KÜNYE
T.C. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2025
- Esas no
- 2025/612 Esas
- Karar no
- 2025/1129
- Dava
- Tazminat (Kooperatif Yönetim Ve Denetim Kurulu Üyelerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 23/03/2015
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 21/10/2025
Karar Metni
2.728 kelime·14 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Kooperatif Yönetim Ve Denetim Kurulu Üyelerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle. 26/06/2012- 16/09/2014 tarihleri arasında ... Ayakkabıcılar .... San.
Sitesi Yapı Kooperatifinin yönetim kurulu üyesi olarak görev yapan davalıların görev süresi içerisinde kooperatifi zarara uğrattıklarını, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanununun 62.maddesine göre yönetim kurulu üyeleri ve kooperatif memurlarının kendi kusurlarından ileri gelen zararlardan sorumlu olduğunu, TTK.nun 553.maddesinin de bu yönde hüküm içerdiğini, ayrıca kooperatif ana sözleşmesinin 48.maddesine göre yönetim kurulu üyesi olan davalıların kendi kusurlarından ileri gelen zararlardan müteselsilen sorumlu olup, kooperatife verdikleri zararları tazminle yükümlü olduklarını,
yeminli mali müşavir ... tarafından muhasebe kayıtları üzerinde yapılan incelemenin devam ettiğini, değerli kağıt ve nakit kasa devir teslimine ilişkin muhasebe kayıtlarına ilişkin raporun ise tamamlanarak 16/03/2015 tarihinde kooperatif yönetim kuruluna sunulduğunu, bu rapora göre 19/09/2014 tarihli değerli kağıt ve nakit kasa devir teslim tutanağıyla devredilen tutar ile devredilmesi gereken tutar arasında 109.890,53 TL kasa, 25.000,- TL çekler, 18.754,- TL senetler olmak üzere toplam 153.644,53 TL fark bulunduğu belirtilerek davalıların kooperatifi 153.644,53 TL zarara uğrattığının tespit edildiğini, mali incelemenin devam ettiğini,
nihai raporun verilmediğini, nihai rapor verildiğinde davalıların başka hususlarda da kooperatifi zarara uğrattıklarının ortaya çıkması halinde, her türlü cezai ve hukuki talep ve başvuru haklarını saklı tuttuklarını, bu kapsamda davalılardan önceki dönem kooperatif başkanı ....'un kooperatife yüklü miktarlarda borç verdiği gerekçesiyle kooperatifi borçlu gösterdiği ve keşide edilen çeklerle kendisini alacaklı olarak gösterdiğini,
bu hususun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 153.644,53 TL nin zararın oluştuğu tarihlerden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle ... Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifine ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların asaleten davacı sıfatlarının bulunmadığını, bu nedenle davanın husumet yönünden reddini talep ettiklerini, davacıların denetçi sıfatı ile açmış oldukları davanın yasa ve ana sözleşmeye aykırı olduğunu, bu durumun dava dilekçesi ekinde sunulan ve yöneticilerin tamamı tarafından imzalanmayan 18/03/2015 tarihli yönetim kurulu kararından açıkça anlaşıldığını, yasa ve ana sözleşme uyarınca yönetim kurulu ve denetçilerin doğrudan sorumluluk davası açmasının mümkün olmadığını, davanın maddi temelden yoksun olduğunu,
maddi delil olarak dayanılan yeminli mali müşavir ... tarafından düzenlenen tespit tutanağı başlıklı mütalaada; dijital ortamdaki veriler üzerinde inceleme yapıldığı, yasal defterlerin incelenmediğinin açıkça yazılı olduğunu, her türlü müdahaleye açık bilgisayar kayıtlarının delil olamayacağını, kooperatif yönetimi tarafından alelacele, hiçbir maddi delile dayanmadan kötü niyetli olarak dava açılması kararı verildiğini, kaldı ki, sunulan yeminli mali müşavir mütalaasında bankalara tahsil için verilmiş senetlerin dahi kasa açığı olarak nitelendirildiğini,
kooperatife ait senetlerin verildiği bankalara ait kayıtların celbi ile bu konunun açığa kavuşacağını, müvekkilinin görev yaptığı süre sonunda ve devir teslim esnasında herhangi bir kasa açığının olmadığını, kooperatif yasal kayıt ve defterleri üzerinde yapılacak inceleme sonucunda bu durumun sabit olacağını, davacının kötü niyetli olduğunu müvekkilinin kooperatifin kuruluşundan 16/09/2014 tarihine kadar yönetim kurulu başkanlığı yaptığını, bu davanın açılmasının sebebi ise müvekkilini 30 yıl hizmet ettiği kooperatif üyeleri nezdinde itibarsız hale getirmek olduğunu,
öte yandan müvekkiline yönelik ödemelerin vadesi yaklaşırken böyle bir davanın açılmasının düşündürücü olduğunu belirterek haksız ve dayanaksız davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; usule ilişkin olarak öncelikle denetim kurulu üyeleri olan davacıların huzurda görülmekte olan davayı açma yetkilerinin bulunmadığını, 1136 sayılı Kooperatifler Kanunu ve 6102 Sayılı Yeni Ticaret Kanunu 553. maddesi uyarınca denetçiler tarafından iş bu davanın açılmasının mümkün olmadığını, bir an için eski Ticaret Kanununda öngörülen usullere göre dava açılabileceği kabul edilse bile bu durumda öncelikle yöneticilerin sorumluluğu konusunda dava açılması için kooperatif genel kurulunda karar alınması gerektiğini,
müvekkillerinin kooperatifin eski yöneticileri olması sebebi ile kooperatif belgelerine ulaşma imkanlarının bulunmadığını, açılan davanın gerek kanunlara gerekse ana sözleşmeye aykırı olarak açıldığını, bu nedenle davanın reddini talep ettiklerini, esasa ilişkin olarak ise davacıların kötü niyetle ve halen rakibi konumunda olan eski yöneticileri zor duruma düşürmek kastı ile hareket ederek işbu davayı açtıklarını, kooperatif yöneticilerinin basiretli bir tüccar gibi davranma yükümlülüğünün bulunduğunu, yeminli mali müşavir ... tarafından düzenlenen raporda şirket defterlerini incelemediğini açıkça itiraf ettiğini,
raporda tahsildeki senetler başlığı altında 18.754,00 TL. lik senet kasa açığı olarak belirtilmiş ise de o an için bankada tahsilde olan senet veya senetlerin fiilen teslim edilmesi ve devir teslim tutanağına yazılması imkanı bulunmayacağından teslim tutanağında yer verilmediğini, kaldı ki kasa açığı olarak belirtilen ve bankada mevcut senetlerin teslim tutanağı tarihinden sonra tahsil edilmiş olma ihtimalinin de mevcut olduğunu, .... Bankası ...
Şube Müdürlüğünden .... nolu hesabından iş bu senetlerin bankada bulunup bulunmadığı veya ödenip ödenmediği incelenip buna göre rapor düzenlenmesi gerekirken bu basit araştırmaların yapılmadığını, kooperatifin defterleri üzerinde inceleme yapıldığında müvekkillerinin hiçbir sorumluluğu bulunmadığı davacıların iddia ettikleri hususların gerçek dışı olduğunun ortaya çıkacağını, yine dava dilekçesinde diğer zararların saklı tutulduğu beyanı ile davacı tarafça sanki başka zararlar varmış gibi bir görüntü verilmeye çalışıldığını ileri sürerek öncelikle davacıların taraf sıfatı bulunmadığından davanın reddine,
aksi halde davanın esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 06/12/2023 tarih ... esas - ... sayılı kararı Yargıtay ... Hukuk Dairesinin 27/03/2025 tarih, .... esas - ....karar numarasıyla kaldırılarak mahkememizin ... esasını almıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ
Dava ; 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 62.maddesi 6102 Sayılı Ticaret Kanunu 553. maddesi uyarınca yönetici sorumluluğundan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, kooperatif eski yöneticileri olan davalıların kooperatifi zarara uğratıp uğratmadıkları, davacıların iddialarının doğru olup olmadığı, zarar var ise miktarının ne kadar olduğunun tespitinden kaynaklandığı anlaşılmıştır.
YARGITAY İLAMI ÖNCESİ YAPILAN YARGILAMANIN ÖZETİ
Mahkememizin 06.07.2023 tarihli ve .... E., ... K. kararı ile davada 19.09.2014 tarihli yönetim devrinde değerli kağıt ve nakit kasası devri ile muhasebe kayıtlarında görünen değerli kağıt ve nakit kasası arasındaki oluşan fark kaynaklı toplam 153.644.53 kooperatif zararının tahsili talep edilmiş olup, kooperatifin önceki dönem başkanının kooperatife borç verdiği, kooperatiften alacaklı görüldüğü hukuki işlemlerle ilgili usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığı, davacı kooperatif ticari defterlerindeki değerli kağıt ve nakit kasası toplamının örtüştüğü, diğer bir ifade ile devredilen tutarla kooperatif ticari defterlerinde kayıtlı tutarlar arasında herhangi bir fark olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkememizin 26/11/2015 tarih, ... esas -... sayılı kararı İstanbul BAM ...
Hukuk Dairesinin 15/02/2023 tarih, ... esas - .... karar numarasıyla kaldırıldığı, İstinaf ilamının incelenmesinde: “Önceki dörem yöneticilerin sorumluluğuna dayalı açmış oldukları tazminat davasının konusunu, kooperatifin 19.09.2014 tarihli yönetim devrinde, değerli kağıt ve nakit kasası devri ile muhasebe kayıtlarında görünen değerli kağıt ve nakit kasası arasındaki fark oluşturmakta olup bundan kaynaklı toplam 153.644.53 kooperatif zararının tahsili talep edilmiş, davalıların başka hususlarda da kooperatifi zarara uğrattıkları ortaya çıkması halinde, her türlü cezai ve hukuki talep ve başvuru hakları saklı tutularak özellikle bu kapsamda,
davalılardan önceki dönem Kooperatif Başkanı ...'un kooperatife yüklü miktarlarda borç vermesi nedeniyle kooperatifi borçlu gösterdiği ve keşide edilen çeklerle kendisini alacaklı gösterdiği işlemlerle ilgili mali inceleme tamamlandığında, bu konuda da talep ve dava haklı saklı tutulacağı belirtilmiştir. Yani kooperatif önceki dönem başkanın, kooperatife borç verdiği, kooperatiften alacaklı görüldüğü hukuki işlemlerle ilgili usulüne uygun açılmış bir dava bulunmamaktadır.
O halde, işbu davada talep ve dava hakkı saklı tutulan ve dava konusu edilmeyen maddi vakıanın (dava konusunun) ıslah ile eldeki davaya dahil edilmesi mümkün olup olmadığı tartışılması gerekmektedir.
Islahla kastedilen dava konusu edilen hususların genişletilmesi veya değiştirilmesi olup dava konusu edilmeyen bir şeyin ıslah yoluyla davaya dahil edilmesine ve dava konusu haline getirilmesine yasal açıdan olanak bulunmadığı gözetilerek dava konusu edilen maddi vakıaya ilişkin talep hakkında karar verilmeden dava konusu edilmeyen maddi vakıalara ilişkin bilirkişi heyetince hesaplanan tazminat kalemleri hakkında karar verilmesi usul ve hukuka aykırı bulunmuştur.” şeklinde mahkememiz kararı kaldırılmıştır.
Yargıtay İlamının incelenmesinde.
"Davacılar vekili davada davalı kooperatif eski yöneticilerinin kooperatifi zarara uğrattıklarını belirterek oluşan zararın tazminini talep ettiğinin, Dava dilekçesinde 16.03.2015 tarihinde kooperatif yönetim kuruluna sunulan mali müşavir bilirkişi raporu ile tespit edilen 153.644,53 TL alacağın davalılardan tahsili talep edilmiş, mali incelemenin devam ettiği, nihai rapor verildiğinde davalıların başka hususlarda kooperatifi zarara uğrattıklarının ortaya çıkması halinde davalılar hakkında her türlü talep ve dava hakkının saklı tutulduğu belirtilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince görüşüne başvurulan bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 20.07.2016 tarihli rapor ve 08.02.2018 tarihli ek raporda dava dilekçesinde sözü edilen fazlaya ilişkin hakların varlığı tespit edilmiştir.
İşbu davanın konusu kooperatif yöneticilerinin tüm sorumluluğu ile ilgili olduğundan dava konusunun ıslahla arttırılması mümkün olduğunun, İlk Derece Mahkemesince Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı doğrultusunda dava konusunun dava dilekçesinde sözü edilen mali müşavir bilirkişi raporunda tespit edilen zarar kalemi ile sınırlı tutulması ve davacıların bunun dışında talepte bulunamayacağı sonucuna varılması doğru olmadığı, mahkemece yapılacak iş; davanın konusunun kooperatif eski yöneticilerinin kooperatife verdikleri tüm zararların sorumluluğu ile ilgili olduğu kabul edilerek,
davalıların kooperatife vermiş oldukları zarar miktarını hesaplamak ve bu meblağa hükmetmekten ibaret olduğu " şeklinde mahkememiz kararı kaldırılmıştır.
Yapılan yargılama , toplanan ve sunulan deliller, celp edilen dosyalar, bilirkişi kök ve ek raporları ve tüm dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde;
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 59/3. maddesinde; "Yönetime veya temsile yetkili şahısların kooperatife ait görevlerini yürütmeleri esnasında meydana getirdikleri haksız fiillerden doğan zararlardan kooperatif sorumludur" hükmüne yer verilmiş, 62/1. maddesinde ise yönetim kurulu üyelerinin görevleri belirtilmiş, yönetim kurulunun, kooperatif amaçlarının gerçekleşmesi ve ortakların çıkarlarının korunması ile ilgili olarak yasalara, anasözleşme hükümlerine ve genel kurul kararlarına göre işleri titizlikle yürütecekleri ve kooperatifin başarısı ve gelişmesi yolunda gereken çabayı göstermekle görevli oldukları açıklanmıştır. 62/3. maddesinde ise; "Yönetim Kurulu üyeleri ve kooperatif memurları, kendi kusurlarından ileri gelen zararlardan sorumludurlar" hükmüne yer verilmiştir.
Sorumluluğun söz konusu olabilmesi için de öncelikle bir zararın doğması şarttır. Zarar meydana gelmiş ise, yöneticilerin kusursuzluğunu ispat etmesi gerekir. Kusursuzluğun ispatı da genel hükümlere tabidir.
Kural olarak yönetim kurulu üyeleri kooperatif adına yaptıkları işlemlerden dolayı kişisel olarak sorumlu tutulamazlar ise de, anılan 336. maddedeki hallerde kooperatife, kooperatif ortaklarına ve kooperatif alacaklılarına karşı kusursuz olduklarını ispat etmedikçe müteselsilen sorumlu olurlar. Yöneticilerin görevlerini ifa sırasındaki zararın kusur ile işlendiği karinesinin aksini ispat etmedikçe 338. maddesi gereğince sorumluluktan kurtulamazlar. Diğer yandan, Yargıtay ....
Hukuk Dairesi'nin 19.02.2007 tarih ve ... E., .... K. sayılı ilamlarında da açıklandığı üzere, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 59/3. maddesinde yöneticilerin kooperatife ait görevlerini yürütmeleri esnasında meydana getirdikleri haksız fiillerden doğan zararlardan yöneticilerin birlikte sorumlu olacağı anlaşılması gerekir.
Toplanan delillere göre Davaya konu olayda , davalıların yöneticisi olarak bulundukları döneme ilişkin ...'un kooperatife borç verme ve çeklerle geri tahsil etme şeklindeki usulsüz muhasebe işlemleri yaptığı. davalıların 26/06/2012-16/09/2014 tarihleri arasında dava dışı kooperatifin yönetim kurulu üyeliklerini yaptıkları sabit olup yönetim kurulu üyeleri olarak 03/09/2014 tarih 16 sayılı yönetim kurulu kararında 2 nolu karar ile kooperatif vadeli borçlarının günü gelmesi, nakit sıkışıklığı ödeme güçlüğü sebebiyle davalı yönetim kurulu başkanından borç para alınması,
alınacak borcun kooperatifin çekleriyle geri ödenmesine oy birliğiyle karar verildiği görülmüş, yine incelenen defter ve kayıtlara yönetim kurulu başkanı ...'un kooperatife borç nakit para ve bankaya yaptığı havalelerle alacaklandığı, kooperatifi müşteri çekleriyle borçlandırarak kooperatif muhasebe kayıtlarından da anlaşılacağı üzere dava dışı ... şirketine verilmiş olan çeklerin davalı ... tarafından bankaya para yatırılarak ...İnşaat'a yatırılına çeklerin davalı tarafından tahsil edildiği, yine kooperatifçe düzenlenen senetlerden dolayı kooperatif yönetim kurulu başkanının alacaklı olduğu,
davalı yönetim kurulu başkanının banka hesabına yüksek miktarlarda para havale edildiği, kooperatifin yönetim kurulu başkanı aracılığıyla borçlandırıldığı, incelenen kayıtlarda birçok senedin iade edilmesi karşılığında ... hesabına alacak kaydedilmemiş olup kooperatif hesaplarında şüpheli ticari alacaklar Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... nolu icra dosyası ile takip edilen dava dışı ...
Enerji şirketinin alacağının kaydedilerek kooperatifin alacaklı olduğu ... 'nin borcunun 1.205.918,00TL usulsüzce borcun azaltıldığı, kayıtların tamamen fiktif ve muhasebe esaslarına aykırı işlemler olduğu dikkate alındığında tüm davalıların 01/01/2014 ile 16/09/2014 tarihleri arasında görev faaliyetlerinden dolayı genel kurulca ibra edilmedikleri anlaşılmış olup ayrıca genel kurulun bilgisine sunulmayan yanıltıcı işlemlerle ilgili 2012-2013 yılı hesap yılında haklarında ibra kararının bulunması davaya konu işlemleri kapsamadığı dikkate alınarak davalıların sorumlu tutulmasında sakınca görülememiştir.
Öte yandan savcılık soruşturmalarında alınan raporlar incelendiğinde davalı ... 'un yönetim kurulu başkanı olduğu dönemde kooperatifin sahibi olduğu 16 adet bağımsız bölümün 2.650.000,00 TL bedelle dava dışı ....
Enerji Ltd.Şti.'ne genel kurul kararı olmadan ve ödemelerin çekle yapılacağı dikkate alındığında çek bedelleri tahsil edilmeden dava dışı şirkete 16 adet taşınmazın devredildiği ve şirkete bu taşınmazların tahsis edildiği 250.000,00 TL'nin dava dışı şirket tarafından peşin ödendiği, geri kalan bedelin ise 9 adet çekle ödeneceğinin kararlaştırıldığı, 9 adet çekin ise karşılıksız çıktığı anlaşılmış olup dava dışı şirkete icra takibi yapıldığı,
ancak tahsis bedeli tahsil edilmemiş olup genel kurul kararı olmadan yapılan bu satış sonunda kooperatif kurulunca 2014 yılında 10 ve 16 sayılı yönetim kurulu kararıyla daha sonradan satış bedelleri tahsil edilmeden ve ortada genel kurul kararı olmadan dava dışı şirketin bu defa malik olduğu bağımsız bölümlerin davalı ...'a satıldığı, davalı ... 'un ise bu taşınmazları daha sonra dava ...
Ayakkabıcılık Şirketine devrettiği ve davalı ... 'un kooperatif üyelik kaydının kapatıldığı anlaşılmıştır. Zararın taşınmazlar karşılığında dava dışı ... Enerji şirketinden alınan karşılıksız çekler sebebiyle oluştuğu anlaşılmıştır. Kooperatifler Kanunu 42/6.maddesi uyarınca gayrimenkul alım satımıyla ile almaya yetkili karar organı kooperatif genel kurulu olduğu tartışmasızdır.
Davalıların ileri sürdüğü Çarşı Blokta bulunan atılı ve Çarşı Blokta meydana gelen yağmur suyu ve izolasyon problemiyle ilgili kararın bu taşınmazlarla ilgili olmadığı tespit edilmiştir.
Bu faaliyet dönemlerinde kooperatife karşı sorumluluklarını gereği gibi yerine getirmeyen yönetim kurulu üyesi sıfatıyla üzerine düşen özen ve yükümlülüğüne aykırı davranarak kooperatifte meydana gelen zarardan yönetim kurulu üyelerinin sorumlu oldukları anlaşılmış olup davalı ...'un 14/05/2013 tarihinde toplam 1.205.918,00 TL bedelli senetlerle kooperatiften tahsilat yaptığı ve karşılığında borçlandığı,
anılı senetlerin 31.12.2013 tarihinde kooperatife iade edildiği ve dolayısıyla aynı miktarda ... un alacaklı olması gerekirken senetlerin iade edilmesi karşılığında, ... hesabına alacak kaydedilmeyip kooperatif hesaplarında 128.01.01.01 hesap kodu ile Şüpheli Ticari Alacaklar Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... nolu icra dosyası hesabı ile takip edilen dava dışı .... Enerji şirketinin alacağına kaydedilerek kooperatifin alacaklı olduğu .....
Enerji borcunun 1.205,918,00 TL usulsüzce azaltılmak suretiyle kooperatifin zarara uğratıldığı anlaşılmış olup, sonuç olarak davalı ... 'un Kooperatifler Kanunu 42.maddeye aykırı olan genel kurul kararı olmadan ve kooperatif üyesi bir şirketten 2.650.000,00 TL'yi tahsil etmeden dava dışı ..... Enerji şirketine tahsis edilmesine karar verilen 16 adet bağımsız bölümün 1.205.918,00 TL bedelle satın alınmış olması karşısında kooperatifin zarara uğratıldığı anlaşılmış olup
2012 yılından beri yasa, kanun ve ana sözleşmeye aykırı olarak kooperatif yönetim kurulu başkanı ...'un kooperatife borç verme ve çeklerle geri tahsil etme şeklindeki usulsüz muhasebe işlemlerinden dolayı kooperatifin toplamda 1.255,918,00 TL zarara uğratıldığı ve kooperatif yönetim kurulu başkanıyla birlikte görevde bulunan diğer davalılarında bu zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları dikkate alınarak bu bedelden dolayı söz konusu davalıların sorumluluğu sebebiyle uğranılan zararın kooperatife ödetilmesi yönünde mahkememizde kanaat oluşmuş olup ek raporda da belirtildiği üzere incelenen kooperatif defter ve kayıtlarından dava
dışı Kayalar İnşaat ile kooperatif arasındaki ticari ilişki kapsamında bu çeklerin verildiği dikkate alındığında ve kooperatif tarafından da söz konusu ticari ilişkinin içeriği olan işlerin yapılmadığı iddiası da yapılmadığı dikkate alındığında davalı tarafından 250.000,00 TL 'lik çekler yönünden tahsil edildiğine dair herhangi bir kayıt ta olmadığı dikkate alınarak dava dışı Kayalar İnşaatı'na hakediş karşılığı verildiği dikkate alınarak incelenen defter ve kayıtlara göre 250.000,00 TL'lik kısım yönünden davalıların kooperatifi zararlandırıcı işlem yaptığı sabit olmadığından talep yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Tüm bu nedenlerle; bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi ile kooperatifin uğratıldığı zarar olarak tespit edilen 1.255,918-TL'nin 153.644,53-TL'si yönünden dava tarihinden itibaren başlamak üzere, 1.102.273,47-TL'si için ise ıslah tarihinden itibaren başlamak üzere yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak kooperatife verilmesine, davacıların fazlaya ilişkin tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Katip ... · ¸e-imzalıdır
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/612, K. 2025/1129, 16 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama