KÜNYE
T.C. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2025
- Esas no
- 2025/906 Esas
- Karar no
- 2025/1042
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 22/09/2020
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 03/10/2025
Karar Metni
1.408 kelime·7 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... İnş. Ve Mak. Şirketine ait .... plakalı aracın Kasko sigorta poliçesinin müvekkili şirket .... Sigorta A.Ş. tarafından yapıldığını, sigortalı aracın 17/08/2017 saat 09.05 sıralarında ... sevk ve idaresinde iken ...
Caddesi sahil istikametindeyken .... petrol istasyonunun önündeki kavşağa geldiğinde .... istikametinden gelip ... istikametine dönmek isteyen ... plakalı .... marka kamyonetin ön sol çamurluk kısmına çarpması sonucu sigortalı kamyonetin yolun sağ tarafına sol yanı üzerine devrilip yattığını, kazaya sebebiyet veren aracın kaza sonrası durmayıp olay mahalinden kaçtığını, sigorta eksperi raporuna göre sigortalı araçta 13.418,95 TL'lik bir hasar meydana geldiğini, müvekkili şirketin araçtaki hasarın onarımını yapan ...
Otomotiv Tic. Ve San. A.Ş.'nin ... Bankası hesabına 13.418,95-TL ödemek suretiyle sigortalısının zararını giderdiğini, yapılan bu ödeme ile müvekkili şirketin sigortalısının haklarına halef olduğunu, alacağın tahsili amacıyla Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesi davalıya usulüne uygun tebliğ edilmiş, davalı tarafından davaya karşı yazılı cevap dilekçesi ibraz edilmemiş, davalı ön inceleme duruşmasında davanın reddini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ
Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle sigorta şirketi tarafından ödenen hasar bedelinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472/1 maddesi uyarınca rücuen tahsiline ilişkin yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
KALDIRMA KARARI ÖNCESİ YARGILAMA VE GEREKÇE
Mahkememizin ... Esas 03/12/2021 tarih ve ... Sayılı kararı ile;
"...Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, savunma, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Sayılı takip dosyası ve 05/03/2021 tarihli bilirkişi raporu kapsamında; tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde.
Davanın maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle sigorta şirketi tarafından ödenen hasar bedelinin rücuen tahsiline ilişkin yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, olay tarihinde dava dışı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki davacı sigorta şirketine ... numaralı ... Genişletilmiş Mavi Ticari Kasko Poliçesi ile sigortalı ... plakalı kamyonetin ..., ...
Caddesinde Sahil Yolu istikametinden .... istikametine seyri sırasında ... önü kavşağına geldiği esnada aracının sol ön kısmına, ... istikametinden gelip ... istikametine dönmek isteyen davalının sahibi olduğu ... plakalı aracın sürücüsünün kavşakta Dur levhası olmasına rağmen kontrolsüz bir şekilde kavşaktan giriş yapıp aracın sağ ön kısmıyla çarpmak suretiyle sigortalı aracın sol yan tarafına devrilmesi ile sonuçlanan maddi hasarlı kazaya sebebiyet verdiği;
davalının sahibi olduğu aracın sürücüsünün kaza sonrası olay yerini terk ettiği, davacı şirket tarafından sigortalı araçta meydana gelen hasar bedeli olarak 13.418,95-TL ödeme yapıldığı, 05/03/2021 tarihli bilirkişi raporuna göre dava konusu kazanın meydana gelişinde davalının sahibi olduğu ... plaka no'lu aracın sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, kaza nedeniyle araçta meydana gelen zararın 12.700-TL olarak tespit edildiği,
12.700- TL'nin ödeme tarihi olan 10/11/2017 tarihi ile takip tarihi olan 06/11/2018 tarihleri arasındaki (10/11/2017-01/07/2018 %9,75 avans faizi=790,44-TL, 01/07/2018-06/11/2018 %19,5 avans faizi=868,47-TL) işlemiş faizi 1.658,91-TL olarak hesaplanmakla hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine, talep yargılamayı gerektirdiğinden davacı tarafın talep ettiği icra inkar tazminatının reddine karar verilmiştir."
KALDIRMA KARARI SONRASI YARGILAMA VE GEREKÇE
Mahkememizin ... Esas ... Karar sayılı dosyasından verilen 03/12/2021 tarihli kararı, davalı vekili tarafından İSTİNAF edilmiş ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin ... Esas 10/09/2025 tarih ve ... Sayılı kararı ile: "...Somut olayda; her ne kadar davacı sigorta şirketinin sigortalısı ticari şirket ise de, (dosyadaki bilgi ve belgelere göre TTK hükümlerine göre tacir olduğu ispat edilememiş olan) davalı gerçek kişi olup araçta hususidir.
Bu durumda davanın mutlak yada nispi ticari dava olmaması nedeniyle Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olmadığı, bununla birlikte davacı ile davalı arasında sözleşme ilişkisinin bulunmadığı gözönüne alındığında Tüketici Mahkemesi'nin de görevli olmayacağı, taraflar arasındaki eylemin haksız fiil niteliğinde bulunması sebebiyle Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu anlaşılmış olup, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla incelemeye konu kararın verilmesi doğru olmamıştır ..." gerekçesiyle HMK 353/1-a-3 maddesi gereğince mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1. maddesinde; "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." hükmü yer almaktadır. HMK 114/1.c maddesi uyarınca "Mahkemenin görevli olması" dava şartlarından olup, HMK 138 maddesi dikkate alınarak dava şartlarının öncelikle karara bağlanması gerekmektedir. HMK 115. maddesinde ise "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir..." düzenlemesi yer almaktadır.
6100 sayılı HMK’nın 2. maddesinin 1.fıkrası gereğince malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesidir. Yine 2.maddenin 2.fıkrası uyarınca HMK’da ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, Asliye Hukuk Mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir.
Asliye Ticaret Mahkemeleri ise, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir.
Ticarî davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesinde sayılmış olup, buna göre, “Her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin a), b), c), d), e) ve f) bentlerinde sayılan davalar ticari dava olarak adlandırılmıştır.
TTK’nun 4. maddesine göre; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticarî nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticarî dava olarak sayılan dava türleri mutlak ticarî davalar, tarafları tacir olan ve tarafların ticarî işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nispi ticari davalardır. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticarî işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur.
TTK'nun "Halefiyet" başlığı altındaki 1472.maddesinde; "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder" hükmüne yer verilmiştir.
22.03.1944 tarih, 37 esas, 9 karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında "sigortacının halefiyete dayalı açtığı dava aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" ilkesi benimsenmiştir. Buna göre; sigortacının halefiyete dayalı olarak açtığı davada, davanın nitelendirmesi yapılırken, davacının sigortalısı ile zarara neden olduğu iddia edilen arasındaki hukuki ilişkiye bakılması gerekir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davanın, davacı sigorta şirketinin Genişletilmiş Mavi Ticari Kasko Poliçesi ile sigortalı ... plakalı kamyonetin trafik kazası sonucunda hasarlanması nedeniyle ödediği bedelin halefiyet ilkesi gereğince davalıdan tahsiline yönelik olduğu, davacı sigorta şirketinin sigortalısı ticari şirket ise de davalı gerçek kişi olup aracın da hususi olduğu,
davacı sigorta şirketinin halefiyete dayalı olarak iş bu davayı açtığı ve davacının sigortalısı ile davalı arasındaki eylemin haksız fiil niteliğinde bulunduğu gözönüne alındığında, eylemin her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğmayıp, haksız fiilden kaynaklandığı ve davanın mutlak ticari dava olmadığı anlaşılmakla.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Görevin Belirlenmesi ve Niteliği" başlıklı 1. maddesinde, mahkemelerin görevinin ancak kanunla düzenleneceği ve göreve ilişkin kuralların kamu düzeninden olduğu belirlendiğinden bu hususun mahkemelerce yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gerektiği dikkate alınarak mahkememizin görevsizliğine, davanın HMK 114/1-c maddesine istinaden 115/1-2 gereğince görev yönünden usulden reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸¸ Hakim ... · ¸¸
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/906, K. 2025/1042, 26 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama