İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/36 K.2026/113

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

Esas2025/36Karar2026/113Tarih10 Şubat 2026Okuma12 dk · 2.480 kelime

KÜNYE

T.C. Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
10 Şubat 2026
Esas no
2025/36 Esas
Karar no
2026/113
Dava
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Dava tarihi
03/10/2023
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
23/02/2026
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.480 kelime·12 dk okuma·2 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin alacağının tahsili amacıyla taraflarınca İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...

E. sayılı dosyası üzerinden ... hakkında cari hesaptan kaynaklanan alacak sebebiyle ilamsız icra takibi başlatılmış olduğunu, davalı borçlunun, borçlu olmadığını iddia ederek borca itiraz etmiş ve takibi durdurmuş olduğunu, işbu itirazın sadece takibi sürüncemede bırakarak müvekkilinin haklı alacağına kavuşmasını engellemek amacıyla yapılmış olup haksız ve mesnetsiz olduğunu, dava açılmadan önce dava şartı olan arabuluculuğa başvuru yapıldığını, ancak anlaşma sağlanamamış olduğunu, işbu davaya konu alacağın likit olduğunu,

mahkememizce tensip zaptı ile davalı borçlunun 2020-2023 dönemlerine ait BA BS formlarının Esenyurt Vergi Dairesinden celbine ilişkin ara karar tesis edilmesini ve işbu ara kararın yerine getirilmesinin akabinde ön inceleme duruşması beklenmeksizin celse arasında tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmak üzere inceleme günü verilmesini talep ediyor olduklarını, dava konusu icra takibinin, davalı borçlunun haksız, hukuka aykırı ve kötü niyetli olarak itiraz etmesi sonucunda herhangi bir teminata bağlı olmaksızın durdurulmuş olup müvekkilinin haklı alacağına kavuşmasının engellenmiş olduğunu,

bunlara ek olarak; davalı takip borçlusunun, taraflar arasındaki mal alım satım ilişkisi sebebiyle düzenlenen sevk irsaliyelerini, faturaları ve teslim tutanaklarını ticari defter ve kayıtlarına işlememe ve yargılama sırasında ticari defter ve kayıtlarını mahkememize ibrazdan kaçınma ihtimali bulunduğunu, bu durumda müvekkili şirketin haklı alacağına kavuşmasının daha da güçleşecek ve neredeyse imkansız hale gelecek olduğunu, taraflarınca yapılan araştırmalar sonucunda davalı borçlunun tacir olmayıp yalnızca esnaflar odasında kaydına rastlanmış olduğunu, bu durumda işbu davanın Asliye Hukuk Mahkemelerinde ikame edilmesi gerektiğini,

davalı tarafça müvekkili şirkete takip tarihinden sonra kısmi ödemeler yapılmış olup, dosyaya sunmuş oldukları cari hesap ekstresinden de anlaşılacağı üzere davanın ikame edildiği tarih itibariyle müvekkilinin BAKİYE ANAPARA alacağının 32.718,96 TL olduğunu, icra takibinin başlatıldığı 20.07.2023 tarihi itibariyle müvekkilinin alacağı 52.718,96 TL olup, ana para yönünden 32.718,96 TL üzerinden takibin devamına, takip tarihi itibariyle işleyecek faiz ve tüm feriler yönünden ise 52.718,96 TL üzerinden devamına ve yapılan 20.000 TL ödemenin infaz aşamasında değerlendirilmesine karar verilmesini talep ediyor olduklarını beyanla;

fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; davanın kabulüne, davalının haksız ve mesnetsiz itirazının kalan bakiye anapara alacağı olan 32.718,96 TL üzerinden devamına ve takibin takip tarihi itibariyle 52.718,96 TL üzerinden işleyecek faiz, vekalet ücreti ve tüm ferileri ile birlikte devamına, müvekkiline takipten sonra yapılan 20.000,00 TL kısmi ödemenin infaz aşamasında dikkate alınmasına, davalı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalıya usulüne uygun tebligat yapıldığı, ancak davaya cevap verilmediği görülmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, cari hesap ekstresi alacağına istinaden başlatılan icra takibine, borçlu tarafından yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.

Dosyanın mahkememize Büyükçekmece ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı kesinleşmiş görevsizlik kararı ile tevzi edildiği anlaşıldı.

Mahkememizce icra dosyası, taraflara ait Ba-Bs formları, dosya arasına alınmış, ticari defterler incelenmiş ve diğer tüm deliller toplanmıştır.

Celp edilen vergi dairesi kayıtlarında davalı tarafın mükellefiyet kaydının bulunduğu, bilanço esasına göre defter tuttuğu, Vergi Usul Kanunu'nun 177.maddesinin 1.fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını karşıladığı anlaşılmakla davalının gerçek kişi tacir olduğu Mahkememizce kabul edilmiş ve bu kabul doğrultusunda yargılamaya devam olunmuştur.

Dosya içeriğinde mevcut İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı şirket tarafından davalı aleyhine 52.718,96 TL 09.06.2023 tarihli cari hesap ekstresine istinaden, 801,26 TL 09.06.2023 tarihli cari hesap ekstresine istinaden faiz alacağı olmak üzere toplam 53.520,22 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, dosya arasında mevcut kapak hesabı uyarınca 07/08/2023 tarihi itibari ile 20.000,00 TL ödeme yapıldığı, ödemenin takip tarihinden sonra dava tarihinden önce olduğu anlaşıldı.

Görevsiz Büyükçekmece ....

Asliye Hukuk Mahkemesi'nce aldırılan ve dosya içerisinde mevcut Vergi Müfettişi bilirkişi ... tarafından sunulan 23.05.2024 tarihli raporda özetle; davalı ... tarafından 26/03/2024 tarihinde 2022-2023 ticari defterleri elektronik ortamda mahkemeye sunulmuş olup, ilgili defterlerin Defter-Beyan Sistemi üzerinden tutulduğunun görülmüş olduğunu, davalı şahsın Esenyurt Vergi Dairesi kayıtlarına göre 18.05.2021 tarihinde faaliyete başladığının görülmüş olduğunu, davacı ....

Grup Gıda San. Ve Tic. A.Ş.

Firmasının ilgili yıllarda e-defter mükellefi olduğunun görülmüş olduğunu, muavin dökümleri ele alındığında taraflar arasında 16.02.2023-20.02.2023 ve 23.02.2023 tarihli KDV dahil toplam 82.718,96 TL tutarlı 3 adet fatura kaydı yapıldığının görülmüş olduğunu, yine muavin dökümlerinde görülen 21.07.2023 ve 03.10.2023 tarihli toplam 6.406,33 TL tutarlı iki adet borç kaydının taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanmadığı, yürütülen davaya ait masrafların görülen muavin kaydında takip edildiği,

ilgili şirket çalışanı tarafından beyan ve ifade edilmiş olduğunu, bunların yanı sıra muavin dökümlerinden de görüleceği üzere davalı ... adına farklı tarihlerde peyderpey olmak üzere toplam 50.000,00 TL tutarlı tahsilatlar yapıldığının görülmüş olduğunu, netice itibariyle; davacı .... Grup Gıda San. ve Tic.

A.Ş. ve davalı ...'un ticari defterlerinin ayrı ayrı incelenmesi neticesinde, düzenlenmiş olan 3 adet faturanın KDV dahil toplam tutarının 82.718,96 TL olduğunun görülmüş olup, ilgili faturaların her iki taraf ticari defterlerine günü gününe kaydedildiğinin tespit edilmiş olduğunu, taraflar arasında 2023 yılına ilişkin cari hesap ilişkisinin bulunduğunun açıkça görülmüş olduğunu, önceki yıllara ilişkin herhangi bir ticari işleme rastlanılmamış olduğunu, bunun yanı sıra davalı ...'un defter-beyan sistemine tabi olduğunu, ilgili sistem üzerinden tutulan defterlerde mal/hizmet alım ve satımı ile gider kalemlerinin yer aldığını,

ancak bunlara ilişkin ödeme ve tahsilatların defter sistematiği kapsamında yer almadığından dolayı taraflar arasında gerçekleşen ödeme ve tahsilatların takibinin davalı taraf ticari defterleri üzerinden yapılamamış olduğunu, davacı ... Grup Gıda San. ve Tic.

A.Ş. tarafından bilirkişiliğine sunulan ticari defterler ve tahsilat makbuzları birlikte ele alındığında davalı ... adına farklı tarihlerde peyderpey tahsilatlar yapıldığının görülmüş olduğunu SONUÇ OLARAK: taraflar arasında 2023 yılına ilişkin cari hesap ilişkisinin bulunduğunu, ticaret hacminin 82.718,96 TL olduğunu, önceki yıllara ilişkin herhangi bir ticari işleme rastlanmadığını, taraf ticari defter kayıtları ve ilgili tahsilatlar göz önünde bulundurulduğunda davalı ...'un, davacı ...

Grup Gıda San. ve Tic. A.Ş.'ye belirtilen tarihlerdeki borç bakiyelerinin 20.07.2023 52.718,96 TL, 03.10.2023 42.718,96 TL, 05.10.2023 32.718,96 TL olduğunu bildirmiştir.

Dosyanın daha önce rapor veren bilirkişi .....'e tevdi edilerek celp edilen kapak hesabı, daha önce incelenen ticari defter kayıtları ve yapılan ödemeler dikkate alınarak TBK 100 maddesi uyarınca dava tarihi itibariyle alacak miktarının hesaplanmasının ve bu doğrultuda ek rapor düzenlenmesinin istenmesine karar verilmiş olup, kök rapor sunan bilirkişi 26/07/2025 tarihli ek raporunda özetle;

davacı şirket ticari defterleri üzerinde yapılan incelemeler neticesinde icra konusu edilen 52.718,96 TL alacak tutarının takip tarihi bakiyesi ile tam uyumlu olduğunu, ilgili alacak bakiyesinin ise ticari defter kayıtlarına göre 09/06/2023 tarihinden, takip tarihi olan 20.07.2023 tarihine kadar süre geldiğini, yapılan icra takibinde ilgili tarihlere ve tutarlara riayet edilerek takipte kesinleşen 53.520,22 TL tutarının doğru hesaplandığının analiz edilmiş olduğunu,

bunun yanı sıra ticari defter kayıtlarına göre 03.10.2023 dava tarihi itibariyle borca ilişkin 10.000,00 TL ödeme yapıldığı görülmesine rağmen ilgili icra takibi kapak hesabına göre 07/08/2023 tarihinde 20.000,00 TL ödeme yapıldığının görülmekte olduğunu, kayıtlar arasında görülen bu uyuşmazlık sebebi ile icra dosyası kapak hesabının dikkate alınması gerektiğinin bilirkişiliğince değerlendirilmiş olduğunu, ilgili icra dosyasına 20.000,00 TL kısmi ödemenin yapılmış olduğu 07/08/2023 tarihi itibariyle yekün alacak miktarının 67.937,67 TL olduğunun görülmüş olduğunu, ilgili kısmı ödemenin TBK 100.

Madde hükmü uyarınca ana borçtan düşülmesi gerektiğini, bu vesile ile kalan anaparaya kısmi ödemenin gerçekleştiği tarihten dava tarihine kadar reeskont faizi işletilmesi gerektiğini, hesaplanan faizin ise bakiye borç miktarına eklenmesi gerektiğini, reeskont faizinin 07/8/2023-03/10/2023 tarih aralığında bakiye asıl alacak miktarı (32.718,96TL) için hesaplanmış olduğunu, ödenen kısmı borç TBK 100.madde gereği öncelikle asıl alacaktan mahsup edilmiş olduğunu,

yapılan açıklamalar ve hesaplamalar neticesinde dava tarihi itibariyle davacı alacak miktarının 49.051,68 TL olduğunun hesaplanmış olduğunu SONUÇ OLARAK: görevlendirme konusu doğrultusunda yapılan hesaplamalara göre dava tarihi itibariyle davacı alacak miktarının 49.051,68 TL olduğunu bildirmiştir.

Dosyanın başka bir SMMM bilirkişisine tevdi edilerek yapılan ödemelerin BK md. 100 uyarınca hesaplanmasının istenilmesine karar verilmiş olup, İcra ve İflas İşlerinden Kaynaklı Nitelikli Hesaplamalar uzmanı bilirkişi .... 18/12/2025 tarihli raporunda özetle; Bankacılık uygulamasında borçlu cari hesaplar (kredi) için yapılan faiz hesaplamasında bir yıl 360 gün olarak, alacaklı cari hesaplar (mevduat) için yapılan faiz hesaplamalarında bir yıl 365 gün olarak kabul edilmekte olduğunu, bu itibarla hesaplamada bir yıl 365 gün olarak alınacak olduğunu SONUÇ OLARAK: 03/10/2023 dava tarihi itibariyle 45.047,50 TL alacak ve 1.604,13 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 46.651,63 TL borç tespit edildiğini bildirmiştir.

Davacı tarafın dava dilekçesi ile ticari defterlere delil olarak dayandığı görülmektedir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanun' da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması” başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.

(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.

(Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükümlerine yer verilmiştir.

Yargıtay uygulamasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2018 tarih 2018/2696E. 2018/3431K. sayılı ilamı).

Somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafın incelenen ticari defterlerinde alacak kalemlerinin bu defterlerde kaydedilmiş olması tek başına alacağın varlığına veya fatura içeriği mal ve hizmetlerin teslimi konusuna delil oluşturmamaktadır. Yukarıda da ayrıntılarıyla belirtildiği üzere davacı tarafın öncelikle taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığını ve akabinde bu ticari ilişki kapsamında edimini ifa ettiğini ispat külfeti bulunmaktadır.

Mahkememizce 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 83. Maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222/3 gereğince, ticari defterlerin incelenmesine karar verilmiş, her iki tarafça ticari defterler ibraz edilmiş ve ticari defter kayıtları incelenmiştir.

Yukarıda ayrıntılarına yer verilen bilirkişi raporlarıyla sabit olduğu üzere, taraflarca ticari defterlerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş olduğu, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğruladığı görülmüştür. Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222/3.

Maddesi uyarınca ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekmektedir.

Bilirkişi raporuyla da sabit olduğu üzere davacı ve davalı tarafın ticari defter kayıtlarının takip tarihi itibariyle birbirini doğruladığı, davacı tarafından dava konusu edilen fatura ve cari hesap alacaklarının davacı ve davalı tarafından ticari defterlere uyumlu şekilde kaydedildiği görülmüştür.

Buna göre dava konusu alacağın her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, her iki tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesine göre taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin kayıtları usulüne uygun olduğundan davacı lehine delil vasfı taşıdığı, her iki tarafın ticari defter kayıtlarında mevcut olan cari hesap alacağı kapsamında bilirkişi raporuyla sabit olan 52.718,96 TL miktar yönünden davalı tarafın takip itibariyle borcunun bulunduğu anlaşılmaktadır.

İşbu kabulün akabinde davalı tarafça takipten sonra- dava tarihinden önce yapılan ödemelerin irdelenmesi gerekmektedir.

Davacı tarafın davalı aleyhine 52.718,96 TL alacak üzerinden takibe geçildiği, taraf beyanları ve dosyada mevcut kapak hesabı ile sabit olduğu üzere davalı tarafça icra takibinden sonra - dava tarihinden önce 20.000,00 TL'lik kısmi ödeme yapıldığı görülmektedir.

İtirazın iptali davasında davacının takipte ileri sürdüğü alacak istemlerinin takip tarihi itibariyle haklı olup olmadığı, bu alacaklar için kısmen veya tamamen takibin devamı gerekip gerekmediği hakkında değerlendirme yapılamayacağı gibi, icra takibi nedeniyle icra müdürünün takip hukukunu gözeterek takdir etmesi gereken, takip vekalet ücreti, takip harcı, takip giderleri gibi takibin ferisi niteliğindeki hususlar hakkında değerlendirme yapılamaz.

Davacı tarafın davasını ikame ederken ödeme tarihi olan 07/08/2023 tarihi itibariyle asıl alacak tutarını dikkate alarak davasını 32.718,96 TL üzerinden ikame ettiği görülmektedir.

Dosyada mevcut kapak hesapları, bilirkişi raporları ve yapılan ödemeler dikkate alındığında davalının 07/08/2023 tarihi itibari ile 20.000,00 TL ödeme yaptığı, 18/12/2025 tarihli bilirkişi raporunda hesaplandığı üzere iş bu ödemeden önce işleyen faiz akabinde ana paranın mahsubu sonucunda ödeme itibariyle bakiye alacak miktarının 45.047,50 TL olduğu görülmektedir. İş bu miktarın ise tamamının, işleyen faizin mahsup edilmesi nedeniyle ana para alacağı olduğu da kuşkusuzdur. Ne var ki davacı vekilinin netice ve talebinde takibin 32.718,96 TL ana para alacağı üzerinden devamına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmakla taleple bağlılık ilkesi uyarınca takibin 32.718,96 TL asıl alacak ve asıl alacağa 07/08/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz üzerinden devamına karar verilmiştir.

Davacının dava konusu ettiği takipteki vekalet ücreti, masraf, harç ve taleplerin takibin ferisi niteliğinde olduğu ve itirazın iptali talebine konu edilemeyeceği anlaşılmakla, davacı tarafın bu yöndeki taleplerin infaz aşamasında icra müdürlüğünce değerlendirilmesine karar vermek gerekmiştir.

Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.

Buna göre davalı borçlu tarafından fatura ve ticari defter kayıtları ile sabit olan alacağın tereddütsüz bir şekilde likit ve belirlenebilir olması nedeni ile davalı borçlu aleyhine kabul edilen alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

1-Açılan davanın KABULÜ İLE;

-İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı takip dosyasında davalı takip borçlusu tarafından yapılan İTİRAZIN İPTALİ İLE takibin 32.718,96 TL asıl alacak ve asıl alacağa 07/08/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz üzerinden DEVAMINA,

-Takipteki vekalet ücreti, masraf, harç ve taleplerin takibin ferisi niteliğinde olduğu ve itirazın iptali talebine konu edilemeyeceği anlaşılmakla, davacı tarafın bu yöndeki taleplerin infaz aşamasında icra müdürlüğünce DEĞERLENDİRİLMESİNE,

-Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen miktarın %20'si üzerinden hesap edilen 6.543,79 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

2-Alınması gereken 2.235,03 TL harçtan peşin alınan 291,16 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.943,87 TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,

3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,

4-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 561,01 TL ile bilirkişi, tebligat ve posta masrafı 7.426,00 TL olmak üzere toplam 7.987,01 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 32.718,96 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının talep halinde ilgilisine İADESİNE,

Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, İstinaf yasa yolu yargısal miktar sınırının altında kalmakla kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/02/2026

Katip ... Hakim ...

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/36, K. 2026/113, 10 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/36
Karar No
2026/113
Tarih
10 Şubat 2026

İlgili Kararlar

  • Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/36 K.2026/77
  • Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/37 K.2026/104
  • İstanbul 22. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/37 K.2026/137
  • Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/37 K.2026/152
  • İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi E.2025/37 K.2026/47
  • Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/38 K.2026/153

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.