KÜNYE
T.C. Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2024
- Esas no
- 2023/176
- Karar no
- 2024/274
- Dava
- Markaya Tecavüzün Tespiti, Önlenmesi ve Durdurulması
- Dava tarihi
- 04/09/2023
- Karar yazım tarihi
- 20/12/2024
Karar Metni
630 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhinde açılan davanın, Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA ; Davacı vekili dava dilekçesi ile,
“....” ibareli markanın müvekkili adına tescilli olup, tek ve gerçek
sahibinin müvekkili olduğunu, markanın müvekkili tarafından halk nezdinde tanınır hale
getirildiğini; müvekkilinin, uzun yıllardır köftecilik mesleğini ailesi ile birlikte sürdürmüş
olan ....'den “....” markasını satın alarak marka üzerinde
tek gerçek hak sahibi olduğunu; müvekkilinin, işyerinin bulunduğu semtte ve ülke çapında
“...” adıyla tanınmakta olduğunu, kesinleşmiş yargı kararlarıyla bahse
konu markanın devreden tarafından markasal olarak bilinir hale getirildiği, markanın ün
yaptığı gerekçesiyle markanın tek ve gerçek hak sahibinin markayı devralan müvekkili olduğu
hususlarının tespit edildiğini, davalının, müvekkili ile aynı sektörde faaliyet gösterdiğini ve müvekkiline ait markanın
ayırıcı unsuru olan “....” ismini “.... Cd. No: 6/1
ve 8/1 Zeytinburnu/İstanbul” adresindeki işyerinde kullandığının sabit olduğunu, davalının bu
eylemlerinin müvekkilinin markadan doğan haklarını ihlal ettiğini ileri sürerek, markaya tecavüzün tespitini, önlenmesini ve durdurulmasını talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesi, tensip zaptı ve ön inceleme duruşma gün ve saatinin usulüne uygun olarak davalıya tebliğ edildiği, ancak davalı tarafça davanın esasına ilişkin herhangi bir cevap dilekçesi verilmediği gibi ön inceleme duruşmasına da katılmadığı, bu itibarla davanın reddini talep ettiğinin kabul edilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE
Dava, markaya tecavüzün tespiti, önlenmesi ve durdurulması taleplidir.
Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan gelen kayıtlardan, ... tescil numaralı "...." ibareli markanın davacı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır.
6769 Sayılı SMK'nın 29/1-b ve c maddeleri ile, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde, tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmanın marka hakkına tecavüz oluşturduğu belirtilmiştir.
Taraflarca bildirilen ve resen celbi gereken deliller celp edildikten sonra dosya; mahallinde davalı iş yerindeki fiili kullanımı tespit edip, fotoğraflandırma yetkisi de verilmek suretiyle dosya kapsamı deliller, TPMK kayıtları, bildirilen internet adresleri ve mahkememizin .... esas sayılı dosyası içeriği ile davacı tarafça dayanılan diğer dosya içerikleri değerlendirilmek suretiyle davalının davacı marka haklarına tecavüzünün olup olmadığı ve ne şekilde giderileceğine ilişkin rapor tanzimi için bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından hazırlanan 24/10/2024 tarihli rapor ile,
takdiri ve marka hakkına tecavüze ilişkin karar mahkemeye ait olmak
üzere, davalı marka kullanımının davacı markası ile karıştırılma ihtimali doğuracak nitelikte
olduğu ve
davacının, dava hakkını uzun süre sessiz kalma suretiyle kaybedip kaybetmediğinin
somut olayın arz ettiği özellikler çerçevesinde mahkemenin takdirinde olduğunu belirtmiştir.
Dosya kapsamı deliller, TPMK kayıtları ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; .... tescil nolu "..." , ... tescil nolu "..." ve ... tescil nolu "...." ibareli markaların davacı adına tescilli olduğu, davalının fiili kullanımı ise "...." şeklinde olduğu, davacı tarafın dilekçesinde belirttiği internet adreslerinde yapılan tespitlerde de, davalının bu ibareyi ilk kullanım tarihinin 10 Ocak 2012 tarihi olduğu, taraf işletmelerinin aynı ilçe ve mahallede olduğu, birbirlerinden haberdar oldukları, bu haliyle aradan uzun yıllar geçtikten sonra eldeki davanın açılmış olmasının hakkın kötüye kullanılması mahiyetinde olup, uzun süre sessiz kalma sebebiyle davacının hak kaybına uğradığının kabulü gerekmiş ve bu itibarla davanın reddi gerekmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/176, K. 2024/274, 19 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama