KÜNYE
T.C. Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 24 Ocak 2019
- Esas no
- 2017/480
- Karar no
- 2019/11
- Dava
- Markaya Tecavüzün Tespiti, Men'i, Tazminat
- Dava tarihi
- 25/09/2017
- Karar yazım tarihi
- 18/02/2019
Karar Metni
1.002 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhinde açılan davanın, Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA. Davacı vekili dava dilekçesi ile, "..." şekil logosunun müvekkili adına .... nezdinde .... sayı ile marka olarak 34, 41 ve 42. Sınıflarda 15/10/2013 tarihinden itibaren tescilli olduğunu, davalı ile müvekkili arasında yapılan isim, yayın ve otomasyon sistemlerinin kullanılmasına dair 25/08/2016 tarihli sözleşmede belirlenen edimlerin yerine getirilmemesi sebebiyle Beşiktaş ...
Noterliğinin 28/02/2017 tarih ve .... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile feshedildiğini, ancak Büyükçekmece .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin....
D.İş sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporu ile, davalı yanın müvekkiline ait marka ve logoyu kullanımının devam ettiğinin açıkça tespit edildiğini ve davalı yanın bu fillerinin müvekkilinin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini ve müvekkilini maddi zararlara uğrattığını iddia ederek, tecavüzün tespiti ile men'ini, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini ve hüküm özetinin ilanını talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 18/11/2018 tarihli dilekçesi ile, 5.000,00 TL olan tazminat talebini, 11.008,21 TL olarak ıslah etmiştir.
CEVAP.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile, müvekkili faaliyetleri resmen ve aktif olarak devam etmekte iken OHAL kapsamında etüt merkezlerinin kapatılma kararı nedeniyle etüt merkezi faaliyetlerinin yasal olarak durdurulduğunu ve kuruma ait tüm etüt ibaresi içeren faaliyetlerin sonlandırıldığını, aynı kararname ile halen devam etmekte olan etüt eğitim merkezlerinin faaliyetlerini 01/07/2017 tarihine kadar devam ettirmelerine dair izin verildiğini, bu durumun davacı tarafından da bilindiğini, yasal olarak etüt kaydının yapılmadığını, bu nedenle kuruma veya markaya zarar verecek herhangi bir faaliyette bulunmadığını,
yasal zorunluluk olarak kayıt işlemi yapılmadığı düşünüldüğünde davacıya ne maddi ne de manevi herhangi bir zarar verilmediğini ve davanın haksız olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE
Dava, davacı adına tescilli "..." ibareli markasına, davalı yanın tecavüzünün tespiti, durdurulması, men'i, maddi tazminat ve verilecek hüküm özetinin ilanı taleplidir.
Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan gelen kayıtlardan, ... sayılı "..." ibareli markanın, 40, 41 ve 42. Sınıfta 28/04/2011 tarihinden itibaren, ... sayılı "...." şekil markasının, 35, 41 ve 42. Sınıflarda 14/10/2013 tarihinden itibaren ve "..." ibareli markanın 41. Sınıfta 17/04/2011 tarihinden itibaren 10'ar yıl müddetle davacı adına tescilli olduğu tespit edilmiştir.
Celbedilen Büyükçemece ... Suh Hukuk Mahkemesi'nin .... D.İş sayılı dosyası incelendiğinde, dosyamız davacısı tarafından, yine dosyamız davalısı aleyhinde tespit talep edildiği ve tespit talebi üzerine Mahkeme heyeti tarafından keşif mahallinde yapılan inceleme sonucu hazırlanan bilirkişi raporunda sonuç olarak, karşı yana ait binanın dışında ve üst katın üzerinde büyük bir işyeri tabelasında davacı adına tescilli "... " ibareli markanın ve "... " şekilli logo kullanımının bulunduğu, işyeri içerisinde yapılan incelemede ise, giriş sekreteryasında .... ibaresi bulunan işletmede, tespit isteyene ait Ocak 2017 tarihli ... isimli okul gazetesinin arka kapağında reklam olarak yine aynı marka ve ibare kullanımının bulunduğu hususunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
Taraf vekillerince deliller sunulduktan ve resen celbi gereken deliller de toplandıktan sonra, davacı tarafın talep ettiği lisans bedelinin hesaplanması açısından dosyada bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, dosyanın tevdi olunduğu Mali Müşavir bilirkişi hazırlamış olduğu 12/09/2018 tarihli raporda sonuç olarak, davalı tarafın 2017 yılı Ocak, Şubat ve Mart döneminde, "....." açıklamasıyla düzenlenen son faturasının 28/03/2017 tarihli ... nolu fatura olduğu, daha sonra kesilen ilk faturanın 29/08/2017 tarihli .... nolu fatura olduğu,
davalı tarafın ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan incelemelerde, dava konusu markaya yönelik kullanıma rastlanmadığı, davalı tarafın dava konusu markayı hukuka uygun şekilde bir lisans sözleşmesine uygun şekilde kullanması halinde ise, 28/02/2017 fesih tarihinden 13/07/2017 dava tarihine kadar geçen 135 günlük süre için, davacı tarafa ödemesi gereken lisans bedelinin 15.164,38 TL olarak hesaplandığı ve davacı tarafın maddi tazminat talebinin Borçlar Kanunu'nun 50 ve 51. Maddelerine göre belirlenmesi hususunun Mahkemenin takdirinde olduğu yolunda beyanda bulunulduğu anlaşılmıştır.
Buna göre, taraflar arasındaki marka kullanım sözleşmesinin davalının edimlerini yerine getirmemesi sebebiyle feshedildiği ve davacı şirket tarafından markasının kullanılmaması yönünden davalı tarafa Noter marifetiyle tebliğ edilen ihtarnameye rağmen kullanmaya devam etmesi üzerine Büyükçekmece .... Sulh Hukuk Mahkemesei'nin ....
D.İş sayılı dosyasında yapılan delil tespitinde, kullanımın devam ettiği, bu kullanım artık herhangi bir hakka dayalı olmadığından, marka haklarına tecavüz mahiyetinde olup, davacının tecavüzün tespiti ve men'ine ilişkin talebinin kabulü gerekmiştir.
Davacı tarafın maddi tazminat istemine gelince; bilirkişi raporuna göre istenebilecek maddi tazminat miktarı 15.164,38 TL olarak hesaplanmış, ancak davacı vekili ıslah dilekçesi ile talebini 11.008,21 TL olarak belirlemiştir. Yargılamanın devamında davalı tarafça ibraz edilen banka dekontu ile davadan sonra 26/02/2018 tarihinde "... ..." açıklaması ile 15.000,00 TL.'nin davacı banka hesabına yatırıldığı anlaşılmıştır.
Davacı vekili bu ödemenin başka borca ilişkin olduğunu iddia etmiş ise de, dava konusu alacak "tazminat" söz konusu olup, başkaca borç ispatlanamadığından, bu iddiası kabul edilmemiştir. Buna göre, tazminat talebi davadan sonra yapılan ödeme ile konusuz kalmış olup, davacının tazminata ilişkin talebi yönünden esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Davadaki haklılık durumuna göre davacı yararına tam kabul şeklinde yargılama gideri ve avukatlık ücretine hükmedilmiştir. Bu itibarla aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2017/480, K. 2019/11, 24 Ocak 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama