İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/230 K.2023/1188

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

Esas2020/230Karar2023/1188Tarih21 Kasım 2023Okuma16 dk · 3.144 kelime

KÜNYE

T.C. Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
21 Kasım 2023
Esas no
2020/230 Esas
Karar no
2023/1188
Dava
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Dava tarihi
10/03/2020
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
30/11/2023
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.144 kelime·16 dk okuma·3 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacının, 26.04.2019 tarihinde sevk ve idaresindeki kendisine ait ... plaka sayılı motorsikleti ile .... kavşağı altında bulunan battı çıktıya girmek zorunda kalmış, orta şeritte normal hızla gidiyorken battı çıktıya girdiğinde trafik olması nedeniyle sonradan trafik açılmış,

sürücünün seyir esnasında önünde herhangi bir araç olmadığı halde ... marka aracıyla aniden ve birden orta şeritte durunca motorsikletiyle durmak için elinden elini yapmasına rağmen kurtaramamış ve bu nedenle sağ arka tarafına çarpması nedeniyle kurtarma şansı kalmadığından vurmak suretiyle yaralanmasına neden olduğunu, bundan sonra müvekkilinin sevk ve idaresindeki motorsikleti ile aracın çarpmasının etkisiyle vücudunda kırık meydana gelmiş olduğunu,

bu kazanın oluşumunda takipsizlik kararında belirtildiği şekilde asli kusurlu olan müvekkili olmayıp aniden yol ortasında frene basarak duran araç sürücüsü olduğu halde müvekkilinin yaralanmasında bu araç sürücüsünün kusurunun olmadığı gerekçesi dosya içeriğine ve oluşa aykırı olduğunu, bu nedenle dosyada bulunan kaza tespit tutanağı içeriğinin gerçek olmadığını, bu şekilde olayın meydana gelmesi karşısında kusur raporu bile alınmadan ve tek başına olmayan kaza tespit tutanağı esas alınarak kendisine çarpan araçtan şikayetçi olduğu bile dikkate alınmamış olduğunu, her ne kadar davacının,

sevk ve idaresindeki aracı ile seyir halinde iken araç sürücüsünün sevk ve idaresindeki araçla trafik kazası yapması ve şikayetçi olması üzerine tahkikata başlanmış ise de; trafik kaza tespit raporuna göre, davacının kusurlu olduğunun tespit edildiği yönündeki tutanak içeriği gerçek olmadığı gibi davacının yaralanmasında kendi kusurunun bulunmadığının yapılacak bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacak olduğunu, soruşturma dosyasında mevcut kazayla ilgili kolluk tarafından tutulmuş bir tutanak bulunmakta ise bu tutanak içeriğinin gerçek olmadığını,

kaza tespit tutanağındaki oluş ve olayın yukarıda beyan edilen anlatılış şekline nazaran bu tutanak suretinin dosyada ve uyap'ta bulunan içeriğini kabul etmiyor olduklarını, müvekkilinin karakol ifadesiyle sabit olduğu üzere; olay bu şekilde meydana geldiği halde müvekkiline tali derecede dahi kusur izafe edilmesinin mümkün olmadığını, kazanın meydana gelmesinden sonra müvekkili hakkında kati rapor bile alınmamış sonra dosyada hiçbir soruşturma işlemi yapılmadan ağır derecede 2. derecede kırık meydana gelerek yaralanmış olmasına rağmen ve halen bu amaçla tedavisi devam ettiği de gözetilerek kusur incelemesi yapılması gerektiğini,

kaza anına ilişkin olarak kamera görüntüleri olduğu halde bunlar araştırılmamış ve sadece görüntü bulunmadığı şeklindeki tespite göre karar verilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu, kazanın meydana geldiği yerde MOBESE kameraları olduğu halde bunlar temin edilmeden var olduğu iddia edilen kaza tespit tutanağında müvekkiline kusur izafe edilmesini de anlamalarınnı mümkün olmadığını, kazaya neden olan araç sürücüsünün olayda yaralanmasına rağmen olayı farklı anlatarak tek taraflı yönlendirmesi altında kolluk tarafından tutulan tutanak ve içeriğinin gerçek olmadığını,

müvekkili araç sürücüsünün önünde bir araç dahi olmadığı halde aniden durmaması durumunda araca çarpmayacağı ve normal hızla seyreden müvekkilinin bu kazada yaralanmayacağının ve imkan dahilinde olmayacağının ortaya çıkacak olduğunu, müvekkilinde meydana gelen kol kırığın ağırlığı ve şiddeti de kaza anında müvekkilinin kazanın oluşumunda hiçbir kusurunun olmadığını ve hatta yavaşlamasına rağmen kurtaramayarak çarpmaya engel olamadığını bile göstermekte olduğunu, bu durumun soruşturma aşamasında temin edilecek olay yerini net gören kamera ve MOBESE kayıtlarıyla sabit olacağını,

müvekkilinin kolunun kırıldığı ve kazadan sonra duyduğu acı ve ızdırap nedeniyle fiziken olmayan tutanağı hazırlayanlara durumu anlatma ve okuma imkanı dahi verilmemiş olduğunu, bu durumun olay hakkında sadece fiziken kaza tespit tutanağı ile yetinilerek kusur incelemesi yapıldığında ortaya çıkacak olduğunu, bu nedenle kazadan sonra malul kalan müvekkilinin bu mağduruyetinin giderilmesi için suça konu kaza sonrasında şüphelinin asli kusurlu olduğu sabit olduğu halde sürücünün yönlendirmesi altında düzenlediği tutanak içeriğinin gerçek olmadığının ortaya çıkacak olduğunu,

olayın meydana gelmesinde mahallinde keşif yapılmak suretiyle kusur oranı yönünden bilirkişi rapor alınması gerektiğini müvekkilinin davaya konu olayda kusursuz olduğunun sabit olacağını, müvekkilinin kazadan sonra kolundaki kırık nedeniye halen tedavisinin devam etmekte olduğunu, bu olay nedeniyle mağdur olduğu gibi yaralama olayında kusurlu olmadığı halde tutanağa göre asli kusur izafe edilmesi ve varsa-itiraz hakkımız saklıdır- tutanak içeriğinin gerçek dışı olması nedeniyle tekrar mağdur olmuş olduğunu,

araç sürücüsünün tüm ve asli kusuru bulunmasına rağmen olayı kendilerine göre anlatmaları nedeniyle bu oluşa göre tutulduğu iddia edilen ve içeriği kabul etmedikleri tutanağın dikkate alınmaması gerektiğini ve kusur incelemesi yapılması gerektiğini, olayın meydana gelmesinde mahallinde keşif yapılmak suretiyle müvekkilinin kusursuz olduğu sabit olacakken bu amaçla herhangi bir inceleme ve işlem yapılmamış olduğunu, araç sürücüsünün asli kusurlu bulunmasına rağmen, tutulan varsa tutanak gerçek dışı olduğu ve tüm dosya kapsamıyla sabit olduğu halde soyut beyana göre kusur yokluğu bulunmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin kazadan sonra ...

Hastanesi’ne gelmiş, burada müvekkilinin tedavisi yapılmış olduğunu, kazadan sonraki vücudunda meydana gelen kırık nedeniyle ameliyet olduğu ve malul kalan müştekiye tüm kusurun yüklenmesini anlamanın mümkün olmadığını, bu kazanın oluşumunda şüpheli asli kusurlu olmasına rağmen kendisini kurtarmak ve müştekinin yaralandığını ve kaza sonrasında malul kaldığı gerçeğine rağmen olmayan tutanağa göre verilen takipsizlik kararı yerinde olmadığından itiraz edilmiş olduğunu, bu nedenle kusur yönünden hiçbir inceleme dahi yapmadan alelacele ve tutanak doğruymuş gibi takipsizlik kararı verilmiş olduğunu,

müvekkilinin kendisine trafik kurallarına aykırı olarak aniden yolun ortasında fren yaparak duran ve önünde hiçbir araç olmadığı halde olayın meydana gelmesine yolun ortasında aniden durmak suretiyle kazanın meydana gelmesine neden olan şüphelinin asli kusurlu olması ve kusur hakkında hiçbir işlem yapılmaması nedeniyle karara itiraz etmeleri gerektiğini, dava konusu kaza nedeniyle, müvekkili davacının vücudunda kırık ve yaralanma meydana gelmiş olduğunu, kazadan sonra müvekkilinde kalıcı işgöremezlik meydana geldiğinin sabit olduğunu, bahis konusu aracın davalı sigorta şirketine KTK zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olduğunu,

davalı şirkete ait poliçe yaralanma halinde teminat dahilinde olup kazadan sonra müvekkilinde meydana gelen bedensel zararlar, yaşı, kurye olarak çalışmış olması, kazanın oluşumunda kusursuz oluşu ve diğer faktörler değerlendirildiğinde davalı sigorta şirketinin limit dahilinde zararın tümünden sorumlu olacağının bilirkişi incelemesi ile sabit olacağını, kaza sebebiyle davacının, motorsikletine çarpmanın etkisiyle yaralanmasına sebep olması nedeniyle sürekli maluliyet oluştuğu için işe gidememekte ve kazadan önceki hayatına dönmesinin mümkün olmadığını, davalı şirkete limitleri dâhilinde ödeme yapılması talebinde bulunulmuş,

ancak düşük bir ödeme yapılması nedeniyle dava açma zorunluluğu hâsıl olmuş olduğunu beyanla; fazlaya ilişkin talep ve sair talep ve dava hakları saklı kalmak üzere 50 TL trafik kazası sonrasında meydana gelen maddi tazminatının kaza tarihi olan 26.04.2019 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte tahsiline, her türlü yargılama gideri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın talebinin usul kurallarına uygun olmamakla, öncelikle davacı taraftan talebine ilişkin ek açıklama istenmesi gerektiğini, davacı taraflarca işbu başvuru ile tüm maddi zararları için 50 TL talep edilmişse de, kabul manasında olmamak üzere dava konusu kaza nedeniyle uğradığı zararların ne olduğuna ilişkin net bir açıklama yapmamış, ayrıca hangi davacının ne kadar hangi tazminat talebinde bulunduğunun da belirtilmemiş olduğunu, bununla birlikte müvekkili şirketin kabul anlamına gelmemekle yalnızca poliçe teminatı kapsamında olan zararlardan sorumlu olabileceği sabit olmakla,

bu nedenle davaya cevap verebilmeleri için davacı tarafın taleplerini açık ve net olarak belirtmesi gerektiğini, talepleri doğrultusunda davacı taraftan talebine ilişkin ek beyan alınması ve söz konusu beyanların taraflarına tebliğine, aksi takdirde davanın reddine karar verilmesini talep ediyor olduklarını, davacı Karayolları Trafik Kanunu gereğince usulü yükümlülüğü olan başvuru şartını eksiksiz olarak yerine getirmeksizin dava açtığından, davanın usulen reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle davacının müvekkili sigorta şirketine başvurmadan dava açmış olduğunu, işbu durumda davanın dava şartı yokluğundan reddedilmesi gerektiğini,

davacılar tarafından dava konusu kazaya ilişkin müvekkili şirkete başvurulmuş olmakla birlikte. Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği'ne göre düzenlenmiş heyet raporu, gelir belgesi/hizmet dökümü gibi belgeler taraflarına iletilmemiş olduğunu, söz konusu evraklar davacı taraftan talep edilmişse de;

davacı tarafça herhangi bir belge iletilmediğinden sürecin devam ettirilememiş olduğunu, yukarıda belirtildiği üzere talep edilen eksik belgelerin müvekkili şirkete iletilmemiş, işbu nedenle Trafik Sigortası Genel Şartları gereğince davacının dava açma hakkı bulunmadığını, davanın usulen reddi gerektiğini, kabul manasında olmamak üzere kusur oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesi gerektiğini, zira müvekkili şirketin yalnızca sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, davayı kabul manasında olmamak üzere,

kaza ile sakatlık arasındaki illiyet bağının ve davacının maluliyet oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp ...

İhtisas Kurumu’na sevk edilmesi gerektiğini, Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun maluliyet oranını gösterir raporun dosyaya kazandırılması ve söz konusu raporun yönetmeliğe uygun şekilde tanzim edilip edilmediği hakkında HMK m. 266 vd. anlamında uzman bilirkişiler tarafından inceleme yapılmasını talep ediyor olduklarını, davayı kabul manasında olmamak üzere davacının talebine konu geçici işgöremezlik tazminatı yasa değişikliği ile SGK'nın sorumluluğuna eklenen tedavi teminatı kapsamında olduğundan,

ilgili mevzuat kapsamında SGK tarafından karşılanması gerekli işbu giderlerden davalı müvekkilinin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, tedavi giderleri açısından 6111 sayılı kanun’un 59. maddesi ile değiştirilen Karayolları Trafik Kanunu’nun 98. maddesi gereğince sigorta şirketlerinin sorumluluğu sona ermiş olup, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın bu masrafların SGK tarafından karşılanacağının hükme bağlanmış olduğunu, davayı kabul manasında olmamak üzere gelirin asgari ücret üzerinden hesap edilmesi gerektiğini,

Yargıtay kararları uyarınca davacı tarafından resmi belge sunulmaması durumunda gelirin asgari ücret üzerinden esas alınması gerektiğini, kabul manasında olmamak üzere tazminat hesaplamasının genel şartlarda belirlenen usul ve esaslara uygun olarak yapılması gerektiğini, davayı kabul manasında olmamak üzere, zorunlu mali sorumluluk genel şartları kapsamında aktüeryal tazminat hesaplama esasları açıkca belirlenmiş olup tazminat hesaplamasının artık standart hale getirtilmiş olduğunu, hesaplama yapılırken müteveffanın bireysel özellikleri dikkate alınması gerektiğini, davacının yaşı,

mesleği gibi hususlara dikkat edilerek ve genel şartlara uygun olarak, aktüer siciline kayıtlı bir aktüer tarafından sürekli sakatlık tazminatının hesaplanması gerektiğini, davacının kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumuna yazı yazılarak, öncelikle söz konusu kazanın iş kazası olup olmadığının, davacı tarafa peşin sermaye değerli gelir bağlanıp bağlanmadığının, herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı hususunun sorulması,

ödeme yapılması durumunda ödenen miktarın tazminat bedelinden düşülmesi gerektiğini, kabul manasında olmamak üzere davacının zararın artmasında müterafik kusuru bulunduğu gözetilerek hesaplanan tazminattan indirim yapılması gerektiğini, davacının kask takıp takmadığı gibi unsurların gözetilmesi gerektiğini, birçok Yargıtay İçtihadı gereğince kabul manasında olmamak üzere, davacının kask ve dizlik gibi koruyucu teçhizat kullanmadığının tespiti halinde hesaplanacak tazminattan müterafik kusur nedeniyle indirim yapılması gerektiğini,

Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesinin ancak ve ancak GERÇEK ve DOĞRUDAN olan zarar kalemleri için teminat vermekte olduğunu, davacı tarafın taleplerinin bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini, ayrıca müvekkili şirketin söz konusu zarardan Poliçe Teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, kabul manasında olmamak üzere faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olması gerekmekle, işbu hususun kabul edilmemesi halinde ise başvuru tarihinden 8 iş günü sonrasından itibaren başlaması gerektiğini beyanla; davanın esastan ve usulden reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ GEREKÇE

Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık; dava konusu kazada tarafların kusur durumları, davacının maddi zararının bulunup bulunmadığı varsa miktarı hususlarındadır.

Dosyanın ATK ...

İhtisas Kurulu'na gönderilerek a-)11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü, b-)11.10.2008 ila 31.08.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, c-)01.09.2013 ile 31.05.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, d-)01.06.2015 tarihinden sonra ise, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerektiği, somut olayda kazaya karışan aracın 30/03/2018 tarihi itibariyle Özürlülük Ölçütü,

Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik Hükümlerine göre rapor tanziminin gerektiği anlaşılmakla bu yönetmeliğe göre rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiş olup, ATK ... İhtisas Kurulu 03/02/2021-... Karar ve ... A.T.Nolu raporda özetle; ...

Hastanesi Ortopedi Kliniğince düzenlenen 26.04.2019 kayıt tarihli epikriz raporunda; sağ ön kolda ağrı, deformasyon ve pelvik bölgede ağrı ve hassasiyet olduğu, çekilen grafilerde humerus alt uç kırığı ve pelvis kırığı tespit edildiği, operasyona alınarak genel anestezi altında sağ humerus plak ve vida fraktürü yapıldığı, ... Hastanesi Radyoloji Kliniğince düzenlenen 26.04.2019 istem tarihli.

Torakal BT raporunun normal olduğu, lomber BT incelemesinin normal olduğu, batın BT incelemesinin normal olduğu, toraks BT incelemesinin normal olduğu, pelvis BT incelemesinde; pubik sağ tarafta ramus süperiorunda fraktür izlendiği, beyin BT incelemesinin normal olduğu, batın BT incelemesinin normal olduğu, ...

Hastanesi Nöroloji Kliniğince düzenlenen 12.07.2019 tarihli EMG raporunda; spiral oluk distalinde sağ radial sinirin total aksonal dejenerasyonu ile uyumlu olduğu, sağda radial sinirin triceps kasının lateral başına verdiği dalda da orta-ağır aksonal dejenerasyon bulguları olduğu, triceps kasının medial başının inervasyonu ise normal olduğu, ...

Hastanesi Nöroloji Kliniğince düzenlenen 11.08.2020 tarihli EMG raporunda; sağ radial EIP kayıtlı BKAP sola göre küçük olmakla birlikte 04.2019 tarihli EMG’ye göre düzelme olduğu, iğne EMG’de sağ radial sinir inervasyonlu kaslarda kronik dönem nörojen MÜP izlendiği, ... Hastanesince düzenlenen 03.11.2020 tarihli sağlık kurulu raporunda. Nöroloji.

Nisan 2019 yılında motosikletteyken araca çarptığı, sağ kol kırığı ve pelvis kırığı olduğu, nörolojik muayenesinde şuur açık, oryante ve koopere olduğu, kranial saha intak, ataksi olmadığı, patolojik refleks yok, hastanın sağda düşük el olduğu, hastanın 12.07.2019 ve 11.08.2020 tarihli EMG raporları olduğu, son EMG’de önceki EMG bulgularına göre radial sinir hasarında belirgin düzelme olduğu, Fizik Tedavi.

30.10.2020 tarihli Eklem hareket açıklığı ve kas gücü tayini formunda; sağ dirsek fleksiyon 120/130, ekstansiyon tam, supinasyon 85/90, pronosyon 80/90 olduğu, el bileği sağ fleksiyon 50/60, ekstansiyon 50/60, radial deviasyon 15/20, ulnar deviasyon 15/20 olduğu, kas gücü sağ dirsek fleksiyon 4, ekstansiyon 4, pronosyon 4, supinasyon 4 olduğu, el bileği sağ fleksiyon 4, ekstansiyon 4 olduğu, Ortopedi ve Travmatoloji; omuz öne fleksiyon 130, abduksiyon 110, ER 45, İR 45 derece olduğu, kalça öne fleksiyon 110, SİAS sağ 87 cm, sol 87,5 cm olduğu, umblikus sol 97 cm, sağ 97,5 cm olduğu, sağ üst kolda kısalık olmadığı,

dosya ekinde bulunan Radyolojik görüntülerin tetkikinde. 26.04.2019 tarihli grafilerde sağ humerus distal diafiz deplase kırığı, sağ kalça grafisinde süperior pubis hattında kırık olduğuna göre.

SONUÇ OLARAK; ...’ın 26.04.2019 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve meslek grup numarası bildirilmemekle Grup 1 kabul olunarak: Gr1 VII (12Ba……………….7)A%11, E cetveline göre: %9.2 (yüzdedokuznoktaiki) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 18 (onsekiz) aya kadar uzayabileceği bildirilmiştir.

Dosyanın ATK Trafik İhtisas Dairesi’ne gönderilerek tarafların olaydaki kusur durumlarının tespiti ile rapor tanziminin istenmesine karar verilmiş olup, ATK Trafik İhtisas Dairesi 21/11/2022 tarih ve .... sayılı raporda özetle.

26.04.2019 tarihinde saat:17.10 sıralarında sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosiklet ile İstanbul istikametinden Ankara yönüne seyir halinde iken kaza mahalli olan kesime geldiği esnada aracının ön kısmıyla; seyir istikametine göre aynı yönde önünde trafikten dolayı yavaş seyreden sürücü ....'ün idaresindeki .. plakalı otomobilin arka kısımlarına çarpması ile neticelenen dava konusu trafik kazasının meydana gelmiş olduğu, olay mahallinde yolun;

bölünmüş, devlet karayolu, şerit sayısının 3, şerit genişliğinin 10,5 metre, zeminin asfalt kaplama, yüzeyin kuru, yatay güzergahın düz, düşey güzergahın eğimsiz, vaktin gündüz, havanın açık, mahalin meskun olduğu, kaza tespit tutanağında kaza yerindeki azami hız limitinin 110 km/h olarak işaretlendiğinin görülmüş olduğu, kaza tespit tutanağına ekli kaza yeri krokilerinde yol platformu üzerinde fren izi işaretlenmediği, çarpma noktasının orta şerit üzerinde olarak işaretlendiğinin görülmüş olduğu, sürücü ...'ın ifadesinde ;"...

Battı çıktıya ilk girdiğimde trafik vardı... Daha sonra trafik açıldı. Benim çarpmış olduğum aracın ön kısmında herhangi bir araç yoktu. Orta şeritte ilerlerken ... Orta şeritte birden durunca ben duramadım frene basmama rağmen duramayıp aracın arka sağ tarafına çarparak motosikletimden fırladım ..." demiş, sürücü ...'ün ifadesinde; "... Tam battı çıktıdan çıkacağım esnada arkamdan geldiğini görmediğim bir motosiklet kullandığım araca arka sağ taraftan çarptı...

Ben trafik hızlı akmadığı için hızlı gitmiyordum ..." demiş olduğu, 04.11.2019 tarihli bilirkişi raporunda; sürücü ... 'ün kusursuz olduğu, sürücü ...'ın asli kusurlu olduğu kanaati belirtilmiş olduğu, tüm dosya kapsamı, dava dilekçeleri, kaza tespit tutanağı, kaza yeri krokileri, bilirkişi raporu, olay mahalli kaza sonrası kamera görüntülerinin bulunduğu CD içeriği, tüm beyanlar incelendiğinde kazanın yukarıda "OLAY" kısmında açıklandığı biçimde gerçekleştiği anlaşılmış olup, olayın oluş şekli ve mahal özellikleri dikkate alındığında yapılan itirazlara iştirak edilmeyerek, mevcut bulgulara göre ;

sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki motosiklet ile olay mahalli kesime geldiğinde aynı yönde önünde seyreden araçlar ile gerekli/yeterli takip mesafesini koruması gerekirken bu hususa riayet etmediği, önünde trafik nedeniyle yavaşlamış olan otomobile önlemsizce çarptığı anlaşılmakla kusurlu olduğu, sürücü ...'ün sevk ve idaresindeki otomobile ile olay mahallinde seyri sırasında gerisinden gelen motosiklete karşı alabileceği bir önlem bulunmadığından atfı kabil bir kusuru bulunmadığı bildirilmiştir.

Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. İspat yükü ve kuralları TMK'nun 6. ve 7. maddelerinde düzenlenmiştir. Türk Medeni Kanunun 6. maddesine göre "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür."

HMK'nın 190. Maddesinde ise ispat yükü düzenlenmiştir. Maddeye göre; "1- İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.2- Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnaların dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir."

"...HMK’nn 324. maddesinde. “Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler. Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir.

Aksi halde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır. ...” denilmiştir.Madde hükmünde, delil avansının yatırılmaması halinde,mahkemenin davayı mevcut delil durumuna göre değerlendirerek karar vermesi gereklidir. Diğer deliller ile dava kanıtlanamamışsa, delil avansının kesin sürede yatırılmaması halinde davanın usulden değil, esastan reddi gerekir..." T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ ... HUKUK DAİRESİ, ... Esas, ... Karar.

Dava, trafik kazasına bağlı maddi tazminat istemine ilişkindir. Davalı sigorta şirketin dava açılmadan önce KTK m. 97 hükmü gereğince kendilerine usulüne uygun başvuru yapılmadığından davanın usulden reddine karar verilmesi itirazında bulunmuştur. Davalı sigorta şirketine yazılan müzekkere cevabında da dava konusu ile ilgili oluşturulan hasar dosyasında dava öncesinde şirketlerine yapılmış bir başvuru bulunmadığının belirtildiği görülmüştür.

Dava 6325 sayılı kanunun 5/A maddesi hükmü gereğince arabulculuk dava şartına tabi davalardandır. Aynı davada hem arabuluculuk dava şartının hem de sigorta şirketine başvuru şartının aranması hak arama hürriyetinin kısıtlanması olarak değerlendirildiğinden yapılan itiraz yerinde görülmemiştir. Davacı vekilince ATK tarafından fatura edilen rapor ücreti verilen kesin süreye ve yapılan ihtara rağmen yatırılabilmiş değildir.

21/11/2023 tarihli duruşmada alınan beyanında da ATK ücretinini yatırılmayacağı beyan etilmiştir. HMK m.324/2 hükmü gereği davacı taraf bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçilmiş sayıldığı kabul edilmiştir. Davanın dayanağı TBK m. 49 hükmü gereği kusur durumunun tespiti, davacının kaza nedeni ile maluliyetinin oluşup oluşmadığı ve talep edilebilecek tazminat tutarının bilirkişi marifeti ile tespiti gerekmektedir.

Davanın niteliği gereği iddia olunan hususlar teknik nitelikte olduğundan ve Mahkememizce re'sen tespiti mümkün hususlardan olmadığından bilirkişi rapor alınmaksızın karara bağlanması mümkün değildir. Açıklanan bu nedenle ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

AÇILAN DAVANIN REDDİNE

1-Alınması gereken 269,85 TL harçtan peşin alınan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 215,45 TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,

2-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,

3-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,

4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 50,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,

5-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,

Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, (e-duruşma ortamında) davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.21/11/2023

Katip ... · ¸ Hakim ... · ¸

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/230, K. 2023/1188, 21 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Delillerin Değerlendirilmesi Gerekçe
  5. Açılan Davanın Reddine
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/230
Karar No
2023/1188
Tarih
21 Kasım 2023

İlgili Kararlar

  • İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/234 K.2023/941
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2020/235 K.2023/1606
  • İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/236 K.2023/897
  • Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/239 K.2023/777
  • İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/241 K.2023/955
  • Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/244 K.2023/749

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.