KÜNYE
T.C. Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 29 Nisan 2025
- Esas no
- 2024/832 Esas
- Karar no
- 2025/394
- Dava
- İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 11/10/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 08/05/2025
Karar Metni
1.090 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;
İSTEM
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili Şirketinin giyim ürünlerinin ütüleme ve paketleme işleri ile iştigal eden ve 30.09.2020 tarihinde kurulmuş bir anonim şirket olduğunu, davalının ise, bu ürünlerin ilgili firmalara satışı ile gelir sağlayan bir anonim şirket olduğunu, Davalı Şirketin, Müvekkili Şirketi tarafından kesilen fatura bedelleri karşılığında ödemeler yapmış olup taraflar arasındaki ticari ilişki birkaç yıl bu şekilde devam ettiğini ancak bir aşamadan sonra Davalı Şirketin,
Müvekkili Şirketi tarafından verilen hizmetler karşılığında kesilen birtakım faturaları ödemekten hiçbir sebep belirtmeksizin imtina ettiğini ve bu durumun bir süre boyunca devam ettiğini, bunun üzerine Müvekkili Şirketi tarafından Davalı Şirket aleyhine T.C. Büyükçekmece İcra Dairesi'nin ... Esas (Eski dosya bilgileri: Büyükçekmece ... İcra Dairesi ...
E.) numaralı dosyasıyla icra takibi yapılmış ise de davalının itirazı üzerine icra takibi durdurulduğunu beyan ederek davanın kabulüne, davalının T.C. Büyükçekmece İcra Dairesi ..... Esas (Eski dosya bilgileri: Büyükçekmece ...... İcra Dairesi .....
E.) numaralı dosyaya yapmış olduğu borca itirazlarının İPTALİ ile fazlaya ilişkin hakları saklı tutmak kaydıyla şimdilik kısmi olarak talep ettikleri 230.107,29-TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi üzerinden takibin devamına, davalının, dava konusu alacak likit olduğundan %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderlerinin ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
YANIT
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; genel yetki kuralları kapsamında borçlunun yerleşim yeri yetkili mahkeme olmakta olup Müvekkili Şirketinin Beylikdüzü’nde yerleşik olduğunu, adli yargıda hukuk davaları bakımından Beylikdüzü ilçesi için Büyükçekmece Adliyesi yetkili olduğunu, davacı ile müvekkil şirketi arasındaki ticari ilişki yıllar boyunca devam etmiş olup, davacının zaman zaman beklenen kalitede hizmet sağlayamaması ve esasen davacının maddi zorluklar yaşaması nedeniyle taraflar arasındaki ticari ilişki 2022 yılında sona erdiğini,
müvekkili şirketinin halihazırda davacı ile ticari ilişki içerisinde olmayıp farklı tedarikçiler ile çalıştığını, davacının iddiaları tamamen gerçek dışı olup davacı tarafından tanzim edilen ve müvekkili şirketi tarafından nedensiz şekilde ödenmemiş hiçbir fatura bulunmadığını, 2021 yılında, Davacının beklenen kalitede ürün ve hizmet üretememesi nedeniyle Müvekkili Şirketinin müşterilerinden şikayetler almaya başladığını, İşbu hususun davacı yetkilileri ile de görüldüğünü ve hatta Müvekkil Şirket muhasebesi ile Davacı muhasebesi arasında da ödemelerde yapılacak mahsuplaşma,
indirim ve iade faturalarının kabulü noktalarında uzlaşma sağlandığını, davacı tarafından özellikle 2021 yılında Müvekkil Şirket’in iade faturaları ve alacakları ticari defterlerine işlenmediğini ve kayıt altına alınmadığını, aksi takdirde Davacı’nın Müvekkili Şirketten bir alacağı olduğunu düşünmesi mümkün olmadığını, müvekkil şirketinin iade faturaları ve ödenecek tutarlar üzerinde taraflar her zaman mutabık kalmış olup, davacı tarafın Müvekkil Şirketten alacağı olduğuna dair bir e-posta dahi göndermediğini, davacının gerçeğe aykırı olarak 14 adet ödenmemiş faturadan doğan alacağı olduğunu iddia ettiğini, öncelikle,
...... ve .... numaralı faturalar hiçbir şekilde Müvekkil Şirket’e tebliğ edilmediğini, Müvekkil Şirket’in söz konusu faturalardan haberi olmayıp, karşı tarafa tebliğ edilmeyen faturanın içeriğinin kesinleştiğini söylemenin mümkün olmadığının izahtan vareste olduğunu, davacının faturaları tebliğ ettiğini ispat etme yükümlülüğü söz konusu olduğunu, 2020 yılına ilişkin defteri kebirde de ilgili faturaların kaydının olmadığı görüldüğünü,
davacının kötü niyetli olarak karşılığının ödenmediğini iddia ettiği ..... numaralı faturaların ise ödenmiş olup 08.01.2021 tarihli dekont ile ödeme yapıldığının sabit olduğunu beyan ederek davanın yetkisiz Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde açılmış olması nedeniyle Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkisizliğini, her halde davanın reddini, davacının takibinde haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle davacı aleyhine dava tutarının en az %20’si tutarında tazminata hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep ettiği görülmüştür.
KANITLAR VE GEREKÇE
Dava, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlığın taraflar arasında ticari ilişki kapsamında davacının, davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalının savunması uyarınca davacı tarafından yapılan ütü-paket işinin istenilen özellikte ve kalitede olup olmadığı, hatalı olup olmadığı, davalı tarafından düzenlenen iade faturalarının yerinde olup olmadığı, davacı alacaklı ise miktarının ne kadar olduğu, varsa yapılan ödemeler, ödeme konusundaki tarafların beyan ve itirazları nazara alındığında davacının alacağının kalıp kalmadığı, takip öncesi işlemiş faiz talebinin yerinde olup olmadığı, talep edilebilip edilemeyeceği, edilebilecek ise miktarı hususlarında olduğu anlaşılmıştır.
-Mahkememiz dosyasının 10/12/2024 tarihli duruşmasında davacı tarafın ya da vekilinin duruşmaya katılmaması nedeniyle dosyanın işlemden kaldırıldığı, davacı tarafın 12/12/2024 tarihli talebi üzerine Hukuk Muhakemeleri Kanunu 150/4 maddesi uyarınca yenilenerek işleme konulduğu görülmüştür.
-Yenileme talebinden sonra yargılamaya devam olunmuş, 29/04/2025 tarihli celsede daha önce duruşma gününün davacı tarafa usulüne uygun olarak tebliğine rağmen davacı tarafın ve vekilinin duruşmaya katılmadığı, geçerli bir mazeret bildirilmediği görülmüştür.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150. Maddesinde; "(1) Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. (2) Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan biri duruşmaya gelir, diğeri gelmezse, gelen tarafın talebi üzerine, yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilir veya dosya işlemden kaldırılır.
Geçerli bir özrü olmaksızın duruşmaya gelmeyen taraf, yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez. ......(5) İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır. (6) İşlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş olan dava, ilk yenilenmeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz.
Aksi hâlde dava açılmamış sayılır." düzenlenmesine yer verilmiştir.
-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 320/4. Maddesinde ise; ... "(4) Basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır" düzenlemesine yer verilmiştir. -Buna göre dava dosyasının 10/12/2024 tarihi itibariyle işlemden kaldırıldığı, yenilenerek yargılamaya devam olunmasının akabinde 29/04/2025 tarihli duruşmaya katılmayan davacı tarafın yenilemeden sonra davayı ikinci kez takipsiz bıraktığı anlaşılmakla, HMK 150/5-6 ve 320/4. Maddeleri gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır · Hakim ... · e-imzalıdır
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/832, K. 2025/394, 29 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama