KÜNYE
T.C. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2024
- Esas no
- 2024/640 Esas
- Karar no
- 2024/1014
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 09/07/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 03/12/2024
Karar Metni
1.337 kelime·7 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde. Sürücü ... 'ın, idaresindeki ... plakalı aracı ile 06.06.2023 tarihinde müvekkili adına kayıtlı ... plakalı araca çarparak hasar görmesine sebep olduğunu, taraflar arasında düzenlenen kaza tespit tutanağına göre. 06.06.2023 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ....
Caddesi üzerinde geri manevra ile çıkış yaptığı sırada, cadde üzerinde seyir halinde olan ... plakalı müvekkili aracının sol yan kısımlarına çarparak maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiğini, meydana gelen bu kazanın oluşumunda davalı araç sürücüsü %100 kusurlu bulunduğunu, ... plakalı müvekkili aracında oluşan hasarın, davalı araç sahibinin ZMMS'si olan ...
SİGORTA A.Ş. nezdinde yer alan ... sayılı poliçesinden tamir edildiğini, müvekkili aracın hasar görmekle birlikte, davalı araç malikinin kusuru sebebiyle meydana gelen kaza neticesinde ciddi manada değer kaybına uğradığını, ayrıca aracının tamiri esnasında müvekkili aracını kullanamamış olduğunu, tamir süresince kazanç kaybı zararına uğradığını, bu sebeple dava açma zarureti hasıl olduğunu, HMK 107. maddesi uyarınca Belirsiz alacak olarak zarar miktarı belirlendiğinde artırılmak kaydıyla.
50 TL DEĞER KAYBI bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacı müvekkiline ödenmesine, 50 TL KAZANÇ KAYBI bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacı müvekkiline ödenmesine, dava yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; .Müvekkili şirketin, finansal kiralama faaliyeti gösteren bir şirket olduğunu, 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu’ nun 18. Maddesi gereğince, kiracının seçimi ve talebi üzerine,
3. şahıslardan veya bizzat kiracıda satın aldığı veya başka bir suretle temin ettiği veya daha önce mülkiyetine geçirmiş bulunduğu bir malın zilyetliğini, her türlü faydayı sağlamak üzere kira bedeli karşılığında, kiracıya bırakmakta ve bu amaçla kiracı ile aralarında finansal kiralama sözleşmesi akdolunmakta olduğunu, finansal Kiralama konusu malın mülkiyetinin kiralayanda kalmasındaki amacın, kira bedeline dair teminat olarak tutulması olduğunu, zira finansal kiralamaya konu bir mal de kiralayanın malın fiziki varlığı ile bir ilgisi bulunmadığını, mülkiyetin sadece teminat amaçlı olduğunu, ekonomik verimin,
kiralanandan hertürlü faydayı temin etme hakkının, 6361 sayılı kanun uyarınca kiracıya ait olduğunu, müvekkili şirket ile ihbar olunan ... OTOMOTİV PETROL NAKLİYAT SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ arasında Finansal Kiralama Birliği'nde ... tescil numarası ile tescilli.
15.11.2022 tescil tarih ve ... sözleşme numaralı Finansal Kiralama Sözleşmesi akdedilmiş olduğunu, bu sözleşme ile davaya konu ... plakalı araç bu şirkete kiralanmış ve zilyetliği teslim edilmiş olduğunu, kiracının ödeme planı dahilinde Finansal Kiralama Sözleşmesinin devam ettiğini, malın kullanımı ile ilgili 3. kişilere karşı verilen her türlü zarardan kiracının sorumlu olduğunu, Finansal kiralama şirketi olan müvekkilinin 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman Ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu gereğince taşınmazların sadece teminat amaçlı çıplak mülkiyetine sahip olduğunu, davanın müvekkili şirket yönünden reddine,
vekalet ücreti ve masrafların davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar olunan şirket cevap dilekçesinde özetle. Müvekkili Şirketin uzun yıllardır araç kiralama hizmeti veren, sektöründe önde gelen bir araç kiralama şirket olduğunu, müvekkili şirketin ticari faaliyeti çerçevesinde ..... plakalı aracı uzun süreli araç kiralama sözleşmesi ile dava dışı ... Otomobilcilik A.Ş.'ye kiraladığını, ..... Otomobilcilik A.Ş. ise yine uzun süreli araç kiralama sözleşmesi ile söz konusu aracı ... Holding alt şirketlerinden olan ...
Marketler A.Ş.'ye kiraladığını, husumet itirazında bulunduklarını, mahkeme aksi kanaatte ise bile ilgili talebin aracın zorunlu mali sorumluluk sigortası gereği sigorta şirketinden talebi gerektiğini, bu sebeple davanın allıanz sigorta a.ş'ye ihbarını talep ettiklerini , müvekkili şirket aleyhine hüküm tesis edilmemesine, davanın ... Sigorta a.ş.'ye ve ....
Marketler A.ş.'ye ihbarına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, 06/06/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacıya ait ... plaka sayılı aracın değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli zararının olup olmadığı, varsa zarar miktarının ve kusur durumlarının tespiti ile davalıdan tahsilini talep edip edemeyeceği uyuşmazlık konusudur.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi davaların ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.
Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir.
Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira.
Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Bu durumda eldeki davanın Asliye Ticaret Mahkemesince görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin birden tacir olması zorunludur.
Yukarıda detaylıca açıklanan gerekçeler kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda: dosya kapsamına celp edilen müzekkere cevaplarına göre davacının tacir olmadığı, davanın haksız fiilden kaynaklı tazminat davası olduğu ve mutlak ticari davalardan olmadığı, davacının tacir olmaması sebebiyle uyuşmazlığın ticari ilişki kapsamında da olmadığı, uyuşmazlığın genel mahkemeler olan Asliye Hukuk Mahkemeleri görev alanına girdiği, bu nedenlerle davacı vekilinin davasının Mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, Mahkememizin görevsizliğine, dosyanın karar kesinleştiğinde talep halinde dosyanın görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imza Hakim .... · ¸e-imza
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/640, K. 2024/1014, 4 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama