, 975.000 TL itibari değere sahip payın hazır bulunanlar listesinde %20’lik bölümünün yer almaması tek başına bir iptal nedeni olduğunu, bu itibarla da söz konusu genel kurulda alınan tüm kararların iptali gerektiğini, dava süresince şirketin tüm malvarlığına ve hakim hissedar ...’in şirketteki paylarına tedbir konulmasına;

ayrıca yönetim kurulu faaliyetlerinin şirket aleyhine olması nedeniyle Şirket’e yönetim kayyumu atanmasına, mahkeme aksi kanaatte ise Şirket’e denetim kayyumu atanmasına, 15.02.2024 tarihinde yapılan 2020 ve 2021 yıllarına ait Genel Kurul Kararları’nın tamamının iptaline, davanın yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 30.04.2019 tarihinde kendi isteği ile ayrılana kadar şirket yönetim kurulunun tek üyesi olarak görev yaptığını, davacının ayrılması ile yönetim kurulu üyeliğine ...'in seçildiğini, ...'in yönetim kurulu üyeliği görevine başlaması üzerine Şirketimiz defterleri üzerinde inceleme yapıldığında, pay defterinin boş olduğunun tespit edildiğini, pay defterinin tam ve doğru bir şekilde tutulabilmesi adına çalışmalara başlandığını, pay sahibi ...'den Eyüpsultan ....

Noterliği'nin 21.11.2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname iletildiğini, bu ihtarnameden şirket hissedarlarından ...'in daha önceden, hisselerinin %20'sini ...'e şartlı ve yükümlü olarak bağışlamış olduğu, daha sonra da bu bağışlamadan rücu ettiğinin anlaşıldığını, işte bu rücu işlemi neticesinde ..., ...'e bağışlamış olduğu 20 oranındaki şirket hissesini geri iktisap etmiş olduğundan, şirket pay defteri mevzuata uygun olarak oluşturulurken, ... doğal olarak şirketin %10 ortağı olarak pay defterine kaydedildiğini,

ertelenen genel kurul toplantısının önceki toplantının üzerinden 1 aydan fazla süre geçtikten sonra yapılmasının hukuka aykırılık teşkil etmediğinin ve ertelenen genel kurul toplantısının ilk toplantının devamı niteliğinde olduğunun açık olması sebebi ile çağrı içeriğine ilişkin usuli herhangi bir eksikliğin bulunmadığının ve çağrının usulüne ilişkin bir aykırılık bulunmadığını, bilançonun tasdiki kararının böyle bir sebepten iptal edilmesi halinde, kâr dağıtımı kararının da iptalinin gerekeceğini, zira tasdik edilmemiş bilançoya dayalı kâr dağıtımı da hukuka aykırı olacağını, oysa ki, davacı taraf daha fazla kâr dağıtımına itiraz etmemekte,

daha fazla kâr dağıtılmasını talep ettiğini, dolayısıyla davacı taraf çelişkili davranış içinde olup bunun dahi farkında olmadığını, davacının 2020 yılı kârının 2024 yılında yapılan toplantıda dağıtılmasına karar verilmiş olması nedeniyle enflasyon farkı talep etmesinin Genel Kurul kararlarının geriye yürümesi söz konusu olmadığı için, yasal bir dayanağı bulunmadığını, davacının söz konusu maddenin iptali için ileri sürdüğü ikinci sebep: pay devri kısıtlaması biçimindeki esas sözleşme değişikliği için yeterli nisabın olmadığı iddiası olduğunu, bu iddianın da doğru olmadığını,

ilgili esas sözleşme değişikliğine ilişkin karar %90 kabul %10 ret oyu ile alınmış olup, TTK 421/3-c bendine göre sermayenin en az %75 nin olumlu oyu olduğunu, dava konusu olayda ise karar nisabın %15 fazlasıyla gerçekleştiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ

Dava konusu somut olayda; Davacının davalı şirketin ortaklarından olduğu, davalı şirketin 15/02/2024 tarihli yapılan 2020 ve 2021 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan kararların yasa, ana sözleşme ve objektif iyi niyet kurallarına aykırı olup olmadığı hususunda dava etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın;davalı şirketin 15/02/2024 günü yapılan 2020 ve 2021 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan kararların hükümsüz olup olmadığı hususundan kaynaklandığı tespit edilmiştir. İTSM'ye yazılan müzekkerelere yanıt verildiği görüldü.

Bilirkişi Heyeti'nin 12.06.2025 tarihli raporunda özetle; "-Aktif Hesaplar bir bütün olarak incelendiğinde, Duran Varlıklardaki satış mukabili azalışın Şirketin Hazır Değerler hesaplarına nakden yansıtıldığı, Şirketin Kısa Vadeli Borçlarını karşılama gücünün yeterli olduğu, Çalışma Sermeyesinin bulunduğu ve Özkaynaklarının borçlarını karşılama gücünün yeterli olduğu, Şirketin karlılık seviyesinin 2020 yılında % 20,47 seviyesinde olduğu 2021 yılında % 15,26 seviyesinde olduğu 2022 yılında ise % 9,66 oranında zarar raporlandığı,

İncelenen 2020-2021-2022 Dönemlerinde Şirketin Cirosunun artış gösterdiği bununla birlikte 31.12.2022 yılında zarar raporlandığı, 2020 yılına ilişkin 15.02.2024 tarihinde geçekleşen genel kurulda Usule ilişkin olarak Davacı genel kurulda hazır bulunduğu için çağrı usulüne aykırılık nedeniyle geçersizlik ileri süremeyeceği,

ancak TTK md. 445 de sayılan esasa ilişkin iptal koşulları nedeniyle alınan kararların iptalini talep edebileceği Esasa ilişkin olarak (2) nolu gündem maddesi ile ilgili olarak ortada iptali talep edilebilecek bir genel kurul kararı bulunmadığı,(3) nolu gündem maddesine ilişkin karar bakımından muhasip bilirkişiler tarafından finansalların gerçeği yansıtmadığına dair bir tespitte bulunulmamış olup, bilançonun kanuna uygun olduğu, dolayısıyla iptal edilebilir olmadığı,(4)Davalı şirket genel kurulunda alınan karar ile yönetim kuruluna 31.12.2024 e kadar kar dağıtımı yapması konusunda yetki verilmesinin kanuna aykırılık teşkil etmediği,

şirket esas sözleşmesi incelendiğinde 14 Aralık ... tarihli Ticaret sicil gazetesinde ilan edilen esas sözleşmeye göre karın dağıtımı bakımından değişikliğe gidildiği ve alınan kar dağıtımı kararının esas sözleşmeye aykırı olmadığı, bu kararın iptali koşulunun oluşmadığı,

Pay durumunun gerçeği yansıtmadığı dolayısıyla bu nedenle kararların iptali gerektiğine yönelik iddia bakımından derdest dava sonuçlanmadan bu hususta bir değerlendirme yapılamayacağı,2021 yılına ilişkin 15.02.2024 tarihinde gerçekleşen olağan genel kurulda alınan kararların iptali bakımından2020 yılına ait finansal tablolar ve buna bağlı konular müzakere edilip karara bağlanmadığını,

2021 yılına ait genel kurulun yapılamayacağı iddiasına yönelik yapılan incelemede 2020 ve 2021 yıllarına ait iki ayrı genel kurulun aynı tarihte ve ard arda yapıldığının tespit edilmiş olması yanı sıra anonim şirketlerin her bir genel kurulu diğerinden bağımsız olup olağan genel kurulun zorunlu gündem maddeleri olan faaliyet raporu ve bilançoya ilişkin hususların görüşülüp karara bağlanması bir önceki genel kurulda bu hususların görüşülüp karara bağlanması koşuluna bağlı olmadığından kararların bu nedenle iptal edilemeyeceği, 2021 yılına ait olağan genel kuruluna ilişkin toplantı gündeminin mevzuata aykırı şekilde düzenlenmediği,

Yönetmeliğin 13. maddesi uyarınca bu maddede açıkça belirtilen ve azlık tarafından görüşülmesi talep edilen hususlara gündemde yer verilmemiş olmasının ortağa mahkeme izni ile genel kurulun toplantıya çağırma imkanı tanıdığı ancak kararların bu gerekçe ile iptal edilemeyeceği, ibranın gündem maddeleri arasında yer almamasının bir iptal sebebi olmadığı, Davalı şirket genel kurulunda alınan huzur hakkına ilişkin 5. Gündem maddesindeki kararın kanuna aykırılık teşkil etmediği, huzur hakkına ilişkin kararın münhasıran genel kurulun yetkisinde olduğu,

TTK md. 436 f. 1 deki sınırlamanın uygulama bulamayacağı, Davalı şirket esas sözleşmesinde 2020 tarihinde gerçekleştirilen esas sözleşme değişikliği ile YK üyesine kardan %10 prim ödenmesine karar verildiği, kazanç payı niteliğindeki bu tutar bakımından da TTK md. 511’e ve esas sözleşmeye aykırılık tespit edilemediği, huzur hakkı bakımından belirlenen ücretin davalı şirketin karlılık durumu ile karşılaştırıldığında fahiş olmadığı,

İptali talep edilen 9 nolu karar bakımından bağlam için gerekli toplantı ve karar nisabı TTK md. 421 f. 3 c bendinde %75 olarak belirlenmiş olup, mevcut pay sahipliği dağılımında dava dışı ortağın %90 oranındaki payı bu kararın alınması için yeterli olduğu, Davacının %30 payı olduğuna ilişkin iddiası bakımından raporun kaleme alındığı tarihte kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmadığında bu nisap dikkate alınmayacağı, alınan devir kararının TTK md. 493 f. 7 ye aykırılığından bahsedebilmek için payın devir şartlarının anılan maddedeki koşullar dışında ağırlaştırılmış olması gerektiği, bu yönde bir kanaatin oluşmadığı,

bu yönüyle kararın iptal koşulunun gerçekleşmediği "görüş ve kanaatlerini mahkememize bildirmişlerdir.

Bilirkişi Heyeti'nin 14/01/2026 tarihli raporunda özetle.

"Davacı vekilinin, huzur hakkı ödemelerinin fahiş olduğu, objektif kriterlerle değerlendirilmediği ve örtülü kâr dağıtımı teşkil ettiği yönündeki itirazlarının; gerek kök raporda yapılan mali incelemeler, gerekse ek rapor nezdinde dosyaya sunulan dava dışı şirket emsal yazı cevaplarıyla karşılandığı, bu itirazların somut, teknik ve mali verilerle desteklenmediği, Davalı vekilinin, mali incelemenin dava kapsamını aştığı ve özellikle 2022 yılı mali verilerinin rapora dahil edilmesinin hatalı olduğu yönündeki itirazlarının ise; bilirkişi kök raporunun amacı ve yöntemi dikkate alındığında yerinde olmadığı,

2022 yılı mali verilerinin dava konusu genel kurul kararlarının şirketin mali yapısı üzerindeki etkilerini ortaya koymak ve mali analizde süreklilik ile bütünlük sağlamak amacıyla değerlendirildiği, bu suretle davanın kapsamının aşılmadığı, Kök rapor ve işbu ek raporda yapılan mali incelemelerin; gerçekleşmiş ve kesinleşmiş mali veriler üzerinden, karşılaştırmalı ve teknik esaslara uygun şekilde gerçekleştirildiği, Huzur hakkı ödemeleri ile kâr dağıtımına ilişkin genel kurul kararlarının, şirketin aktif büyüklüğü, nakit varlıkları, satış hacmi ve kârlılık durumu ile uyumlu olduğu;

şirketi zarara uğratan, azınlık pay sahiplerinin haklarını ihlal eden veya örtülü kâr dağıtımı niteliği taşıyan bir mali tespitin bulunmadığı" görüş ve kanaatlerini mahkememize bildirmişlerdir.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde: .... Ticaret A.Ş'nin 2020 Yılı Olağan Genel Kurul Toplantısı‟nın 24.11.2021 tarihinde Saat 13:00‟da şirket merkez adresinde, istanbul Ticaret il Müdürlüğünün 23.11.2021 Tarih ve .... Sayılı yazıları ile görevlendirilen bakanlık temsilcisi gözetiminde yapıldığı, Toplantıya ait çağrı kanun ve esas sözleşmede öngörüldüğü gibi ve gündemi de ihtiva edecek şekilde Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi‟nin 08.11.... tarih ... Sayılı nüshasında ilan edildiği ve ayrıca pay sahiplerine PTT yoluyla 05/11/2021 tarihinde iadeli taahhütlü mektupla toplantı gün ve gündeminin bildirilmesi süresi içinde yapılmış olduğu anlaşılmıştır.

Bilindiği üzere, her anonim şirket pay sahibinin Kanuna, esas mukaveleye veya afaki iyi niyet kurallarına aykırı genel kurul kararlarına karşı, TTK md. 445’de (mülga TTK md. 381) öngörülen iptal davasını ikame etme hakkı vardır. Ancak pay sahiplerinin iptal davası açabilmeleri TTK.’nun 446. maddesi uyarınca bazı koşullara tabi tutulmuştur.

Bu koşullar uyarınca; a) ancak toplantıda hazır bulunup da karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirten pay sahipleri ile, b) toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri iptal davası açmaya yetkilidir.

Genel kurul kararlarının iptaline ilişkin kanunda öngörülen üç aylık süre hak düşürücü nitelikte olup karar tarihinden itibaren hesaplanır. Bu sürenin geçirilmesi halinde ortak dava açma hakkını kaybeder.

Toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu da dikkate alınarak yapılan yargılama sonucunda; davaya konu 2020 yılına ilişkin 15.02.2024 tarihinde geçekleşen genel kurulda 2 nolu gündem maddesi ile ilgili olarak ortada iptali talep edilebilecek bir genel kurul kararı bulunmadığı 3 nolu gündem maddesine ilişkin karar bakımından muhasip bilirkişiler tarafından finansalların gerçeği yansıtmadığına dair bir tespitte bulunulmamış olup, bilançonun kanuna uygun olduğu, dolayısıyla iptal edilebilir olmadığı, Davalı şirket genel kurulunda alınan karar ile yönetim kuruluna 31.12.2024 e kadar kar

dağıtımı yapması konusunda yetki verilmesinin kanuna aykırılık teşkil etmediği, şirket esas

sözleşmesi incelendiğinde 14 Aralık .... tarihli Ticaret sicil gazetesinde ilan edilen esas

sözleşmeye göre karın dağıtımı bakımından değişikliğe gidildiği ve alınan kar dağıtımı

kararının esas sözleşmeye aykırı olmadığı, bu kararın iptali koşulunun oluşmadığı,

Pay durumunun gerçeği yansıtmadığı dolayısıyla bu nedenle kararların iptali gerektiğine

yönelik iddia bakımından derdest dava sonuçlanmadan bu hususta bir değerlendirme

yapılamayacağı, Davalı şirket genel kurulunda alınan karar ile yönetim kuruluna 31.12.2024 e kadar kar dağıtımı yapması konusunda yetki verilmesinin kanuna aykırılık teşkil etmediği, şirket esas sözleşmesi incelendiğinde 14 Aralık ... tarihli Ticaret sicil gazetesinde ilan edilen esas sözleşmeye göre karın dağıtımı bakımından değişikliğe gidildiği ve alınan kar dağıtımı kararının esas sözleşmeye aykırı olmadığı, bu kararın iptali koşulunun oluşmadığı 2020 yılına ait finansal tablolar ve buna bağlı konular müzakere edilip karara bağlanmadığını, 2021 yılına ait genel kurulun yapılamayacağı iddiasına yönelik yapılan incelemede 2021 yılına ilişkin 15.02.2024 tarihinde gerçekleşen olağan genel kurulda alınan kararların

iptali bakımından

2020 yılına ait finansal tablolar ve buna bağlı konular müzakere edilip karara bağlanmadığını,

2021 yılına ait genel kurulun yapılamayacağı iddiasına yönelik yapılan incelemede 2020 ve

2021 yıllarına ait iki ayrı genel kurulun aynı tarihte ve ard arda yapıldığının tespit edilmiş

olması yanı sıra anonim şirketlerin her bir genel kurulu diğerinden bağımsız olup olağan genel

kurulun zorunlu gündem maddeleri olan faaliyet raporu ve bilançoya ilişkin hususların

görüşülüp karara bağlanması bir önceki genel kurulda bu hususların görüşülüp karara

bağlanması koşuluna bağlı olmadığından kararların bu nedenle iptal edilemeyeceği,

2021 yılına ait olağan genel kuruluna ilişkin toplantı gündeminin mevzuata aykırı şekilde

düzenlenmediği, Yönetmeliğin 13. maddesi uyarınca bu maddede açıkça belirtilen ve azlık

tarafından görüşülmesi talep edilen hususlara gündemde yer verilmemiş olmasının ortağa

mahkeme izni ile genel kurulun toplantıya çağırma imkanı tanıdığı ancak kararların bu gerekçe

ile iptal edilemeyeceği, ibranın gündem maddeleri arasında yer almamasının bir iptal sebebi

olmadığı,

Davalı şirket genel kurulunda alınan huzur hakkına ilişkin 5. Gündem maddesindeki kararın

kanuna aykırılık teşkil etmediği, huzur hakkına ilişkin kararın münhasıran genel kurulun

yetkisinde olduğu, TTK md. 436 f. 1 deki sınırlamanın uygulama bulamayacağı, Davalı şirket

esas sözleşmesinde 2020 tarihinde gerçekleştirilen esas sözleşme değişikliği ile YK üyesine

kardan %10 prim ödenmesine karar verildiği, kazanç payı niteliğindeki bu tutar bakımından da

TTK md. 511’e ve esas sözleşmeye aykırılık tespit edilemediği, huzur hakkı bakımından

belirlenen ücretin davalı şirketin karlılık durumu ile karşılaştırıldığında fahiş olmadığı tespit edilmiş olup

İptali talep edilen 9 nolu karar bakımından bağlam için gerekli toplantı ve karar nisabı TTK

md. 421 f. 3 c bendinde %75 olarak belirlenmiş olup, mevcut pay sahipliği dağılımında dava

dışı ortağın %90 oranındaki payı bu kararın alınması için yeterli olduğu, Davacının %30 payı

olduğuna ilişkin iddiası bakımından raporun kaleme alındığı tarihte kesinleşmiş bir mahkeme

kararı bulunmadığında bu nisap dikkate alınmayacağı, alınan devir kararının TTK md. 493 f. 7

ye aykırılığından bahsedebilmek için payın devir şartlarının anılan maddedeki koşullar dışında

ağırlaştırılmış olması gerektiği, bu yönde bir kanaatin oluşmadığı, bu yönüyle kararın iptal

koşulunun gerçekleşmediği anlaşılarak davanın tümden reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-DAVANIN REDDİNE,

2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00- TL harçtan peşin alınan 427,60- TL harcın mahsubu ile noksan kalan 304,4- TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

3-Davacı taraflarca yatırılan harç ve yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,

5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,

6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,

7-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,

Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/02/2026

Başkan ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Katip ... · ¸e-imzalıdır

Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/458, K. 2026/191, 19 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Yargılamanın Özeti
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/458
Karar No
2026/191
Tarih
19 Şubat 2026

İlgili Kararlar

  • Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/460 K.2026/94
  • İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/460 K.2026/146
  • Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/461 K.2026/126
  • Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/462 K.2026/145
  • Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/462 K.2026/103
  • İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/463 K.2026/50

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.