KÜNYE
T.C. Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2023
- Esas no
- 2023/584 Esas
- Karar no
- 2023/1259
- Dava
- Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 09/06/2023
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 25/12/2023
Karar Metni
1.284 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin yangın konurum sistemleri satmakta olduğunu, ürünler yurt dışından geldiği için de fiyat tekliflerinin EURO olarak verilmekte, faturaların da EURO olarak tanzim edilmekte olduğunu, yabancı para borcunda borçlunun, borçlandığı belli miktardaki yabancı para birimini, alım gücündeki değişikliklere bağlı olmaksızın ifa etmekle yükümlü olduğunu, bu nedenle yabancı para borcunda, borcun doğumu ile vade (temerrüt) tarihi arasında gerçekleşen kur değişikliklerinden doğan alım gücü farklılıkları nedeniyle; yabancı paranın TL karşısında değerinin artması durumunda borçlunun;
aksi ihtimalde ise alacaklı için ekonomik bir risk bulunmakta olduğunu, davaya konu ticarette, davalı ile açık hesap çalışlmakta, davalının ödemelerini TL olarak düzenlenen çeklerle ödemekte olduğunu, Türk lirası olarak yazılmış olan çekin keşide tarihindeki euro karşılığı hesaplanmakta ve o tarihteki Euro bedelinin alıcının borcundan düşülmekte olduğunu, davacı şirketin uygulamasının Borçlar Kanunu'nun 99ncu maddesine uygun olduğunu, davacının bu uygulamasının Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı’nın ödenecek KDV'nin nasıl hesaplanacağı ile ilgili tebliğine de uygun olduğunu,
davalı ile davacı aralarında açık hesap ile ticaret yapmakta, davacının ürün verdikçe fatura kesmekte, davalının ise kesilen faturaların bire bir karşılığını ödememekte, ara ödemeler yapmakta olduğunu, ekte sunmuş oldukları muavin defter özetinde, açık hesap borç ve ödemelerinin görülmekte olduğunu, davalı şirket tarafından keşide edilmiş çeklerin, keşide tarihlerinde tahsil edilmiş, o günkü merkez bankası kuruna göre tahsil edilen TL'ye karşılık gelen EURO miktarının davalı şirketin borcundan düşülmüş olup davalı şirketin bakiye borcunun 12.267,55 Euro olduğunu beyanla;
davanın kabulü ile 12.267,55 Euro'nun, dava şartı arabuluculuk tarihinden itibaren işleyecek Euro cinsinden dövize bankalarca verilen en yüksek faiz işletilerek davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı şirket üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ticari ilişkide ürün fiyatlarının Euro üzerinden tespit edilmekte, faturaların mali mevzuat uyarınca TL üzerinden tanzim edilmekte, TL üzerinden ifade edilen miktarın Euro karşılığının ise faturalara not olarak düşülmekte olduğunu, müvekkili şirketin ise davacı şirket lehine TL üzerinden keşide edilen çekler ile ödeme yapmakta olduğunu, davaya konu ticari ilişki kapsamında alınan mal/hizmet karşılığı müvekkili tarafından ödenmesi gereken bedelin eksiksiz ve vadesinde davacı firmaya ödenmiş olduğunu,
işbu hususun tarafların ticari defterleri ve ilgili kayıtlarının incelenmesi ile de ortaya çıkacak olduğunu, hal böyle iken müvekkilinden kur farkına binaen 12.267,55-Euro gibi fahiş bir miktarın talep edilmesinin mümkün olmadığını, kaldı ki;
aracının TL üzerinden keşide edilen çekle olduğu ticari ilişkide kur farkının talep edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, zira davacı ... işbu çeklerin yabancı para birimi üzerinden tanzim edilmesini talep edebileceği gibi çeklerin teslimi anında herhangi bir ihtirazi kayıt da koymamış olduğunu, müvekkili şirketin borcunu eksiksiz bir biçimde ifa etmiş olduğunu, Yargıtayın yerleşik içtihadı uyarınca çek vasıtası ile yapılan ödemelerde kur farkı talep edilemeyeceğini, davacı ...'ın dava dilekçesinde yabancı para borcunda,
borcun doğumu ile vade tarihi arasında gerçekleşen kur değişikliklerinden doğan alım gücü farklılıkları nedeniyle yabancı paranın değerinin artması durumunda borçlunun ekonomik riski bulunduğunu, dolayısıyla anılan riske katlanılması gerektiğini ifade etmiş olduğunu, sözleşmesel ilişki kapsamında işbu hususun ticari hayatın gerçeklerinden biri olduğuna şüphe bulunmadığını, davaya konu somut uyuşmazlıkta ise müvekkili şirketin taraflar arasındaki ticari ilişkiye binaen üstlendiği tüm ödemeleri vadesinde yerine getirmiş olduğunu,
dava kapsamında kur farkı bahsi ile talep edilen 12.267,55-Euro'dan müvekkili şirketin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, zira müvekkili şirketin borcunun TL üzerinden keşide edilen 2 adet çek vasıtası ile tahsil edilmiş olduğunu, işbu çeklerin, davacı ... da dosyaya sureti sunulduğu üzere, ...
Bankası A.Ş. ... çek seri numaralı 18.12.2021 keşide tarihli 75.000,00-TL bedelli ve ... çek seri numaralı 23.01.2022 keşide tarihli 150.000,00-TL bedelli çekler olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişkide ödemelerin çek yoluyla yapılması üzerinde ihtilaf bulunmamakta olup, çeklerin TL üzerinden keşide edilmesinin de tamamen taraf iradelerine uygun olduğunu, hal böyle iken çeklerin keşide tarihlerinde tahsil edildikleri, o günkü merkez bankası kuruna göre tahsil edilen TL'ye karşılık gelen Euro miktarının müvekkili şirketin borcundan düşüldüğü,
bakiye borcun bulunduğuna ilişkin iddianın taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, davacı ... 'ın salt kötü niyetle hareket etmekte, basiretli tacir davranışıyla bağdaşmayacak nitelikte beyanlarda bulunmakta, müvekkili şirketi açıkça sorumlu olmadığı bir borç altına sokmaya çalışmakta olduğunu, müvekkili şirketin süregelen ticari ilişki kapsamında davacı ... ödemeleri TL üzerinden alma gayesinde bulunduğunu kabul ile işbu çekler ile ödemelerini gerçekleştirmiş olduğunu, dava dilekçesinde zikredilen "ekonomik riske" bizzat davacı tarafından katlanılamaması neticesinde işbu davanın ikame edildiğini,
Yargıtayın güncel yerleşik içtihatlarında çek ile yapılan ödemelerde kur farkı talep edilemeyeceği hususunun açıkça belirtilmiş olduğunu beyanla; davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, alacak davası olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacı ile davalı şirketler arasındaki ticari ilişki çerçevesinde davacı tarafın kur farkı talep edebilip edemeyeceği, davalı tarafından davacı tarafa verilen çeklerin borç bakiyesini kapatıp kapatmadığı, davacı tarafın davalı taraftan alacaklı olup olmadığı, alacaklı olması halinde miktarı hususlarındadır.
Dava dilekçesi ekinde sunulan çek suretlerinin incelenmesinde davalı şirket tarafından davacı şirkte lehine düzenlenmiş olduğu, ilgili Bankaya yazılan müzekkere cevaplarının incelenmesinde de çek bedellerinin tahsil edişmiş olduğu görülmüştür.
Taraflar arasında ticari ilişkin bulunduğu, davacı tarafın davalı tarafa bu ticari ilişkin kapsamında bir kısım mallar teslim ediliği ve bedelinin çek ile ödendiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık çek ile yapılan ödemeye rağmen davacı tarafın kur farkına dayalı olarak alacak talebinde bulunabilip bulunmayacağı, davalı taraftan kur farkı talep edebilip edemeyeceği hususuna ilişkindir.
Dava, kur farkı alacağından kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki sözleşmede kararlaştırılan bedel yabancı para cinsinden olup, davacı alacağının tahsili için davalı tarafından verilen çekleri teslim almıştır. Çek bir ödeme vasıtası olup, döviz üzerinden düzenlenmesi mümkün olduğu gibi, bedel hanesi verildiği andaki döviz satış kuru üzerinden hesap edilerek de doldurulabilir. Buna rağmen, ödemeyi Türk Lirası üzerinden çek olarak kabul eden davacının bu aşamadan sonra kur farkı isteyemeyeceğinin kabulü gerekirken, mahkemece delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/4821 E. - 2021/65 K. )
Dava, cari hesap ve kur farkı alacağından kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir. Dosya içerisindeki bilirkişi raporu incelendiğinde kur farkına esas olan faturalara yönelik ödemelerin bir kısmının çek ile yapıldığı görülmektedir. Çek ile yapılan ödemelerde kur farkı istenemeyeceği Dairemizce istikrar kazanmış uygulamalardandır. Bu durumda mahkemece bilirkişiden ek rapor alınarak çek ile yapılan ödemeler düşüldükten sonra bakiye ödemeler yönünden kur farkı hesaplanarak varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. ( Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2017/3234 E. - 2019/1778 K. )
Tüm dosya kapsamı, dava ve cevap dilekçelerinde yer alan hususlar bir arada değerlendirildiğinde davacı tarafın davalı tarafa teslim etmiş olduğu malların bedellerinin verilen çekler ile ödenmiş olduğu, dava dilekçesindeki anlatım uyarınca da teslim edilen ürün bedellerinin TL olarak düzenlenen çekler ile yapıldığı, çek ile yapılan ödemelere rağmen kur farkına dayalı alacak talebinde bulunduğu ve işbu davanın kur farkına ilişkin olduğu, ne var ki yukarıda belirtilen ilamlarda da belirtildiği üzere çek ile yapılan ödemelerde kur farkı talep edilemeyeceği hususları nazara alınarak açılan davanın reddine karar vermek gerektiği kanaatine varılmıştır.
AÇILAN DAVANIN REDDİNE
1-Alınması gereken 269,85 TL harcın peşin alınan 5.241,67 TL harçtan mahsubu ile bakiye kalan 4.971,82 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
2-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
3-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 48.040,12 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (davacı vekiline e-duruşma ortamında) kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.12/12/2023
Katip ... · ¸ Hakim ... · ¸
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/584, K. 2023/1259, 12 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama