İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/364 K.2025/593

DAVA.

Esas2025/364Karar2025/593Tarih25 Haziran 2025Okuma7 dk · 1.499 kelime

KÜNYE

T.C. Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
25 Haziran 2025
Esas no
2025/364 Esas
Karar no
2025/593
Dava
Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin
Dava tarihi
13/12/2023
Kararın yazıldığı tarih
30/06/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.499 kelime·7 dk okuma·1 bölüm

DAVA.

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle: Davalı şirketin 1600 hisseye sahip olduğunu, müvekkilinin 07.05.2009 tarihinde yalnızca 1 adet hissesi kaldığını, diğer ortak ... ile müvekkilinin yıllardır iletişim kuramadığını, şirket atıl ve gayri faal şekilde durduğunu, ancak buna rağmen müvekkiline .... borcu ve İTO aidat borcu çıktığını, şirketin iki ortaklı olduğu, müvekkilinin payının çok az olduğu, şirketten ayrılmak istediğini ancak bir türlü diğer ortağa ulaşamadığı için şirketten bağlantısını koparamadığını, diğer ortağın şirketin işleri ile ilgilenmemesi,

ortakların arasındaki güven ilişkisinin zedelendiği, şirketin ticari faaliyetlerinin yürütülemez hale geldiği, şirketin senelerdir gayri faal olduğu göz önünde bulundurularak müvekkilinin TTK Md. 638/2 gereğince haklı nedenle çıkmasına karar verilmesini, müvekkilinin TTK Md. 638 hükmü gereğince haklı nedenle şirketten çıkmasına ve müvekkilinin davalı şirketteki payının gerçek değerinin ve şirket kayıtlarında yazılı kişisel alacağının ulaştığı miktarın belirlenerek, çıkma payının mevduata uygulanan en yüksek faiz ile müvekkiline ödenmesine,

ilk talepleri kabul edilmediği takdirde şirketin uzun süredir gayrifaal durumda olması ve diğer sebeplerden dolayı TTK Md. 636 gereğince şirketin feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı adına yapılan usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen cevap dilekçesi ibraz edilmemiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Davanın şirketten haklı sebeple çıkma olmadığı takdirde fesih talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.

Mahkememizden verilen 08/05/2024 tarih ve ... Esas ... sayılı kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin 27/02/2025 tarih ve ... Esas .. Karar sayılı ilamıyla kaldırılmasına karar verilmiş olup, dava Mahkememizin .... esasına kaydı yapılmıştır.

6102 sayılı TTK'nın 636/(3) maddesinde "Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemede şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağı payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağı şirketten çıkartılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir." şeklinde düzenleme mevcuttur.

TTK’ununda Limited şirkette haklı sebebin tanımı yapılmadığı gibi haklı sebeplere de örnek madde metninde yer verilmemiştir. Ancak Anonim Şirkete ilişkin TTK 531. Maddesine ait gerekçede tasarıda İsviçre öğretisinde genel kurulun birçok kez kanuna aykırı bir şekilde toplantıya çağrılmış olması, azlık hakları ile bireysel hakların devamlı ihlalî, özellikle bilgi alma ve inceleme haklarının engellenmesi, şirketin sürekli zarar etmesi, dağıtılan kâr payının düzenli azalmasının haklı sebep sayıldiği ifade edilmiştir.

Doktrinde ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin emsal içtihatlarında "şirketin kötü yönetilmesi ve ortaklar arasında ciddi anlaşmazlıklar bulunması," "şirketin kuruluş gayesini gerçekleştirmesinin imkânsız olması," "şirket varlıklarının yanlış kullanılması veya israf edilmesi," "azınlığa karşı fiili veya manevi güç baskı uygulanması," "azınlığın meşru taleplerinin devamlı olarak reddedilmesi" ve pay sahiplerinin şirketteki hareket kabiliyetinin ortadan kalkması, şirketin feshi açısından haklı sebep olarak örnek olarak sayılmıştır.

Hakim her somut olayda haklı sebep bunup bulunmadığını durumun özelliğine göre ortaklığın yapısını gözeterek takdir edecektir.

Çamoğlu’na göre haklı sebep; hukuki ilişkinin sürdürülmesini çekilmez hale getiren ve bozucu yenilik doğuran bir bildirim veya dava ile hukuki ilişkiyi sona erdirmek ve değiştirmek yetkisinin kullanılmasını adil gösteren hukuki olgudur.

Limited şirket, anonim şirkete nazaran kişisel niteliklerin de gözetildiği bir özelliğe de sahiptir. Bu anlamda ortaklar arasındaki uyumsuzluk gibi şahsi sebeplerde haklı sebep olarak ileri sürülebilir.

Haklı sebep kavramı kanunda çoğul olarak belirtilmiş ise de tek bir sebep bile niteği ve ortaya çıkardığı sonuçlar gözetildiğinde fesih için yeterli haklı sebep oluşturabilir. Türk yargı kararlarında ise; Haklı sebep objektif veya sübjektif olabilir. Ana öge ortaya çıkan sebebin ortaklığın yaşamasını imkânsız hale getirmesidir. Her davada, hukuki ve maddi olayların özelliği dikkate alınarak iddianın haklı sebep teşkil edip etmeyeceklerinin irdelenmesi gerekir. Şirketin devamlı olarak zarar etmesi, kuruluş ve gayesinin gerçekleşmesine imkan kalmaması, ortaklar arasındaki ciddi anlaşmazlıklar, gibi hususlar haklı neden olarak kabul edilebilir.

Doktrinde haklı sebeple fesih için, şirketin kötü yönetilmesi, pay sahipleri arasında anlaşma ve uzlaşma imkanının kalmaması, pay sahiplerinin haksız ve keyfi olarak farklı muameleye tabi tutulmaları, şirketin amacına hizmet etmemesi, kar dağıtmayarak ortakları açlığa mahkum etmek, şirket imkanlarının çoğunluk pay sahiplerine tahsisi, çoğunluğun hakim olduğu diğer şirketlere şirket imkanlarının kaydırılması, şirket imkanlarının yanlış kullanılması ve israfı, genel kurul ve yönetim kurulunun kilitlenmesi sürekli olarak gereksiz yere toplantıya çağrılması, azlığa karşı manevi güç ve baskı uygulamak, azlığın meşru taleplerinin sürekli ret edilmesi, pay sahiplerinin şirketteki hareket kabiliyetlerinin ortadan kalması şeklinde örneklemeler” yapıldığı görülmektedir.

Doktrinde haklı sebeplerin görünüm biçimlerini "çoğunluk gücünün kötüye kullanılmasına ilişkin sebepler", "kişisel sebepler" ve "ortaklığa ilişkin sebepler" olarak üç büyük gruba ayırdıkları ve örneğin eşitlik veya hakların sakınılarak kullanılması gibi azınlığın korunmasına ilişkin temel ilkelerin ihlalini, pay sahiplerinin mali nitelikteki ve/veya yönetime katılma haklarını ihlal eden uygulamaları, pay sahibinin kişisel uyuşmazlık çıkarmasını veya bazen onun kişiliğinde diyelim iflas, ölüm, kısıtlanma gibi gerçekleşen bazı nedenleri, ortaksal yükümlülüklerin ihlalini, pay sahiplerinin sadakat yükümlülüğüne aykırı davranılmasını,

taraflar arasında imzalanmış bulunan pay sahipleri sözleşmesinin ihlalini, nihayet şirketin kötü yönetilmesini, amacını elde etmesinin olanaksızlaşmasını ve/veya organlarının karar alma yeteneğini yitirmesini haklı sebebe örnek olarak verdikleri gözlemlenmektedir (Ömer Teoman, Yaşayan Ticaret Hukuki Mütalaalar 15. Kitap 2012-2013, s. 294).

Hakim fesih talep eden ortağın veya ortakların menfaati ile fesih halinde zedelenmesi muhtemel bütün menfaatleri karşılaştırmalıdır.

Kanunda tanımlanmadığına göre hâkim TMK 4. maddesi çerçevesinde her somut olayda haklı sebebin varlığını takdir edecektir.

Somut olay adaleti gerçekliği ile şirketin yapısı ortaklığın işlevsel halini gözeterek vakıaların haklı sebep düzeyine ulaşıp ulaşmadığını araştırıp takdir etmelidir. Takdir hakkının sınırının kanuni dayanağın amacı ile uygun kullanılması gerekir. Diğer taraftan, hâkim bu değerlendirmeyi yaparken fesih davası açmanın davacı ortaklar için en son çare olup olmadığını da denetlemelidir.

Örneğin; çekişmeyi yaratan genel kurul kararı aleyhine iptal davası açma imkanı varsa veya ortaklık esas sözleşmesinde başka bir hukuki olanağın kullanılması mümkün iken bu yola gidilmeden fesih davası açılması, davanın reddini gerektirebilir. Bu nedenle fesih davasının ikincil dava ve son çare olduğu da söylenebilir. Yasaman; Federal Mahkemenin 50 yıllık uygulamasında haklı sebeple fesih davasının en son çare olarak düşünülmesi gerektiği, azınlığın ortaklıklar hukuku çerçevesinde bütün imkanlarını kullanarak hakkını kullanması gerektiği, bütün bunlara rağmen bir sonuç alamıyorsa ortaklığın feshinin istenebileceği yolunda kararların istikrar kazandığını belirtmektedir (Hamdi Yasaman, Anonim Ortaklıkların Haklı Nedenle Feshi, s. 716-717).

Haklı nedenlerle fesih davasının açılabilmesi için, haklı nedenlerin ortaya çıkmasında davacı ortağın kendi eylem ve işlemlerinin katkısının bulunmaması, diğer bir anlatımla feshe dayanak gösterilen haklı nedenlerin diğer ortaklardan kaynaklandığının kanıtlanması gerekir. Hiç kimsenin kendi eylem ve işlemlerine dayanarak kendisi lehine sonuç çıkaramayacağı ilkesi de bunu gerektirmektedir (Yargıtay 11. HD 6/2/2014 gün ve E:2012/9510 K:2014/2041 sayılı Karar).

Somut olayda, davacı taraf şirketten çıkarılma, olmadığı taktirde şirketin uzun süredir gayrifaal olması nedeniyle şirketin feshini talep etmiştir. Davalının Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde kayıtlı adresinde olmadığı gibi Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde kayıtlı olan şirket adresi "....yolu Üzeri No:55" adresinin Belediye kayıtlarında bulunmadığı tespit edilmiştir.

Vergi Dairesi'ne yazılan müzekkereye firmanın 06/12/1999 tarihinde faaliyetine başladığı, 30/04/2005 tarihinde nakil halinde terk olup Beylikdüzü Vergi Dairesi'nde faaliyetine başladığı, 30/04/2010 tarihinde resen terk olduğu, son 5 yıla ait herhangi bir beyanname sunmadığından bahisle cevap sunulduğu, Ticaret Sicil kayıtlarına göre ise şirketin son tescilini 04/05/2009 tarihinde yaptırdığı anlaşılmıştır.

Tespit edilen hususlar nazara alındığında şirketin sicilden terkin edilmediği, gayrifaal durumda olduğu anlaşılmaktadır. Davacı taraf, ortaklıktan çıkarılma sebebi olarak şirketin gayri faal durumda olması ve Bağ Kur borçlarını ödemek istememesini göstermektedir. Bununla birlikte diğer davalı ortağın kusurlu olduğu ya da davacının kusurunun bulunmadığına ilişkin bir iddia ve ispat ileri sürülmemiştir.

Şirketi kuruluşundan sonra faaliyeti devam etmediğinden bahisle borçları ödememek amacıyla ortaklıktan çıkmayı talep etmek hakkaniyete uygun çözüm değildir. Öte yandan ekonomik açıdan derhal tasfiyesi ile piyasadan uzaklaştırılması gereken, varlıklarıyla rekabeti bozan işletmelerin kurtarılmasından kaçınılması gerektiği de muhakkaktır.

(YEŞİLOVA, Bilgehan, Modern İflas Hukuku’nun Gereklilikleri ve Temel Haklar Çerçevesinde Susturma Hakkı/Engelleme Yasağı, 1.Baskı, Ankara, Adalet Yayınevi, 2015, s.110) Bu sebeple fesih son çare olmakla birlikte, faaliyeti devam etmeyen, ortaklarca da faaliyetin devamına ilişkin irade gösterilmeyen, tasfiyesi gereken davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilerek aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

AÇILAN DAVANIN KABULÜNE,

1-İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün ... sicil numarasında kayıtlı ...’nin FESİH VE TASFİYESİNE,

2-Şirketin tasfiye işlemlerini yapmak üzere YMM ...’ın tasfiye memuru olarak atanmasına,

3-Tasfiye memuru için şirketin mali durumu ve yapılacak işin niteliğine göre arttırılıp eksiltilmek üzere 20.000-TL ücret takdirine, ücretin ileride şirketten tahsil edilmek üzere şimdilik davacı ve davalı tarafından eşit olarak karşılanmasına,

4-Şirketin feshi ve tasfiyesine ilişkin mahkememiz kararının kesinleşmesine müteakip tasfiye memurunun görevinin kendisine tebliğine,

5-Tasfiye masrafları olarak belirlenen 15.000-TL’nin ileride şirketten tahsil edilmek üzere şimdilik davacı ve davalı tarafından eşit olarak karşılanmasına,

6-Tasfiye memuru ücretinin ve tasfiye masraflarının, tasfiye memuru tarafından tasfiye giderleine eklenmesine,

7-Kararın kesinleşmesinden sonra, Ticaret Sicilinde tescil ve ilanına, tescil ve ilan masraflarının ileride şirketten tahsil edilmek üzere şimdilik davacı ve davalı tarafından eşit olarak karşılanmasına,

8-Alınması gereken 615,40-TL'nin davacı tarafça peşin yatırılan 269,85-TL'den tenzili sonucu eksik bakiye 345,55-TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,

9-Davacı tarafından yapılan ilk yargılama harç gideri olan 539,70-TL, davetiye ve müzekkere gideri 1.691,25-TL olmak üzere toplam 2.230,95-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

10-Davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

11-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

Dair, davacı vekili ile davalı şirket temsilcisinin yüzüne karşı, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup, anlatıldı. 25/06/2025

Başkan ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Katip ... · ¸e-imzalıdır

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/364, K. 2025/593, 25 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/364
Karar No
2025/593
Tarih
25 Haziran 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/364 K.2025/523
  • İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/364 K.2025/448
  • İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/364 K.2025/549
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2025/364 K.2025/1139
  • Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/365 K.2025/381
  • İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/365 K.2025/594

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.