KÜNYE
T.C. Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 11 Şubat 2019
- Esas no
- 2018/662 Esas
- Karar no
- 2019/105
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 04/07/2018
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 14/02/2019
Karar Metni
1.138 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin yaklaşık 2-3 yıl bir fiil davalıya ait site içerisinde sosyal tesis işletmeciliği yapmış olduğunu ve bu kapsamda hizmetlerde bulunduğunu, yapılan hizmetler karşılığında davacı tarafından faturalar tanzim edildiğini, söz konusu faturaların her iki tarafın da ticari kayıtlarında/defterlerinde mevcut olduğunu, ancak davalının davacı ile arasında yapılan sözleşme ve tanzim edilen faturalar gereği borçlarını ödemediğini, bu sebeple davalı hakkında Büyükçekmece ...
İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiğini beyanla, davalı tarafından icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile %20 oranında icra inkar tazminatının hükmedilmesini, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalıya bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; öncelikle Müvekkili davalı site yönetiminin Nisan-Eylül 2016 döneminde, davacıdan, küçük ölçekli bir adet kapalı havuz için havuz kimyasalları ve havuz suyu analizi hizmeti satın aldığını, davalı site yönetiminin tüketici, davacının ise ticari amaçlarla hareket eden tüzel kişi satıcı olduğunu, taraflar arasındaki işlemin, tüketici işlemi olduğunu, bu sebeple Mahkememizin görevsiz olup Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğunu, taraflar arasında cari hesap sözleşmesi olmadığından cari hesap sözleşmesine dayalı icra takibi yapılamayacağını,
taraflar arasında sosyal tesis işletmeciliği sözleşmesi olmadığından sözleşmeye dayalı icra takibi yapılamayacağını, müvekkili davalı site yönetiminin davacıdan 24.973,89 TL tutarında havuz kimyasalı ve havuz suyu analizi hizmeti satın almış olduğunu ve aldığı mal ve hizmetin bedeli olarak 24.973,89 TL'yi davacıya banka üzerinden ödediğini, banka hesap hareketleri ile ödemelerin yapıldığının ispatlanabileceğini, icra takibine konu faturaların davalı site yönetimine tebliğ edilmemiş ve teslim edilmemiş olduğunu, icra dosyasına konu faturalardan bedeli ödenen 24.973,89 TL dışında kalan faturalara konu mal ve hizmet satın alınmadığını,
icra dosyasına konu faturaların, kanunun aradığı anlamda fatura niteliğini taşımadığını, faturaların Vergi Usul Kanunu'nun 230. maddesinde öngörülen zorunlu bilgileri içermediğini, küçük ölçekli kapalı yüzme havuzunda aylık ortalama 10.000,00 TL'nin üzerinde havuz kimyasalı kullanılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu beyanla öncelikle görevsizlik kararı verilmesini, davanın esasına girilmesi halinde davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe: Dava, ilamsız icra takibine itirazın iptali davasıdır. Büyükçekmece .... . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının celbi talep edilmiş, dosya Mahkememize uyap sistemi üzerinden gönderilmiş olup; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu site yönetimi aleyhine 33.667,73 TL cari hesap alacağı 2.556,90 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 36.224,63 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı site yönetiminin takibe itiraz ettiği görülmüştür.
HMK nın 138, 114 ve 115. maddeleri çerçevesinde dosya üzerinden yapılan incelemede. 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3/k maddesi gereğince. "Tüketici. Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek tüzel kişiyi", Aynı kanunun 3/i maddesinde. "Satıcı.
Kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan ya da mal sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi", 3/1 maddesi gereğince ; " Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder." tanımlaması yapılmıştır.
Tüketici Mahkemelerinin görev alanını düzenleyen 73. Maddesinde "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda Tüketici Mahkemeleri görevlidir." hükmü mevcuttur.
Ticaret Mahkemelerinin görevli alanı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/1 maddesinde "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir." ifadesi ile ticari davalar ile sınırlandırılmıştır.
Ticari davalar ise TTK 4/1. maddesinde nispi ticari davalar, 4/1-a fıkrasından f fıkrasına kadar sayılan hususlar ise mutlak ticari davalar olarak sayılmıştır.
Bir davanın nispi ticari dava sayılması için TTK 4/1. maddesi birinci fıkrasında belirtildiği gibi her iki tarafında tacir olduğu ve her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bir dava olması gerekmektedir.
Mutlak ticari davalar ise TTK 4/1-a maddesinde her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanununda düzenlenen hususlar ile yine TTK 4/1 f fıkrasına kadar sayılan yasalarda belirtilen davalar olarak sayılmıştır.
Kısaca belirtmek gerekirse; bir hukuki işlemin Tüketici Mahkemesinin görev alanına girmesi için satıcının ticari ve mesleki amaçla hareket etmesi, alıcının ise ticari ve mesleki amaçla hareket etmemesi gerekir.
Somut uyuşmazlıkta; davalı ile davacı arasında yapılan satış sözleşmesinin TKHK kapsamlı bir sözleşme olduğu, davacının satıcı veya sağlayıcı olduğu, davalının hizmeti alan tüketici sıfatının olduğu, şu halde işlem Tüketici Mahkemesinin görev tanımı içine girdiği görülmektedir. Davaya bakma görevi tüketici mahkemelerine aittir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, söz konusu olayda davalının mesleki ve ticari amaçla hareket etmediği, davalının tüketici konumunda olduğu, davacının ticari amaçla iş yapan, satıcı sağlayıcı konumunda olduğu, yasadaki anlamda davacının satıcı ve sağlayıcı durumunda olduğu, davacının bu nedenle tüketici işlemi niteliğinin davada bulunduğu, bu nedenle 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığı, görevle ilgili düzenlemelerin, kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi, yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetileceğinden HMK 138,114/c ve 115. Maddeleri gereğince yapılan inceleme sonucu aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/662, K. 2019/105, 11 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama