KÜNYE
T.C. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 16 Mart 2026
- Esas no
- 2025/1259 Esas
- Karar no
- 2026/319
- Dava
- Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 29/12/2025
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 06/04/2026
Karar Metni
1.112 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili ve dava dışı ... Gayrimenkul İnş. Taah. Tur. Tic. A.Ş. İle dava dışı ... ve Diş Sağlık Merkezi A.Ş. 03.10.2023 tarihinde davalı ile harici Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi imzaladıklarını, sözleşmenin konusu; davalı şirketin maliki ve yüklenicisi olduğu ..... ili, ..... ilçesi, .....
Mah.,..... ada, .... parsel sayılı taşınmazda inşa edilmekte olan binadan toplam 9 adet işyeri vasıflı gayrimenkulün tamamlanmış olduğunu, anahtar teslimi olarak müvekkiline ve dava dışı şirketlere satılması ve devredilmesi gerektiğini, sözleşmenin 2. Maddesinde bu gayrimenkullerin zemin kat .... ... ... ... .... nolu işyerleri olduğu belirlendiğini, sözleşmenin 3/c maddesinde;
bu gayrimenkullerin tamamlanmış olduğunu, anahtar teslim, işyerlerine ait olarak kısmi iskan ve tüm binaya ilişkin olarak iskan alınmış şekilde en geç 30.10.2024 tarihinde teslim edileceğini, bu vadenin kesin vade olduğunu, bu vadede anahtar teslimi ve iskan alınmadığı takdirde geciken her ay için aylık rayiç kira bedelinin gecikme tazminatı olarak alıcılara ödeneceğinin kararlaştırıldığını, sözleşmenin 3/e maddesinde, müvekkilinden ve dava dışı şirketlerden maliyet artışı gibi nedenlerle fiyat farkı talebinde bulunmayacağı kararlaştırılmış olduğunu, sözleşmenin 3/a maddesinde ise satış bedelinin belirlendiğini,
müvekkili ve dava dışı şirketlerin, sözleşmenin 3. Maddesine göre ödeme yükümlülüklerini yerine getirmiş olmalarına rağmen taşınmazların tamamlanmadığını, iskanlarının alınmadığını ve teslim edilmediğini, taşınmazların tamamlanarak teslim edilmemesi sebebi ile müvekkili ve dava dışı şirket ... Gayrimenkul İnş. Taah. Tur. Tic. A.Ş. Tarafından ...... ...... Noterliğinin 13.03.2025 tarihli ..... yevmiye sayılı ihtarnamesi keşide edilerek.
9 adet işyeri nitelikli taşınmaz için aylık 1.200.000,00 TL gecikme tazminatından keşidecelerin hissesine düşen aylık 800.000,00 TL'den gecikilen 4 ay 11 gün için 3.493.33,33 TL'nin ödenmesi talep edildiğini, ihtarnamenin 13.03.2025 tarihinde davalı şirketin elektronik posta hesabına konulmuş olduğunu ve 14.03.2025 tarihinde okunduğunu, ancak davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine müvekkili ve dava dışı ...
Gayrimenkul şirketi tarafından Bakırköy Arabuluculuk Bürosunun ...../.... başvuru, ..../..... arabuluculuk dosya numarası ile arabuluculuk görüşmeleri yapıldığını ama görüşmelerin anlaşmama olarak sonuçlandığını, taraflar arasında imzalanmış olan Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi uyarınca ..... ili, ...... ilçesi, ..... Mah.,.... ada, ... parsel sayılı taşınmazda inşa edilen .... ... ... ... ... nolu işyerlerinin kesin vade tarihinde teslim edilmemiş olması sebebi ile HMK.md.
107 uyarınca ve müvekkilinin hissesine düşecek gecikme tazminatı miktarı belli olduğunda artırılmak üzere 50.000 TL gecikme tazminatının 30.10.2024 tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Taraflar arasında imzalanan sözleşme ile yetkili mahkeme açıkça belirtildiğinden, açılan işbu davada, İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri yetkili olduğunu, bu nedenle davanın yetki yönünden usulden reddine karar verilmesini, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yetki sözleşmesini düzenleyen 17. Maddesinde.
"Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler.
Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır " düzenlemesine yer verildiğini, buna göre, tacirlerin ve kamu tüzel kişilerinin, hukukumuzda münhasır yetki sözleşmesini de yapabilecekleri kabul edildiğini, tarafların, yetki sözleşmesinde, aksini kararlaştırmadıkça, dava sadece sözleşmeyle belirlenen mahkemede veya mahkemelerde açılabileceğini, davanın yetki yönünden usulden reddine, haksız, kötü niyetli ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ
Dava; taraflar arasındaki Gayrimenkul Satış Vadi Sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; taraflar arasındaki 03/10/2023 tarihli Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesinden kaynaklanan zemin kat ... .... .... ... ... nolu işyeri niteliğindeki taşınmazların davacıya teslim edilip edilmediği, teslim edilmiş ise hangi tarihte teslim edildiği, taşınmazların anahtar teslim ve iskan şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği, teslime hazır olup olmadığı, sözleşmenin 3-c maddesi uyarınca davacının geç teslim nedeniyle gecikme tazminatı talebinin yerinde olup olmadığı, taşınmazların aylık rayiç kira bedelinin ne kadar olduğu,
davacının 30/10/2024 tarihinden teslim var ise teslim tarihine kadar, teslim edilmemiş ise dava tarihine kadar taşınmazların geç teslimi halinde talep edebileceği gecikme tazminatının ne kadar olacağı hususlarında olduğu tespit edilmiştir.
Avcılar İmar ve Şehircilik Müdürlüğünden; dava konusu taşınmazın imar dosyası celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Davalının süresinde mahkememiz yetkisine itirazda bulunduğu görülmüştür. Mahkememizce öncelikle davalı yanın yetki ilk itirazının incelenmesi gerekmiştir.
6100 sayılı HMK'nun yetki sözleşmesinin düzenlendiği 17'nci maddesinde. “Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.” denilmektedir. Bu maddeyle münhasır yetki sözleşmesi yapabilme imkânı getirilmiştir.
Münhasır yetki sözleşmesinden; tarafların yetki sözleşmesi ile belirlenen mahkemenin dışında başka bir mahkemede dava açmama konusunda anlaşmış olmaları hâli anlaşılmalıdır. Başka bir deyişle, yetki sözleşmesinde taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça sözleşme ile belirlenen mahkeme veya mahkemelerin münhasır yetkili olduğu kabul edilmiştir.
Taraflar şayet kanunla yetkili kılınan genel ve özel mahkemelerin yetkisinin de devam etmesini istiyorlarsa bu hususu ayrıca sözleşmede kararlaştırmaları gerekir. Burada vurgulanması gereken önemli hususlardan biri de HMK.nun .... maddesinde öngörülen yetki sözleşmesinde belirlenen mahkeme ya da mahkemelerin münhasır hâle gelmesi kuralı ile kesin yetki kuralının birbirine karıştırılmaması gereğidir. Zira, yetkinin kesin olduğu hallerde yetki sözleşmesi yapılamaz.
Taraflar arasında ihtilafsız olan "Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi"nin Yetkili Mahkeme başlıklı 4. Maddesinde iş bu sözleşmeden doğacak ihtilaflarda İstanbul (Merkez) Mahkemelerinin ve İcra Dairelerinin yetkili olacağı düzenlenmiştir.
Somut olayda, davacı ile davalı arasında "Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi" imzalandığı, işbu sözleşmeye göre taraflar arasındaki ihtilaflarda İstanbul Merkez Mahkemelerinin yetkili olacağının kararlaştırıldığı, tarafların tacir olduğu, davanın tarafların serbestçe tasarruf edebileceği dava türlerinden olması karşısında yetki ilk itirazının süresinde yapıldığı da gözetilerek münhasır yetki anlaşması nedeniyle HMK'nun 17.maddesi uyarınca mahkememizin yetkisizliği karşısında yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna ilişkin aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Katip ..... · ¸e-imza Hakim ....... · ¸e-imza
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/1259, K. 2026/319, 16 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama