İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/723 K.2023/1185

Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

Esas2023/723Karar2023/1185Tarih21 Kasım 2023Okuma16 dk · 3.112 kelime

KÜNYE

T.C. Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
21 Kasım 2023
Esas no
2023/723 Esas
Karar no
2023/1185
Dava
Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)
Dava tarihi
24/07/2023
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
22/11/2023
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.112 kelime·16 dk okuma·2 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... ile dava dışı ... arasında imzalanan 15.01.2021 tarihli "07.04.2016 Tarihli ... Konut Satım Sözleşmesi'nin Devir ve Temlik Sözleşmesi" çerçevesinde temlik eden ...'nın, müflis ... ve Sanayi Ticaret A.Ş. ile gerçekleştirmiş olduğu 07.04.2016 tarihli ... Konut Satım Sözleşmesine konu İstanbul İli, ... İlçesi, ...

Blok, 22. Kat 707 (Tapu No: 424) no.lu konuta dair tüm hakların, aktif ve pasifleri ile müvekkiline geçmiş olduğunu, ilgili evraklar ile müvekkilince Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ...

İflas dosyasına alacak kaydı başvurusunda bulunulmuş olup işbu başvuru neticesinde İflas Müdürülüğünce ilan edilen ek sıra cetvelinin 2165 no.lu alacak kaydında : "Alacaklı ... tarafından Müdürlüğümüze sunmuş olduğu dilekçesinde istihkak iddiasında bulunduğu ve müflis şirketten 590.000,00TL alacağının olduğunu beyan etmiş olduğu anlaşılmakla; ilgili alacak kaydı ve ekleri üzerinde yapılan incelemede.

Hukuk sistemimizde taşınmazlar için istihkak iddiası/davasına cevaz verildiği ancak taşınmazlarda sınırlı ayni haklara, tapu siciline şerh verilmek suretiyle kuvvetlendirilmiş şahsi (nispi) haklara dayanan istihkak davalarına konu yapılabileceği, mülkiyet hakkına dayanan istihkak iddiasının konu edilmemesi gerektiğinden( Prof Dr. Timuçin Muşul İstihkak Davaları S:81) İİK’nin 228. maddesi gereğince istihkak iddialarının reddine, kararın talep sahibine tebliğine, kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde dava açmakta muhtariyetine, temlik yönünden yapılan incelemede;

alacak devrinin hüküm ifade edebilmesi için öncelikle mevcut bir alacağın olması, devreden ve devralan hak ve fiil ehliyetine sahip olması ve irade beyanlarının karşılıklı olması gerekmektedir, sözleşme ve ekleri incelendiğinde; devredenin müflis şirketten alacağının olup olmadığı ile ilgili müdürlüğümüzce herhangi bir kararın verilmediği, tarafların hak ve fiil ehliyetlerinin olup olmadığının bilinmemesi, yapılan temlik sözleşmesinin müdürlüğümüz huzurunda yapılmadığından tarafların kimliklerinin ve imzalarının tespit edilemediği,

tüm bu nedenler ile sunulan temlik talebinin reddine, alacak ile ilgili yapılan incelemede alacaklının alacağı kanıtlar herhangi bir bilgi ve belge sunmadığı, anlaşılmakla bahse konu alacağın yargılamadan geçmesi gerektiği kanaatine varılmakla alacaklı tarafından talep edilen alacağın tamamının reddine, İİK m. 206 gereği 4. sıraya alınmasına,

sıra cetvelinin alacaklıya tebliğ ve ilanına karar verildi." şeklinde karar verilmiş olduğunu, söz konusu karar hukuki dayanaktan yoksun ve son derece hatalı mahiyette olduğunu, alacak yönünden iflas müdürlüğünce ilan edilen kararda her ne kadar "tarafların hak ve fiil ehliyetlerinin olup olmadığının bilinmemesi, yapılan temlik sözleşmesinin müdürlüğümüz huzurunda yapılmadığından tarafların kimliklerinin ve imzalarının tespit edilemediği,

tüm bu nedenler ile sunulan temlik talebinin reddine" gerekçesiyle temlik sözleşmesinin geçersizliğine karar verilse de alacağın temlikinin, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 183-194. maddeleri arasında düzenlenmiş olup bu hukuki araç vasıtası ile temlik edene ait olan alacak hakkının, alacak ilişkisi dışındaki üçüncü şahıs konumundaki temlik alana geçecek ve temlik alanın, alacak hakkı üzerinde tasarruf etme yetkisi kazanacak olduğunu, Kanunun 184. maddesinde belirtildiği üzere, temlik sözleşmesi yönünden şekil şartının yazılı olarak gerçekleştirilmesi olduğunu, yine devre konu alacağın açık bir şekilde belirtilmesi,

temlik edenin açık bir şekilde temlik etme iradesini, temlik alanın da bu temliki kabul ettiğini beyan ederek tarafların imzasını içermesi gerektiğini, tüm bu açıklamalar çerçevesinde davaya konu temlik işleminin tüm şekil ve iradi şartları taşımakta iken iflas dairesinin söz konusu kararının hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin redde konu edilen 2165 kayıt numaralı kayıt talebinde, ... A.Ş. tarafından gerçekleştirilen Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ...

Esas sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi gerçekleştirdiği ... A.Ş. tarafından Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü ...

Esas sayılı dosyası ile de yine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi gerçekleştirilmiş olduğunu, bu açıdan somut olay çerçevesinde gerek alacak kayıt dilekçeleri ekinde sunulan ve kesin delil niteliğindeki belgeler, gerekse de müflis şirketin ve devir edenin kayıtları, cari hesap mutabakatları ve yetkili beyanları ile alacağın varlığı ve temlik sözleşmesinin geçerliliği tartışmasız şekilde sabit iken bu red kararının müvekkili yönünden telafisi güç zararların doğmasına mahal vermekte olduğunu, bu nedenle İstanbul İli, ...

İlçesi, ... Blok, 22. Kat. 707 (Tapu No:424) no.lu konutun iflas masası malvarlığından çıkartılması ve tapu ferağ takririnin adına tescil edil edilmesini talep etme zarureti doğmuş olduğunu, her ne kadar "ilgili alacak kaydı ve ekleri üzerinde yapılan incelemede.

Hukuk sistemimizde taşınmazlar için istihkak iddiası/davasına cevaz verildiği ancak taşınmazlarda sınırlı ayni haklara, tapu siciline şerh verilmek suretiyle kuvvetlendirilmiş şahsi (nispi) haklara dayanan istihkak davalarına konu yapılabileceği, mülkiyet hakkına dayanan istihkak iddiasının konu edilmemesi gerektiğinden( Prof Dr. Timuçin Muşul İstihkak Davaları S:81) İİK’nin 228. maddesi gereğince istihkak iddialarının reddine" ibaresi ile alacağın yargılamaya müstenid olduğu belirtilmişse de, müvekkilinin alacağına müflis şirket tarafından itiraz edilmemiş olup alacağın hukuken kesinleşmiş olduğunu, yine,

devir eden ile müvekkili arasında yapılan devrin temlik akdi ile sabit olduğunu, devir eden sıfatındaki dava dışı ...'nın, kendisi ile müflis ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. arasında imzalanan 07.04.2016 tarihli ...

Konut Satım Sözleşmesi'nden doğan her türlü hak ve alacakları yanı sıra tüm ödemeleri, aktifleri, pasifleri ve her türlü yükümlülükler ile müvekkiline devir ve temlik etmiş olduğunu, bunun neticesinde müvekkilinin, gerek 07.04.2016 tarihli Satım Sözleşmesi gerekse 15.01.2021 tarihli Devir ve Temlik Sözleşmesi'nden doğan her türlü edimlerini yerine getirmiş, müflis ...'ya bahse konu taşınmaz yönünden hiçbir borcu kalmamış olduğunu, işbu hal müflis şirket tarafından verilen borcu yoktur yazısı ile de sabit olduğunu, müvekkilinin,

müflis ... ile gerçekleştirdiği müzakereler neticesinde her ne kadar devir eden konumundaki ... tarafınca da devir temlik sözleşmesi öncesinde satım sözleşmesine dayalı olarak tüm edim borçlarının yerine getirilmiş olmasına karşın ... A.Ş. ve ...

A.Ş.'nin ipoteklerinin ipotek sahiplerince kaldırılmadığını öğrenmiş olduğunu, somut olay değerlendirildiğinde ipotek sahibi bankalarca bu projede olan tüm bağımsız bölümlerin 3.kişilere satılmakta olduğunu bilmekte olduğunu, zira bu projeden yapılan satışların senetleri davalılara verildiği gibi; tüm reklam mecralarında da bu bağımsız bölümlerin satıldığının alenen davalılar tarafından bilinmekte olduğunu, bu çerçevede ipotek sahibi ve dava dışı ... A.Ş. ile ...

A.Ş.'nin iyi niyet ve dürüstlük kurallarına aykırı hareket ettiğini, gerek temlik öncesi temlik eden konumundaki ...'nın gerek ise müvekkilinin herhangi bir borcu olmadığı gibi tacirler arası sözleşmelerde tüketici aleyhine olan haksız şart niteliğindeki hükümlere dayanılarak gerçekleştirilen bu haciz ve ipotek haklarının hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin, her halde,

borcunu ifa etmiş ve mülkiyet hakkını talep edebilecek konuma gelmiş olup TMK 2. maddesi hükümleri ışığında ve yine iyi niyet kuralları çerçevesinde dava konusu olan bağımsız bölüm üzerindeki ipotek kaydının terkin edilerek alacaklarının kabulünü talep etme zarureti hasıl olduğunu, gerek alacak kayıt dilekçesi ekinde sundukları kesin delil niteliğindeki belgeleri, faturaları, gerekse de müflis şirket’in kayıtları, cari hesap mutabakatları ile alacağın varlığı tartışmasız şekilde sabit olmasına rağmen alacak taleplerinin İflas Müdürülüğünce ilan edilen sıra cetvelinde reddedilmiş olduğunu, müvekkilinin istihkak talebi,

iflas idaresinin 20.02.2023 tarihli derece kararında her ne kadar taşınmazlarda sınırlı ayni haklara, tapu siciline şerh verilmek suretiyle kuvvetlendirilmiş şahsi haklara dayanan istihkak davalarına konu yapılabileceği, mülkiyet hakkına dayanan istihkak iddiasının konu edilmemesi gerektiğinden reddedilmiş olsa da, "İstanbul İli, ... İlçesi, ...

Köyü mevkii, ... ada, ... nolu parselde yer alan L2 Blok, 12. Kat, 92 nolu bağımsız bölüm" müvekkiline satıştan hemen sonra teslim edilmiş olup zilyet olan müvekkilinini taşınmazda hak sahibi olduğunu, İflas Müdürlüğünce ilan edilen sıra cetvelinde alacağın reddedilmesi sebebiyle telafisi güç zararların oluşmaması ve hak kaybı yaşamamak adına, yapılacak olan ikinci alacaklılar toplantısına alacağın tamamı olan 590.000,-TL nispetinde müvekkili tarafından katılım sağlanması hususunda İİK m. 235, m. 237 ve sair meri mevzuat hükümleri gereğince ivedilikle ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ediyor olduklarını beyanla;

-ek alacak kaydına, İİK 196. maddesi gereğince iflasın açılmasıyla birlikte işleyecek faize ve olası hesap hataları ile fazlaya ilişkin tüm dava ve talep hakları saklı kalmak ve tahsilde tekerrür etmemek kaydı ile fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla; ikinci alacaklılar toplantısına müvekkilinin alacağının tamamı olan 590.000,-TL nispetinde katılmaları hususunda İİK m. 235, m. 237 ve sair meri mevzuat hükümleri gereğince ivedilikle ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davanın kabulü ile 15.01.2021 tarihli "07.04.2016 Tarihli ...

Konut Satım Sözleşmesi'nin Devir ve Temlik Sözleşmesi"nin geçerliliği ile müvekkilinin temlik sözleşmesine konu gayrimenkul yönünden hak sahibi olduğunun tespiti ile davaya konu taşınmaz müflis şirket malvarlığından ayrı tutulmasına ve taşınmazın müvekkili adına teciline, işbu talebin mümkün olmaması halinde ise alacağın tamamının kabulü ve sıra cetveline kaydedilmesine karar verilmesine, her türlü yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı iflas idaresi vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; mahkememizce yapılacak yargılama aşamasında da çok net görüleceği üzere, müflis ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi hakkında. Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...

Esas sayılı dosyasında gerçekleştirilen yargılama neticesinde, 30.03.2021 tarihinde iflas kararı verilmiş ve işbu kararın diğer yargı süreçleri neticesinde kesinleşmiş olduğunu, kaldı ki davacı tarafında dava dilekçesinde belirttiği üzere; anılan Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin iflas kararının kesinleşmesi üzerine, tasfiye işlemlerine Bakırköy .... İflas Dairesi'nin ...

İflas dosyasından işlemlerine başlanılmış ve halihazırda bu işlemlerin devam etmekte olduğunu, diğer yandan Bakırköy ... İflas Müdürlüğünün anılan dosyasının celbi ile görüleceği üzere; davacı taraf, alacak kaydı başvurusunda bulunmuş ve bu başvurusu neticesinde Bakırköy .... İflas Müdürlüğü tarafından karar verilerek, anılan kararın davacı tarafa iletilmiş olduğunu, yine bahsi geçen dosyanın celbi halinde anlaşılacağı üzere; tasfiye işlemlerini gerçekleştiren Bakırköy ....

İflas Müdürlüğü tarafından gerek davacının ve gerekse dava dışı tüm tarafların başvuruları ve de talepleri kapsamlı ve de detaylı olarak incelendiği gibi, mevzuat hükümleri kapsamında gerçekleştirilen bu detaylı incelemeler ve de değerlendirmeler neticesinde davaya konu sıra cetveli oluşturulmuş ve mevzuatın ve de yerleşik kararların bir gereği olarak iş ve işlemler yürütülmüş olduğunu, bu haliyle davacı açtığı işbu dava ile her ne kadar talepleri kapsamında karar verilmesini dava konusu etmiş ise de, davacının işbu taleplerinin hukuken kabul edilebilinir bir tarafı olmadığı gibi,

davacının taleplerinin külli bir tasfiye olan iflas tasfiyelerinde güdülen amaca da aykırı olduğunun yargılama aşamasında da görülecek olduğunu, zira Bakırköy ....

İflas Müdürlüğü tarafından verilen kararlar, mevzuata uygun olduğu gibi aynı zamanda; iflasla muaccel hale gelen tüm alacaklar arasındaki korunan iflastaki eşitlik prensibinin bir gereği olarak da tesis edilmiş olduğunu, aksi yöndeki talep ve de değerlendirmeler, iflas işlemlerine ve güdülen amaca aykırı olacağı gibi, bunun yanı sıra iflas masanın mamelekinde de azalmaya yol açacak ve de davacı lehine ancak masa aleyhine sonuç doğuracak olduğunu, görüldüğü üzere ve de yargılama aşamasında yapılacak bilirkişi incelemelerinden de anlaşılacağı üzere;

iflas müdürlüğü tarafından verilen kararlar ve de gerçekleştirilen sıra cetveline yönelik iş ve işlemler gerek müflis şirket kayıtlarına ve gerekse mevzuat hükümlerine uygun olarak gerçekleştirilmiş olup, bu hali ile davacının işbu davasının hukuken dinlenebilir bir tarafı bulunmadığını, dolayısıyla davacı tarafça ikame edilen iş bu davanın maddi menfaat elde etmeye yönelik, haksız ve de kötü niyetli olduğunu, diğer taraftan davacı tarafça İflas Müdürlüğüne her ne kadar alacak kaydı için başvurulmuş ise de, bu aşamada;

davacı tarafça davaya konu edilen tüm taleplerinin ve de alacaklarının herhangi bir tereddüte mahal vermeyecek bir biçimde ispatlanması gerektiğini, başka bir ifadeyle İflas Müdürlüğüne yapılacak başvuru ve de taleplerde; talep ve de alacak konusu edilen hususun açık ve net bir biçimde belirtilmesi ve herhangi bir ihtilafa konu edilemeyecek bir nitelik taşıması gerektiğini, netice olarak ihtilaflı ve de yargılamaya konu edilecek nitelikteki alacakların veya taleplerin kabul edilmesi doğal olarak mümkün olmadığından;

davacı tarafça iddia olunan tüm alacaklara şimdiden itiraz ettiklerini, zira iddia olunan bu alacakların gerek müflis şirket kayıtlarına ve gerekse Bakırköy ....

İflas Müdürlüğü kayıtlarına uygun olması gerektiğini, aksi durumun taraflarınca kabul edilmediğini ve de sonuç olarak; alacak tutarının tamamına da müflis şirket kayıtları ve iflas müdürlüğü kayıtları çerçevesinde itiraz ediyor olduklarını, ayrıca davacı tarafça yine her ne kadar alacak kaydı talebinde bulunulmuş ise de müflis şirket hakkında gerek iflas kararının kesinleşmesinden önce ve gerekse iflas kararı sonrasında hakkında açılan davalar ve de icra takipleri bulunduğu gözetildiğinde;

gerek tahsilde ve talepte tekerrür oluşmaması adına ve gerekse kayıt talebinde bulunan diğer tarafların hak kaybı yaşamaması adına, davacı taraftan müflis şirkete karşı yönlendirdikleri tüm dava ve de taleplerini belirtir dosya numaralarının istenmesini ve ayrıca davacı tarafça müflis şirkete veya iflas müdürlüğüne açılan dava ve de icra takiplerinin olup olmadığının UYAP sisteminden sorgulanmasını ve tespiti halinde ilgili mahkeme ve müdürlüklerden dosyaların celbini de talep ediyor olduklarını,

davacı tarafça davaya konu teşkil eden tüm alacakları yönünden şimdiden zamanaşımı itirazında bulunduklarını ve de davacı tarafın tüm taleplerinin zamanaşımına uğraması nedeniyle de işbu davanın ve davacı taleplerinin reddini talep etmekte olduklarını, kaldı ki davacı tarafça her ne kadar müflis şirkete yönelik alacak talebi ve kayıt başvurusunda bulunulmuş ise de, müflis şirketin davacı taraftan olabilecek hak ve de menfaatlerinin olması ihtimaline istinaden şimdiden takas definde de bulunuyor olduklarını,

dolayısıyla yargılama aşamasında gerek davacı ve gerekse müflis şirket kayıtları üzerinde bilirkişi incelemeleri yapılmasını talep ediyor olduklarını, davacının işbu davasının ve de taleplerinin mevzuat hükümlerinde belirtilen sürede açılmış olması gerektiğini, dolayısıyla mahkememizce yapılacak yargılama aşamasında, davacının işbu davasının hak düşürücü sürede açılıp açılmadığının tespit edilmesini öncelikle talep ediyor olduklarını beyanla; davacı taraftan talep edilebilinecek tüm yasal hakları saklı kalmak kaydıyla;

öncelikle davanın usulden reddine, mahkememiz aksi kanaatte olması halinde, haksız ve de kötü niyetli ikame edilen işbu davanın esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, İİK’nun 235 maddesi gereğince açılan kayıt kabul istemine ilişkindir.

Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. 6100 Sayılı HMK'nun 114/c maddesi gereğince mahkemelerin görevi dava şartı olup, yasanın 115. maddesi gereğince mahkeme dava şartının bulunup bulunmadığını res'en araştırmakla yükümlüdür.

6102 Sayılı T.T.K.'nun 4. maddesinin 1. fıkrası 6335 Sayılı Yasanın 1. maddesi ile değiştirilerek ticari davalar her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları, T.T.K.'nun 4. Maddesinin a bendi gereğince T.T.K.'nun dan kaynaklanan davalar, T.T.K.'nun 4. maddesinin b, c, d, e, f bentlerinde sayılan davalar ve diğer özel kanunlarda Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu kararlaştırılan davalar ticari dava olarak Ticaret Mahkemelerinde görülecektir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.

Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.

Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.

Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir.

Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira.

Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.

Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.

Dava, tapu iptali ve tescil, olmadığı taktirde rayiç bedelin tahsili için sıra cetveline kayıt istemine ilişkindir.

Ticaret Mahkemesinin iflasa karar vermesi anında borçlu hakkında iflas açılmış olur. Bundan sonra müflisin masaya giren mal ve hakları üzerindeki tasarruf yetkisi kısıntıya uğrar ve masaya geçer. Müflis masaya giren bir mal ve hak üzerinde tasarrufta bulunmuşsa bu işlem geçersizdir. İflas kararından önce müflisin temlik sözleşmelerinden doğan borçları taşınmazın tapu kaydı henüz müflis üzerinde bulunduğundan masaya geçmekle iflas nedeniyle asıl akit (satım akti) yapılamamaktadır.

Kural olarak sözleşmeler taraflardan birinin iflas etmesiyle son bulmazlar. Bu halde iflas etmemiş olan taraf sözleşmenin ifasını isteyebilir. Ancak sözleşmenin ifasını talep hakkı bir iflas alacağıdır. Davaya konu temlik iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerdendir. Bu bakımdan sözleşmenin alacaklısı olan taraf iflastan önce yapılan sözleşmedeki bütün borçlarını müflise karşı yerine getirmiş ise alacağı para borcundan başka bir şey olduğundan alacağını para alacağına çevirerek masaya yazdırabilir. (İ.İ.K. m. 198)

Somut olayda davacının öncelikli talebi tapu iptali ve tescile yönelik olup bedelin tahsili için sıra cetveline kayıt talebi terditli taleptir. Öncelikli talep alacağın masaya kaydedilmesine yönelik olmayıp, müflis şirketin aktifinde yer alan bir hakkın masadan çıkartılarak, tapuda adına tescili istemine ilişkindir.

Davacının talebi gayrimenkul satış sözleşmesi ile satın aldığını iddia ettiği bağımsız bölümün davalı adına olan tapu kaydının iptali ile adına tesciline ilişkin olduğundan davanın kayıt kabul davası olarak kabulü mümkün değildir. Kayıt kabul niteliğinde olmayan tapu iptali ve tescil talepleri yönünden İİK'da özel düzenleme yer almadığından taraflar arasındaki işin niteliğine göre görevli mahkemenin belirlenmesi zorunludur.

(İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, 7.Hukuk Dairesi, 12/11/2020 tarih, 2020/1886 Esas, 2020/1689 Karar, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi, 3.Hukuk Dairesi, 2020/1317 Esas, 2020/830 Karar, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 2019/1010 Esas, 2019/1164 Karar Sayılı ilamı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nin 2020/275 Esas, 2020/302 Karar Sayılı ilamları)

Somut olayda; davanın mutlak ya da nispi ticari dava niteliği taşımadığı, dava konusu edilen satış işlemine konu bağımsız bölümün konut vasfına sahip olduğu, davacının bu nedenle tüketici olarak kabulünün gerektiği, davalı şirketin iflasına karar verilmiş olması ve davacının asıl talebi dikkate alındığında davacı tarafın açmış olduğu iş bu davanın kayıt kabul davası olarak da görülmesi mümkün olmadığı, davanın Tüketici Mahkemesinde görülmesi gerektiği anlaşılmakla mahkememiz görevli olmadığından davanın HMK'nun 114/.1.(c).b,115. maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan reddine, mahkememizin görevsizliğine, görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğuna karar verilerek aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

1-Mahkememizin görevli olmaması nedeniyle, HMK'nun 114/.1.(c).b,115. maddeleri gereğince davanın dava şartı yokluğundan REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,

2-01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli Bakırköy Tüketici Mahkemelerine gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğine, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,

3-6100 sayılı HMK'nun 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemenin hükmedeceğine; şayet görevsizlik kararından sonra davaya başka bir mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine mahkememizin dosya üzerinden bu durumu tespiti ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edeceğine,

Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 10 gün içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 21/11/2023

Katip ... · ¸ Hakim ... · ¸

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/723, K. 2023/1185, 21 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/723
Karar No
2023/1185
Tarih
21 Kasım 2023

İlgili Kararlar

  • İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/723 K.2023/940
  • Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/723 K.2023/628
  • Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/723 K.2023/628
  • Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/723 K.2023/1010
  • İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/724 K.2023/765
  • İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/724 K.2023/883

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.