KÜNYE
T.C. Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 13 Mart 2025
- Esas no
- 2024/972 Esas
- Karar no
- 2025/241
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 22/11/2024
- Kararın yazıldığı tarih
- 27/03/2025
Karar Metni
1.390 kelime·7 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA. Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle. Müvekkili lehine Büyükçekmece İcra Dairesi'nin ....
E. sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine ilamsız icra takibinin yapıldığını, yapılan takibe davalı tarafından haksız ve kötüniyetli olarak itiraz edildiğini, işbu dava sonucunda itirazın iptaline karar verilmesi gerektiğini, davacı müvekkili, davalıdan çeşitli tekstil malzemeleri satın alma konusunda anlaşmış olduğunu bu anlaşma sonucunda taraflar arasında sözleşmenin mevcut olduğunu, işbu sözleşme çerçevesinde müvekkili tarafından davalıya 8.033,88 Euro gönderildiğini, davalı tarafından tekstil ürünlerinin teslimi zamanında gerçekleşmediğini, ödenen paranın iadesi için icra takibi yapıldığını, müvekkili,
davalının teslim borcunu yerine getirmediğinden bahisle aynen ifadan vazgeçilmiş olduğunu, borcun yerine getirilmemesinden doğan zarar olan müvekkili tarafından ödenen bedelin iadesinin gerektiğini, davalı, yapılan icra takibine rağmen borcu ödememekte ısrar ettiğini, müvekkili, satım sözleşmesinden kaynaklanan borcunu yerine getirmesine rağmen davalı tarafından sözleşmede kararlaştırılan ürünleri teslim borcunun yerine getirilmediğini, davalının, sözleşmede kararlaştırılan ürünlerin teslim edilmemesinde kusurunun bulunmadığını, herhangi bir sorumluluğu kaldıracak durumun mevcut olmadığını,
dolayısıyla sözleşmeden satıcının temerrüdü nedeniyle dönülmüş olunduğundan verilen bedelin iadesinin gerektiğini, alacağa ilişkin dekontun bulunması ve davalının borca itiraz dilekçesinde de satım sözleşmesini kabul ettiğini durumları gözetilerek yaklaşık ispatın gerçekleştiğinden ve davalının mallarını kaçırma ihtimalinin bulunmasından ötürü ihtiyati haciz niteliğinde ihtiyati tedbir taleplerinin olduğunu, dava açılmadan önce de zorunlu arabulucuğa başvurulduğunu, Büyükçekmece Arabuluculuk Bürosu'nun ... dosya numarası ile yapılan görüşmelerde anlaşma sağlanamadığını,
bu sebeplerle öncelikle dava konusu olan 296.929,46 TL kadar davalının taşınmazlarına, banka hesaplarına ve 3.kişilerdeki alacaklarına ilişkin ihtiyati haciz niteliğinde ihtiyati tedbire karar verilmesini, davanın kabulü ile davalının yaptığı Büyükçekmece İcra Dairesi'nin ...
E. sayılı dosyasındaki itirazının iptalini, dava konusu edilen alacağın likit olmasından, itirazın haksız ve kötüniyetli olmasından dolayı alacağın en az %20'si oranında davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle;
Davacının harcı eksik ödediğini, tensip zaptında davacı tarafa 1 haftalık kesin süre verildiğini, ancak harç tamamlanmadığını, davanın usulden reddinin gerektiğini, davacı tarafından yabancı kaynaklı belgelerin noter onaylı tercümelerinin sunulması gerektiğini, müvekkili malları ifaya hazır hale getirdiğini ve alıcıya malların hazır olduğunu bildirdiğini, borçlu şirketin temerrüde düşmediğini, davacının satış sözleşmesinden dönmek için haklı bir sebebinin olmadığını, davacı temerrüt ihtarında bulunmadığını, malların teslimine ilişkin kesin bir vade de bulunmadığını,
davacı taraf müvekkili şirket tarafıdan keşide edilen .... nolu fatura içeriğine itiraz etmediğini, alacaklının temerrüde düştüğünü, mallarının ifaya hazır olduğunu, müvekkili şirketin tarafından alacaklıya ihtar edildiğini, alacaklının temerrüdü borçlunun temerrüdünü engellediğini, dava konusu mallar halen davalı şirketin iş yerinde olduğunu, malların eksiksiz ve ayıpsız ifaya hazır olduğunun keşif ve bilirlkişi marifetiyle tespitinin gerektiğini, davacının talep etmiş olduğu mallar sezonu geçmiş mal olduğunu, müvekkili tarafından satışa sunulmasının büyük zarara sebep olacağını, davacının kötü niyetli olduğunu,
davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, davacının haklı bir sebebinin olmadığını, mahkeme aksi kanaatte olsa dahi sözleşmeden dönme koşulları uygulanarak müvekkilinin menfi zararının dava konusu alacaktan mahsubunun gerekli olduğunu, ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir talebine itiraz ettiklerini, bu sebeplerle davanın öncelikle harç tamamlanmadığı için usulden aksi takdirde esasa ilişkin sebeplerden reddi ile Büyükçekmece İcra Müdürlüğü ....
E. Sayılı icra takibine yapılan itirazın kabulünü, davacı aleyhine alacağın %20 oranından az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, mahkeme aksi kanaatteyse müvekkil şirketin menfi zararının tazminini, Gerekli görüldüğü takdirde tevdi mahalli tayin edilmesini, açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava İtirazın İptali istemine ilişkindir.
Muratpaşa Vergi Dairesine yazılan müzekkere cevabından davacının vergi mükellefiyet kaydının bulunmadığından bahisle cevap verilmiştir
Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabında davacının tacir kaydının bulunmadığından bahisle cevap verilmiştir.
Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. 6100 Sayılı HMK'nun 114/c maddesi gereğince mahkemelerin görevi dava şartı olup, yasanın 115. maddesi gereğince mahkeme dava şartının bulunup bulunmadığını res'en araştırmakla yükümlüdür.
6102 Sayılı T.T.K.'nun 4. maddesinin 1. fıkrası 6335 Sayılı Yasanın 1. maddesi ile değiştirilerek ticari davalar her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları, T.T.K.'nun 4. Maddesinin a bendi gereğince T.T.K.'nun dan kaynaklanan davalar, T.T.K.'nun 4. maddesinin b, c, d, e, f bentlerinde sayılan davalar ve diğer özel kanunlarda Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu kararlaştırılan davalar ticari dava olarak Ticaret Mahkemelerinde görülecektir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.
Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir.
Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira.
Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Mahkememizce davacı ile ilgili tacir araştırması yapılmış olup yazı cevaplarına göre davacının vergi mükellef kaydının bulunmadığı , davacının gerçek kişi ticari işletme kaydının da bulunmadığı, bunun yanında davanın mutlak ticari davalardan olmadığı gibi davanın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hukuk davası (nispi ticari dava) niteliğinde de olmadığı nazara alındığında uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir
Ticari olmayan davalarda görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olup Asliye Hukuk Mahkemesi ile Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişki TTK' nun 5/3.maddesi uyarınca görev ilişkisidir. Göreve ilişkin usul kuralları HMK'nun 114/1-c maddesi uyarınca dava şartıdır. Dava şartları kamu düzeninden olup kamu düzenine ilişkin hususlarda resen dikkate alınacak hususlardan olup dava şartı yokluğu halinde HMK'nun115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/972, K. 2025/241, 13 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama