KÜNYE
T.C. Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 9 Temmuz 2021
- Esas no
- 2020/47 Esas
- Karar no
- 2021/707
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 16/01/2020
- Kararın yazıldığı tarih
- 09/08/2021
Karar Metni
1.122 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA. Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle;Davacı şirketin iştigal konusunun güvenlik hizmeti vermek olup, davalı ile yapmış olduğu 20.04.2017 tarihli "Özel Güvenlik Hizmet Sözleşmesi", 15.05.2017 tarihli "Güvenlik Hizmet Sözleşmesi“ ve ek protokolleri ile davalı şirkete güvenlik hizmeti vermiş olduğunu, davacı şirket tarafından takip konusu borcun 55.499,97-TL'lik kısmı için Beyoğlu .... Noterliğinin 13.11.2018 Tarih ve ....
Yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiğini, davalı/borçlu tarafından işbu ihtarnameye cevap verilmediğini, herhangi bir inkarda da bulunulmamış olduğunu, işbu ihtarname tarihinden sonra da davalı/borçlunun 31.113,14-TL muaccel hale gelen borcu doğmuş olduğunu beyanla davalarının kabulü ile davalı/borçlu şirketin Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ...
E. sayılı icra takibine yapmış olduğu haksız ve kötü niyetli itirazın iptaline, davalı borçlunun takip konusu alacağın %20‘ sinden aşağı olmamak üzere icra inkar ve kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.
CEVAP; Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın yüklendiği edimleri sözleşmeye uygun olarak tam ve eksiksiz bir biçimde yerine getirmediğini, davacı tarafın sözleşmeye aykırı davrandığının yargılama aşamasında anlaşılacağını, sözleşme konusu işlerden ve hizmetlerden kaynaklı yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde davacı tarafın bir kısım işleri ve hizmetleri eksik ifa ettiği gibi bir kısmını ise sözleşmeye aykırı olarak hiç gerçekleştirmediğinin ortaya çıkacağını beyanla açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlığın taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacının, davalıya verdiğini belirttiği hizmet karşılığında cari hesap ilişkisi nedeniyle alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne kadar olduğu, davalının savunmasına göre davacı tarafından verilen hizmetin iddia edildiği şekilde ayıplı olup olmadığı,
ayıplı ise ayıbın niteliğinin ne olduğu(gizli-açık ayıp), muayene ve ihbar yükümlülüğünün davalı tarafça yerine getirilip getirilmediği ayrıca ayıp sebebi ile davacı taraf alacağından indirim yapılmasının gerekip gerekmediği, indirim yapılacaksa miktarının ne olduğu, davalı tarafından, davacının hizmeti ayıplı olarak vermesi sebebiyle bir harcama yapılıp yapılmadığı, yapılmışsa miktarı, davalının verilen hizmeti bu şartlar altında kabule zorlanıp zorlanamayacağı hususlarına ilişkin olduğu anlaşıldı.
Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusuna karşı 95.864,12 TL'nin tahsiline ilişkin yürütülen takipte davalı takip borçlusu tarafından itiraz edilmesi üzerine takibin olduğu görüldü.
Dosya bilirkişiye tevdi edilmiş olup bilirkişi raporunda özetle;Davacının incelemeye sunulan 2017, 2018 ve 2019 yıllarına ait ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. ilgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğunu, ticari defterlerinin HMK 222 mad. gereğince lehine delil niteliğinin Mahkememizin takdirlerinde olduğunu, davacı yanın incelenen ticari defterlerinde davalı yandan 08/10/2019 takip tarihi itibariyle 86.613,11 TL alacaklı olduğunu,
tarafların bağlı olduğu Vergi Daireleri Müdürlüklerinden geien BA-BS bildirimleri ile ilgili cevap yazılarına göre aylık 5.000 TL bildirim limitinin üstünde davacı tarafından davalı tarafa düzenlenmiş tüm e-faturaların davalı tarafından BA Bildirimlerinde bildirilmiş olduğunu, aylık 5.000 TL limitin altında kalan 1 adet faturanın da e-portaldan davalı tarafından kabul edilmiş olduğunu, davalı tarafından davacı yana davalı BS bildirimlerine göre tespit edilen 1 adet faturanın da davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğunu, davacı ticari defterlerine göre davacı tarafından davalı yana 2017,
2018 ve 2019 yılında toplam 877.425,81 TL’lik satış yapılmış olduğunu, davalı tarafından toplam 17.920,22 TL davacı yana fatura düzenlenmiş olduğunu, davalı tarafından davacı yana toplam 772.892,48 TL ödeme yapılmış olduğunu, davacının kalan alacağının icra takip tarihi olan 08/10/2019 tarihi itibariyle 86.613,11 TL olduğunu, davacı yanın 08.10.2019 tarihli icra takibinde 86,613,11 TL'lik alacağına 9.251,01 TL faiz işletmiş olduğunu, tekrar işlemiş faiz hesabı yapıldığında sözleşmeye göre işlemiş faiz tutarının 14,892,28 TL, ihtarname tebliğ tarihi dikkate alınmış olduğunda 14.622,19 TL hesaplanmış olduğunu,
ancak davacı yanın icra takibinde 9.251,01 TL talep etmiş olduğu için işlemiş faiz dahil alacağının (86.613,11 TL+9.251,01 TL) 95.864,12 TL hesaplanmış olduğunu, davacı yan lehine karar alınması halinde davacı yanın3095 sayılı yasaya istinaden icra takip tarihi olan 08/10/2019 tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek %19,50 ve değişen oranlarda avans faizi talep edebileceğini bildirmiştir.
Davalı usulune uygun yapılan tebligata rağmen ticari defter ve kayıtlarını ibrazdan kaçınmış olup ticari defterlere delil olarak dayanan davacının usulüne uygun ve alacağın kaynağını oluşturan kayıtları içeren ticari defterlerinin lehine kati delil teşkil ettiği, davacı tarafından davalı tarafa düzenlenen tüm e-faturaların davalı tarafından BA bildirimlerinde bildirilmiş olduğu,
bu durumda Mahkememizce uyuşmazlığın tespitinde yer verildiği üzere davalı tarafın verilen hizmetin ayıplı olduğunu ispat etmesi gerektiği, fakat davalı taraf söz konusu iddianın ispatı bakımından üzerine düşen ispat külfetini yerine getiremediğinden bu yöndeki savunmalarına Mahkememizce itibar edilmediği ve davalı tarafça ödeme yapıldığının iddia ve ispat edilemediği anlaşılmakla böylelikle icra takibine konu alacağın davacı tarafın usulüne uygun tutulmuş ticari defter ve kayıtları ile ispatlandığı, hüküm vermeye elverişli olduğu değerlendirilen bilirkişi tarafından sunulan rapor da dikkate alınarak davanın kabulü ile, Bakırköy ....
İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasında davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin 86.613,11 TL asıl alacak ve ihtarnamenin tebliğ tarihi uyarınca 14.622,19 TL işlemiz faiz hesaplanmış ise de taleple bağlılık ilkesi gereğince 9.251,01 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 95.864,12 TL üzerinden devamına, alacak likit olmakla icra inkar tazminatına ilişkin talebin kabulüne dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/47, K. 2021/707, 9 Temmuz 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama