İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/472 K.2025/173

Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;

Esas2024/472Karar2025/173Tarih21 Şubat 2025Okuma11 dk · 2.226 kelime

KÜNYE

T.C. Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
21 Şubat 2025
Esas no
2024/472 Esas
Karar no
2025/173
Dava
Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Dava tarihi
11/12/2023
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
25/03/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.226 kelime·11 dk okuma·3 bölüm

Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;

İSTEM

Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin ......

A.Ş., 19/07/1996 tarihinde kurulduğunu, ticaret hayatında büyük başarılara imza attığını, Davacı şirketin 2012 yılından beri çalışmakta olduğunu, yine işçi ile aralarında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesi ile altın imalatı alanında faaliyette bulunan davalı şirkette "eksper" olarak çalışacağının öngörüldüğünü, eksperlik hizmeti mesleğinin gereği edinilen ticari sırların ve mahrem bilgilerin korunması ve de davacı firma tarafından bu meslek için sarf edilen emeklerin rekabet yasağı kapsamında korunmasının şart hale geldiğini, bu sebeplerle eksperler ile imzalanan iş sözleşmeleri "rekabet yasağı cezai şart" kapsamına alındığını,

Davalı işçi ile taraflar arasında düzenlenen rekabet yasağı bulunan iş sözleşmesinde, işçinin eksper olarak görev yaptığının belirtildiğini, davalı işçinin çalıştığı pozisyon ve yaptığı görev itibariyle davacı şirketin müşteri portföyünü tanımak ve işlerin esasına nüfuz eden konumu sebebiyle iş sözleşmesinin sona ermesinden itibaren 2 (iki) yıl süre ile davacı şirketin muvafakati olmaksızın benzer ve ilgili bir işyerinde çalışması halinde işçinin işverene 100.000 TL (yüz bin türk lirası) cezai şart ödeyeceğinin öngörüldüğünü, taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesinin 01/07/2021 tarihinde işçinin iş akdinin sonlandırıldığını, Davalı işçi,

davacı işverenin işyerinde yaklaşık 9 yıldır eksper görevini sürdürdüğünü, davacı şirketi işçinin teknik, ticari ve personele ilişkin iş sırlarına ve müşteri çevresine nüfuz eden konumu nedeniyle bu işyerine dair elde ettiği bilgi, ticari sır ve teknik verileri paylaşmasının davacı işvereni zarara uğratacağının açık olduğunu,

tüm nedenlerle taraflar arasında düzenlenen iş sözleşmesinde yer alan Rekabet Yasağı'nın iş sözleşmesinin sona ermesinden itibaren 2(iki) yıl süre ile benzer ve ilgili bir işyerinde çalışması halinde işçinin işverene 100.000 TL (yüz bin türk lirası) cezai şart ödeneceğinin öngörülmesi nedeniyle davacı işverenin davalıdan cezai şart olarak 100.000 TL (yüz bin Türk lirası)’nin tahsil edilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.

YANIT

Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı işveren şirket tarafından iş sözleşmesi maddesi olarak var olduğu iddia edilen rekabet yasağı sözleşmesine göre işbu haksız cezai şart alacağı davasının açıldığını, işbu hukuka aykırı davanın reddi gerektiğini, 6102 sayılı TTK'nın "Ticari davalar, çekişmesiz yargı işleri ve delilleri" başlıklı 4. Maddesinin 1-c bendine göre tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun rekabet yasağına ilişkin 444 ila 447. maddelerinde öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava olduğunu,

Rekabet yasağına ilişkin Türk Borçlar Kanunu'nun 444. maddesinde düzenlenen hükümler hizmet sözleşmesinin bir unsuru olmayıp hizmet sözleşmesi sona erdikten sonra hüküm ifade edecek mahiyette olduğundan rekabet yasağının ihlali halinde ortaya çıkan uyuşmazlıklar yukarıda anılan maddeler gereğince ticari dava niteliğinde olduğunu ve görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, işbu davanın görevsiz olduğundan davanın usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, Davacının herhangi bir alacağı olduğunu kabul anlamına gelmemek kaydıyla;

davacının tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davalının, davacı şirket bünyesinde 01/07/2021 tarihine kadar çalıştığını, davalının yapmış olduğu iş altın eksperliği olduğunu, davacı bünyesinde 01/07/2021 tarihine kadar, davalı ile birlikte 55 altın eksperi işçiyi istihdam ettiğini, davalı ile birlikte bu 55 altın eksperinin yapmış olduğu iş;

işveren günlük talimat vererek altın eksperi işçiyi, işveren müşterisi olan bankaların şubelerine gönderdiğini, işçi banka müşterileri tarafından bankaya mevduat olarak getirilen fiili altınların ayarını tespit ederek ve gramajını ölçerek bulunduğu banka şubesine bildirdiğini, işçi mesai günü sonunda ölçüm yaptığı altınların ayarlarını ve gramaj toplamlarını işverenine rapor olarak bildirdiğini, Altın eksperi işçinin yapmış olduğu iş altının ayarını tespit ve gramajını ölçmekten ibaret olduğunu, Altın eksperi işçisi;

hiçbir suretle altın getiren banka müşterilerinin ya da işveren müşterisi olan bankaların kaydını tutmadığını, hiçbir ticari sırra vakıf olmadığını, yöneticilik pozisyonu ve sorumluluğu olmadığını, asgari ücret seviyesine yakın bir ücretle çalıştığını, Borçlar Kanunun "Sona ermesi" başlıklı 447. maddesi şöyledir. "Rekabet yasağı, işverenin bu yasağın sürdürülmesinde gerçek bir yararının olmadığı belirlenmişse sona erer.

Sözleşme, haklı bir sebep olmaksızın işveren tarafından veya işverene yüklenebilen bir nedenle işçi tarafından feshedilirse, rekabet yasağı sona erer.

Rekabet yasağının sona ermesini düzenleyen 447. maddenin her iki fıkrasına göre de davacının var olduğunu iddia ettiği rekabet yasağının sona erdiğini, birinci fıkraya göre davacı eksperlik birimini kapattığı için rekabet yasağını sürdürmekte gerçek bir yararı bulunmadığından rekabet yasağı sona erdiğini, İkinci fıkraya göre ise işçinin iş sözleşmesi işçiye karşı haklı sebep olmadan, işverene yüklenen nedenle, iş veren tarafından fesih edildiği için tartışmasız olarak rekabet yasağı sona erdiğini ve bu nedenle davanın reddini iddia ve talep ettiği görülmüştür.

KANITLAR VE GEREKÇE

-Dava, taraflar arasındaki iş sözleşmesi kapsamında davalı tarafın rekabet yasağına aykırı davrandığı iddiasıyla cezai şart istemine ilişkindir. -Mahkememizce SGK kayıtları, hizmet döküm cetveli, işyeri kayıtları ve davacı şirketin ticaret sicil kayıtları celp edilerek dosya arasına alınmış, tanıklar dinlenmiştir. -Rekabet yasağı 6098 sayılı TBK' nın Genel Hizmet Sözleşmesi hükümleri içinde 444 ila 447. maddelerinde düzenlenmiştir.

- İşçinin iş/hizmet sözleşmesinin devamı süresince işverenle rekabet etmemesi sadakat borcu içinde yer alan bir yükümlülüktür. Dürüstlük kuralı gereğince bu yükümlülük bazı durumlarda sözleşmenin sona ermesinden sonra da belli bir süre devam etmelidir. Zira işçinin çalışması esnasında elde ettiği bazı bilgileri iş akdinin sona ermesinden sonra kullanması işverenin haklı menfaatlerine zarar verebilir.

Buna karşılık, Anayasa’nın 48 inci maddesinde güvence altına alınan işçinin dilediği alanda “çalışma ve sözleşme özgürlüğü”, onun hayatını kazanması yanında yine Anayasa’da öngörülmüş olan maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkıyla (md. 5, 17) doğrudan ilgilidir.

Dolayısıyla iş/hizmet sözleşmelerinde sözleşme sonrası rekabet yasağı kapsamında işverenin rekabet nedeniyle ortaya çıkabilecek haklı menfaati ile işçinin çalışma ve sözleşme özgürlüğünün dengelenmesi gerekmektedir. Bu nedenle TBK’da bu dengeyi sağlamaya yönelik özel düzenlemeler yapılmıştır.

-Bu dengenin sağlanması amacıyla kanunda öngörülen rekabet yasağı anlaşması, hizmet sözleşmesiyle bağıtlanan işçinin sözleşmenin sona ermesi sonrasında iş sahibiyle rekabet edeceği bir işi kendi adına yapmamasını ve rakip bir işyerinde çalışmamasını, böyle bir kuruluşta ortak ve başka sıfatlarla ilgili olmayacağını öngören anlaşma olarak tanımlanabilir (Türk Hukuk Kurumu: Türk Hukuk Lûgatı C. 1, Ankara 2021 s. 926).

-Türk Borçlar Kanunu’nun 444/1 inci maddesi gereğince fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir.

- İşçi ile işveren arasında TBK'nın 444 ve devamındaki maddelerinde işaret edilen koşullar dahilinde tesis edilecek rekabet yasağı sözleşmesi, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesine konulacak bir hükümle düzenlenebileceği gibi bu hususta ayrı bir metin ile rekabet yasağı sözleşmesinin akdedilmesi mümkündür. Her iki durumda da rekabet yasağı, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinden bağımsız olarak varlığını sürdürür.

Başka bir anlatımla hizmet sözleşmesi içerisinde ayrı bir hüküm olarak rekabet yasağı kaydının mevcudiyeti hâlinde, taraflar arasındaki sözleşmede hem hizmet ilişkisinin devamı süresince geçerli olan bir hizmet sözleşmesinin, hem de hizmet ilişkisi sona erdikten sonraki döneme dair yükümlülükler içeren bir rekabet yasağı sözleşmesinin varlığı kabul edilerek tarafların her iki sözleşme ile bağlı oldukları kabul edilmelidir.

-Rekabet yasağı sözleşmesine aykırı davranışların sonuçları ise TBK’nın 446 ncı maddesinde düzenlenmiş olup buna göre rekabet yasağına aykırı davranan işçi, işverenin bu sebeple uğradığı tüm zararları gidermekle yükümlüdür. Öte yandan rekabet yasağına aykırı davranış bir ceza koşuluna bağlanmış ise işçi, sözleşmede aksine bir hüküm de yoksa, ceza koşulu olarak öngörülen meblağı ödeyerek rekabet yasağına dair borcundan kurtulabilecektir; ancak işverenin ceza koşulu olarak belirlenen miktarı aşan zararları da işçi tarafından tazmin edilmelidir (TBK md. 446/2).

-Türk Borçlar Kanunu'nun 420/1 inci maddesine göre hizmet sözleşmelerinde sadece işçi aleyhine konulan ceza koşulu geçersiz olacaktır. Buna göre hizmet sözleşmelerinde işçi aleyhine öngörülecek ceza koşulu, ancak işverenin de bu konuda bir karşı edim yükümlendiği durumlarda geçerli olacaktır. Burada kanun koyucu, hizmet sözleşmelerinde işveren karşısında dezavantajlı konumda olan işçinin korunması amacıyla, işveren tarafından sözleşmenin düzenlenmesi sırasında işçiye dayatılması mümkün olan ceza koşulunun geçerliliğini, işveren aleyhine uygun bir karşı edimin varlığı koşuluna bağlamıştır.

-Öte yandan, TBK'nın 446 ncı madde hükmündeki düzenlemeden hareketle rekabet yasağı sözleşmesinde işçi aleyhine ceza koşulunun öngörülebileceği anlaşılmakla, anılan ceza koşulunun geçerliliği herhangi bir karşı edim yükümlülüğüne bağlanmamıştır. Başka bir anlatımla; rekabet yasağı sözleşmelerinde işçi aleyhine öngörülebilecek ceza koşulunun geçerliliği, bu konuda işverenin karşı edim yükümlülüğüne bağlı değildir.

Zira anılan hükümde, cezai şarta dair işveren tarafından karşı edim yükümlülüğüne ilişkin herhangi bir geçerlilik koşulu aranmaksızın; sözleşmede aksine bir hüküm de yoksa, işçinin öngörülen cezai şartı ödeyerek rekabet yasağına ilişkin borcundan kurtulabileceği ve işçinin cezai şartı aşan zararları gidermekle yükümlü olduğu düzenlenmiştir.

Nitekim rekabet yasağı sözleşmelerinde işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edim, ancak aşırı nitelikteki rekabet yasağının sınırlandırılmasında hâkim tarafından nazara alınması gereken unsurlardan biri olarak TBK'nın 445/2 nci maddesinde ayrıca düzenlenmiş olup bunun dışında rekabet yasağı sözleşmelerinde işçi aleyhine öngörülecek ceza koşulunun geçerliliği için herhangi bir karşılıklılık unsuru aranmamıştır.

-Nitekim bu hususlara Hukuk Genel Kurulu'nun 08.03.2023 tarih ..... esas ....... karar sayılı ilamında da yer verilmiştir.

-Mahkememiz dosyası dosyada mevcut sözleşme, banka hesap dökümleri, SGK kayıtları ve işe giriş döküm cetvelleri doğrultusunda cezai şart bedelinin hesaplanması amacıyla işçilik alacakları alanında uzman hesap bilirkişisine tevdi edilmiş, düzenlenen 03/12/2024 tarihli raporda özetle; tüm delillerin değerlendirilmesi ve hak kazanma koşullarının takdiri muhterem mahkemeye ait olmak üzere taraflar arasındaki hukuki durumun, dosya kapsamının, delillerin ve taraflar arasında akdedilen belirsiz süreli iş sözleşmesinden kaynaklanan rekabet yasağına aykırılık sebebiyle cezai şart alacağına hak kazanıp kazanmadığı,

cezai şart hükmünün geçerli olup olmadığı, TBK'nın 420. Maddesinin taraflar arasındaki sözleşme kapsamında yer alan rekabet etmeme sözleşmesine uygulanıp uygulanmayacağı, hakkaniyet indirimi yapılıp yapılmayacağı yönünde nihai takdirin mahkemeye ait olmak üzere cezai şart miktarının sözleşmede 100.000,00 TL olarak kararlaştırıldığı, bu tutarın davalının son dönem brüt ücretinin 27.397 katı olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.

-Somut olayda davacı ile davalı arasında bir iş sözleşmesinin imzalandığı, 09.12.2012 tarihli belirli süreli iş sözleşmesinin incelenmesinde; çalışma süresine ilişkin kısmın,

ücrete ilişkin kısmın boş olduğu, sözleşmenin 7. Maddesinde “rekabet etmeme, sır saklama

yükümlüğü ve cezai şart” başlıklı kısmında “İş ve işlemlerinden tek bir tanesi ile dahi olsa faaliyet

gösteren gerçek ve tüzel kişiler ile bunların bayi ve şubelerinde alt ve yakın grup ve kuruluşlarında

bu işi yapan hakim sermayedarların kurduğu diğer caret hukuku tüzel kişilerinde ortak, hissedar,

çalışan, yöne ci, mesul müdür, genel müdür, imza yetkilisi veya her ne nam altında olursa olsun

mesai sarf eden niteliğiyle hizmet sözleşmesi akdeder yahut fiili bir çalışma sergiler ise 100.000 TL

cezai şart işverene ödemek zorundadır. Bu cezai şartın ödenmesi için işverenin herhangi bir zarar

ziyan ya da kar kaybının söz konusu olması gerekmez.” hükmünün bulunduğu, bu yasağın işten

ayrılıştan itibaren 3 yıl ile sınırlandırıldığı görülmüştür.

-02.01.2019 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesinin incelenmesinde davalının “altın değerleme eksperi” olarak çalıştığı, sözleşenin sadece son sayfasında işçinin imzasının bulunduğu, ücre telişkin kısmın boş olduğu, 11. Maddesinde “rekabet etmeme ve cezai şart hükümlerinin düzenlendiği, sözleşme hükmünün “......

İş ve işlemlerinde tek bir tanesi ile dahi olsa faaliyet gösteren gerçek ve tüzel kişiler ile bunların bayi ve şubelerinde, alt ve yakın grup ve kuruluşlarında, bu işi yapan hakim sermayedarların kurduğu diğer ticaret hukuku tüzel kişilerinde, ayrıca ...... Rafinerisi Sanayi Ticaret Ltd. Şti. Ve grup şirketleri ile, ..... Holding - ..... İmalatı ve Dış Ticaret A.Ş. Ve grup şirketleri, ...... Kuyumculuk San. Ve Tic. A.Ş. Ve grup şirketleri ve .....

Holding ve grup şirketlerinde ortak, hissedar, çalışan, yönetici, mesul müdür, genel Müdür, imza yetkilisi veya her ne nam altında olursa olsun mesai sarf eden niteliği ile hizmet sözleşmesi akdeder yahut fiili bir çalışma sergiler ise 100.000-TL (Yüz Bin Türk Lirası) cezai şartı İşveren'e ödemek zorundadır.

Bu cezai şartın ödenmesi için İşveren'in herhangi bir zarar ziyanının ya da kar kaybının söz konusu olması gerekmez.” şeklinde olduğu ve sürenin 2 yıl olarak belirlendiği, hükmün bulunduğu sayfanın davalı işçi tarafından imzalı olduğu görülmektedir.

-Dosya mevcut SGK kayıtlarının incelenmesinde; davalının 08/09/2012- 01/07/2021 tarihleri ve davacı iş yerinde çalıştığı, 01/07./2021 tarihli çıkışının "18- İşin sona ermesi” olarak bildirildiği, davalının sonrasında 11/01/2022 tarihinde ..... iş yeri sicil numaralı ..... Anonim Şirketi bünyesinde çalışmaya başladığı görülmüştür. -Davalı taraf davacı bünyesindeki son görevinin “altın eksperi” olduğu, sunulan sözleşmelerden, taraf beyanlarından, tanık beyanlarından ve sair belge ve kayıtlardan anlaşılmaktadır. Taraflar arasında bu hususta bir uyuşmazlık bulunmamaktadır

-Bu kapsamda Mahkememizce yapılan değerlendirmede; davalı tarafın davacı şirket uhdesinde altın eksperi olarak görev yaptığı, taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında cezai şartın kararlaştırıldığı, dinlenen tanık beyanlarıyla sabit olduğu üzere davalının profesyonel mesleğinin saflık birim ölçü hesaplamalarına göre 24 ayar altın olarak hesaplamaları üzerine olduğu, müşterilere ilişkin bilgilerinin doğrudan bilgi sahibi olmadığı, işten ayrıldıktan sonra ticari sır niteliğinde olan bir bilgi ya da belgenin davalı tarafça paylaşıldığına ilişkin bir delilin dosyaya ibraz edilmediği,

yine dinlenen tanık beyanlarıyla ve SGK kayıtlarıyla sabit olduğu üzere davalı tarafın iş akdinin işin sona ermesi nedeniyle sona erdirildiği, davalı tarafın; davacı tarafından birimin kapatılması nedeniyle yeni teklif edilen görevleri kabul etme zorunluluğunun bulunmadığı, talebin kabulü halinde davalı tarafın çalışma özgürlüğünün kısıtlanacağı ve yeniden istihdamının mümkün olamayacağı, bu haliyle davacı tarafın cezai şart talebinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davanın REDDİ ile;

2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.707,75-TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.092,35-TL harcın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,

3-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

4-Davalı tarafça sarf edilen 300,00 TL tebligat ve posta giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine,

7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun ...... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin e-duruşma ortamında yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.21/02/2025

Katip ..... Hakim ..... · E-imzalıdır E-imzalıdır

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/472, K. 2025/173, 21 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İstem
  4. Yanıt
  5. Kanıtlar Ve Gerekçe
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/472
Karar No
2025/173
Tarih
21 Şubat 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/473 K.2025/97
  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2024/473 K.2025/211
  • İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/473 K.2025/122
  • Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/473 K.2025/142
  • İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/474 K.2025/129
  • İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/474 K.2025/182

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.