İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/1110 K.2025/1117

DAVA.

Esas2023/1110Karar2025/1117Tarih26 Kasım 2025Okuma14 dk · 2.780 kelime

KÜNYE

T.C. Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
26 Kasım 2025
Esas no
2023/1110
Karar no
2025/1117
Dava
Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı
Dava tarihi
23/12/2015
Kararın yazıldığı tarih
01/12/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.780 kelime·14 dk okuma·2 bölüm

DAVA.

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin 2005 yılında davalı kooperatife üye olduğunu, davalı kooperatife tahsis edilen ve 20 nolu adada İnşaata başlanan C1 Blok 5 nolu dairenin plan ve projede belirtildiği üzere müvekkilinin üyeliği gereği tahsis edilerek kooperatif ortaklık senedinin kendisine verildiğini, müvekkilinin daha sonra malik sıfatıyla söz konusu daireyi kiraya verdiğini, ancak yurt dışında yaşaması nedeniyle Türkiye'ye geldiğinde söz konusu dairenin başkasına satıldığını sonradan öğrendiğini,

davalı kooperatif tarafından üyeliğinden ihraç edilmiş ise bu durumun yasalara aykırı olarak gerçekleştiğini beyanla hukuka aykırı yapılan ihracın iptaline, müvekkilinin kooperatif üyesi olduğunun ve borçlu olmadığının tespitine, davalı kooperatif tarafından adına tahsis yapılan dairenin öncelikle adına tesciline bunun mümkün olmaması halinde ise daire rayiç bedeli karşılığı olan tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir,

CEVAP.

Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle: davacının kooperatife üye olan ... ile aynı kişi olup olmadığının bilinmemesi nedeniyle husumet itirazında bulunulduğunu, zira kooperatif üyesi olan ...'in kooperatife üye olurken verdiği nüfus cüzdan fotokopisinde TC kimlik numarasının bulunmadığını, nüfus cüzdan bilgileri ile sorgulama yapıldığında ise ...'in TC kimlik numarasının ... olduğunun tespit edildiğini, huzurdaki davanın süresinde açılmadığını, davacının üyelik kaydının dava dilekçesinde belirtildiği gibi 2005 yılında değil 1998 yılından önce 08.09-1997 tarihinde üye kaydedildiğini,

kooperatife üye olduktan sonra herhangi bir ödeme yapılmaması nedeniyle her genel kurul toplantısında üyelikten çıkarılmaya ilişkin karar alındığı ancak davacının adresinin ve kendisinin bulunamaması nedeniyle ihraç işlemlerinin sağlıklı şekilde yapılamadığını, davalı kooperatifin 08.08.2010 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında yeni yönetim kurulunun seçildiğini, eski yönetim kurulu üyelerinin seçilen yeni yönetim kuruluna kooperatif belge ve evraklarım teslim etmediği bu nedenle yapılan suç duyurusu neticesinde Küçükçekmece ...

Asliye Ceza Mah ... E, ...

K sayılı kararı ile eski yönetim kurulu üyeleri hakkında güveni kötüye kullanma suçundan ceza verildiğini, 05.08.2010 tarihinde yapılan genel kurulda seçilen yeni yönetim kurulunun kendisine teslim edilen makbuzlar üzerinde yaptığı incelemede, davacının herhangi bir ödemede bulunmadığını tespit ettiğini, kesin olmamakta birlikte genel kurulda alınan ödeme kararları gereği davacıya yönelik borç hesabının çıkarıldığını, bu hesaba istinaden fazlaya ilişkin hakların saklı kalması şartıyla 2004 yılından başlayarak genel kurularda oluşturulan bütçeye göre hesaplamanın yapıldığı ve davacının kooperatiften çıkarılma işlemlerine başlandığını,

davacının üye olurken bildirdiği ... Dltzengen Almanya adresine iadeli taahhütlü ve Aps olarak ihtarların gönderildiğini, davacının bu adreste bulunmaması nedeniyle gönderilen evrakların geri geldiğini, davacının Türkiye'deki adresinin tespiti için Esenyurt Kaymakamlığına ve İlçe Nüfus Müdürlüğüne yapılan başvurularda ise kooperatife davacının adresine yönelik hiçbir bilginin verilmediğini, Beyoğlu ....

Noterliği 07.10.2011 tarih ve ... yevmiye numarası ile davacının kooperatife verdiği adrese ilk ihtar tebliğe çıkarıldığı ancak ilgilinin adreste tanınmaması nedeniyle tebligatın iade döndüğünü, davacının kooperatife üye olduktan sonra ödemeleri yapmadığı ve doğru adres kayıtlarını kooperatife bildirmediği gibi kooperatife de uğramadığını, kooperatif nezdindeki ilgili dairelerin ise diğer üyelerin ödemeleri ile yapıldığı ve davacının hiçbir katkısının olmadığını beyanla dayanaksız davanın reddine karar verilmesin talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, kooperatif üyeliğinin tespitine ilişkin olup taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacının davalı kooperatife B1 blok 5 nolu bağımsız bölüme davacıya tahsil edildiğini davacının söz konusu daireyi kiraya verdiğini müvekkilinin almanyada yaşayıp orada ikamet ettiğini istanbula geldiğinde söz konusu bağımsız bölümün başkasın satıldığını öğrendiğini belirterek kendisinin kooperatife üye olduğunun tesiptine, borçlu olmadığının tespitine,

anılan bağımsız bölümün kendi adına tescil ve teslimine bu mümkün değilse teslim edilmesi gereken tarih göz önüne alınarak yasal faizi ile birlikte piyasa değerinin ödenmesinin talep edildiğini davalı kooperatif yetkililerenin cevabında süresinde açılan bir davanın olmadığı davacının 1997 yılında üye olduğu üye olduktan sonra herhangi bir ödemede bulunmadığı her genel kurulda üyelikten çıkarılması işleminin yapılmasına karar verildiği ancak adresinin ve kendisinin bulunamaması nedeniyle sağlıklı işlem yapamadığını davacının genel kurul kararı ile ihraç edildiğini bu nedenlerle istemin reddini talep ettiğini,

taraflar arasında ki uyuşmazlığın davacının kooperatife üye olup olmadığı, üye ise ne kadar ödeme yaptığı bağımsız bölümün adına tahsis edilip edilmediği ve davacının kooperatife bir borcunun olup olmadığı noktasında toplandığı hususlarındadır.

Mahkememizden verilen 09/10/2019 tarih ve ... Esas .... sayılı kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin 19/10/2023 tarih ve ... Esas .... Karar sayılı ilamıyla kaldırılmasına karar verilmiş olup, dava Mahkememizin ... esasına kaydı yapılmıştır.

1 SMM, 1 kooperatif uzmanı bilirkişiden oluşacak heyete dosyanın tevdii ile istinaf ilamında işaret olunan hususlar nazara alınarak bilirkişi raporu tanzimine karar verilmiş olup, Bilirkişi Kooperatif Uzmanı ... ve SMMM ....'nun 26/01/2025 tarihli kök raporunda özetle.

Davacıya üyeliği gereği tahsis edilen taşınmazın, B girişi 2 nolu 120 m2 lik daire olduğunu, genel kurul karar içeriklerinde üyelere tahsis edilen dairelerin kura çekme yöntemiyle yapıldığına dair bir karara rastlanmadığını, üyelere bağımsız bölümlerin üyeliğe ilk girişte seçme yoluyla yönetim kurul kararı ile tahsis yapıldığı ve kooperatifte uygulamanın bu şekilde benimsendiğini, davacının 1163 sayılı kanun ve ana sözleşmeye uygun olarak ihraç kararı alınıp tebliğ edilmediği halde 23.02.2013 tarihinde alınan genel kurul kararı ile davacıya tahsis ve teslim edilen taşınmazın 3. Kişiye 160.000-TL bedel üzerinde satılmasına karar alındığını,

davalı kooperatif 15.02.2015 ve 24.02.2019 tarihinde yapılan genel kurullarında davacıyı (dairenin satılması nedeniyle ) hazirun cetvelinde ortak göstermediğini, dairenin satış yoluyla maliki bulunan ... in ise kooperatife ortak olarak kayıt edildiğini, davalı kooperatifin, davacı ...'e Beyoğlu...

Noterliğinden 07.10.2011 tarih ... ve ... yevmiye no ile keşide ettiği 1. ihtarnamede “ davacı ...'in davalı kooperatiften konut almak üzere üye kaydedildiği ve üyeliği gereğince B Blok 2 nolu dairenin sahibi olduğunu, ancak bu üyenin zamanında ödemelerini kooperatife yapmaması nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 30.03.2011 tarihi itibari ile ödemediği 2004-2005 yılına ait 3.300.000-TL, 2005-2006 yılına ait 2.400.000TL, 2007 yılına ait 2.600.000TL,

2010-2011 yılına ait 2.825.000TL olmak üzere toplam 11.125.000TL aidat borçları ve kooperatif genel kurullarında alınan kararlar uyarınca ödenmeyen aidatlara ilişkin olarak aylık %6 gecikme faizi olan 30.172.33TL ile toplamda 41.297.33TL tutarındaki birikmiş borcun ihtarnamenin tebliğinden itibaren 10 gün içinde ödenmesi” istendiği dikkate alındığında davacının üyeliğin başlangıç tarihi olan 1997 yılından 2003 yılı dahil olmak üzere bu süreç içindeki tüm genel kurullarca kararlaştırılan ödemelerini yerine getirmiş olduğu nitekim bu husus kooperatif tarafından keşide edilen ihtarnameden,

bu tarih aralığındaki ödemelerin davacı yanca yapıldığının kooperatif tarafından da kabul edildiğinin değerlendirildiğini, davacının sunduğu 01.11.2005 başlangıç tarihli kiraya sözleşmesi üzerinde yapılan incelemede, davacı ...'in kiralayan sıfatı ile kiracı ...'a bitmiş oturulur konumdaki Tüm Çevre Kent Yapı Kooperatifindeki B girişi 2 nolu daireyi aylık 350TL kira karşılığı 2 yıl süre ile kiralamış olduğunu, kontratta yer alan kefillerin ise .... ile ... olduğunun görüldüğünü,

davalı kooperatifin ibraz edilen genel kurul tutanakları üzerinde yapılan incelemelerde ise kira sözleşmesinde kefil sıfatı ile ismi bulunan ...'ın davalı kooperatifin 2002,2003,2004,2005,2006,2007 tarihinde yetkili yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığı genel kurul kararları ve yönetim kurul karar defter kayıtlarından tespit edildiğini, davacının kendisine tahsis edilen taşınmazı ...'a kiraya vermesi neticesinde elde edilen kira bedellerinin kooperatif aidat ödemelerine yönelik kooperatif hesabına yapıldığı iddia edilmiş olup, ibraz edilen kira sözleşmesindeki kefilin de kooperatif yönetim kurul başkanı ... olduğunu,

kira sözleşmesinde kefil sıfatı ile ismi bulunan ...'ın davalı kooperatifin 2002,2003,2004,2005,2006,2007 hesap yılında yetkili yönetim kurulu üyesi olarak da görev de yaptığı tespit edilmekte ise de kira bedellerinin aidat bedellerine mahsuben davacı adına kooperatife yapılıp yapılmadığının mevcut dosya kapsamı ile tespit edilemediğini, davacıya üyeliği gereği tahsis ve teslim edilen B girişi 2 nolu daireye yönelik tanzim edilen kira kontratında kefil sıfatı ile ismi bulunan ...'ın davalı kooperatifin 2002,

2003,2004,2005,2006,2007 tarihinde görev yapan yetkili yönetim kurulu üyesi/başkanı olduğu ve davacı ...'in ibraz ettiği 13.03.2007 tarih ....

Bankası döviz havale fotokopisine göre kooperatif yönetim kurulu başkanı olan alıcı .... adına 1.500.Euronun havale edildiği görülmekte olup, anılan bu ödemenin kooperatife yapılmış olarak kabul edilip edilemeyeceği hususunun Mahkemenin takdirinde olduğunu, mahkemece eksik ödeme yapıldığının kabulü halinde; davalı kooperatifin 2004 yılında tasfiye işlemlerine başladığı dikkate alınarak ve kooperatifin Beyoğlu ....

Noterliğinden 07.10.2011 tarih ... ve ... yevmiye no ile keşide ettiği ihtarnamede davacıdan 30.03.2011 tarihi itibari ile ödemediği ileri sürülen 2004-2005 yılına ait 3.300.000TL, 2005-2006 yılına ait 2.400.000TL, 2007 yılına ait 2.600.000TL, 2010-2011 yılına ait 2.825.000TL olmak üzere toplam sadece 11.125.000TL'lik aidat borcunun tahsil edilmesinin istemesi karşısında davacının üyeliği başlangıcı olan 1997 tarihinden 2003 yılı sonuna kadar genel kurulca kararlaştırılan tüm ödemelerini yapmış olduğu ancak 2004 yılından sonraki ihtarnameye konu ödemelerin yapılmadığına, diğer bir ifade ile eksik ödeme yapmış olduğunun kabulü halinde,

gelen tapu kaydı ve genel kurul kararlarından anlaşıldığı üzere davacıya isabet eden dairenin de satıldığı ve davacıya verilecek başka bir bağımsız bölüm olmadığı da anlaşıldığından, davacının terditli talebi olan davalı kooperatiften tazminat bedelinin tahsilini talep edebileceği değerlendirilmiş, ancak davacının talep edebileceği tazminat bedelinin Yargıtay'ın yerleşik kararlarına konu formüle göre hesap edilebilmesi için davalı kooperatife ödemelerin tamamını yapan diğer 120 m2 lik daireye yönelik bir kooperatif üyesinin toplamda ne miktarda ödeme yaptığının tespit edilmesi gerektiğini,

mevcut dosya kapsamı ve genel kurul kararlarınca toplam ödeme miktarı tespit edilemediğinden hesaplamanın yapılamadığını, nihai takdir ve değerlendirmenin mahkemeye ait olduğunu, mahkemece ödemelerin tamamının yapıldığının kabulü halinde;

mahkemece davacı yanın ihtarnameye konu edilen ve 2004 tarihi itibaren ödenmediği ileri sürülen aidat ödemelerinin, kira bedellerinden karşılandığı ve kira sözleşmesinde kefil sıfatı bulunan kooperatif yönetim kurulu başkanı ... adına ayrıca gönderildiği ileri sürülen 1.500 Euroluk ödemenin kooperatif aidat borcuna karşılık yapıldığının Mahkemece kabul edilmesi sonucu, ödemelerin tamamının davacı yanca yapıldığının Mahkemece kabulü halinde, davacının gelen tapu kaydı ve genel kurul kararlarından anlaşıldığı üzere davacıya isabet eden dairenin de satıldığı ve davacıya verilecek başka bir bağımsız bölüm olmadığı da anlaşıldığından,

davacının terditli talebi olan tazminat bedelinin tahsilini talep edebileceğini, talep edeceği tazminat tutarının ise taşınmaz değerinin tamamı olacağı değerlendirilmiş ise nihai takdir ve değerlendirmenin mahkemeye ait olduğunu bildirmişlerdir.

Dosyanın taraf itirazları irdelenmek suretiyle ek rapor tanzimine karar verilmiş olup, Bilirkişi Kooperatif Uzmanı ... ve SMMM ....'nun 15/08/2025 tarihli ek raporunda özetle. Tarafların kök rapora yönelik beyan ve itirazları kapsamında yeniden yapılan inceleme sonucunda; bilirkişi kök raporda açıklanan görüş ve kanaatinde bir değişikliğin olmadığını, mahkemece ödemelerin tamamının davacı yanca yapıldığının kabulü halinde;

mahkemece davacı yanın ihtarnameye konu edilen ve 2004 tarihinden itibaren ödenmediği ileri sürülen aidat ödemelerinin, kira bedellerinden karşılandığı ve kira sözleşmesinde kefil sıfatı bulunan kooperatif yönetim kurulu başkanı ... adına ayrıca kooperatif ödemeleri için gönderildiği ileri sürülen 1.500 Euroluk ödemenin kooperatif aidat borcuna karşılık kooperatifin bilgisi dahilinde yapıldığının mahkemece de kabulü halinde;

dosyaya gelen tapu kaydı ve genel kurul kararlarından tespit edildiği üzere davacıya isabet eden ve davacının kira sözleşmesiyle kullanımında bulunan dairenin 1163 sayılı kanun ve ana sözleşme hükümlerine aykırı şekilde satıldığını, davacıya verilecek başka bir bağımsız bölüm olmadığından, davacının terditli talebi olan tazminat bedelinin tahsilini davalı kooperatiften talep edebileceğini, davacının talep edeceği tazminat tutarının ise dava tarihindeki taşınmaz değerinin tamamı olacağı değerlendirilmiş olup nihai takdir ve değerlendirmenin mahkemeye ait olduğunu bildirmişlerdir.

Dava, kooperatif üyeliğinin tespiti, tapu iptal tescil, olmadığı taktirde dairenin güncel bedelinin tahsili istemine ilişkindir.

1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 27. Maddesi "Ortakların yüklendikleri paylar için ödeyebilecekleri para tutarını ana sözleşme belirtir. Kooperatif, sermaye yüklemlerinde borçlu veya sair ödemelerle yükümlü bulunan ortaklarından elden yazılı olarak veya taahhütlü mektupla, bu husus mümkün olmazsa ilanla ve münasip bir süre belirterek yükümlerini yerine getirmelerini ister.

İlk isteğe uymayan ve ikinci istemeden sonra da bir ay içinde yükümlerini yerine getirmeyenlerin ortaklığı kendiliğinden düşer. Ortaklığın düşmesi alakalının, ana sözleşme veya diğer suretlerle doğmuş borçlarının yok olmasını gerektirmez" şeklinde düzenlenmiştir.

Bu hükümle, parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen kooperatif üyelerinin ihracı prosedürü düzenlenmiş olup, öncelikle, aidat borcunun ödenmesi için üyeye iki ihtarın gönderilip gönderilmediği ve bu ihtarların usulüne uygun olarak tebliğ edilip edilmediği, ilk ihtarnamenin ödemesi 30 gün geciktirilmiş borcu içerip içermediği, böyle bir borcun ödenmesi için birinci ihtarda 10 gün, ikinci ihtarda 1 aylık sürenin verilip verilmediği, bu süre içerisinde ödememe halinde müeyyidenin ne olduğunun ve ödenmesi istenen borcun miktarının ve neye ilişkin olduğunun açık ve anlaşılır olarak belirtilip belirtilmediği tespit edilmelidir.

Ortağa gönderilecek her iki ihtarda da ortağın ödemesi gereken anaparanın ve varsa işlemiş faizinin açıkça gösterilmesi, diğer anlatımla borcun ne kadarının anapara toplamı, ne kadarının işlemiş temerrüt faizi toplamı olduğunun anlaşılabilmesi gerekli ve yeterlidir.

Davacının, kooperatifin ortağı olarak, kooperatifin en yetkili organı olan genel kurulca kararlaştırılan ve kesinleşen aidat ve temerrüt faizi oranını genel kurula katılsın ya da katılmasın bilmesi gerektiğine, tüm ortakları ilgilendiren bu tür genel kurul kararının tebliği gerekmediğine, aidat borcu toplamı ile bunun faizi toplamı ortak tarafından hesap edilebilir ve belirlenebilir olduğuna göre bu toplamların hangi aylara ilişkin aidat ve işlemiş temerrüt faizi borcu olduğunun ayrıca belirtilmesi zorunlu değildir.

Tüm bu aşamalarda bir eksiklik bulunmaması halinde ihtarlarda istenen borcun gerçek borç olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir (Yargıtay 23.HD'nin 2014/3560 esas 2014/7852 karar 04/12/2014 tarihli karar, Yargıtay 23.HD'nin 2016/6548 esas 2019/226 karar).

Mahkememizce alınan ve itibar olunan bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, davacının ibraz edilen hazirun cetveli ve genel kurul tutanaklarına göre kooperatif üyesi olduğu, davacı hakkında ihraç kararı alınmış ise de, ihraç kararının usulüne uygun şekilde davacıya tebliğ edilmediği, bu hususun esasen cevap dilekçesiyle de kabul edildiği, bu haliyle usulüne uygun ihraç işleminden bahsedilemeyeceğinden davacının kooperatif üyesi olduğunun tespitine karar verilmiştir.

Davacı tarafça tapu iptal tescil, olmadığı taktirde değerinin tahsili talep edilmiş olup ;bütün yapı kooperatiflerinin amacı ortaklarını işyeri veya konut sahibi yapmaktır. Başka bir anlatımla kişiler yapı kooperatifine kooperatifin türüne göre işyeri, ya da konut edinmek amacıyla ortak olurlar. Bu nedenle ortaklık hakkı belirli bir süre sonra mülkiyet hakkını doğurmaktadır.

Genel hükümlere göre taşınmazlarda mülkiyet resmî şekilde yapılacak bir işlemle sağlandığı halde, yapı kooperatiflerinde bu kural istisna teşkil etmektedir.

Yani kişiler taşınmaz mal alımında işlemini tapudan veya noterden yaptırmak zorunda oldukları halde, yapı kooperatiflerinde resmî şekil şartı aranmamaktadır.Kooperatife ortak olmakla kooperatif bu ortağı KK’nun 2. maddesine göre kooperatifin kuruluş amacı olan taşınmazı anasözleşme hükümleri çerçevesinde vermeyi taahhüt etmektedir. Yapı kooperatiflerinde ortaklık ilişkisi belirli bir süreden sonra mülkiyet ilişkisini doğurmaktadır.

Şöyle ki, kooperatifin kuruluşunda ortakların her ne kadar bir taşınmaz edinme amacıyla ortak olması söz konusu ise de, bu taşınmazın tapuda ortak adına ferdileşmesine kadar geçen süreçte ortaklık hakkı aynı zamanda mülkiyet hakkını içermiş olmakla birlikte bu ortaklık herhangi bir taşınmazı ifade etmediğinden sadece ortaklık ilişkisi olarak işlem görmekte ve kayıtları kooperatifçe yürütülmektedir.

Ancak, kooperatifin amacı olan konutların ferdileştirilmesinden sonra ortaklık hakkı ve mülkiyet hakkı birbirinden ayrılmaktadır. Kooperatifte ferdi ilişkiye geçilmiş ve ortaklar da tapunun verilmesini istemiş ise, borcun tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Kooperatif üyelerinin konutun veya işyerinin maliyet bedelini genel kurul kararları doğrultusunda ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır.

Parasal yükümlülük, kooperatife karşı her türlü akçeli yükümlülüğü ifade etmektedir. Kooperatif tarafından yapılan konutların ortaklar adına tapuya tesciline karar verilebilmesi için, kooperatifte ferdileşmeye geçilmesi ve kooperatifin ferdileştirmeyi sağlamaması, ayrıca ortağın kooperatife bir borcunun bulunmaması gerekmektedir.

Somut olayda, davacının üyeliği gereğince kendisine dairenin tahsil ve teslimi yapılmış, daire kiralanmak suretiyle davacı tarafından fiilen kullanılmaya başlanmış, akabinde davalı kooperatif tarafından dava dışı ...... eli yükümlüklerini yerine getirdiğini ispatlayamamıştır.

Bununla birlikte ticari defterleri ve kayıtları tutmakla, ortaklara ait bilgileri bulundurmakla ve saklamakla yükümlü kooperatifin bu sorumluluğu yerine getirmemiş olmasının üyeler aleyhine değerlendirilmemesi gerekir. Zira uzun yıllara yayılan üyelik ve ortaklık ilişkisinin gerektirdiği tüm resmi işlemlere ilişki kayıtların tutulmasının ve saklanmasının üyelerden beklenemeyeceği açıktır.

(İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, 17.Hukuk Dairesi, 24/01/2018 tarih, 2017/1397 Esas, 2018/109 karar sayılı ilamı) Mahkememizce 11/04/2018 ve 13/02/2019 tarihli celselerde, kooperatif kayıtları ile davacı dışında kendisine konut tahsisi yapılan diğer üyeler tarafından yapılan ödeme belgelerini ibraz etmek üzere kesin süre verilmiş, sunulan belgelerin bilirkişi tarafından incelenmesinde diğer ortakların ödemelerine ait makbuzların bulunmadığı veya bu üyelerin de ödemelerini zamanında ve tam olarak yapmadıklarının,

yine davacı ile aynı konumda olup eksik ödemesi bulunan diğer ortaklara tapu tahsisinin yapılmış olduğunun genel kurul kararıyla tevsik edildiği tespit edilmiştir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 23. maddesinde karşılığını bulan eşitlik ilkesi gereğince, kooperatif ortakları hak ve yükümlülüklerde eşit olup, kooperatif aynı durumdaki ortaklarına eşit işlem yapmak zorundadır.

Bu sebeplerle dava konusu dairenin davacı adına tahsisli olduğu ve akçeli yükümlülüklerini yerine getirdiği kabul edilmiştir. Zira davalı tarafça sadece davacıya ait ödeme belgeleri değil, kendilerine tapu tahsis edilmiş diğer ortaklar tarafından yapıldığı iddia edilen ödeme belgeleri de sunulamamıştır.

Dava konusu bağımsız bölüm dava dışı 3.kişiye satılmış olup, bu kişiye karşı açılmış bir dava bulunmadığından tapu iptal tescil talebi yerine terditli tazminat talebi incelenmiştir.

Mahkememizce ödemelerin tamamının yapıldığının kabul edildiği, bununla birlikte tahsisi mümkün daire bulunmadığı gözetilerek 350.000,00-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜ M

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

AÇILAN DAVANIN KABULÜNE,

1-Davacının davalı kooperatif üyesi olduğunun TESPİTİNE,

2-Davacıya tahsisi mümkün daire bulunmadığı tespit edilmiş olmakla 350.000,00-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

3-Alınması gereken 23.908,50-TL harçtan, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.707,75-TL ile ıslah harcı 4.269,37-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 17.931,38-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir KAYDINA,

4-Dava ilk açılış harç gideri 6.004,82-TL ve davetiye, müzekkere ve bilirkişi gideri 23.852,40-TL olmak üzere toplam 29.857,22-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca 56.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

6-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine İADESİNE,

7-Davalı tarafından sarf edilen yargılama giderinin üzerinde BIRAKILMASINA,

8-Karar kesinleştiğinde Mahkememiz kasasında muhafaza edilen evrak asıllarının ilgilisine İADESİNE,

SONUÇ / HÜKÜM

Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup, anlatıldı.

26/11/2025 Başkan ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Katip ... · ¸e-imzalıdır

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/1110, K. 2025/1117, 26 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  4. Hükü M
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/1110
Karar No
2025/1117
Tarih
26 Kasım 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2023/1110 K.2025/1644
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi E.2023/1110 K.2025/1116
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi E.2023/1111 K.2025/1164
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2023/1115 K.2025/1635
  • Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/1116 K.2025/993
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2023/1117 K.2025/1602

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.