KÜNYE
T.C. Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 7 Ocak 2019
- Esas no
- 2019/9 Esas
- Karar no
- 2019/17
- Dava
- Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 03/01/2019
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 21/01/2019
Karar Metni
727 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... Sigorta AŞ'de 24/12/2016-24/12/2017 vadeli .... nolu makine kırılması sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan.... Ve Tic. AŞ'ye ait beton pompasının .....
Otoyol Projesi kapsamında V05 viyadük ayakları fore kazık betonu dökümü sırasında davalı inşaat firmasına ait kazık makinesinin dönerken çarpması nedeniyle hasarlandığını, bu nedenle sigortalıya ait beton pompasının 4 ve 5 bomlarının kulak ve burçlarında büyük hasar oluştuğunu, olayın akabinde ekspertiz yapılarak hasar tespiti sonucu sigortalıya 108.793 TL hasar tazminatı ödendiğini, müvekkilinin ödemiş olduğu tazminat ile sigortalısının haklarına aynı şartlar dahilinde halef olarak yasanın bahşetmiş olduğu hakkını davalılara karşı kullandığını,
bu sebeplerle müvekkili tarafından sigortalısına ödenen miktarın 24/10/2017 tarihinden itibaren hesaplanacak avans faizi ile, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesine talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; davacı ... şirketinin dava dışı hak sahiplerine ödediği hasar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Yargıtay İBK'nın 22.03.1944 tarih ve .... E., ..... K. sayılı kararında, "...Sigortacının, sigortacılık mutlak bir ticari muameledir diye kanuni halefiyetine istinaden açacağı rücu davası için dava ikamesi icap eder, denecek olursa, menşei, mahiyeti ve illeti aynı olan ve haksız fiil faili için tecezzisi mümkün bulunmayan bir borç için, iki ayrı kaza merciinde birden dava açılmış olabileceği kabul edilmiş olur,. Bu ise kanuna ve hukuka uygun düşmez.
Bu itibarla, sigortacının, sigorta poliçesinden münbais olmayıp, kanundan aldığı selahiyete istinaden ve haksız fiil sebebiyle alacaklı yerine kaim olarak hareket ettiği davada hukuk mahkemesine başvurulması gerekir." denmiştir.
Buna göre, TTK'nın 1472. maddesine dayalı rücuen tazminat davaları, sigorta şirketince halefiyet hakkına dayalı olarak açılmış olup, sigorta poliçesinden doğmadığından, mutlak ticari dava olduğu söylenemez. Bu davalarda davacı ... şirketinin halefi olduğu sigortalı ile zarar sorumlusu arasındaki hukuki ilişkinin niteliğine göre, görevli mahkemenin belirlenmesi gerekir. Yargıtay ..... Hukuk Dairesi'nin 29.11.2016 tarih ve ...... E., ..... K. Yargıtay ..... Hukuk Dairesi'nin 11.02.2016 tarih ve ..... E., ...... K., aynı dairenin 20.09.2016 tarih ve .... E.,....K., ....... Hukuk Dairesi'nin 10.02.2016 tarih ve .... E., ..... K. sayılı ilamları da aynı yöndedir.
6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi uyarınca, bu hükümde sayılan mutlak ticari davaların yanısıra her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükümde, nispi ticari davaya ilişkin düzenleme yapılmış olup, buna göre tarafların her ikisinin de tacir olması ve uyuşmazlık konusu işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olması gerekir.
Mezkur Yasa'nın 5/1. maddesi uyarınca, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemeleri tüm ticari davalara bakmakla görevlidir.
Yapılan incelemede davanın, davacı ... şirketinin teminat altına almış olduğu hasar riskinin gerçekleşmesi nedeni ile sigortalısına yapmış olduğu ödemenin, olayın gerçekleşmesinde kusuru bulunduğunu iddia ettiği davalılara rücu edilmesi ile ilgili olduğu, sigortalısına ödeme yapan sigorta şirketinin ödeme yaptığı şahsın haklarına halef olacağı ve açacağı davalarda da sigortalı dava açsaydı görevli mahkeme hangi mahkeme olacaksa o mahkemenin görevli mahkeme olacağı kuralına göre, davacının halefi olduğu dava dışı sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin 6102 sayılı kanunun kapsamı dışında kaldığı anlaşıldığından,
görevli mahkemenin genel görevli Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu değerlendirilmiş, bu sebeple HMK'nun 114/1-c maddesi uyarınca, mahkemenin görevli olmasının dava şartlarından olduğu ve dava şartlarının da davanın her aşamasında mahkemece re'sen dikkate alınması gerektiğinden, davacı tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davada mahkememizin görevsizliği nedeniyle HMK'nun 115-(2) maddesi uyarınca davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/9, K. 2019/17, 7 Ocak 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama