KÜNYE
T.C. Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 16 Ocak 2026
- Esas no
- 2025/22 Esas
- Karar no
- 2026/27
- Dava
- Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 08/01/2025
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 17/03/2026
Karar Metni
2.169 kelime·11 dk okuma·3 bölüm
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;
İSTEM
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı ... arasında ... plaka sayılı ... Marka ... model aracın alım-satımı hususunda anlaşıldığını, aracın muayenesinin yaptırıldığını, yapılan muayenede araçta bir kısım hasarlar bulunduğunun tespit edildiğini, aracın bu hali ile kabul edilerek Bakırköy ....
Noterliği'nce düzenlenen 14.12.2024 tarih ve ... yevmiye no’lu “araç satış sözleşmesi” ile satın alındığını, müvekkilinin ... plaka sayılı aracı teslim almasından sonra Aydın iline dönmek üzere İstanbul’dan 15.12.2024 tarihinde yola çıktığını, Aydın'a ulaştığında "araç suyunun azaldığı" uyarısı nedeniyle aracı aynı gün yani 15.12.2024 tarihinde servise götürdüğünü, burada yapılan incelemede aracın motor blokunda çatlak bulunması nedeniyle su eksilttiği ve bu hatanın ancak motorunun yenisi ile değiştirilerek giderilebileceğinin bildirildiğini,
davalı yana telefonla durumu bildirerek araçtaki bu arızanın neden gizlendiğini sorduğunu ancak cevap alamadığını, bunun üzerine Söke ....
Noterliği aracılığı ile 17.12.2024 tarih ve ... yevmiye no ile davalı yana ihtarname keşide edildiğini, araçta gizli ayıp bulunması nedeniyle 14.12.2024 tarih ve ... yevmiye no’lu “araç satış sözleşmesi”nden dönüldüğünü, bu nedenle ödenen tutarın iadesinin yapılmasının talep edildiğini, ödemenin yapılması halinde ... plaka sayılı aracın da davalıya iade edileceğinin bildirildiğini, açıklanan nedenlerle davanın kabulü ile müvekkilinin Bakırköy ....
Noterliği'nce düzenlenen 14.12.2024 tarih ve ... yevmiye no’lu “araç satış sözleşmesi”nden döndüğünün tespiti ile; araç için ödenen 1.420.000,00-TL'nin ihtarname tarihinden itibaren itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesini, yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
YANIT
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacının iddiasının araç suyunun azaldığı uyarısı gördüğünü, bu nedenle güya 15.12.2024 tarihinde aracı Aydın ilinde bir servise götürdüğünü ve motor blokunda çatlama meydana geldiğini öğrendiğini ifade ettiğini, davacının güya dava konusu olayla ilgili müvekkilini aradığını güya müvekkilinin bu durumu kendisinden gizlediği iddiasında bulunduğunu, davacının da müvekkilinin araç alım satımıyla uğraşan tacir olduklarını, TTK 18/2. maddesinde;
"her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir." düzenlenmesine yer verildiğini, bu kapsamda taraflar araç alım satımından önce dava konusu aracı ekspertiz firmasına götürdüklerini, ekspertiz firması tarafından yapılan inceleme sonucunda dava dilekçesinin ekinde sunulan rapordan görüleceği üzere araçla ilgili sorunlar ekspertiz raporunda tek tek belirtildiğini, bu kapsamda raporun 3. sayfasında motor ve mekanik kontrolü başlığı altında dava konusu araçta yağ ve su kaçağının mevcut olduğunun raporda belirtildiğini, müvekkilinin de aracın bu durumla ilgili şifai olarak da uyardığını,
buna rağmen davacının müvekkiline hitaben "birşey olmaz gittiğimde aracı tanıdık servise götürür yaptırırım şimdi İstanbul'da bunun için vakit kaybetmeyeyim" dediğini, davacının aracın bu durumuyla ilgili yani araçta su kaçağı varmış ben bunu bilmiyordum gibi bir iddiada bulunmasının somut gerçeklerle bağdaşmadığını, davacı aracın su ve yağ kaçağı sorununu bile bile aracı satın aldığını, yağ ve su kaçağı olan bir araçla İstanbul ilinden Aydın iline 650 km yol gittiğini, yağ ve su eksilttiği ekspertiz raporunda belirtilen dava konusu araçla 650 km yolu dikkatsiz bir şekilde giden davacı aracın motor bloğunun çatlamasına neden olduğunu,
sonuç olarak davacı hem eksper raporuyla yazılı olarak, hem de müvekkili tarafından şifai olarak uyarıldığını, davacının müvekkilini aradığını, müvekkilinin kendisine gerek eksper raporunda gerekse sözlü olarak su kaçağının mevcut olduğunu söylendiğini ifade ettiğini, gizli ayıp iddiasının da gerçekdışı olduğunu, araç satın alınmadan önce davacı tarafından bir ekspertiz muayenesi yaptırılmış, yapılan inceleme neticesinde araçta yağ ve su kaçağının mevcut olduğunun raporda belirtildiğini ve müvekkilinin davacıyı uyardığını, açıklanan nedenlerle haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli olduğu ekspertiz raporuyla sabit olan davanın reddini,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını iddia ve talep ettiği görülmüştür.
KANITLAR VE GEREKÇE
-Dava, taraflar arasındaki 14/12/2024 tarihli araç satış sözleşmesi uyarınca davacıya satışı yapılan ... plakalı 2017 model ... markla aracın ayıplı olarak satıldığı iddiası ile sözleşmeden dönme ve sözleşme kapsamında ödenen bedelin iadesi istemine ilişkindir.
-Mahkememizce araç tescil kayıtları, sigorta evrakları, servis kayıtları, tramer kayıtları celp edilerek dosya arasına alınmış, dava konusu araç üzerinde keşif icra edilmiş, taraf delilleri toplanmıştır.
-Tarafların iddia ve savunmaları nazara alındığında taraflar arasında 14/12/2024 tarihli araç satış sözleşmesi kapsamında ... plaka sayılı ... Marka ... model aracın satışının gerçekleştiği hususunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. Çözümlenmesi gereken uyuşmazlık satıştan sonra ortaya çıkan arızalardan davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
-Her iki tarafın da tacir olduğu nazara alındığında uyuşmazlığın ticari nitelikteki satım sözleşmesinden kaynaklanması nedeniyle olaya sayılı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.
-Kural olarak satış öncesinde davacı alıcıyı aracın hasarlı olduğu konusunda bilgilendirdiğini veya davacının bu hususu bildiğini ispat yükü davalı satıcıdadır.
-Türk Borçlar Kanunu’nun satım sözleşmesine dair hükümlerinin (TBK m. 207 vd) esasen tacirler arasında yapılan satım sözleşmelerine de uygulanması benimsenmiştir. Bununla birlikte satım sözleşmesinde malın ayıplı olması halinde özel hükümler öngörülmüştür (TTK m. 23/1-c). Dolayısıyla tacirler arası satım sözleşmelerine Borçlar Kanunu hükümleri ile birlikte TTK m. 23/1-c hükmü de uygulanacaktır.
-Türk Borçlar Kanunu'nunda ayıp durumunda alıcının seçimlik hakları 227. maddesinde düzenlenmiştir. Madde hükmüne göre ''Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:
Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme.
Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme.
Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme.
İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme.
-Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir.
-Ticari satımlarda muayene ve ihbar külfeti olay tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK’nın 23/1-c maddesinde düzenlenmiştir. Bu hükme göre; Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Ancak ayıp ihbarının bu süre içinde satıcıya ulaşması şart değildir. Bu süre içinde satıcıya ulaşmasa bile alıcı haklarını korumuş olur.
-TTK 23/1-c. maddesinde gizli ayıbın sonradan ortaya çıkması halinde Türk Borçlar Kanunun 223. maddesinin uygulanacağı belirtilmiştir. Türk Borçlar Kanunun 223.
Maddesine göre; alıcının, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorunda olduğu, alıcının gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal etmesi halinde, satılanı kabul etmiş sayılacağı, ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hükmün uygulanmayacağı, bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmesi gerektiği; bildirmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılacağı düzenlenmiştir.
-Satım sözleşmelerinde ayıp nedeniyle satıcının sorumluluğu bakımından zamanaşımı süresi TBK'nın 231.maddesi uyarınca iki yıl olmakla birlikte aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca satıcı satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz.
-TBK'nun 231/1.maddesi hükmüne göre, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü davanın ayıp sonradan ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak 2 yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağı ve alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak 2 yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan defi hakkının bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmayacağı, aynı maddenin 2.fıkrasında ise, satıcının satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu olması halinde 2 yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamayacağı; TBK'nun 146.maddesinde ise kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça her alacağın 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu düzenlenmiştir.
-Mahkememiz dosyası yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda talimat mahkemesi aracılığı ile bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişiden bildirilen adreste yerinde inceleme yetkisi kapsamında ilgili aracın incelenmesi, ilgili araçta yapılan tamir ve bakımlar yönünden; davacının iddia ettiği şekilde ...
Oto'da yapılan tamiratların ve ilgili tamiratlar kapsamındaki ayıpların araçta mevcut olup olmadığının belirlenmesi, araç üzerinden yapılan incelemelerde dava konusu edilen ayıplar ve daha sonrasında yapıldığı belirtilen tamiratlar yönünden video kaydının bilirkişi marifetiyle alınmasının ve iş bu kaydın dosyaya eklenmesinin istenmesine karar verilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 30/06/2025 tarihli raporda özetle; dava konusu aracın satışının gerçekleştiği tarihten 1 gün sonraki tarihte arızalandığı değerlendirildiğinde;
bu kadar kısa sürede motor aksamında bu denli ciddi bir mekanik motor arızası vermesi hayatın olağan akışına aykırı olduğu, motorda meydana gelen ve satışın gerçekleştiği günden 1 gün sonra ortaya çıkan durumun gizli ayıp kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, dava konusu aracın satışının gerçekleştiği tarihten 1 gün sonra motor aksamında bu denli ciddi bir arıza meydana gelmesi hayatın olağan akışı çerçevesinde mümkün olmayıp, dava konusu aracın gizli ayıplı araç olarak değerlendirilmesi gerektiği, dava konusu aracın mahkeme heyeti ile birlikte yapılan keşif esnasında halen arızalı halde olduğu,
herhangi bir bakım onarım işlemi gerçekleşmemiş olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Mahkememiz dosyası daha önce Mahkememizce alınan rapor, talimat dosyasında yer alan video kaydı, ilgili araçta yapılan tamir ve bakımlar yönünden; davacının iddia ettiği şekilde ...
Oto'da yapılan tamiratların ve ilgili tamiratlar kapsamındaki ayıpların araçta mevcut olup olmadığının belirlenmesi ve tarafların hukuki nitelikte olmayan teknik itirazlarının irdelenmesi amacıyla otomotiv alanında uzman 3 kişilik yeni bir bilirkişi heyetine tevdi edilerek rapor düzenlenmesi istenmiş, düzenlenen 03/09/2025 tarihli raporda özetle.
16/12/2024 tarihinde uygulanan ekspertizde, turbodaki yağ kaçağı, motordaki yağ kaçağı, intercooler kaçağı tespitleri ile dava konusu aracın motorunda meydana gelen arızanın illiyet bağı bulunmadığı, oluşan arızanın motorun iç kısmında açığa çıkmış olup yağ ve su kaçakları ile nedensellik bağı olmadığı, dava dışı kuruluşun raporu incelendiğinde motor yağında su bulunmadığı ve motor suyu seviyesinin iyi olduğu tespitlerine yer verildiği,
dava konusu aracın motorunda ortaya çıkmış olan arızada motor yağında su bulunmaması ve soğutma sıvısı eksikliğinin görülmemesi olanaksız olup sunulmuş ekspertiz hizmetinin ayıplı hizmet olarak değerlendirilmesi gerektiği, davacı ...’a ait ... plakalı, ... marka, ... tipi, 2017 model, *....* şasi numaralı otomobilin gizli ayıplı mal olarak değerlendirilmesi gerektiği görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Mahkememiz dosyası daha önce rapor veren bilirkişi heyetine tevdi edilerek; davalı tarafın hukuki nitelikte olmayan teknik itirazlarının değerlendirilmesi ve bu doğrultuda rapor düzenlenmesinin istenmesine karar verilmiş, düzenlenen 19/11/2025 tarihli raporda özetle; Turbo şarj arızalarında motor bloğunun çatlaması mümkün olmadığı, dava konusu olayda olduğu gibi düşük miktarlı sızıntılarda 650km gibi uzun mesafelerin kat edilmesinin mümkün olduğu, kök raporda belirtildiği üzere aracın yağında ve soğutma suyu seviyesinde emare gözükmemesinin olanaksız olduğu, bu nedenle ayıp kanaatlerini tekrar ettikleri görüş ve kanaatinin bildirdikleri görülmüştür.
-Yukarıda yer verilen açıklamalar, keşif mahallinde yapılan tespitler ve dosyada mevcut servis-eksperiz kayıtlarıyla da sabit olduğu üzere dava konusu araçtaki arızaların davacının kullanımlarından dolayı meydana gelmediği, araçta satıştan sonra motor silindirinde kılcal çatlak oluştuğu, bu nedenle motor yağına soğuma sıvısının karıştığı, yağlama yağının niteliğinin bozulduğu, işbu arızaların 635 km'lik kullanım sonucunda ortaya çıktığı, araçta meydana gelen arızanın davalı tarafından satışı yapılan araçta önceden mevcut ayıp kapsamında olduğu, satıştan bir gün sonra meydana gelen arızalarda davacının sorumluluğunun bulunmadığının kabulü gerekmiştir.
-Yapılan bu tespitler ışığında davacının satın almış olduğu ... plaka sayılı ... Marka .... model aracın davacı tarafından satın alınması sonrasında ortaya çıkan arızaların, davacının maldan beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi ve ekonomik eksiklik içermesi nedeniyle gizli ayıp niteliğinde olduğu ve yine bu ayıpların basit muayene ve/veya gözden geçirme ile ortaya çıkabilecek ayıplardan olmadığı Mahkememizce kabul edilmiştir.
-Her ne kadar davalı tarafça, söz konusu ayıpların ekspertiz raporunda mevcut olduğu ve davacı tarafın bu konuda sözlü olarak uyarıldığı iddia edilmiş ise de bilirkişi raporunda yer verildiği üzere ekspertiz raporlarında yer verilen eksikler ile satıştan sonra ortaya çıkan ve dava konusu edilen arızalar arasında illiyet bağı bulunmadığı, söz konusu ayıbın 650 km'lik kullanım sonucu ortaya çıkabilecek kullanıcı hatası ya da ihmalden kaynaklanmadığı, davalı tarafın dava konusu ayıp nedeniyle davacıyı bilgilendirdiğine ilişkin yazılı bir belge sunmadığı anlaşılmakla, davalı tarafın bu yöndeki iddialarına itibar edilmemiştir.
-Bu haliyle aracın satış aşamasında ayıplı olduğu, araçtaki arızaların davalının eylemlerinden kaynaklandığı, bu durumda ortaya çıkan gizli ayıp nedeniyle davalının ağır kusurlu olduğu ve ayıbın hile ile davacıdan gizlendiğinin kabulü gerekmektedir. Her ne kadar noter satış sözleşmesinde satış bedeli 1.500.000,00 TL olarak gösterilmiş ise de araç satış bedelinin davacı tarafça 1.420.000,00 TL olduğunun beyan edildiği, talebin bununla sınırlı olduğu, davacının seçimlik hak kapsamında sözleşmeden dönme talebinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/22, K. 2026/27, 16 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama