KÜNYE
T.C. Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2024
- Esas no
- 2024/73
- Karar no
- 2024/272
- Dava
- Markaya Tecavüzün Tespiti ve Durdurulması
- Dava tarihi
- 19/03/2024
- Karar yazım tarihi
- 19/12/2024
Karar Metni
665 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhinde açılan davanın, Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA.
Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili şirketin Türkiye başta olmak üzere dünyanın birçok ülkesinde satış noktalarıyla, hazır giyim zincir mağazacılığı alanında 2006 yılından bu yana faaliyet gösterdiğini, bu anlamda müvekkilinin hak sahibi olduğunu markalardan birinin dünya çapında tanınan "..." markası olduğunu, müvekkilinin TPMK nezdinde ""...." esas unsurlu birçok marka tescili bulunduğunu, ancak hal böyle iken davalı işletmesinde müvekkilinin marka hakkına tecavüz teşkil edecek şekilde çorap ürününün taklit niteliktekilerinin satışa sunulduğu bilgisini lisansörü aracılığı ile öğrendiğini,
davalının söz konusu eyleminin müvekkilinin markadan doğan haklarını ihlal ettiğini iddia ederek, markaya yönelik tecavüzün tespitini, durdurulmasını ve taklit nitelikteki ürünlere el konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesi, tensip zaptı ve ön inceleme duruşma gün ve saatinin usulüne uygun olarak davalıya tebliğ edildiği, ancak davalı tarafça davanın esasına ilişkin herhangi bir cevap dilekçesi verilmediği gibi ön inceleme duruşmasına da katılmadığı, bu itibarla davanın reddini talep ettiğinin kabul edilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE
Dava, davacının markadan doğan haklarına tecavüzün tespiti, durdurulması ve taklit nitelikteki ürünlere el konulması taleplidir.
Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan gelen kayıtlardan, ..,..,..,... ve ... tescil numaralı "...." esas unsurlu markaların davacı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır.
6769 Sayılı SMK'nın 29/1-b ve c maddeleri ile, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde, tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmanın marka hakkına tecavüz oluşturduğu belirtilmiştir.
Davacının delil tespiti talebi üzerine dosya, davalının davacı adına olan markalardan doğan haklarına tecavüz teşkil eden eyleminin bulunup bulunmadığına ilişkin rapor tanzimi için bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından hazırlanan 05/04/2024 tarihli rapor ile,
davalı adresinde yapılan incelemede, mağaza içerisinde demir sepetler içerisinde
satışa hazır halde oldukları tespit edilen 22 (yirmi iki) adet çorap emtiasının etiketlerinde
davacının ... ve ... no.lu tescilli markalarının kullanıldığının tespit edildiği, davacının bu markalarının 25. sınıftaki tescilleri çorap emtiasını kapsadığı, malzeme ve işçilik kaliteleri yönünden incelendiğinde tespit edilen ürünlerin orijinal
olmadıkları ve tespit edilen marka kullanımının davacı markaları ile mutlak suretle iltibasa
yol açacağı, inceleme sırasında tespit edilen emtianın orijinal markalı ürün olduğuna dair bir beyan ve
bunu gösterir herhangi bir delil (fatura, lisans sözleşmesi vb.) de sunmadığını, Mahalde bulunan ...., tutanağa da geçen beyanında, “Tespit ettiğiniz ürünler bana
aittir, dışarıda satıyorum. Ürün üzerinde herhangi bir marka ismi geçmemektedir, sadece etiketinde
yazıyor. Yasak olduğunu bilmiyordum, yoksa satmazdım.” dediğini ve ....'in , vergi levhası/kasa fişi ibraz etmekten imtina ettiğini belirtmiştir.
Dosya kapsamı deliller, TPMK kayıtları, mahallinde yapılan tespit sonucu aldırılan ve itiraza uğramayan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davalının herhangi bir hakka dayalı olmaksızın davacı adına tescilli ve bu tescil koruma kapsamında olan çorap ürünlerini ticari etki doğuracak şekilde satışa arz ettiği ve böylece SMK 7 ve 29 maddeleri anlamında davacının marka haklarına tecavüzünün sabit olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Bu itibarla aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2024/73, K. 2024/272, 19 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama