KÜNYE
T.C. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 3 Mart 2025
- Esas no
- 2025/44 Esas
- Karar no
- 2025/253
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 15/01/2025
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 05/03/2024
Karar Metni
1.017 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili .... tarafından davalı ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketine düzenli olarak asansör bakım onarım hizmeti verildiğini, davalı taraf ile gerekli görüşmeler yapılmasına rağmen verilen hizmetin bedellerinin ödenmediğini, bunun üzerine müvekkil tarafından ;Bursa ...
Genel İcra Dairesi ... esas sayılı icra takibi başlatımış ve davalı borçlu tarafından 06/12/2024 tarihinde borca, faize, vekalet ücretine ezcümle tüm borca itiraz ettiğini, davalı tarafın icra takibinde yetki itirazında bıulunduğunu, yetki itirazının kabul edilerek icra dosyası Büyükçekmece İcra Dairesi ...
Esas numarasını aldığını ve gönderilen ödeme emrine davalı tarafından 26/12/2024 tarihinde itiraz edildiğini, borçlunun itirazında haksız ve kötüniyetli olduğunu, borçlunun itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesine, borçlunun haksız itirazı nedeniyle alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ
Dava; davalının icra takibine vâki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamı istemine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.
Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir.
Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira.
Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Taraflar arasındaki itirazın iptali talebine konu icra takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından fatura dayanak yapılarak icra takibi başlatıldığı, davacı tarafından dava dilekçesinin ekinde sunulan fatura incelendiğinde taraflar arasındaki ilişkinin asansör bakım onarım hizmetine ilişkin olduğunun görüldüğü anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki alacağa konu ilişkinin münhasıran 6102 sayılı TTK'da düzenlenen ticari işlerden olmadığı anlaşılmakla davacı yönünden tacir araştırması yapılmış olup, ilgili Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılmış, Ticaret Sicil Müdürlüğü verdiği müzekkere cevabında davacının tacir olarak ticaret sicil kaydı olmadığını bildirmiştir.
Mahkememizce vergi dairesine müzekkere yazılmış, VUK 176-177. Maddesi gereğince davacının işletmesinin tacir işletmesi mi esnaf işletmesi mi sınırlarında kaldığı hususunun bildirilmesi istenilmiş, vergi dairesi tarafından verilen müzekkere cevabında davacının işletmesinin esnaf işletmesi kapsamında olduğu bildirilmiştir.
Bu bağlamda davacının tacir olmadığı anlaşılmakta olup, tarafla arasındaki sözleşmenin ve alacağa konu işin eser / hizmet sözleşmesi kapsamında olduğu görülmekle tacir olmayan davacı tarafından açılan davanın genel mahkeme niteliğinde olan Asliye Hukuk Mahkemesinde incelenerek sonuçlandırılması gerektiği, ticaret mahkemesinin eldeki davada davacının tacir olmaması sebebiyle görevsiz olduğu anlaşılmıştır.
Ticari olmayan itirazın iptalinden kaynaklanan davalarda 6100 sayılı Kanun gereğince görevli Mahkeme asliye hukuk mahkemesi olup asliye hukuk mahkemesi ile ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki TTK' nun 5/3.maddesi uyarınca görev ilişkisidir. Göreve ilişkin usul kuralları HMK'nun 114/1-c maddesi uyarınca dava şartıdır. Dava şartları kamu düzeninden olup kamu düzenine ilişkin hususlarda re'sen dikkate alınacak hususlardan olup dava şartı yokluğu halinde HMK'nun115/2.maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
HÜKÜ M
Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davacı vekilinin davasının Mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın karar kesinleştiğinde talep halinde dosyanın görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
2-6100 Sayılı HMK'nun 20.maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğinin, aksi takdirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına, (davacı vekiline ihtarat yapıldı)
3-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere Bakırköy Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosu'na gönderilmesine,
4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra davanın görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nun 331/2 maddesince bir karar verileceğinin ihtarına, (davacı vekiline ihtarat yapıldı)
5-Harç, masraf ve vekalet ücretinin HMK.nun 323/1-ğ ve 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemesince değerlendirilmesine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.03/03/2025
Katip ... · ¸e-imza Hakim ... · ¸e-imza
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/44, K. 2025/253, 3 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama