KÜNYE
T.C. Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 21 Mart 2019
- Esas no
- 2017/376
- Karar no
- 2019/100
- Dava
- 22/11/2016
- Dava tarihi
- 25/09/2017
- Karar yazım tarihi
- 10/04/2019
Karar Metni
722 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhinde açılan davanın, Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA.
Davacı vekili dava dilekçesi ile, "..." markasının 2013 yılında müvekkili tarafından İstanbul'da kurulan bir tasarım markası olduğunu, "...." markasının hediyelik eşyadan kırtasiyeye, kişisel aksesuarlardan ev aksesuarlarına, tekstil ürünlerinden ev ve mutfak eşyalarına kadar yaratıcı tasarım ürünlerinin yer aldığı mağaza ve internet üzerinden satışı olan bir marka olduğnu, www....com adresinden satışa sunulan tasarım ürünlerinde her ne kadar tasarımcı olarak davalının ismi gözükse de, aslında kendisinin yalnızca müvekkilinin sigortalı çalışanlarından biri olduğunu,
bu iddalarını kanıtlar mahiyette sigorta kayıtları ve ödemelerin mevcut olduğunu, davalının .... metal mumluk ürününü taklit ederek "...." adıyla uluslararası yarışmaya katıldığını, bu hareketiyle müvekkilinin haklarına tecavüzde bulunduğunu ve işten çıkarıldığını, 27/03/2015 tarihinde işbu davalının hukuka aykırı davranışı ile ilgili tespit tutanağı düzenlendiğini iddia ederek,
"...." ve "...." ürünlerinin marka hakkı çerçevsinde üretim, dağıtım ve satışının yalnızca müvekkili tarafından izin verdiği üreticiler tarafından yapılabileceğinin tespitini, tasarımcı olarak gözüken ... isimli şahsın, yalnızca müvekkili şirket bünyesinde iş sözleşmesi kapsamında çalıştığının ve marka ürünleri üzerinde herhangi bir hakkının olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Bilahare davacı vekili 01/03/2018 havale tarihli dilekçesi ile davasını kamilen ıslah ederek, davalı tarafından tasarımı yapılan ve tüm hak ve kullanım yetkileri müvekkiline ait olan .... metal mumluk isimli ürünü müvekkili firmanın bilgisi ve izni olmaksızın ismi değiştirilmek suretiyle uluslararası yarışmaya katılarak menfaat temin ettiğini beyanla, 5.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
CEVAP.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile, müvekkilinin ilgili tasarımların tek tasarımcısı olduğunu, tasarımların davacı şirket bünyesinde müvekkilinin sigortalı çalışan dönemde tasarlamış olması fikrinin, mülkiyet haklarını doğrudan olarak ilgili şirkete ait olacağı anlamına gelmediğini, müvekkili ile şirket yetkililerinin tasarım ve işe başlama sürecinde sözlü olarak anlaştıkları hususların, yapılan tasarımların üretim hakkının ilgili şirkete devri sonucunda müvekkiline ücret ve üretilen ürünlerin gelirlerinden belli oranlarda pay alması üzerine olduğunu,
ancak ilgili tasarımların davacının art niyetli hareketleri sonucunda ilgili devir ve gelirden pay sözleşmeleri yapılmadan üretilmeye ve satılmaya başlandığını, müvekkilinin şirketten kovulması aşamasında, müvekkilinin toplantı odasına kilitlenerek kendisine şiddet ve tehdit altında boş ağıtlara ve kendisine gösterilmeyen bir takım belgelere imza attırıldığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Son duruşmada davalı vekili ıslah edilen şekli ile davacı tarafça Bakırköy ... FSHHM'nin .... Esas sayılı dosyasında dava açıldığını ve davanın sonuçlandığını beyanla, davanın kesin hüküm nedeniyle reddini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE
Dava, başlangıçta davacı şirkette tasarımcı olarak çalışan davalının şirket adına tescilli marka ve tasarımlardan yararlanarak geliştirdiği tasarım ile şirket izni olmadan yarışmaya katıldığından bahisle, tespit davası şeklinde açılmış, bilahare ıslah ile tazminata dönüştürülmüştür.
Kapatılan Bakırköy ... FSHHM'nin ....Esas sayılı dosyasının tetkininden, aynı davacı tarafından, aynı davalı aleyhinde aynı maddi vakıaya dayalı olarak maddi ve manevi tazminat istemi ile dava açıldığı, mahkemece 03/10/2016 tarih ve .... esas, .... karar sayılı kararı ile, ispatlanamayan davanın reddine karar verildiği, bu kararın davacı tarafça istinafı üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin 22/12/2016 tarih ve .... Esas, .... Karar sayılı kararı ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulüne karar verildiği ve kararın 22/02/2017 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Kesin hüküm bulunmaması HMK'nın 114/1-i maddesi uyarınca dava şartlarından olup, HMK'nın 115 maddesi uyarınca mahkemece resen gözetilmesi gerekir. HMK'nın 303/1 maddesi uyarınca her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması halinde kesin hükmün varlığı kabul edilir. Yukarıda açıklandığı üzere, mahkememize açılan dava, taraflar, dava sebebi ve talep sonucu itibariyle Bakırköy 2. FSHHM'nin 2015/205 Esas-2016/131 Karar sayılı kararı ile aynı olup, davacının davasının HMK'nın 115. Maddesi uyarınca, kesin hüküm dava şartı nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Bu itibarla aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2017/376, K. 2019/100, 21 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama