KÜNYE
T.C. Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2023
- Esas no
- 2023/237
- Karar no
- 2023/1032
- Dava
- Tapu İptali Ve Tescil (İnanç Sözleşmesi Hukuksal Nedenine Dayalı
- Dava tarihi
- 10/06/2020
- Kararın yazıldığı tarih
- 19/10/2023
Karar Metni
1.708 kelime·9 dk okuma·1 bölüm
DAVA. Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle;Davacı şirketin kumaş alım-satım işi ticareti yaptığını, sattığı kumaşların tek ve tedarikçi firmasının davalı ... San. Tic.
A.Ş. olduğunu, davacı şifketin toptan satın aldığı bu kumaşları İstanbul'daki ticari piyasaya satmakta olduğunu, davalı şirketin, 2019 yılı başlarından itibaren taahhüt ettiği ve yıllardır tedarik ettiği kumaşı, istenilen miktarda vermediğini, ödemelerin tamamını peşin istediğini, yıllarca yerleşmiş ticari teamül ve ilişkilere riayet etmemeye başladığını, davacı şirketin istediği kumaş miktarını vermek için, davacıdan gayrimenkul teminatı istemeye başladığını, davacının ise kendi ticari piyasasının taleplerini karşılayabilmek için ve ayrıca davalı şirket ile uzun yıllara dayanan ticari güvene dayanarak, davalı tarafından talep ettiği;
a) ... ili, ... ilçesi ... Mah. ... mevkiinde kain, ... Pafta, ... Ada, ... parsel ve 757,19 m2 yüz ölçümlü, ...arsa paylı, ... kattaki ... nolu bağımsız bölümü, Emlak Beyan değeri olan 3.135.000 TL bedel ile, b) Aynı Ada, Pafta ve Parsel üzerindeki ... arsa paylı çatı katındaki ....
Kattaki ... nolu no.lu bağımsız bölümü Emlak beyan değeri olan 1.330.000 TL bedeli ile, c) Gene aynı ada, Pafta ve Parsel üzerindeki ... arsa paylı çatı katındaki ... nolu bağımsız bölümü emlak beyan değeri olan 1.330.000 TL bedel üzerinden 04.04.2019 tarihinde davalı şirket üzerine yaptığı ve yapacağı ticari alış verişin teminatı olarak ve bir bedel almadan bedelsiz olarak bu üç taşınmazı davalı şirketin üzerine devir ettiğini, davalı şirketin, bu taşınmazları hiçbir bedel ödemeden ve yapılacak ticari alım satıma teminat olarak devir aldıktan sonra,
kötü niyetli olarak önceleri ticari ilişkide kısıntıya gittiğini ve sonrasında ise kumaş tedarik işini tamamen kestiğini, bu durum karşısında davacı şirketin doğal olarak, bedel almadan ve teminat olarak davalı şirkete devir verdiği bu taşınmazların tarafına iadesini talep etmiş ise de bu talebinin de karşılık bulmadığını, davalı şirketin kötü niyetli ve sebepsiz zenginleşme sonucunu doğuran bu eylemi karşısında zorunlu olarak ve dava şartı olan arabulucuk kurumuna 06.01.2020 tarihinde başvurduğunu, dava şartı olan arabuluculuk makamından uzlaşma sağlanamadığı için zorunlu olarak dava yoluna gittiğini, Neticeten;
öncelikle yukarıda 2 maddenin a, b, c bentlerinde tapu kayıtları sunulan üç taşınmazın tapu kayıtlarının iptali ile davacı şirket adına tapuya tesciline, tapu iptal ve tescil mümkün olmadığı taktirde, her üç taşınmazı keşif sonucu belirlenecek değerlerinin ticari faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacı şirkete verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalı şirkete yükletilmesini, karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle. Davaya konu taşınmazların teminat olarak değil, tapuda gösterilen bedel üzerinden müvekkile satıldığını, üstelik müvekkilin bu taşınmazlar üzerinde mevcut ve |davacı şirketin borcu için ...
A.Ş. tarafından tesis edilen ipoteği de kabul etmiş olduğunu, banka borçlarını da ödediğini, bu hususun ... şubesine sorulması ile de sabit olduğunu, Davacının bu hususun müvekkil şirket aleyhine gönderdiği ihtara cevaben keşide edilen Adana ... Noterliğin 21.11.2019tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarı ile de açık olduğunu, keza, ipotek alacaklısı ...
A.Ş. ...besi tarafından müvekkil şirket aleyhine gönderilen 14.01.2020 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarı ve bu ihtara cevaben keşide edilen ... tarih ... yevmiye sayılı ihtarı ile de davacının dava konusu taşınmazların teminat olarak devredildiğine dair iddiasının bir dayanak olmadığını, davacı şirketin halen müvekkil şirketten aldığı malların bedelini bile ödemediğini, Müyekkil şirket ile davacı şirket arasında uzun yıllara dayanan ticari ilişki olduğunu, Müvekkil şirket yetkililerinin fedakârlığı ile devam etmiş olan bu ticari ilişki kapsamında davacının halen müvekkil şirkete olan ve oldukça yüksek tutarı bulan borçlarını da ödemediğini,
davacının, davaya konu ettiği taşınmazları 12.06.2019 tarihli kira sözleşmesi ile kullandığını, kira bedelini ödemediğinden aleyhine Bakırköy ... İcra Dairesinin ...
Esas sayılı dosyasından takip de açıldığını, dosyanın celbi ve tetkikinde durum açık olduğunu, bu nedenle de davacının soyut iddialarının dinlenmesi mümkün olmadığını, davacının dava dilekçesi ile, dava konusu ettiği taşınmazların tapuda gösterilen emlak değerlerinin 3.135.000 TL * 1.330.000,00 TL* 1(330.000,00 TL bedel olduğu bilgisine bizzat dilekçesinde yer verdiğini, davacının, dava konusu taşınmazların emlak beyan değerlerimi bildiğini, buna ağmen dava değerini 10.000,00 TL olarak gösterdiğini ve ihtiyati tedbir talep ttiğini, mahkemece bu dava değeri üzerinden %15 teminatla ihtiyati tedbir talebinin kabul edildiğini,
tek taraflı davacı talebine dayandırılarak verilen bu kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, Neticeten; davaya cevapların kabulü ile öncelikle ihtiyati tedbir kararına itirazların kabulü ile ihtiyatı tedbir kararının kaldırılmasına, aksi taktirde ve şimdilik dava konusu taşınmazların değeri keşfen belirleninceye kadar davacının tapuda gösterilen değer olan 5.798.000 TL üzerinden eksik harcı ve teminatı tamamlanmasına, davacı tarafından usul ve kanuna aykırı olarak ikame edilen haksız davanın reddine, ücret ve masraflarının da davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davanın teminat olarak davalı tarafa devredildiği iddia olunan taşınmazların tapu iptali ve tescili, mümkün olmaması halinde taşınmaz değerlerinin davacı şirkete ödenmesine ilişkin olduğu anlaşıldı. BAM kaldırma kararı uyarınca dava konusu taşınmazların harca esas değerinin tespiti için keşif ve bilirkişi raporu tanziminine karar verilmiştir.
Gayrimenkul Değerleme Uzmanı ... Geomatik Mühendisi ... ve İnşaat Yüksek Mühendisi ... tarafından düzenlenen raporda; ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii ... ada ... parsel 757,19 m2 yüzölçümlü “...” nitelikli “Kat mülkiyeti ve kat irtifakı kurulu” taşınmazda; ... arsa paylı (...) Kat ... Nolu bağımsız bölüm dubleks işyeri, ... arsa paylı ....Kat ... Nolu bağımsız bölüm, ... arsa paylı Çatı Kat ...
Nolu bağımsız bölüm, 3 adet bağımsız bölüm taşınmaz satış sebebiyle ... tarih ve ... yev. ile ... San. Ve Tic. A.Ş. adına kayıtlı olduğunu, dava konusu ... İli, ... İlçesi, ....aniye Mahallesi, ... Mevkii ... ada ... parsel 757,19 m2 yüzölçümlü “...” nitelikli “Kat mülkiyeti ve kat irtifakı kurulu” taşınmazın. Dava tarihi (10.06.2020) itibariyle; ... arsa paylı (1.Kat+Zemin Kat) ... Nolu bağımsız bölüm dubleks işyerinin değeri: 10.295.000,00TL, ... arsa paylı .... Kat ....
Nolu bağımsız bölüm işyerinin değeri: 4.260.000,00TL, ... arsa paylı ... Kat ... Nolu bağımsız bölüm işyerinin değeri: 3.480.000,00TL, Devir tarihi (04.04.2019) itibariyle; ... arsa paylı (1.Kat+Zemin Kat) ... Nolu bağımsız bölüm dubleks işyerinin değeri: 9.443.000,00TL, ... arsa paylı .... Kat .. Nolu bağımsız bölüm işyerinin değeri: 3.905.000,00TL, ...arsa paylı .... Kat ...
Nolu bağımsız bölüm işyerinin değeri: 3.190.000,00TL olabileceği hesap ve takdir edildiğini, projesi ve yapı kullanma belgelerinde görünmeyen sonradan ilave olarak yapılan 250,00 m2 alanlı ofis amaçlı kullanılan çatı arası piyesinin değeri: dava tarihi (10.06.2020) itibariyle değeri: 1.125.000,00TL devir tarihi (04.04.2019) itibariyle değeri:1.000.000,00TL olabileceği hesap ve takdir edildiğini bildirmiştir.
Dava, mahiyeti itibariyle inanç sözleşmesi hukuksal nedenine dayalı tapu iptali tescil, olmadığı taktirde bedel istemine ilişkindir.
Bilindiği üzere, inanç sözleşmesi, inananla inanılan arasında yapılan, onların hak ve borçlarını belirleyen, inançlı muamelenin sona erme sebeplerini ve devredilen hakkın, inanılan tarafından inanana geri verme (iade) şartlarını içeren borçlandırıcı bir muameledir. Bu sözleşme, taraflarının hak ve borçlarını kapsayan bağımsız bir akit olup, alacak ve mülkiyetin naklinin hukuki sebebini teşkil eder.
Taraflar böyle bir sözleşme ve buna bağlı işlemle genellikle, teminat teşkil etmek ve iade edilmek üzere, mal varlığına dahil bir şey veya hakkı, aynı amacı güden olağan hukuki muamelelerden daha güçlü bir hukuki durum yaratarak, inanılana inançlı olarak kazandırmak için başvururlar.
Diğer bir anlatımla, bu işlemle borçlu, alacaklısına malını rehin edecek, yani yalnızca sınırlı ayni bir hak tanıyacak yerde, malının mülkiyetini geçirerek rehin hakkından daha güçlü, daha ileri giden bir hak tanır.
Sözleşmenin ve buna bağlı temlikin, değinilen bu özellikleri nedeniyle, taşınmazı inanç sözleşmesi ile satan kimsenin artık sadece, ödünç almış olduğu parayı geri vererek taşınmazını kendisine temlik edilmesini istemek yolunda bir alacak hakkı; taşınmazı, inanç sözleşmesi ile alan kimsenin de borcun ödenmesi gününe kadar taşınmazı başkasına satmamak ve borç ödenince de geri vermek yolunda yalnızca bir borcu kalmıştır.
İnanç sözleşmeleri, tarafların karşılıklı iradelerine uygun bulunduğu için, onlara karşılıklı borç yükleyen ve alacak hakkı veren geçerli sözleşmelerdir. Anılan sözleşmelerde, taraflar, sözleşmenin kendilerine yüklediği hak ve borçları belirlerken, inançlı işlemin sona erme sebeplerini; devredilen hakkın inanılan tarafından inanana iade şartlarını, bu arada tabii ki süresini de belirleyebilirler. Bunun dışında, akde aykırı davranışın yaptırımına da sözleşmelerinde yer verebilirler. Buna dair akit hükümleri de TBK'nın 26 ve 27. maddelerine aykırılık teşkil etmediği sürece geçerli sayılır.
Uygulamada mesele,... tarihli ve ... sayılı İçtihadı Birleştirme kararı ile ilişkilendirilip, bu karar dayanak yapılmak suretiyle çözüme gidilmektedir. İnanç sözleşmesi olarak adlandırılan belgenin sözleşmeye taraf olanların veya inanılanın imzasını içermesi gereklidir. Bunun dışındaki bir kabul, hem İçtihadı Birleştirme kararının kapsamının genişletilmesi, hemde taşınmazların tapu dışı satışlarına olanak sağlamak anlamını taşıyacağından kendine özgü bu sözleşmelerle bağdaştırılamaz.
... tarihli ... sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, inançlı işleme dayalı iddianın, şekle bağlı olmayan yazılı delille kanıtlanması gerekeceği kuşkusuzdur. Şayet, ispat külfeti kendisinde olan tarafın yazılı bir belgesi yok ise ancak taraflar arasında gerçekleştirilen mektup, banka dekontu, yazışmalar gibi birtakım belgeler var ise bunların delil başlangıcı sayılacağı ve iddianın her türlü delille kanıtlanmasının olanaklı hale geleceği sabittir. Şayet, delil başlangıcı sayılacak böylesi bir olgu da bulunmuyor ise iddia sahibinin son başvuracağı delilin karşı tarafa yemin teklif etme hakkı olduğu da şüphesizdir.
Somut uyuşmazlıkta davacı taraf, dava konusu taşınmazların teminat olarak davalı tarafa devredildiği iddiası ile tapu iptali ve tescil, mümkün olmadığı takdirde ödenen bedelin iadesini talep etmektedir. Davalı taraf ise, taşınmazların teminat olarak verilmediği, tapuda gösterilen bedel mukabilinde kendilerine devredildiği, işlemin satışa dayalı olduğu savunmasında bulunmaktadır.
Taşınmazlara ait tapu kayıtlarının incelenmesinde satışa dayalı olarak davacı şirket tarafından davalı şirkete devredildiği görülmüştür. Taşınmaz devri tapuda yapılan resmi senede dayanmakta olup aksi ancak aynı mahiyette yazılı delil ile ispatlanabilecektir. İspat yükü davacı taraf üzerindedir. Ne var ki taraf defterleri üzerinde yapılan inceleme ve dosya kapsamından taşınmazın teminat olarak verildiğine dair herhangi bir kayıt yer almamaktadır.
Yine ispat külfeti kendisinde olan tarafça iddiasını ispatlayacak delil ibraz edilememiştir. Öte yandan taraf defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi ile taşınmazların devredildiği tarih itibari ile davacı tarafın, davalı tarafa aralarında yer alan ticari ilişkiye dayalı borçlu olduğu ve taşınmazların tapuda gösterilen satış bedelinin davacı tarafın cari hesap borcundan düşüldüğü hususu da sabittir.
Davacı tarafın delilleri arasında yemin deliline de dayanılmadığı anlaşılmakla sübut bulmayan davanın reddine karar verilerek aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur.
Başkan ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Katip ... · ¸e-imzalıdır
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/237, K. 2023/1032, 18 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama