KÜNYE
T.C. Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2024
- Esas no
- 2023/1004
- Karar no
- 2024/1001
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)
- Dava tarihi
- 19/10/2023
- Kararın yazıldığı tarih
- 14/10/2024
Karar Metni
1.374 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
DAVA. Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle. Müvekkilinin ......Turizm Otelcilik Organizasyon İnş. ... Hayvan Ve Otomotiv San. Tic. A.Ş.'de işçi olarak çalıştığını, işçilik alacaklarının tazmini için İstanbul ... İş Mahkemesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı ile tazminatlarının ödenmesine karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, kesinleşen mahkeme kararının Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyasından icraya konulduğunu, borçlu şirket ......Turizm Otelcilik Organizasyon İnş. Canlı Hayvan Ve Otomotiv San. Tic. A.Ş'nin tasfiye edilmesi nedeniyle icra dosyasının tahsil edilemediğini, İTO kayıtları incelendiğinde borçlu şirketin tasfiye edildiğinin görüldüğünü, davalının borçlu ......Turizm Otelcilik Organizasyon İnş. Canlı Hayvan ve Otomotiv San. Tic. A.Ş'nin tasfiye memuru olduğunu, TTK'nın 553.
Maddesi gereğince, tasfiye memurları kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde sorumlulukları doğduğunu, tasfiye memurunun bu bağlamda şirkete, pay sahiplerine ve şirket alacaklılarına karşı kusurlarıyla verdikleri zararlar nedeniyle sorumlu olduğunu, davalının tasfiye memuru olduğu şirketin borcundan sorumlu olduğunu, kendisi hakkında yapılan Bakırköy ... İcra Müdürlüğü ...
E. sayılı icra takibine haksız olarak itiraz etiğini, neticede; davalının yaptığı haksız ve kötü niyetli itirazının iptaline, %20'dan az olmamak üzere icra-inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı adına çıkarılan usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen cevap dilekçesi ibraz edilmemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyasının celbi talep edilmiş, dosya uyap sistemi üzerinden mahkememize gönderilmiş olup, davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 43.615,72-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı takip borçlusunun takibe itiraz ettiği ve takibin durmuş olduğu anlaşılmıştır.
Dosyanın 2 kişilik bilirkişi heyetine tevdii ile tasfiye memuru olan davalının, tasfiye işlemlerinin yasaya uygun bir şekilde yürütüp yürütmediği, tasfiyeye ilişkin tüm belgeler ve tasfiyeye ilişkin son bilançonun şirketin mali durumuna uygun olup olmadığı, davalının yaptığı işlemlerin hukuka uygun olup olmadığı, davacının şirketten tahsil edemediği alacağı ile meydana gelen zarar arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı,
meydana gelen zararda davalının kusurlu olup olmadığı ve bu kapsamda sorumlu bulunuyorsa davacının zararına ilişkin bilirkişi raporu tanziminin istenmesine karar verilmiş olup, Prof.Dr.... ve SMMM .... 'nın 02/09/2024 tarihli raporunda özetle.
Davalı tasfiye memurunun TTK md. 553 vd. hükümlerinde sorumluluk davaları bakımından aranan şartlar dikkate alındığında dava dışı şirket hakkında karara çıkmış ve takibe konu edilmiş bir alacak varken, takip neticesinde ödenmesi muhtemel tutarı depo etmemek suretiyle TTK'nın 541. maddesine aykırı davrandığını, davalının kanuna aykırı bu eyleminin davacının şirketin tasfiyesi nedeniyle alacağından mahrum kalmasına yol açtığı dolayısıyla zarar ile davalının eylemi arasında illiyet bağının kurulduğunu, davacının şirketin tasfiye edilerek sicilden terkin edilmiş olması nedeniyle alacağına kavuşamadığı ve zarara uğradığını,
tasfiye memurunun objektif özen ölçüsünün dışına çıkan bu davranışı ile sorumluluğun unsurlarından kusur şartının da gerçekleşmiş olduğu netice itibarıyla davalı tasfiye memurunun sorumluluğu için aranan şartların somut uyuşmazlık bakımından gerçekleştiğini, davacının icra takip tarihi itibari ile 43.615,72-TL değil, 38.205,76-TL alacaklı olduğunu bildirmişlerdir.
TTK’nun 546/2 yollamasıyla TTK’nun 553.maddesi gereğince açılan tasfiye memurunun sorumluluğuna ilişkin olup; uyuşmazlığın tasfiye memuru olan davalının, tasfiye işlemlerinin yasaya uygun bir şekilde yürütüp yürütmediğinin, tasfiyeye ilişkin tüm belgeler ve tasfiyeye ilişkin son bilançonun şirketin mali durumuna uygun olup olmadığı, davalının yaptığı işlemlerin hukuka uygun olup olmadığı, davacının dava dışı şirketten alacaklı olup olmadığı, davacının şirketten tahsil edemediği alacağı ile meydana gelen zarar arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı, meydana gelen zararda davalının kusurlu olup olmadığı ve bu kapsamda sorumlu bulunuyorsa davacının zararı hususlarına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
TTK nun 553(1)maddesinde; Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurlarının kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine, hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumlu oldukları düzenlenmiştir.
Şirket alacaklıları; kurucuların, yönetim kurulu üyelerinin, yönetimle görevli diğer kişilerin, tasfiye memurlarının veya kuruluşta etkili kişilerin kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlerini kusurlu olarak ihmal etmeleri nedeniyle doğrudan zarara uğramaları durumunda, anılan kişiler dava açabilir ve tazminatın kendilerine ödenmesini isteyebilirler.
Bu dava, duruma göre 6098 sayılı TBK nun 49.madde hükmündeki haksız fiilden doğan genel hükümlere veya anonim şirketler hukukundaki özel hükümlere (TTK 553-556maddeler) dayanabilir. Buna göre şirket alacaklılarının özellikli olarak kendilerini doğrudan zarara uğratan organ şahıslara karşı sadece hukuka aykırılığa dayanarak dava açılabileceği kuralında hiçbir değişiklik sözkonusu değildir.(Prof.Dr.Hasan Pulaşlı, Şirketler Hukuku Şerhi, s.2666)
Davacının talepleri; şirketin tasfiye memuru olan davalının tasfiye işlemleri sırasında yaptığı kusurlu eylemleri nedeniyle alacağını tahsil edemeyerek doğrudan zarara uğradığına yönelik olup, alacağın davalıdan tahsiline yöneliktir. TTK’nun 546/2. Maddesi tasfiye memurunun sorumluluğu bakımından 553. maddeye atıfta bulunmaktadır. Tasfiye memurları, tasfiye işlemlerinde yasa, ortaklık sözleşmesi veya iş görme koşullarını saptayan kurallara aykırı işlem yaparak üçüncü kişileri veya ortakları zararlandırdıkları takdirde sorumlulukları söz konusu olacaktır.
Somut olayda, İstanbul .... İş Mahkemesi'nin .... Esas, ... karar sayılı ilamı ile davacının işçilik alacaklarının dava dışı Tasfiye Halinde ......Turizm Otelcilik Organizasyon İnşaat Canlı Hayvan ve Otomotiv Sanayi Tic.AŞ'den tahsiline karar verildiği, dava dışı şirketin yargılama sırasında tasfiye aşamasına girdiği, 21/09/2021 tarihinde tasfiye ile sicilden terkin olduğu, şirketin yönetim kurulu başkanı ve tasfiye memurunun ise davalı olduğu anlaşılmıştır.
Tasfiye memurlarının sorumluluğu bakımından yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunda olduğu gibi kusur, kanuna veya esas sözleşmeye aykırılık, illiyet bağı ve zarar unsurlarının birarada bulunması gerekmektedir.
Tasfiyeye ilişkin TTK'nun 541/3 maddesi "Şirketin henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçlarını karşılayacak tutarda para notere depo edilir, meğer ki bu gibi borçlar yeterli bir şekilde teminat altına alınmış veya şirket varlığının pay sahipleri arasında paylaşımı bu borçların ödenmesi şartına bağlanmış olsun" şeklinde düzenlenmiştir.
Dava dışı şirket hakkında devam eden dava bulunmakta iken, bu dava sonucunda ödenmesi muhtemel tutar depo edilmemiş, teminat altına alınmamış veya tasfiye sonunda şirket varlığının pay sahipleri arasında paylaşımı bu borcun ödenmesi şartına bağlanmamıştır. Davacının şirketin tasfiyesi nedeniyle alacağını tahsil edemediği ve zarara uğradığı hususu tartışmasızdır. Bu zarar, doğrudan zarar mahiyetinde olup davacıya ödenmesi gerekmektedir.
Tasfiye memuru olarak görev yapan davalı, TTK'nun 541/3 maddesi hükmüne aykırı davranmak suretiyle zararın meydana gelmesine sebebiyet vermiştir. Bu sebeple davacının zararının davalıdan tahsili gerekecektir. Davacı tarafça başlatılan ilk takip, Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile sicilden terkin edilen şirkete karşı başlatılmış, akabinde tasfiye memuru aleyhine Bakırköy ...
İcra Dairesi'nin .... esas sayılı icra takibi ile toplam 43.615,72 TL alacağın tahsili talep edilmiştir. Davacı tarafından başlatılan ilk takip, sicilden terkin edilmiş şirkete karşı olup davalı tasfiye memuru aleyhine başlatılan ikinci takip alacak tutarına ilk takipteki faiz ve yargılama masraflarının eklenmesi usulsüzdür.
Mahkememizce alınan bilirkişi raporundaki hesaplamaya itibar edilmiş olup davacı tarafça davalıdan tahsili talep edilebilecek alacak tutarı 38.205,76 TL'dir. Bu sebeplerle açılan davanın kısmen kabul kısmen reddi ile Bakırköy ....
İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı icra takibinde asıl alacağın 38.205,76-TL'lik kısmına itirazın iptaline, takibin takibin 38.205,76-TL üzerinden devamına, davacının alacaklı olduğundan ve alacak miktarından gerek yargılama aşaması, gerek icra takip süreçlerinden haberdar olan davalı bakımından alacağın likit olduğu anlaşılmakla icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiş ve aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur.
09/10/2024 Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/1004, K. 2024/1001, 9 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama