İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/907 K.2025/1145

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

Esas2024/907Karar2025/1145Tarih9 Aralık 2025Okuma17 dk · 3.377 kelime

KÜNYE

T.C. Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
9 Aralık 2025
Esas no
2024/907 Esas
Karar no
2025/1145
Dava
İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Dava tarihi
01/11/2024
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
22/12/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.377 kelime·17 dk okuma·3 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili görevsiz Bakırköy ...... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...... Esas sayılı dosyasına vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ile müvekkili şirket arasındaki ticari ilişki sonucu, 31.05.2024 fatura tarihli, ...... fatura nolu fatura ile 30.06.2024 fatura tarihli, ...... fatura nolu faturalar düzenlenmiş olduğunu, davalı şirket bahse konu faturalara ilişkin herhangi bir ödeme yapmadığından, davalı şirket aleyhine Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün .....

E sayılı icra dosyasından fatura alacağına dayalı icra takibi yapılmış olduğunu, Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün .....

E sayılı dosyasında düzenlenen ödeme emrinin davalı şirkete tebliğ edilmiş olduğunu, ödeme emrinin tebliğ üzerine davalı şirketin 25.07.2024 tarihinde takibe, borca, borcun dayanağına ve bu rakam üzerinden işletilen faiz ve ferilerine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ederek takibi durdurmuş olduğunu, davalı şirket tarafından müvekkili şirket ile aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklı, icra dosyasına konu edilen faturalara yasal süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunu, alacaklarının likit ve muayyen olduğunu, TTK.

21. maddesine göre 8. gün içerisinde itiraz edilmeyen faturanın kesinleşmiş olup, içeriğinin kabul edildiği anlamını taşımakta olduğunu, bu bağlamda yasal süresi içerisinde itiraz edilmeyen faturanın, fatura düzenleyen lehine delil olarak kullanılabileceğini, müvekkili şirketin, davalı şirketin icra takibine haksız ve kötü niyetli itirazı neticesinde zarara uğramış olduğunu beyanla; davalı şirket tarafından Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ......

E sayılı dosyasına yapılan borca itirazın iptali ile takibin devamına, takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı yandan tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki dava ile davacının cari hesaba dayalı olarak başlattığı takibe itirazın iptalini istemekte olduğunu, bu hususta tarafları aynı olan ve bu davadan bir gün önce açılan derdest Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesinin .....

Esas sayılı itirazın iptali davası bulunduğunu, talepler benzer ve mükerrer nitelikte olup her iki davanın ayrı ayrı incelenmesi ve karara bağlanmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, usul ekonomisi gereği dosyaların birleştirilmesi gerektiğini, bu sebeple huzurdaki davanın Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesinin ......

Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep ediyor olduklarını, müvekkilinin davacıya ödenmemiş herhangi bir borcu bulunmadığını, davacının dava dilekçesinde belirtmiş olduğu hususların gerçeğe aykırı olup davacının bu iddialarını kesinlikle kabul etmiyor olduklarını, zira icra takibinde ve takibe konu faturalarda yer verilen tutarların taraflar arasındaki sözleşmenin şartlarına aykırı olduğunu,

davacı tarafından davaya konu edilen faturaların dışında müvekkili tarafından ödenen daha önceki faturaların da sözleşmeye aykırı olduğunun tespit edilmiş ve müvekkilinin bu sebeple önceki faturalar sebebiyle davacı taraftan alacaklı olduğunun tespit edilmiş olduğunu, dava konusu faturaların bu sebeple müvekkili tarafından iade edilmiş olup takibe de bu sebeple itiraz edilmiş olduğunu, davacı ile müvekkili arasında 07.09.2023 tarihli servis taşımacılığı sözleşmesi bulunduğunu, buna göre davacının,

DSİ 14. Bölge Müdürlüğü'nün personellerine 31.07.2024 tarihine kadar 4.400,00TL sefer bedeli üzerinden taşıma hizmeti sağlanmayı üstlenmiş olduğunu, tarafların buna ilişkin olarak sözleşme bitimine kadar 4.400,00TL+KDV sefer bedeli belirlemiş olduklarını, yine davacının keşide etmiş olduğu faturalara ilişkin alacak iddiasını kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının bu faturaları sunulan sözleşmeye aykırı olarak keşide etmiş olduğunu,

basit bir hesaplama ile davacının haziran ayına ilişkin faturasında hizmet bedeli olarak gösterdiği tutar sefer bedeline bölündüğünde 35 seferli fatura kestiği yahut birim fiyatı sözleşmedeki fiyattan fazla kabul ettiğinin anlaşılacak olduğunu, davacının bu işlemi müvekkilinin dikkatini çekmiş ve önceki faturaları incelendiğinde aynı şekilde fazladan/sözleşmeye aykırı fatura kestiğinin tespit edilerek sözleşmeye aykırı faturaların iade edilmiş olduğunu, bu hususun yapılacak bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacak olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmeye dayanan alacakların müvekkili tarafından davacıya ödenmiş olduğunu,

bu hususun banka kayıtları, ticari kayıtlar ile sabit olduğunu, bu ödemelerin, ilgili dönemleri kapsayan ve hizmet sunulan kamu kurumu kayıtları ile sabit sefer sayıları ve sözleşmedeki birim fiyatları dikkate alınarak yapılmış olduğunu, müvekkilinin bu ödemelerde iade-fiyat farkı alacağı olacağınnı, dolayısıyla alacakların takas mahsubu gerekeceğinin sabit olduğunu, davacı tarafından sözleşmeye aykırı keşide edilen faturalardan kaynaklı iade-fiyat farkı alacağının dava konusu faturalardan (bu faturalarında sözleşmeye aykırı olan kısmına itirazları baki kalmak kaydıyla) takas mahsubunu talep ediyor olduklarını,

yukarıdaki itirazlarını tekrarla, faturanın tek başına alacak iddiasını kanıtlayan bir belge olmadığını, davacının, müvekkili ile arasındaki sözleşmede sefer bedeli belli olmasına ve özlük haklarını ödememesi halinde mahsup edileceğine ilişkin sözleşmede kayıt olmasına rağmen mahsup bunları görmezden gelerek alacak talep ve dava etmekte olduğunu, müvekkilinin bu faturalardan dolayı borcu bulunmadığını, zira davacının önceki dönemlerde sözleşmeye aykırı - fazladan fatura keşide ederek müvekkiline borçlu hale gelmiş olduğunu, sözleşmelerin ilgili hükümlerinde Akaryakıt, Trafik Sigortası, Kasko, Bakım-Onarım,

Lastik ve benzeri ile Araç Sürücüsüne Ait SGK ve Özlük Hakların sözleşmeli taşımacıya ait olacağının, bunların müvekkili tarafından verilmesi halinde sözleşmeli taşımacının hakkedişinden mahsup edileceğinin hüküm altına alınmış olduğunu, davacının bu işte sürücü istihdam etmiş olup ekte kimlik bilgileri sunulan sürücünün SGK ve Özlük haklarını ödediğine ilişkin bir belge sunmamış olduğunu, bu açıdan müvekkilinin sorumluluğunun devam etmekte olduğunu,

bu sebeple yukarıdaki itirazları baki kalmak kaydıyla bir an için davacının alacaklı olduğu düşünülse dahi bahse konu SGK ve ÖZLÜK haklarına ilişkin ödeme belgelerini sunulmadıkça ödeme koşullarının oluşmayacağını, taraflar arasındaki uygulamaya göre davacı önceki aylarda SGK ödeme belgelerini müvekkiline sunmuşsa da, işin bittiği safhada SGK ödeme belgeleri ve ÖZLÜK haklarının ödendiğine veya ibrasına ilişkin belge sunulmamış olduğunu, bu sebeple de dava konusu faturaların ödeme koşullarının oluşmadığını, davacının talep ettiği tüm faiz ve ferilerine de itiraz ediyor olduklarını beyanla; fazlaya dair tüm hakları saklı kalmak kaydı ile,

iş bu haksız, mesnetsiz ve kötüniyetli davanın reddine, davacı aleyhine % 20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve AAÜT'sinde belirtilen yasal vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık; taraflar arasında ticari ilişki kapsamında davacının, davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne kadar olduğu, davalı tarafın savunması uyarınca tanzim edilen faturaların taraflar arasındaki sözleşme şartlarına uygun olarak tanzim edilip edilmediği, davalının takas-mahsup definin yerinde olup olmadığı, varsa yapılan ödemeler, ödeme konusundaki tarafların beyan ve itirazları nazara alındığında davacının alacağının kalıp kalmadığı hususlarındadır.

Dosyanın mahkememize Küçükçekmece ...... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 04/11/2024 tarih ve ..... Esas ..... Karar sayılı kesin olarak verilen görevsizlik kararı ile tevzi edildiği anlaşıldı.

Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ..... E sayılı dosyasının celbi talep edilmiş, dosya uyap sistemi üzerinden mahkememize gönderilmiş olup, davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhine 177.320,00 TL fatura alacağı, 326.700,00 TL fatura alacağı olmak üzere toplam 504.020,00 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı ve davalı şirket tarafından takibe itiraz edildiği anlaşıldı.

Her ne kadar devam eden yargılama aşamasında davalı vekilince Mahkememiz dosyasının Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... E. Sayılı dosyası ile birleştirilmesi talep edilmiş ise de Mahkememiz dosyasının daha önce açılmış olduğu anlaşılmakla istem yerinde görülmemiştir.

DSL ...... Bölge Müdürlüğünden ..... İKN'lu "Personel Servis Hizmet Alımı İşi" ihale dökümanlarının (sefer-hakediş kayıtlarının) Mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen müzekkere cevabının incelenmesinde davalı ile DSİ arasında fiyat farkı uygulaması bulunduğu anlaşılmıştır.

Dosya kapsamı ve toplanan deliller hep birlikte değerlendirilerek, taraflar arasında ticari ilişki kapsamında davacının, davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne kadar olduğu, davalı tarafın savunması uyarınca tanzim edilen faturaların taraflar arasındaki sözleşme şartlarına uygun olarak tanzim edilip edilmediği, davalının takas-mahsup definin yerinde olup olmadığı,

varsa yapılan ödemeler, ödeme konusundaki tarafların beyan ve itirazları nazara alındığında davacının alacağının kalıp kalmadığı hususlarının tespiti için tarafların Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde 27/01/2025 günü saat 14:00'da Mahkememiz duruşma salonunda bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, KGK Bağımsız Denetçi SMMM bilirkişi ......

13/06/2025 tarihli raporunda özetle; davalı tarafından incelemeye ticari defter kayıt belge sunulmamış olduğunu,

davacı tarafından davalıya ilişkin 120.A006 Asos Kurumsal Hizmetler hesabını sunmuş

olup, davacının davalıya ilişkin sunulan kayıtları incelendiğinde,

2023 yılından devreden 248.118,01 TL davalı borcu ile birlikte davacının Ocak

2024- Temmuz 2024 tarihleri arasından tanzim ettiği 7 adet toplam 1.499.300 TL

tutarındaki faturalarının davalı hesabına davalı borcu olarak kayıtlandığını, karşılığında davalının toplam 910.647,71 TL tutarındaki ödemelerinin davalı

alacağı olarak kayıtlanması neticesinde 31.12.2024 tarihi itibariyle 836.770,30 TL

davalı borcu olduğunun mevcut olduğunu, davacının sunulan kayıtları uyarınca, davacının 30.04.2024 tarihine kadar tanzim

etmiş olduğu faturaların karşılığında davalının ödemelerini yapmış olduğunun belirlenmiş olduğunu, davacının takibe konu ettiği 31.05.2024 tarihli 177.320,00 TL ve 30.06.2024

tarihli 326.700 TL tutarındaki faturaların davacı kayıtlarında davalı borcu olarak

mevcut olduğunu, faturalara ilişkin 19.07.2024 takip tarih itibariyle cari hesapta

499.180,300 TL davalı borcu mevcut olduğunun belirlenmiş olduğunu, fatura ve yapılan

ödeme karşılaştırmaları yapıldığında, 31.05.2024 tarihli 177.320 TL bedelli faturadan 172.480,30 TL alacak kaldığının, 30.06.2024 tarihli 326.700 TL tutarındaki

faturanın tamamından alacak kaldığının bu kapsamda takip tarihinde faturalardan

kaynaklı 499.180,30 TL bakiye borç mevcut olduğunun belirlenmiş olduğunu,

Ümraniye Vergi Dairesi Müdürlüğünün 11.11.2024 tarihli müzekkereye cevap yazısına

ekli davalı ..... Taş. Tur. Oto. Rek. ve Eml. Tic. Ltd. Şti. ‘ne ait (BS –Mal Satış )ve ( BA– Mal ve Hizmet Alım) formları incelendiğinde, davacının takibe konu ettiği 2024 yılı Mayıs ve Haziran aylarına ait faturalarının davacı

tarafından vergi dairesine BS Formları (BS –Mal/Hizmet Satış) ile beyan edildiğinin belirlenmiş olduğunu, davacı şirkete ilişkin BA Mal ve Hizmet alım Formları incelendiğinde davalıya ilişkin herhangi bir kayıt beyan görülmemiş olduğunu, yine davacı şirketin KDV Beyannamesi incelendiğinde fatura bedelleri ve tevkifatlara ilişkin bilgilendirmede davaya konu edilen faturaların tevkifat bilgilerinin ve fatura bilgilerinin Vergi Dairesi'ne beyan edildiğinin belirlenmiş olduğunu, yine KDV Beyannamesinde iade edilen fatura vs görülmemiş olduğunu, Küçükçekmece Vergi Dairesi Müdürlüğünün 08.11.2024 tarihli müzekkereye cevap

yazısına ekli davalı ..... Hizmetler Turizm Tem. Hizm. Tic.A.Ş. ‘ye ait (BS

–Mal Satış )ve ( BA – Mal ve Hizmet Alım) formları incelendiğinde, davacının takibe konu ettiği 2024 yılı Mayıs ve Haziran aylarına ait faturalarının davalı

tarafından kayıtlarına alınarak vergi dairesine BA Formları ile beyan edildiğinin belirlenmiş olduğunu, yine davalı şirkete ilişkin BS (Mal ve Hizmet Satış) formaları incelendiğinde, davalının

herhangi bir iade faturası tanzim ettiği hususunda kayıt ve beyanı görülememiş olduğunu, davalı şirkete ait KDV Beyannamesinde DSİ 14 .Bölgeye ilişkin fatura bilgileri ve

Tevkifat bilgilerinin verildiğinin mevcut olduğunu, davacıya iade faturası tanzim ettiğine ilişkin

beyan görülmemiş olduğunu, davacı ve davalının BA – BS formları karşılaştırmalı olarak incelendiğinde,

davacının takibe konu ettiği Mayıs ve Haziran aylarına ait faturaların davacı ve

davalı tarafından kayıtlara alarak vergi dairesine beyan edildiği hususlarının belirlenmiş olduğunu, yine KDV ve BA/ BS formları incelemelerinde davalının herhangi bir iade faturası

tanzim ettiğine ilişkin kayıt beyan BA/BS formları ve KDV Beyannamelerinde

tespit edilmemiş olduğunu, davacı ile davalı arasında Taşımacı ile Sözleşmeli Taşımacı arasında yapılan servis

taşımacılığı Tip Sözleşmesi imzalandığını, Madde 3 (1)‘de günlük taşıma bedelinin 4.400 TL + KDV olarak belirlendiği, Madde 3 (2) ‘de Taşımacı tarafından yapılacak ödemenin sözleşmeli taşımacı ile

mutabık kalınan gün sayısının (veya ayın) hesaplanması neticesinde taşımacı

tarafından verilen yakıt aylık hesabından mahsup edildikten sonra kalan tutara

kesilecek fatura karşılığı bankaya yatırılacağı, Madde 3 (4) ‘de Sözleşmeli ,DSİ 14. Bölge Müdürlüğü İstanbul –Tuzla Vardiya

19 nolu güzergahta hizmet vereceği, hizmet verilen güzergahın gidiş geliş

uzunluğu idare tarafından hazırlanan ihale dökümanında belirtildiği gibi olduğu, Madde 4 ‘de sözleşmenin 31.07.2024 tarihinde sona ereceği ve diğer hususların

mevcut olduğunu, iş bu sözleşme eklerinin bir bütün olduğu (Sözleşme ekleri taşımacı ile idare

arasına imzalanan sözleşme ve ihale dökümları olduğu hususlarının mevcut olduğunu, (Madde 6)

davacının tanzim ettiği faturalara ilişkin incelemeler yapıldığında Şubat 2024 dönemin sonrasında 5.200 TL birim fiyattan fatura tanzim edildiği görülmüş olup, Şubat, Mart, Nisan faturalarına ilişkin sözleşmedeki 4.400 TL birim fiyat üzerinden fark 79.200 TL olarak hesaben belirlenmiş olduğunu, yine dava konusu 2 adet faturaya ilişkin 4.400 TL bedel üzerinde hesaplama yapıldığında Mayıs Faturasının 150.040 TL ve Mayıs Faturasının 290.400 TL olarak hesaplanmış olduğunu, davacının tanzim ettiği faturalara ilişkin incelemeler yapıldığında Şubat 2024 dönemin

sonrasında 5.200 TL birim fiyattan fatura tanzim edildiği görülmüş olup, Şubat, Mart

, Nisan faturalarına ilişkin sözleşmedeki 4.400 TL birim fiyat üzerinden farkın 79.200 TL

olarak hesaben belirlenmiş olduğunu, Devlet Şu İşleri Genel Müdürlüğü tarafından 30.12.2024 tarihli müzekkereye cevap

yazısında sözleşme ve hakkedişlere ilişkin dökümleri sunmuş, diğer güzergahlar ile

birlikte hakkediş tutarı ve uygulanan fiyat farkı hesaplamaları bulunduğunun görülmüş olduğunu, davalı ile DSİ arasında fiyat farkı uygulaması yapıldığı, hakkedişlerin bu kapsamda

düzenlendiği görülmüş olup, fiyat farkının davacıya da uygulanabileceği yönünde kanaat

oluşması halinde, hakkediş ve fiyat farkına ilişkin hesaplama uzmanlık alanları kapsamında olmamakla bu hususta nihai takdirinin mahkememize ait olduğunu, davacı tarafından takibe konu edilen faturaların Mayıs ve Haziran 2024 aylarına ilişkin toplam 504.020 TL tutarında olduğunu, sözleşme 7.9.2023 Eylül itibariyle yapılmış olup, Eylül ayından itibaren davacı tarafından

tanzim edilen takibe konu faturalar dahil tüm faturaların tespit edilmiş olduğunu, söz konusu davacının tanzim ettiği faturaların incelenen BA / BS formlarında her iki

tarafça beyan edildiğinin/ kayıtlara alındığının belirlenmiş olduğunu, yapılan ödemeler neticesinde takip

tarihinde 499.180,30 TL kalan bakiye mevcut olduğnun tespit edilmiş olduğunu,

davalı tarafından birim fiyatlar ile ilgili bildirdiği itiraz ettiği hususlarda

incelemelerin yapılmış olduğunu, sözleşmede günlük 4.400 TL + KDV fiyat belirlenmiş olduğunun mevcut olduğunu, ancak

aylık gün sayısı ile birim fiyatlara ilişkin hesaplama

yapıldığında, 3.512,40 TL birim fiyatla Ekim ayı faturasının tanzim edildiğinin, tüm

faturaların birim fiyatlarının sözleşmede belirlenen 4.400 TL + KDV birim fiyattan

hesaplanmadığının görülmüş olduğunu, davacının Mayıs ve Haziran aylarına ilişkin faturalar sebebiyle ödenmemesinden

kaynaklı iş bu ihtilafda söz konusu fatura birim fiyatlarının esasen 29.02.2024, 31.03.2024, 30.04.2024 tarihli faturalarda da 5.200 TL olarak tanzim edildiği bu faturaların itirazsız ödendiği, bu kapsamda DSİ ile yapılan sözleşmedeki ve gelen

yazı cevabındaki fiyat farkının hakkedişlerde hesaplamada yer almış olması

kapsamında uygulanabilirliğinin takdirinin mahkememize ait olacağının görülmüş olduğunu, yine davalı tarafından her ne kadar Şubat Mart Nisan aylarına ilişkin faturaları

ödenmiş ise de birim fiyattaki tutarın sonradan fark edildiği ve bu faturalardaki

sözleşme bedeli ile fatura birim fiyatı arasındaki farktan dolayı alacaklı olduğu ve

bu tutarın takas mahsup edilmesi gerektiği bildirilmiş olup,

bu hususta nihai takdir mahkememize ait olmak üzere mahkememizce kanaat

oluşturulması halinde Şubat Mart Nisan aylarına ilişkin fark tutarın 79.200 TL

olduğunun, takibe konu faturalar için de sözleşme birim ile fatura birim fiyat farkının 63.580,00

TL olduğunun hesaplanmış olduğunun görülmüş olduğunu,

bu durumda yapılan ödemeler neticesinde takip tarihinde 499.180,30 TL kalan bakiye

üzerinden birim farkı düşümü yapıldığında, 356.400,30 TL kalan bakiye alacak

hesaplanacağının takdirinin mahkememize ait olacağının görülmüş olduğunu SONUÇ OLARAK: dosya, davacının sunulan TTK hükümlerine göre usulüne uygun tutulan ticari defter ve

kayıtları, dosyaya vergi dairesinden gelen davacı ve davalıya ait BA / BS formları, KDV

Beyannameleri, sözleşme, icra dosyası, fatura suretleri incelemeleri yapılmış olup, davacının sunulan kayıtları uyarınca takibe konu edilen Mayıs ve Haziran

faturalarından kaynaklı 499.180,30 TL alacaklı olduğu, davacının 504.020,00 TL

tutarı takibe konu ettiği, davalı tarafından ticari defter sunulmadığı,

davacı ve davalıya ilişkin dosyaya gelen BA / BS formları uyarınca davacının

takibe konu ettiği iki adet faturanın davacı ve davalı tarafından Vergi Dairesine

beyan edildiği, söz konusu faturalara ilişkin ilgili dönemde iade faturası tanzim

edildiği hususunda BA / BS formlarında beyan mevcut olmadığı, davalının birim fiyatlara ilişkin bildirdiği hususların yukarıda detaylı şekilde

hesaplamaları ve incelemelerinin yapıldığı ve takdiri mahkememize ait olmak

üzere, birim fiyatlara ilişkin itiraz edilen kısım davalının bildirdiği takas mahsup

işlemi yapılarak düşüldüğünde bu durumda takip tarihinde 356.400,30 TL kalan

bakiye alacak hesaplanacağını bildirmiştir.

Ticari defterlerin ibrazı ve delil niteliği, HMK’nın 222. maddesinde düzenlenmiş olup maddenin 1. fıkrasında mahkemenin, ticari davalarda tarafların ticarî defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceği ve aynı maddenin 2. fıkrasında ise ticarî defterlerin, ticarî davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması gerektiği düzenlenmiştir.

Ticarî defter kayıtları ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan tarafın, ticarî defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir (HMK m. 222/3).

Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olurlar. (HMK m. 222/4).

Öte yandan taraflardan birinin diğer deliller yanında karşı tarafın ticari defterlerine dayanmasıyla karşı taraftan ticari defterlerin ibrazının istenilmesi, ancak ticari defterlerin ibrazından kaçınılması durumunda, HMK’nın belgelerin ibraz mecburiyetini içeren 219 ve devamındaki hükümler uygulama alanı bulacaktır.

Bu çerçevede HMK’nın 220/3. maddesinde düzenlenen belgenin ibraz yükümlülüğüne aykırı davranışın sonucunda, HMK’nın 222/5. maddesindeki düzenlemeden farklı olarak hâkime takdir hakkı tanınmış olup hâkim, ibraz edilmeyen belgenin/ticari defterin içeriği hakkında, somut durumun niteliğine uygun düştüğü ölçüde yapacağı değerlendirme sonrasında ibrazı isteyen diğer tarafın beyanının kabul edilip edilemeyeceğine karar verecektir (Pekcanıtez, Özekes, Akkan, Korkmaz, s. 1834).(Yargıtay HGK'nın 27.01.2022 tarihi ve 2019/11-172 E. - 2022/69 K. sayılı kararı )

Davacı tarafın delillerinde taraflarına ait olan ve davalı tarafa ait olan ticari defter ve belgelere delil olarak dayandığı anlaşılmıştır.

Mahkememizce usulüne uygun ihtara rağmen davalı taraf ticari defterlerini incelemeye sunmamış, delil olma niteliğine sahip olduğu belirlenen davacı ticari defterlerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde takibe konu edilen Mayıs ve Haziran

faturalarından kaynaklı 499.180,30 TL alacaklı olduğu, davacının 504.020,00 TL

tutarı takibe konu ettiği, davalı tarafından ticari defter sunulmadığı,

davacı ve davalıya ilişkin dosyaya gelen BA / BS formları uyarınca davacının

takibe konu ettiği iki adet faturanın davacı ve davalı tarafından Vergi Dairesine

beyan edildiği, söz konusu faturalara ilişkin ilgili dönemde iade faturası tanzim

edildiği hususunda BA / BS formlarında beyan mevcut olmadığı, davalının birim fiyatlara ilişkin bildirdiği hususların yukarıda detaylı şekilde

hesaplamaları ve incelemelerinin yapıldığı ve takdiri mahkememize ait olmak

üzere, birim fiyatlara ilişkin itiraz edilen kısım davalının bildirdiği takas mahsup

işlemi yapılarak düşüldüğünde bu durumda takip tarihinde 356.400,30 TL kalan alacak bulunduğu belirlenememiştir.

Davacı taraf ticari defterlere diğer deliller ile birlikte dayanmış olup mahkemece de davalının ticari defterlerini ibrazı HMK 222/3 ihtarı ile birlikte davalıya ara karar olarak gönderilmiş olmasına rağmen ticari defterler incelemeye sunulmamıştır.

Bu durumda HMK’nın belgelerin ibraz mecburiyetini içeren 219 ve devamındaki hükümler uyarınca; davalının HMK’nın 220/3. maddesinde düzenlenen belgenin ibraz yükümlülüğüne aykırı davranışın sonucunda, ibraz edilmeyen belgenin/ticari defterin içeriği hakkında, ibrazı isteyen diğer tarafın beyanının kabul edilerek ticari defterlerde kayıtlı fatura konusu hizmetin yerine getirildiği ve bedelinin ödenmediği hususunun kabul edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Takip faturaya dayalı olarak başlatıldığından takibe sıkı sıkıya bağlılık ilkesi uyarınca takip konusu faturalar uyarınca inceleme yapılmış ve defterde yer alan cari hesap alacağı uyarınca değil fatura bedelleri uyarınca inceleme yapılmıştır.

Her ne kadar davalı tarafça davacının düzenlenmiş olduğu faturaların araların yer alan sözleşme şartlarına aykırı olduğu, sözleşmede belirtilen bedelin daha düşük olduğu, borcun taraflar arasındaki sözleşme şartları uyarınca ödendiği ve bu ödemelerde iade-fiyat farkı alacağı olması nedeni ile takas mahsup savunmasında bulunmuş ise de, belirtilen savunmalar yönünden yeterli delilin dosyaya sunulamadığı, davacı tarafın kesin delil niteliğindeki ticari defter kayıtları karşında tek başına DSİ yazı cevabının ispata elverişli olmadığı kanaatine varılmıştır.

İcra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için takibe konu alacağın likit olması zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir.

Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.

Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut olduğunda ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir.

Eldeki davada, satın alınan ve faturası belirli alacak likit (belirlenebilir) olup, hüküm altına alınan miktar üzerinden davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinin şartları oluşmuş bulunmaktadır. Açıklanan bu nedenlerle açılan davanın kabulü ile davalı tarafın Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ...... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20 sine tekabül eden 100.804,00 TL icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine karar vermek gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

AÇILAN DAVANIN KABULÜ İLE

1-Davalı tarafın Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ İLE takibin DEVAMINA,

2-İcra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20 sine tekabül eden 100.804,00 TL icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE,

3-Alınması gereken 34.429,61 TL harçtan peşin alınan 6.087,31 TL harcın mahsubu ile bakiye 28.342,30 TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,

4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,

5-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 6.514,91 TL ile bilirkişi, tebligat ve posta masrafı 7.159,50 TL olmak üzere toplam 13.674,41 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 80.643,20 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

7-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,

Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (e-duruşma ortamında) kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.09/12/2025

Katip · Hakim

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/907, K. 2025/1145, 9 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  5. Açılan Davanın Kabulü İle
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/907
Karar No
2025/1145
Tarih
9 Aralık 2025

İlgili Kararlar

  • Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/907 K.2025/875
  • Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/907 K.2025/812
  • Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/909 K.2025/1417
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2024/909 K.2025/1681
  • İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/910 K.2025/1053
  • İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/911 K.2025/969

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.