KÜNYE
T.C. Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 12 Nisan 2023
- Esas no
- 2022/196
- Karar no
- 2023/116
- Dava
- Marka Hükümsüzlüğü
- Dava tarihi
- 26/08/2022
- Kararın yazıldığı tarih
- 08/05/2023
Karar Metni
1.145 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka Hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile, Müvekkil şirket ... ve Ticaret Limited Şirketi 05/08/1992 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde görüleceği üzere 1992 yılında kurulduğunu ve bugüne dek sektöründe tanınırlığı olan köklü bir firma olduğunu, davalının “...” markası ile müvekkil markaları aynı hizmet sektöründe faaliyet göstermekte olup, müvekkilin kullanmakta olduğu ve piyasada ciddi bir tanınırlığı ve müşteri potansiyeli olan ‘’...’’ markasına bir kelime ekleme yapıldığını,
davalının TPE nezdinde haksız olarak tescil ettirdiği ‘...’ markası müvekkil şirket adına kayıtlı “...” ana ibareli markalarla ayırt edilemeyecek derecede benzerlik arz ettiğini, bu nedenlerle tescilin hükümsüzlüğüne ve marka sicilinden terkinine, kararın yüksek tirajlı ulusal üç adet günlük gazete yolu ile ilanına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi ile, davacı taraf ayakkabı sektöründe ''... '' markasını kullanmadığını, sadece ... markasını kullandığını, ... ile ... markaları ortalama tüketiciler nezdinden ayırt edilemeyecek nitelikte olmadığını, müvekkil şirkete ait ... markası beyaz fon üzerinde siyah beyaz büyük harfli ve ince bir şeklide olduğunu, davacıya ait ... marka ise siyah fon üzerine sarı sarı renk ve kalın yazı sitili kullanıldığını, ''u'' harfinin üstünde kırmızı ters üçgen işareti bulunduğunu, bu nedenlerle haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı taraftan tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Türk Patent ve Marka Kurumun'dan ... , ... , ... , ... ve davalıya ait ... tescil nolu markanın sicil kayıtları celp edilmiştir.
Dosya, davalıya ait ... tescil numaralı markanın hükümsüzlük koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarında rapor tanzimi için bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi 22/02/2023 tarihli raporu ile, "dosya kapsamında davalının kötü niyetini gösterir somut bir delil dosyaya ibraz edilmemiş olmakla dava konusu ... tescil no.lu “...” markasının SMK m. 6/9'a dayalı hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı" hususlarını tespit ve rapor etmiştir.
Davacı vekili 24/02/2023 tarihli dilekçesi ile, esas unsur, markaya “ayırt edicilik” vasfını kazandıran unsur olduğunu, ... ibaresinin markada esas unsur olduğunu, davaya konu olayda davalı şirket tarafından müvekkilin kullanımında olan markanın esaslı unsurunun birebir aynen kullanıldığını, bilirkişinin markanın birebir aynen kopyalanması durumunda dahi karıştırılma ihtimalinin olmadığına dair karar verilmesinin kabul edilemeyeceğini, bu nedenle bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu izah ederek; bilirkişi raporuna itirazlarının kabulüne, marka hakları konusunda uzman bir bilirkişi ile aynı sektörde faaliyet gösteren sektör bilirkişisinin de yer aldığı bilirkişi heyetinin görevlendirilerek rapor alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, davalıya ait ... tescil numaralı markanın SMK 5/1-ç, 6/1 ve 6/9 maddeleri uyarınca hükümsüzlüğüne ve sicilden terkini talebine yöneliktir.
Davacı, davaya dayanak markalar yönünden İzmir .... Noterliği'nin 26/05/2015 tarih ve ... yevmiye numaralı inhisarı lisans sözleşmesini sunmuş olmakla, hükümsüzlük davası yönünden hukuki yarar ve aktif dava ehliyetinin bulunduğu kabul edilmiştir.
SMK'nun 25.md'si hükümsüzlük hallerini düzenlemektedir. Buna göre 5.md'deki mutlak red; ve 6.md'deki nisbi red sebepleri hükümsüzlük sebebidir.
SMK 5/1-ç maddesine göre: "Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler.
" marka olarak tescil edilemez.
SMK'nun 6/1 md'sine göre, tescil başvurusu yapılan bir markanın tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
Karıştırılma ihtimali ortalama tüketicilerin her iki işaret arasında bir şekilde bağlantı kurmasıdır. Eğer mal veya hizmetin aynı işletmeden ileri geldiği yönünde bir algılama ortaya çıkıyor, yani bir işletmeye ait mal veya hizmet başka bir işletmeye ait mal veya hizmet ile karıştırılıyor ve bu nedenle satın alınıyor ise doğrudan karıştırma ihtimali; eğer mal veya hizmetin markası birbirinden ayırd ediliyor ancak bunların aynı işletmenin markaları olduğu ya da bu mal veya hizmetin aralarında ekonomik bağlantı bulunan işletmelerden geldiği biçiminde bir algılama oluşuyor ise bu halde de dolaylı karıştırma ihtimalinden söz edilecektir.
Davacının inhisari lisans hakkı sahibi olduğu markalar "...", "...", "...", "..." ve "... + şekil" unsurlarını havidir. Davalı markası ise "..." kelime unsurlarından oluşmaktadır. Davalı markası ile davacının davaya dayanak markaları arasında SMK 5/1-ç anlamında ayniyet bulunmadığı, bu itibarla söz konusu hüküm çerçevesinde hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı anlaşılmıştır.
Ancak taraf markalarının fonetik, görsel ve kavramsal unsurları bakımından yapılan bütüncül değerlendirmede; davacı dayanak markalarının ortak ve asli unsurunun "..." kelimesi olduğu, davacı markaları ile karşı karşıya kalan ortalama tüketici için "..." ibaresinin akılda kalıcı ve ayırdedici mahiyette bulunduğu, söz konusu unsurun davalı markasında bulunması, taraf markaları arasındaki yüksek sınıfsal benzerlik nedeniyle davalı markasının görsel, işitsel yahut anlamsal olarak daha farklılaşmasının gerekeceği, buna mukabil, herhangi şekil unsuru içermeyen davalı markasını, münhasıran "..." kelimesinin farklılaştıramadığı,
davacı seri markaları ile daha önce karşılaşmış ortalama tüketicinin, davalı markasını davacı seri markası olarak algılaması yahut işletmeler arasında idari ve ekonomik bağlantı bulunduğu yanılgısına düşmesi ihtimalinin bulunduğu, tüm bu nedenlerle SMK 6/1 kapsamında davalı markasının hükümsüzlük koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır.
Kötüniyet iddiası yönünden yapılan incelemede;
Hukukumuzdaki genel prensiplere göre iyiniyet asıldır. Kötüniyet iddiasına dayanan bu hususu ispat külfetindedir. Kötüniyet ise sunulan bu iddia ve delillere göre her somut olayın özellikleri ışığında değerlendirilmelidir. "Kötüniyetle marka tescilinin varlığı her somut olayda değişmekle birlikte, dairemizin bazı yerleşik uygulamalarına (01/03/2021 tarih ve 2020/1726 e., 2021/1838 k..
03/03/2021 tarih ve 2020/1913 e., 2021/1928 k.) göre, daha ziyade markanın ticari faaliyetlerde ayırdedici işaret olarak kullanılması amacıyla değil, başkalarının ticaretine engel olmak, daha önce verilmiş bir mahkeme kararının etkisini azaltmak ya da kendisine duyulan güveni kötüye kullanarak markayı kendi adına tescil ettirmek, sözleşme hükmüne aykırı olarak markayı adına tescil ettirmek gibi hususlar genel kötüniyet sebepleri olarak görülmektedir.
Bu anlamda, dosyada davalının kötü niyetini ispata yarayacak derecede bir delil sunulmamış olması nedeni ile davacının bu yöndeki talebinin de reddine karar vermek gerekmiştir.
Her ne kadar davacı hükmün ilanı talebinde bulunmuş ise de, dava dilekçesinde tecavüzün tespitine, ref ve men'ine yönelik bir dava bulunmadığı, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 07/06/2018 tarih, 2015/23226 esas ve 2018/12914 karar sayılı ilamı ile mahkememizin münhasıran bağlı olduğu netice-i talepte dava yığılması olarak değerlendirilebilecek hükümsüzlük dışında bir talep yer almadığı anlaşıldığından hükmün ilanı yoluna gidilmemiş ve niteliği itibariyle tali nitelikte olan söz konusu ilan talebi nedeniyle davanın tümden kabulü hususunun değişmeyeceği kanaatine varılmıştır. Tüm bu nedenlerle davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/196, K. 2023/116, 12 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama