KÜNYE
T.C. Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2025
- Esas no
- 2025/219 Esas
- Karar no
- 2025/849
- Dava
- Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi
- Dava tarihi
- 05/03/2025
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 20/10/2025
Karar Metni
1.776 kelime·9 dk okuma·3 bölüm
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;
İSTEM
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalı ...’nin davaya konu makineyi ticari amaçla satması ve şirket olması sebebiyle tacir konumunda olduğunu, müvekkilinin TTK m.12 uyarınca, bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten tacir olduğunu, davalının yerleşim yeri olan Beylikdüzü ilçesinin Hâkimler ve Savcılar Kurulunun 07.07.2021 Tarih ve 608 Karar numaralı kararına göre Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri yetkili olduğunu, müvekkilinin .. Mah. ... Cad.
No: 100 Yıldırım/ Bursa adresindeki iş yerinde kullanılmak amacıyla davalı ile ''....'' isimli makinenin satışı konusunda anlaştığını, bu anlaşma üzerine davalı tarafından .... fatura nolu ve 10.08.2023 tarihli bir fatura tanzim edilerek gönderildiğini, akabinde müvekkil tarafından 68.400 TL'lik ödeme yapıldığını, davalı tarafından gizli ayıplı malın müvekkiline teslim edildiğini, ürün alındıktan sonra davacı müvekkili tarafından gözle yapılan fiziki incelemede herhangi bir hata veya ayıp tespit edilmediğini, ürünün alındığı dönemde müvekkili tarafından anlaşılabileceği beklenebilen herhangi bir ayıp mevcut olmadığını,
bu ayıbın malın kullanılması aşamasında ortaya çıktığını, müvekkilinin ilk incelemede anlaması ve bilmesinin mümkün olmadığını, kullanılmaya başlanan .... isimli makine dengeli elektrik vermemesi üzerine müvekkili tarafından bu durum fark edildiğini ve davalıya bildirildiğini, her ne kadar davalı tarafından teknik ekibin aranacağı iletilmişse de herhangi bir şekilde iletişime geçen, arıza ile ilgili sorunu çözen bir teknik ekip olmadığını, malın satın alınması sırasında, satın alınan malın dayanıklı ve tüm standartlara uygun olduğunun belirtildiğini,
kalitesiz olan ve standartlara uymayan makine nedeniyle gerek kendi işlerinin üretiminin yavaşlaması gerekse de yeterli ürünün hazırlanamaması sebebiyle müvekkilinin mağduriyet yaşadığını, davalı tarafından dürüstlük kuralına aykırı olarak ayıplı mal satıldığını, sonraki süreçte ise yine aynı makinenin motorunun çalışmaması sorunu ile karşılaşıldığını, bu durumun davalıya bildirildiğini,
taahhüt edilenin karşılanmaması sebebiyle müvekkili tarafından dava konusu malın yeterli güç ile çalışmamasının tespit edilmesi amacıyla bağımsız ve tarafsız üçüncü kişi konumundaki ''.... ''isimli firmadan bu makinenin gücü hakkında ölçüm yapılmasının istendiğini, tarafsız ve bağımsız olan ... isimli firma tarafından yapılan ölçüm sonucunda müvekkiline ''150 kwa'' güçte olduğu taahhüt edilerek satılan makinenin ''100 kwa'' olduğu tespit edildiğini, bu durumun davalı tarafça müvekkilden satışın gerçekleşmesi amacıyla özellikle gizlendiğini, gizli ayıbın satıcı konumundaki davalının ağır ihmali sonucuyla gerçekleştiğini,
açıklanan nedenlerle ... Mah. .... Cad. No: 100 Yıldırım/ Bursa adresinde bulunan ayıplı malı iade etmeye hazır olduklarını bildirerek; satış bedeli olan 68.400 TL’nin ürünün satın alındığı 10.08.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesini, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
YANIT
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; görevli mahkemenin genel görevli Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin yıllardan beri kesintisiz enerji sistemlerinde Endüstriyel Trafolar, Jeneratörler, Voltaj Regülatörleri ve Güç kaynakları ithalat ve ihracatını gerçekleştirdiğini, davanın kötüniyetle ikame edildiğini, ayıba ilişkin herhangi bir bildirim yapılmadığını, davacı tarafın iddialarını desteklemek adına gerçekleri çarpıtmakta ve haksız ikame ettiği işbu dava da kendini haklı göstermeye çalıştığını,
servis gelemediği için sinirlenen ve müvekkili şirkete karşı hırslanan davacının satılan ürün ile ilgili olarak danışıklı olduğu başka bir firmadan teknik servis aldığını, açıklanan nedenlerle haksız davanın esasa girilmeksizin usulden reddini, davanın esasına girilmesi gerektiği kanaati hasıl olursa haksız davanın esastan reddini, yargılama giderlerinin ve vekâlet ücretinin davacı taraflara yükletilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür.
KANITLAR VE GEREKÇE
-Dava, taraflar arasında varlığı ihtilafsız olan satış sözleşmesi uyarınca davalı tarafından davacıya satışı gerçekleştirilen Servo Voltaj Regülatör dengeleyici tam korumalı makineni,n ayıplı olduğu iddiası ile sözleşmeden dönme ve satış bedelinin iadesi istemine ilişkindir.
-Mahkememizce dava konusu uyuşmazlık yönünden ön inceleme duruşması icra edilmiş, duruşmada; davacı vekiline dava konusu makinenin incelemeye elverişli adresini bildirmek ve yine ilgili makineye ilişkin servis başvuruları ve işbu başvurular kapsamında yapılan işlemlere ilişkin tüm belge ve faturalarını ibraz etmek üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine,
kesin süre içerisinde ilgili belgelerin ibraz edilmemesi ve adres bildirilmemesi halinde bu hususta tekrar delil bildirme hakkından vazgeçmiş sayılacağının ihtarına, davalı vekiline dava konusu makineye ilişkin cevap dilekçesinde yer verdiği ve karşılandığını bildirildiği tüm teknik destek ve servis kayıtlarını ibraz etmek üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine,
kesin süre içerisinde ilgili belgelerin ibraz edilmemesi halinde bu hususta tekrar delil bildirme hakkından vazgeçmiş sayılacağının ihtarına, celse arasında eksikliklerin tamamlanması ve gerekli olması halinde bilirkişi incelemesi hususunda ara karar tesis edilerek taraflara tebliğine karar verilmiştir.
-Davacı tarafça makinenin adresinin bildirilmesi akabinde 16/06/2025 tarihli ara karar tesis edilmiş; işbu ara kararda.
"1-Davalı vekiline; davalı tarafın 2023-2024-2025 yıllarına ilişkin ticari defter ve kayıtlarını inceleme günü olan 07/07/2025 günü saat 15:30'da mahkememizde hazır etmelerinin veya yerinde inceleme talepleri var ise bu tarihe kadar defterlerin bulunduğu adresi bildirmeleri hususlarının ayrı ayrı ihtarına, belirlenen gün ve saatin taraflar yönünden kesin süre olduğunun,
belirlenen gün ve saatte ticari defterlerin hazır edilmemesi veya belirlenen tarihe kadar adres bildirilmemesi halinde Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. maddesi uyarınca ticari defterleri ibrazdan vazgeçmiş sayılacaklarının ve usulüne uygun tutulduğu anlaşıldığı takdirde karşı tarafın ticari defter ve kayıtlarına göre karar verilebileceğinin ihtarına,
2-Defterler hazır edildiğinde dosyanın bilirkişi listesinden resen seçilecek bir mali müşavir bilirkişiye tevdii ile; bilirkişiden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 222. maddesi gereğince, dava konusu ihtilafla sınırlı olmak kaydıyla ilgili tarafın ticari defter ve belgelerinde inceleme yaparak;
a)Tarafların ticari defterlerinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanuna göre usulüne uygun tutulup tutulmadığı; açılış kapanış tasdiklerinin yapılıp yapılmadığı;
b)Defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulamadığı; sahibi lehine delil olma özelliği taşıyıp taşımadığı;
c)Özellikle dava konusu alacağa ilişkin ödemelerin taraflarca ticari defterlerinde ve BA - BS formlarında kayıtlı olup olmadığı, faturaların açık mı yoksa kapalı mı fatura olduğu;
d)Taraflarca bildirilen BA-BS formlarının dava konusu alacakların kaydını içerip içermediği
e)Dava konusu alacağın tamamen veya kısmen ödenmesine ilişkin olarak tarafların defter ve belgelerinde kayıt ve/veya belge bulunup bulunmadığı ve nihai olarak dava/takip tarihi itibariyle taraflar arasındaki alacak borç durumunun belirlenmesi ve bu doğrultuda rapor düzenlenmesinin istenmesine,
3-Yukarıdaki hususlarda davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi ve ek olarak davacının bildirdiği "... Mah. ... Cad. No: 100 Yıldırım/ Bursa" adresinde makine mühendisi bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilerek dava konusu makinede;
Davacı tarafın dava dilekçesinde yer verdiği ayıpların mevcut olup olmadığı,
İlgili ayıplar mevcut ise iş bu ayıpların kullanımdan kaynaklanan ayıplar olup olmadığı, ilgili ayıpların ilk bakışta fark edilecek nitelikte olup olmadığı veya varsa ilgili ayıpların üretimden kaynaklanan ayıplar olup olmadığının belirlenmesinin,
Tarafların iddiaları nazara alınarak ilgili ayıplar yönünden verilen servis hizmet ve taleplerinin yerinde olup olmadığı, davalı tarafından verilen servis hizmetleri neticesinde sunulan belgeler de dikkate alınarak mevcut ayıpların giderilip giderilmediğinin belirlenmesinin,
Yine bilirkişi tarafından yapılacak incelemede ilgili makinenin çalışır vaziyette video kaydının alınarak raporun ekine eklenmesinin istenmesine,
4-Mahkememizde inceleme yapacak SMMM bilirkişi için 7.000,00 TL, talimat mahkemesinde görevlendirilecek SMMM ve Makine Mühendisi bilirkişiler için ayrı ayrı 7.000,00'er TL ücret takdirine,
5-Bilirkişi ücretlerinden davacı tarafın sorumlu olmasına,
6-Bilirkişi incelemesinde kullanılmak üzere delil avansının eksik olduğu anlaşılmakla, eksik olan 21.000,00 TL delil avansının yatırılması için davacı vekiline iş bu ara kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde eksik delil avansını yatırmadığı takdirde bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçileceği ve dosyanın mevcut diğer deliller ile karara çıkarılacağı hususunun ihtarına" karar verilmiştir.
-16/06/2025 tarihli ara karar davacı vekiline tebliğ edilmiş, davacı tarafça kesin süre içerisinde eksik delil avansının ikmal edilmediği görülmüştür.
-Yargıtay 22. Hukuk Dairesi'nin 21/10/2014 tarihli, 2013/18048 Esas, 2014/28541 Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un 324. maddesinde delil ikamesi avansı, 325. maddesinde ise re'sen yapılması gereken işlemlerde giderler düzenlenmiştir.
-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 324. maddesinde “Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler. Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır. Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işler hakkındaki hükümler saklıdır” düzenlemesine yer verilmiştir.
-Aynı Kanun'un 325. maddesinde ise “Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işlerde, hâkim tarafından resen başvurulan deliller için gereken giderlerin, bir haftalık süre içinde taraflardan birisi veya belirtilecek oranda her ikisi tarafından ödenmesine karar verilir. Belirlenen süre içinde bu işlemlere ait giderleri karşılayacak miktarda avans yatırılmazsa, ileride bu gideri ödemesi gereken taraftan alınmak üzere Hazineden ödenmesine hükmedilir”. düzenlemesine yer verilmiştir.
-Tanık dinlenmesi, bilirkişi raporu alınması ve keşif gideri gibi delil ikamesine yönelik giderlerin delil avansı kapsamın değerlendirilmesi gerekmektedir. Ayrıca delil ikamesi avansının da ispat külfetine göre taraflara yükletilmesi gerekir. Diğer yandan örneğin resen hesap raporu alınacaksa giderin 325. maddesi kapsamında değerlendirilmesi isabetli olacaktır.
-Ancak, yukarda açıklandığı üzere dava şartı olarak öngörülen müessesenin davanın reddine yol açması sebebiyle mahkemece gider avansı ile delillerin ikamesine yönelik avans ayrılmalı, gider avansının da nelerden ibaret olduğu net olarak belirlenmeli ve tarafa da hem gider avansının hem de delil ikamesi avansının hukuki sonuçları konusunda uyarı yapılmalıdır.''
-Yukarıda yer verilen açıklamalarda belirtildiği üzere davacı tarafça kesin süre içerisinde eksik delil avansının ikmal edilmediği görülmüştür.
-Her ne kadar davacı vekili tarafından duruşmada yer verilen beyanlarda; 16/06/2025 tarihli ara karar sehven vekil Av. ...'ye tebliğ edildiği belirtilmiş ise de davacı dilekçesinde işbu davanın Av. ... ismi ve sıfatıyla açıldığı, yine sunulan vekaletnamede ilgili avukatın yer aldığı, bu hususta yapılan tebligatlarda eksikliğin bulunmadığı anlaşılmakla davacı tarafın bu yöndeki iddiaları yerinde görülmemiştir.
-Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi hükmü uyarınca; Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü, hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. 6100 sayılı HMK 'nın 190/1 maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
-Bu haliyle davacı tarafın belirlenen kesin süre içerisinde eksik delil avansını ikmal etmediği, davacı tarafın ayıp iddialarının belirlenmesi yönünden iddialarını ispat külfeti bulunduğu, bu hususların tespitinin ancak bilirkişi incelemesi ile mümkün olduğu, bu hususlarının tespitinin teknik incelemeyi gerektirdiği, davacı tarafın talep ve iddialarını mevcut delillerle ispat edemediği kanaatine varıldığından, ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/219, K. 2025/849, 19 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama