KÜNYE
T.C. Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 10 Mayıs 2019
- Esas no
- 2018/250 Esas
- Karar no
- 2019/510
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 08/03/2018
- Kararın yazıldığı tarih
- 10/06/2019
Karar Metni
865 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket ile arasında ticari bir ilişki olduğunu, 27/08/2015 tarihli cari hesap ekstresinde olan 12.982,22 TL alacağını tahsil edemediği için Küçükçekmece ......İcra müdürlüğü'nün ........ Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin icra takibine itiraz ettiğini, bu itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu beyan ederek davanın kabulü ile itirazın iptaline, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı şirket arasında varolan ticari ilişkinin uzun bir zaman önce sonlanmış olduğunu, aralarında herhangi bir borç alacak ilişkisi olmadığını beyanla açılan davanın reddini, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının aralarında bulunan ticari ilişki kapsamında davalıdan cari hesap alacağı bulunup bulunmadığı hususlarına ilişkindir. Küçükçekmece ...... İcra Müdürlüğü'nün ........ esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusuna karşı 15.521,49-TL'nin tahsili için ilamsız takip talebinde bulunulduğu, süresinde itiraz üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
Dosya bilirkişiye tevdi edilmiş olup bilirkişi raporunda özetle; dosyada mübrez 2015 yılına ait davacı ticari defterleri ve davalının ticari defterleri arasındaki cari hesap farkının 12.982,22 TL olduğunu, bu farkların sebebinin davalının, davacıya düzenlemiş olduğu 29.02.2016 tarihinde 3.560,27 TL ile 9.421,97 TL tutarında olmak üzere 2 adet toplamda 12.982,22 TL tutarlı faturalardan kaynaklı olduğunu, davalının, davacıya düzenlemiş olduğu cari hesap farkına neden olan fatura içeriğindeki ürünlerin ayıplı çıktığını iddia ettiğini, dosya muhteviyatında ürünlerin ayıplı çıktığına dair davalının,
davacı tarafa herhangi bir ihtarname vb. evrak sunmadığını, dosyada davalının süresinde yapılmış yazılı bir ayıp ihbarı bulunmamakla birlikte ayıbın varlığının kabulü halinde dahi ürünlerin ayıplı olup olmadığı hususunun uzmanlık alana dışında olduğunu ve ihtilaf konusu davalı uhdesinde bulunan fatura içeriğindeki ürünlerin davacıya teslim edilip edilmediği tarafınca tespit edilemediğinden 2 adet toplamda 12.982,22 TL tutarlı faturaların davalı ispatına muhtaç olduğunu ve hesaplama dışı bırakılmasının kabulünün gerekeceğini, bu itibarla takip tarihi ile davacının davalıdan 12.982,22 TL tutarında alacaklı olduğunu beyan etmiştir.
HMK 222 madde gereğince; mahkeme ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Kanuni şartlara uygun olarak tutulan ticari defter ve kayıtların sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabulü gerekmektedir. Zira kanuni şartlara uygun tutulduğu anlaşılan tarafın ticari defter ve kayıtları ancak karşı tarafın kanuna uygun tutulduğu anlaşılan ticari defter ve kayıtlarının incelenmek suretiyle hükümden düşürülebilir.
Her iki tarafın ticari defter ve kayıtlarının birbirini doğruladığı, kanunlara uygun şekilde tutulduğu, böylelikle sahibi lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacının dosyaya sunduğu cari hesap dökümünde 04/12/2017 tarihinde 12.982,22 TL alacaklı olduğu, davalının dosyaya sunduğu muavin defterinde 26/08/2015 tarihinde 12.982,22 TL borçlu olduğu, uyuşmazlığın davalının, davacıya düzenlediği 29/02/2016 tarihli 9.421,97 TL ve 3.560,27 TL tutarlı iki adet faturadan kaynaklandığı,
davalının, davacıya düzenlemiş olduğu cari hesap farkına neden olan fatura içeriğindeki ürünlerin ayıplı çıktığına yönelik icra dosyasında böyle bir itirazda bulunmadığı gibi cevap dilekçesinde de bu yönde bir savunma ileri sürmediği, buna yönelik tespitin bilirkişi tarafından yapılan inceleme neticesinde ortaya konulduğu, davalının bu aşamadan sonra artık ürünlerin ayıplı olduğuna ilişkin beyan ve savunmalarına itibar etmenin mümkün görülmediği, davacı 2015 yılı cari hesap ekstresine dayandığından sunduğu 2015 yılına ait ticari defter ve kayıtları ile davalıdan 12.982,22 TL alacaklı olduğunu ispatlamış olduğu,
bu yönüyle bilirkişi tarafından sunulan raporun dosya kapsamı ve delil durumuna uygun düştüğü, Mahkememizce hükme esas alınabilir olarak değerlendirildiği anlaşılmakla davanın kabulü ile, davalının Küçükçekmece ......
İcra Müdürlüğünün ...... esas sayılı dosyasında yaptığı itirazının iptaline, takibin asıl olacak olan 12.982,22 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %9 yasal faiz uygulanmasına, alacak likit olduğundan dolayı asıl alacağın % 20'sine tekabül eden 2.596,44 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur.
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/250, K. 2019/510, 10 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama