KÜNYE
T.C. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Mart 2026
- Esas no
- 2026/244 Esas
- Karar no
- 2026/322
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 30/06/2025
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 17/03/2026
Karar Metni
789 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; kaza sonrası aracın tamiri için en az 10 gün gerektiğini müvekkilinin, ... plakalı araç ..... model ....... okul .... .... ... ...... minibüs olduğunu ve günlük en az 3.000,00-TL net kazanç elde ettiğini, ticari aracından mahrum kalarak, kazanç kaybına uğradığını , aracından mahrum kalması nedeniyle uğramış olduğu zararın davalı tarafça giderilmesi gerektiğini Sayın Mahkemenizce 11.08.2023 tarihli kaza neticesinde ... plakalı aracın uğramış olduğu kazanç kaybı bedelinin bilirkişi atanarak belirlenmesine,
şimdilik 100,00-TL kazanç kaybı bedelinin 11.08.2023 kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizden aşağı olmamak üzere enflasyon oranında faizi ile tahsiline, dargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ
Mahkememizce 05/08/2025 tarih ve ..../.... Esas ..../.... sayılı kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .....Hukuk Dairesi'nin 30/12/2025 tarih ve ..../..... Esas - ..../...... Karar sayılı ilamı ile "Somut olayda eldeki uyuşmazlıkla ilgili olarak Büyükçekmece ...... Asliye Hukuk Mahkemesinde ..../.....
Esas sayılı dosya ile açılan davada mahkemenin göreve ilişkin kararının istinaf incelemesini yapan ve mahkemenin görevsizlik kararını yerinde bulup istinaf başvurusunun reddine karar veren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .....
Hukuk Dairesinin ..../.... esas ..../.... karar sayılı kararı kesin nitelikte olup bu karar ticaret mahkemesini bağlayıcı nitelikte olduğundan, mahkemece asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğundan bahisle davanın usulden reddine karar verilmesi isabetli görülmemiştir. " gerekçesi ile kaldırılmış ve dosyanın yukarıda yazılı numarasına kaydedilerek yargılamaya devam edilmiştir.
Dava açılması ile usul hukuku bakımından ortaya çıkan sonuçlardan birisi de derdestliktir.
Açılmış ve görülmekte olan bir davanın davacısı, hukukî korunma sürecini başlatmış olduğundan artık onun aynı davayı yeniden bir başka mahkeme önüne getirmesinde hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmamaktadır. Bu nedenle daha önce açılmış ve hâlen görülmekte olan bir davanın, ikinci kez açılması hâlinde, davacının bu ikinci davayı açmasında hukukî yararı olmadığı gerekçesi ile HMK'nın 114. maddesiyle derdestlik dava şartı kabul edilerek maddenin (ı) bendinde “Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması” düzenlemesine yer verilmiştir.
Dava şartı noksanlığı ikinci dava bakımından söz konusu olup birinci dava için söz konusu değildir. Birinci davanın görülmekte olması (derdest) demek ikinci davanın açıldığı tarihte birinci davanın henüz karara bağlanmamış olması veya karara bağlanmış olmakla beraber verilen kararın henüz şekli anlamda kesinleşmemiş olması gerekir.
Eldeki dava açısından derdest kabul edilebilmesi için öncelikle eldeki davadan daha önce açılmış bir davanın olması ve bu davanın da eldeki dava ile konusu, tarafları ve sebebinin aynı olması gerekir. Aynı kanunun 115. maddesi uyarınca dava şartlarının olup olmadığı mahkeme tarafından yargılamanın her aşamasında resen araştırılır.
Her iki davanın aynı sayılması için gerekli şartlar bakımından maddi anlamda kesin hüküm ile derdestlik arasında hiç bir fark yoktur. O sebeple bu dava ile görülmekte olan başka bir davanın aynı dava olduğunu söyleyebilmek için; maddi anlamda kesin hükümdeki gibi; her iki davanın taraflarının, dava konusunun ve dava sebeplerinin aynı olması gerekir. İki davanın taraflarının aynı olması için tarafların her iki davada da aynı sıfatla davacı veya davalı sıfatıyla hareket etmiş olmaları gerekmez. Derdestlik itirazında dava sebebinden maksat da hukuki sebepler değil davanın dayanağını teşkil eden vakıalardır.
Somut olay, yukarıda anlatılan tespit ve yasal düzenlemeler çerçevesinde değerlendirildiğinde; davacı tarafından işbu davadan önce aynı kazaya ve araca ilişkin olarak kazanç kaybı tazminatı talebi ile Büyükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ..../.... Esas ve ..../.... Karar sayılı davasının işbu davadan önce 05.04.2024 tarihinde açıldığı, söz konusu davanın görevsizlik kararı ile Mahkememize gönderildiği ve ..../.....
E. Sayısına kaydedildiği anlaşılmakta olup, davacı tarafından Büyükçekmece ..... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ..../..... Esas ve ..../..... Karar sayılı davasının işbu davadan önce açıldığı bu davanın açıldığı tarihte davacının aynı talepler ve aynı tazminata ilişkin olarak davasının derdest bulunduğu anlaşılmakla davanın derdestlik nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur.
Katip ....... · e-imza Hakim ........ e-imza
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2026/244, K. 2026/322, 17 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama