KÜNYE
T.C. Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Mart 2024
- Esas no
- 2023/1236 Esas
- Karar no
- 2024/260
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 22/12/2023
- Kararın yazıldığı tarih
- 20/03/2024
Karar Metni
877 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle. Davalı borçlu adına Bakırköy .... İcra müdürlüğünde ...
Esas sayılı dosya ile bakiye fatura alacağı için ilamsız icra takibi başlatılmış olduğunu borçlu tarafından 14.11.2023 tarihinde itiraz edildiğini ve icra takibinin durdurulduğunu, davalı tarafından borçlu olmadığına yönelik itirazın haksız ve kötü niyetli olmakla birlikte işbu davanın açılması gereği hasıl olduğunu, davacı ile davalı arasında eser sözleşmesi anlaşmasının yapıldığını, anlaşma gereğince davacı yüklenici tarafından işveren davalıya ait İstanbul'da bulunan şantiyede montaj işlerinin yapılması ve projelendirilmesinin kararlaştırıldığını, sözleşme konusu işin yapımı ile birlikte ek işler çıktığını ve bu işlerinde tamamlandığını,
tarafların kabulünde olan ek işlerin bitimine müteakip faturaların kesildiğini, davacı tarafın sözleşmedeki tüm gereklilikleri yerinde getirdiğini, kesilen faturalar toplamının 2.168.395,99 TL olduğunu, davalı tarafından 1.500.000,00 TL ödeme yapıldığını, bakiye 668.395,99 TL alacağın bulunduğunu beyanla açılan davanın kabulü ile davalının yerinde olmayan itirazlarının kaldırılarak takibin devamını, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle.
Davacı taraf ile müvekkili arasında 19.10.2022 tarihinde "inşaat ve yapı işlerine ilişkin eser sözleşmesinin" 8. Maddesi taraflar arasında olabilecek herhangi bir anlaşmazlık ve uyuşmazlık halinde İstanbul mahkemelerinin yetkili kılındığını, "taraflar arasında olabilecek herhangi bir anlaşmazlık ve uyuşmazlık halinde İstanbul Mahkemeleri yetkili kılınmıştır." ibareleri ile yetki bakımından belirleme yapıldığını, ilgili sözleşme gereği yetkili mahkemenin İstanbul mahkemeleri olduğunu, Bakırköy mahkemelerinde açılan davanın usulden reddinin gerektiğini,
müvekkili şirket tarafından sözleşme bedeli olan 1250,00 TL + KDV'nin ödendiğini açıkça ikrar ettiklerini beyanla açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, eser sözleşmesine dayalı alacağın tahsili amacı ile başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK'nun 6. maddesi gereğince bir davada genel yetkili mahkeme, davalının yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesidir. Aynı Kanunun 10. maddesinde sözleşmeden doğan davalar için, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinin de yetkili olduğu belirtilmiştir ki bu da özel yetkiye ilişkin bir düzenlemedir. Ayrıca BK'nın 73. (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 89.) maddesi uyarınca para alacağına ilişkin davalarda aksi kararlaştırılmadıkça para borcu alacaklının yerleşim yerinde ödenmesi gerektiğinden alacaklının bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir. Dolayısıyla dava, davacının seçimine göre, hem genel ve hem de özel yetkili mahkemede açılabilir.
Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman seçme hakkı davalılara geçer.
6100 sayılı HMK'nun 17. maddesinde "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır." düzenlenmesine yer verilmiştir. Kesin yetki durumunda yetki sözleşmesi yapılamaz. Nitekim HMK'nın 18.maddesinde açıkça; "Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri konular ile kesin yetki hallerinde yetki sözleşmesi yapılamaz." hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık; davalı tarafın cevap dilekçesi ekinde sunmuş olduğu, davacı şirketin kaşe ve imzasını taşıyan eser sözleşmesi kapsamında davacı tarafın davalı taraftan alacağının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Davalı taraf cevap dilekçesi ile birlikte yetki ilk itirazında bulunmuş, ekinde yer alan ve davacı tarafın imzasını taşıyan sözleşmede uyuşmazlıkların çözümünde İstanbul Mahkemeleri'nin kararlaştırıldığını beyan etmiş, belirtilen sözleşme davacı tarafça inkar edilmemiş olup incelenmesinde de davacı şirketin kaşesinin yer aldığı görülmüştür.
Buna göre Mahkememizce yapılan değerlendirmede; davanın ve dava konusu alacağa dayanak olan sözleşmenin taraflarının ticari şirket olmaları nedeniyle tüzel kişi tacir sıfatına haiz oldukları, 6100 sayılı HMK'nun 17. Maddesinde tacirler arasında yetki sözleşmesinin düzenlenmesine cevaz verildiği, her iki taraf da tacir olduğundan yetki sözleşmesinin geçerli olduğu, somut uyuşmazlığın sözleşmeden kaynaklanması nedeniyle kesin yetki halinin mevcut olmadığı görülmektedir.
Bu doğrultuda davacı tarafından iş bu davanın yalnızca yetki sözleşmesinde kararlaştırılan görevli ve yetkili İstanbul Ticaret Mahkemelerinde açılabileceği kanaatine varılarak, davaya bakmaya mahkememiz yetkili olmadığından HMK 114/1-ç ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/1236, K. 2024/260, 19 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama