KÜNYE
T.C. Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 9 Haziran 2023
- Esas no
- 2022/92
- Karar no
- 2023/158
- Dava
- Markalardan Doğan Haklara Tecavüzün Tespiti, Men ve Ref'i ile
Karar Metni
3.198 kelime·16 dk okuma·7 bölüm
Marka Hükümsüzlüğü
DAVA TARİHİ : 08/04/2022
KARAR TARİHİ : 09/06/2023
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/07/2023
Mahkememizde görülmekte bulunan Markalardan Doğan Haklara Tecavüzün Tespiti, Men ve Ref'i ile Marka Hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili şirketin gıda sektöründe faaliyet gösteren bir şirket olup üretim yaptığını, müvekkili şirketin "..." markası adı altında bir mark ailesi kurduğunu, davalı şirketin müvekkili şirketin marka hakkını ihlal ettiğini, müvekkili şirkete ait "..." ibareli markaları ile davalı şirkete ait "... " ibareli markaların marka hukuku anlamında benzer nitelikte olduğunu, müvekkili şirkete ait marka ile davalı şirkete ait markanın müşterek ve asli unsurunun "..." ibaresi olduğunu, taraf markalarının benzer olduğu gibi bu markaların tescil edildiği mal/hizmetlerin de aynı/benzer olduğunu,
ürünlerin benzer alıcı çevresine hitap ettiğini ve benzer ihtiyaçları karşıladığını, söz konusu ürünlerde hammadde-mamul ilişkisinin bulunduğunu, taraflara ait markaların hedef tüketici kitlesi açısından karıştırılmaya açık olduğunu, davalının davaya konu ... ibarele marka(ları)yı; müvekkilinin uzun yıllardan itibaren faturalarında ve markalarında kullandığı şekilde üreterek,
karıştırılmaya yol açacak şekilde tescil ettirdiğini, bu durumun yazılı deliller ile ispat edildiğini, müvekkilinin uzun yıllardan itibaren ülkemizde ... markası ile işini yaptığı, davalının ... ibareli markası(ları) ile müvekkilinin satış yaptığı marketlere girerek tüketicilerde karışıklığa yol açtığını, bu durumun Ankara ... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... E. ...
K.sayılı kararı ile de taraflarınca ispat edildiğini, açıklanan nedenlerle, marka ihlalinin tespiti, men'i ve ref'ine, davalı adına tescil edilmiş, 28/11/2019 tescil tarihli ..., 11/04/2019 tescil tarihli ...., 24/09/2018 tescil tarihli ..., 06/05/2016 tescil tarihli ... ve 27/01/2015 tescil tarihli ... markalarının hükümsüzlüğü ve sicilden terkinine, yargılama giderinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi ile, davalı şirketin iş hacmi ve gıda piyasasında önemli yeri olduğunu, davacı şirketin "..." markası adı altında bir marka ailesi oluşturduğu iddiasının doğru olmadığını, davacının devir aldığını iddia ettiği ve içinde "..." ibaresi geçen markaların Kayseri ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ( Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla) 21.02.2018 tarih ve ... E. - ...
K. Sayılı ilamı ile kulllanmama ve tescil edildiği şekilde kullanmama sebebiyle iptal edildiğini, kararın kesinleştiğini, bu nedenle ... Başvuru Nolu "..." , ... Başvuru Nolu "... ", ... Başvuru Nolu "...", ... Başvuru Nolu "...", ...Başvuru Nolu "...", ... Başvuru Nolu "...", ... Başvuru Nolu "...", ... Başvuru Nolu "...", ... Başvuru Nolu "...", ... Başvuru Nolu "... ", ....
Başvuru Nolu "... " markaları ile marka ailesi oluşturulduğu iddiasının hiçbir haklı dayanağı bulunmadığını, davacı şirketin pek çoğu kullanmama sebebiyle iptal edilen marka tescil iddiasına dayalı olarak derdest davayı açtığını, davalı şirket adına tescilli ve dava dilekçesinde bahsi geçen markalarının tescili ve kullanımı ile davacı tarafın marka haklarını ihlal ettiği iddiasının tamamen dayanaksız iddialar olduğunu, davacı tarafça ileri sürüldüğü şekilde davacının "..." ibareli markaları ile müvekkili şirket adına tescilli "..." "..." VE "... ", "... arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlik bulunmadığını,
asli ayrıt edici unsur olarak ileri sürülen "..." ibaresinin Türkçe karşılığı olarak şehir , vilayet veya il anlamında kullanılan ayırt ediciliği son derece zayıf bir ibare olduğunu, Türkiye Patent ve Marka Kurumu nezdinde "..." ibaresi en çok tescil edilen markadan bir tanesi olduğunu, "..." ibaresinin tescil edildiği sınıftaki ürün ya da hizmeti diğer mal ve hizmetlerden ancak önüne ya da arkasına aldığı ekler sayesinde sağlayabildiğini, "..." ibaresinin tek başına kullanılmadığı önüne ya da arkasına ayrıt edici başka ibareler eklenerek ayırt edici unsurun oluşturulmaya çalışıldığı açıkça görüldüğünü,
müvekkili şirket adına tescilli markalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde ayırt edicilik vasfına haiz olduğunu, davacı şirketin markaları ile benzerlik taşımayan "...", "... ... ... ...", ""... ..." markalarının hükümsüzlüğüne karar verilmesine ilişkin açılan haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı şirketin markası ile müvekkili şirketin markalarının kapsadığı mal ve hizmetlerin aynı olmadığını, markalarının kapsadığı mallar arasında ilişki de olmadığını, orta düzeyde tüketici kitlesi nezdinde iltibasa neden olmayacağını, müvekkili şirketin "...", "... ... ... ...",
"... ..." markalarını yasal süreçlerin tamamlanması neticesi tescil ettirerek kullandığını, kötüniyetli kullanım iddiasını kabul etmediklerini, davacı taraf hiçbir hukuki mesnedi olmadığı halde maddi tazminat talebinde bulunduğunu, müvekkili şirketin davacı tarafın marka hakkını ihlal etmek suretiyle ileri sürüldüğü şekilde davacı şirkete zarar verdiği iddiasının gerçekle bir ilgisi bulunmadığını, davacı tarafın müspet ya da menfi bir zararının söz konusu olmadığını, manevi zarar iddiasını dair somut bir delil ya da emareden bahsetmeksizin soyut ifadelerle manevi tazminat talebinde bulunulduğunu bu talebin de reddi gerektiğini,
davalı şirketin dava konusu yapılan markalarını çok uzun yıllar sari şekilde kullanmakta olup tescilli kullanımı da bir o kadar eskiye dayalı olduğunu, açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan davacı ve davalı adına kayıtlı marka tescil belgeleri celp olunmuştur.
Dosya, davalının, davacıya ait markalardan doğan haklarına tecavüzünün bulunup bulunmadığı, davalı adına kayıtlı markaların hükümsüzlük koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarında rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişiler 13/03/2023 tarihli ayrıntılı ve gerekçeli raporlarında.
"Davacının ..,..,..,..,... ve ... no ile tescilli markaların Türk Patent nezdinde tescilli hak sahibi olduğu, Davalının dava konusu ... tescil nolu 28/11/2019 tescil tarihli ..., ... tescil nolu 11/04/2019 tescil tarihli ... ... ..., ... nolu ve 24/09/2018 tescil tarihli ... , ... nolu ve 06/05/2016 tescil tarihli ... ve ...nolu 27/01/2015 tescil tarihli ... markalarının Türk Patent nezdinde tescilli hak sahibi olduğu, Davalının ... ... markasını 30. Sınıftaki mallar için 1987 yılından beri değişik şekillerde tescil ettirerek kullandığı, 29/30/32.
Sınıflardaki emtialar için de 1993 yılından itibaren ... ... markasını yukarıda ayrıntısıyla açıklandığı üzere değişik şekillerde tescil ettirerek kullandığı , davalının marka tescillerine konu amblem ve logolar incelendiğinde, ... ibaresinin önceki markalarda da davalı tarafından ESAS unsur olarak kullanıldığı, hükümsüzlüğe konu marka açısından özellikle davacının markasına yanaştığının söylenemeyeceği, davalı açısından müktesep hak teşkil edebileceği kanaatimizin oluştuğu, ancak bu konuda nihai takdirin Mahkemeye ait olduğu,
Mahkemece davalının önceki tarihli markalarının davalı lehine müktesep hak teşkil etmeyeceği hususunda kanaat olursa; taraf markalarının tescil kapsamları karşılaştırıldığında.
Davalıya ait ... tescil nolu ve 05 / 29 / 30 / 32 / 33 / 35 / 40 / 41 / 43 sınıflarındaki mal ve hizmetlerde tescil edilmiş olan markasının tescil kapsamında yer alan 05. sınıfta "Tıbbi ve veterinerlik amaçlı olan ya da olmayan diyet maddeleri; besin takviyeleri, zayıflatıcı ürünler; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve bitkisel içecekler", 29.sınıfta. "Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar.
Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin.", 30.sınıfta. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar.
Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri.. Hububat (tahıl) ve mamulleri. Pekmez", 32.sınıfta. "Biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar. Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar.
Enerji içecekleri (alkolsüz)." 35. sınıfta "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için" Tıbbi ve veterinerlik amaçlı olan ya da olmayan diyet maddeleri; besin takviyeleri, zayıflatıcı ürünler; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve bitkisel içecekler, Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat.
Hazır çorbalar, bulyonlar, Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin., Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar.
Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri.. Hububat (tahıl) ve mamulleri. Pekmez, Biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar. Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz)." bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir).
43. sınıfta "Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri" açısından kısmen hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğu, Davalıya ait ... tescil nolu ve 35 / 40 / 41 / 43 sınıflarında tescil edilmiş olan markasının tescil kapsamında yer alan 43. Sınıftaki "Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri" açısından kısmen hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğu, Davalıya ait ... tescil nolu ve 05 / 16 / 29 / 30 / 32. Sınıflarda yer alan mallar için tescil edilmiş olan markasının 05. sınıfta "Tıbbi ve veterinerlik amaçlı olan ya da olmayan diyet maddeleri; besin takviyeleri, zayıflatıcı ürünler; bebek mamaları;
tıbbi amaçlı bitkiler ve bitkisel içecekler" 29.sınıfta. "Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin.", 30.sınıfta. "Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar. Bal, arı sütü, propolis.
Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri.. Hububat (tahıl) ve mamulleri. Pekmez" 32.sınıfta ;Biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar. Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar.
Enerji içecekleri (alkolsüz)." açısından kısmen hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğu, Davalıya ait .... no ile 29 / 30 / 32. sınıflarda yer alan emtialar için tescil edilmiş olan markasının, 29.sınıfta. "Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler.
Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin.", 30.sınıfta. "Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri.. Hububat (tahıl) ve mamulleri. Pekmez" 32.sınıfta. "Biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar.
Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar.
Enerji içecekleri (alkolsüz)." açısından kısmen hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğu, Davalıya ait ... no ile 32. Sınıftaki emtialarda tescilli markasının tescil kapsamında yer alan 32. Sınıfta yer alan malların aynıyet arz ettiği, hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğu, mahkemece davalının önceki tarihli tescilli markalarının mevcudiyeti nedeniyle müktesep hakkının olmadığı yönünde görüşe varırsa, davalının kullanımlarının davacının tescilli markalarından kaynaklı haklarına tecavüz teşkil edeceği" hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir.
Davacı vekili 29/03/2023 havale tarihli dilekçesi ile, müvekkilinin, ... Gıda A.Ş.'den devraldığı ... marka ailesinin, ...
Gıda A.Ş.tarafından 1954 yıllarından itibaren kesintisiz kullanıldığını, müvekkilinin marka ailesini satın almasının ve yatırım yapmasının sebebinin, markanın uzun yıllardır piyasada yaşadığını ve var olmuş olması olduğunu, davalının kötüniyetli olduğunu, davalının, markasını, müvekkili şirketin markasına yakınlaştırma gayreti içine girdiğini, taraflar arasında uyuşmazlıklar yaşandığını, ayrıca davalının yakınlaşma çabasının planlı ve sistematik olduğunu, yakınlaşma hamlelerinin faaliyet konusu aynı/benzer olan emtia ve hizmetlerde ... markasını ele geçirmeye matuf olduğunu,
itirazları ve ekte sunulan eskiye dayalı kullanımı ispat eder yazılı deliller ışığında davalının kötüniyetli ve eskiye dayalı kullanım hususunda dosyanın bilirkişilere tevdini talep etmiştir.
Davalı vekili 31/03/2023 tarihli dilekçesi ile, bilirkişi heyeti tarafından hukuken elzem olmadığı halde hukuki çelişkiye yol açacak şekilde terditli rapor düzenlenmesine itiraz ettiklerini, davacı şirketin "..." markası adı altında bir marka ailesi oluşturduğu iddiasının doğru olmadığını, davacının devir aldığını iddia ve ettiği ve içinde "..." ibaresi geçen markaların Kayseri ....
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... esas, ... karar sayılı ilamı ile kullanmama ve tescil edildiği şekilde kullanmama sebebiyle iptal edildiğini, iptal kararının kesinleştiğini, bu hususun bilirkişi heyeti tarafından yeterince ele alınıp incelenmediğini, gerekli inceleme yapılmış olsa idi davacı tarafın hükümsüzlük talebine konu markaların kesinleşen mahkeme kararı ile iptal edildiğinin net bir şekilde ortaya konulmuş olacağını, davacı şirketin "..." ibareli markaları ile müvekkili şirket adına tescilli ve dava konusu "... ... ...",
"... ... ... ..." ve "... ..." markaları arasında görsel olarak benzerlik bulunmadığı iddiasının eksik ve hatalı olduğunu, davacı şirketin "..." ibareli markaları ile müvekkili şirket adına tescilli "... ... ...", "... ... ... ..." ve "... ..." markalarının aynı/benzer mal veya hizmetleri kapsadığı iddiasının eksik ve hatalı olduğunu, davacı şirketin bilirkişi raporuna itiraz aşamasında yeni delil sunmasına,
iddia ve savunmalarını genişletmesine muvafakatlerinin olmadığını, dosyadaki mevcut deliller, dosya içeriği ve 13/03/2023 tarihli heyet raporu birlikte değerlendirildiğinde davacı tarafça ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, davalının, davacıya ait markalardan doğan haklarına tecavüzün tespiti, men ve ref'i ile davalı adına kayıtlı markaların hükümsüzlüğü talebine yöneliktir.
SMK'nun 25.md'si hükümsüzlük hallerini düzenlemektedir. Buna göre 5.md'deki mutlak red; ve 6.md'deki nisbi red sebepleri hükümsüzlük sebebidir.
SMK'nun 6/1 md'sine göre, tescil başvurusu yapılan bir markanın tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
SMK'nun 6/1 md'sinde nisbi red nedeni olarak düzenlenen karıştırma ihtimali, aynı kanunun 7/2 md'sinde marka hakkına tecavüz hali olarak yer almaktadır. SMK'nun 6/1 md'sine göre, önceki marka ile tescil başvurusu yapılan marka aynı ya da benzer ise sınıflar da aynı ya da benzer ise bu başvuru itiraz üzerine red edilir. SMK'nun 25/1 md'si gereğince hem 5.md'de yazılı mutlak red nedenleri , hem de 6.md'de yazılı nisbi red nedenleri birer hükümsüzlük nedenidir.
Marka koruma kapsamına ilişkin SMK'nun 7/2-b md'sine göre ise, marka sahibi "tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerde aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılmasını engelleyebilir ve bu durum aynı zamanda marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmektedir.
Karıştırılma ihtimali ortalama tüketicilerin her iki işaret arasında bir şekilde bağlantı kurmasıdır. Eğer mal veya hizmetin aynı işletmeden ileri geldiği yönünde bir algılama ortaya çıkıyor, yani bir işletmeye ait mal veya hizmet başka bir işletmeye ait mal veya hizmet ile karıştırılıyor ve bu nedenle satın alınıyor ise doğrudan karıştırma ihtimali; eğer mal veya hizmetin markası birbirinden ayırd ediliyor ancak bunların aynı işletmenin markaları olduğu ya da bu mal veya hizmetin aralarında ekonomik bağlantı bulunan işletmelerden geldiği biçiminde bir algılama oluşuyor ise bu halde de dolaylı karıştırma ihtimalinden söz edilecektir.
Somut olayda; davacının davaya dayanak markaları ... tescil numaralı "... ", ...tescil numaralı "... ", ... tescil numaralı "...", ... tescil numaralı "... " ve ... tescil numaralı "... " unsurlarından oluşmaktadır.
Davalının hükümsüzlük talebine konu markaları ise .... tescil numaralı "... ", ... "... ", ... tescil numaralı "... ", ... tescil numaralı "....", ... tescil numaralı "..." unsurlarından oluşmaktadır.
Davalının tespit olunan fiili markasal kullanımları ise markalarının tescilli halleri ile uyumludur.
Taraf markaları arasında sınıfsal benzerlik bulunmaktadır.
Sınıfsal benzerlik dışında, taraf markaları görsel, işitsel ve anlamsal olarak kıyaslandığında aralarında ortak unsurun "..." kelime unsuru olduğu görülmektedir. Ne var ki, davalı markalarında başka kelime unsurlarının da yer aldığı, "..." kelime unsurunun ise "..." kelime unsuru gibi markalarında ortak olarak bulunduğu anlaşılmaktadır.
Taraf markaları bütüncül olarak değerlendirildiğinde davalı markalarının "... " ibaresi asli ve ayırdedici unsurunu oluşturduğu, ortalama tüketici nezdinde akılda bu şekilde kalacağı, yalnızca "..." ibaresinin ortak olmasının karıştırma ihtimali için yeterli kabul edilemeyeceği kanaatine ulaşılmıştır.
Dosya münderecatında toplanan delillere göre, davalının en eskisi 1987 yılına dayanan, "... " ortak unsurlu marka tescillerinin bulunduğu söz konusu seri markalar ile ticaretini uzun yıllardır devam ettirdiği, taraf markalarının uzun yıllardır piyasada birlikte varlıklarını devam ettirdikleri, bu durumda markaların "birlikte var olma" prensibi çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği, Yargıtay'ın da benzer uyuşmazlıklarda birlikte uzun yıllardır piyasada var olan markalar yönünden tecavüz ya da hükümsüzlük koşullarının oluşmayacağına dair istikrarlı içtihatlarının bulunduğu (Yargıtay 11. H.D.
03/06/2013 T., 2012/8617 E., 2013/11464 K., 02/03/2011 T., 2009/8708 E., 2011/2089 K., 23/03/2021 T., 2020/2129 E., 2021/2773 K.) bu itibarla davalının en eski 1987, davacının ise en eski 1982 yıllarına uzanan tescilleri ile daha önceki tarihlere dayanan ticari faaliyetlerinin bugüne kadar huzurdaki ihtilaf olmaksızın, piyasada karışıklık yaşanmaksızın getirildiği ve taraf markalarının birlikte var olma koşullarının gerçekleştiği kanaatine ulaşılmıştır.
Davacının davaya konu iddialarına dayanak olarak sunduğu Ankara .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... esas - ... karar sayılı dosyasında verilen gerekçeli kararda da benzer sonuçlara ulaşılmışıtr: "...
Netice itibariyle, taraf markalarının ... ibaresi ile başlıyor olması ve kavramsal, işitsel ya da anlamsal açıdan taraf markalarının yeterince birbirinden ayrılamamış olmasının da etkisiyle, taraf markalarının karıştırılma ya da ilişkilendirilmeye sebep olma ihtimalinin bulunduğu, ancak ... ibaresinin taraflardan herhangi birine bağlanmamış olması karşısında bu ihtimalin güçlü olduğundan bahsedilemeyeceği kanaatine varılmıştır. Davalının önceki tarihli markası ... numaralıdır.
Davacının ... başvuru sayılı markası (davada dayanak alınmamış olmakla birlikte, davalı yan delilleri arasında sayılmıştır) 23/11/1988 de tescil edilmiştir. Buna göre, ... ibareli taraf markaları, uzun yıllardır hukuken ve fiilen varlığını sürdürmekte olup, birlikte var olma (co-existence) durumu da, ilgili tüketici tarafından işaretlerin karıştırılma ihtimalinin değerlendirilmesinde akılda tutulmalıdır.
Bu çerçevede; davacı markaları ile davalı markalarının birlikte eş zamanlı uzun süreli olarak aynı piyasada var oldukları ve herhangi bir karışıklık yaşandığı hususunda herhangi bir delilinin dosyaya sunulmadığı, birlikte varolma ve ortalama tüketici tarafından iki ayrı marka olarak kabul edilme halinin gerçekleştiği, davacının önceki tescilli markaları kapsamında kalan ürünler yönünden uzun yıllar birlikte var olan markalar arasında herhangi bir karışıklığın yaşanmadığı anlaşılmakla, önceki tescilli markaları kapsamında davalının,
yukarıdaki tabloda kalın punto büyük harfle gösterilmiş başvuru kapsamındaki mallar yönüyle müktesap hakkının bulunduğu da dikkate alındığında, çekişme konusu "..." ibaresinin taraflardan herhangi birine bağlandığı değerlendirmesinin dosya içeriğindeki bilgi ve belgelerden yol çıkılarak yapılmayacağı, bunun bir sonucu olarak,
somut olayda tek bir tarafa bağlanmamış ve uzun yıllardır birlikte var olan ... işaretinin aynı olmasının ilgili tüketici tarafından işaretlerin karıştırılacağı kanaati için yeterli olamayacağı, üstelik davacı yan markası kapsamındaki baskın diğer unsurların işaretlerin birbirinden ayrılmasını da sağladığı sonucuna varılmış olup, somut olayın şartlarına, aynı/benzer olan mallar yönüyle dahi taraf markaları arasında karıştırılma tehlikesinin oluşmadığı kanaatine varılmıştır.
İlaveten, aynı/benzer olmayan mallar açısından da "..." ibaresinin; özgünlük derecesi yüksek, fantezi bir ibare olmadığından, ayırt ediciliği ve özgünlük derecesi, kaynak gösterme fonksiyonunun görece düşük düzeyde olduğu düşünülmektedir.
TÜRKPATENT Marka Veri Tabanı'nda araştırma yapıldığında "..." kelimesi ile başlayan 1464 adet ve içinde "..." kelimesi geçen 5011 adet marka başvurusu olduğu ve bunların büyük bir kısmının tescil edilmiş olduğu dikkate alındığında "..." ibaresi dava konusu marka başvurusu kapsamında mal ve hizmetler kadar, diğer mal ve hizmetler için de ek unsurlar ile birlikte yaygın bir marka işareti olarak tercih edilmektedir.
Bu fiili gerçeklik karşısında, özgünlük derecesi yüksek, fantezi bir ibare yerine daha yaygın kullanılan, markasal ayırt ediciliği güçlü olmayan bir ibare ve/ya işareti marka olarak tercih eden marka sahiplerinin, tercihlerinin sonuçlarına katlanmaları beklenir. Sonuç olarak; somut vakada, dava konusu marka başvurusu ile davacı markaları arasında ilişkilendirilme ihtimali ve/veya karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı sonucuna varılmıştır...."
Bu noktada üzerinde durulması gereken bir diğer önemli husus, davacının davaya konu ettiği tescillerden önce, davalı tescillerinin "..." unsuru ön plana alınmaksızın gerçekleştirilmesine rağmen, yıllar içerisinde kötüniyetli olarak "..." unsurunun ön plana çıkarılarak davacı markalarına yanaşma iradesi sergilediği iddiasıdır.
Ne var ki davalının, davacı ile ortak/benzer emtia grubunda davaya konu olmayan önceki tarihli tescillerinde de "..." ibaresinin geri planda bulunmadığı, özellikle ..,..,.,..,... tescil numaralı markalarda "..." ibaresinin ön planda ve esas unsur olarak yer aldığı, davalının istikrarlı bir şekilde "... " unsurlarını değişik kombinasyonlarla birlikte içeren markalarını uzun yıllara dayalı bir şekilde oluşturarak piyasada bu hali ile var olduğu ve bilindiği, davaya konu markalarda yer alan kombinasyonların kötüniyetli gerçekleştirildiği iddiasının, davaya konu olmayan markalar ile birlikte değerlendirildiğinde kabulünün mümkün olmadığı,
tam tersine, uzun yıllar davalının "... " markasına yatırım yaparak geliştirmesine sessiz kalan davacının sonradan hükümsüzlük ve tecavüz davası ikame etmesinin hakkın kötüye kullanılmasını teşkil ederek hukuk düzenince korunmaması gerektiği, davalının önceki tarihli kullanım ve tescillerine daha önce davacı tarafça uyuşmazlık çıkarılmamasının davalı yararına kazanılmış hak oluşturduğu hukuki ve vicdani kanaatine ulaşılmıştır.
Bu noktada davacı yanın "..." ibaresi üzerinde önceye dayalı gerçek hak sahibi olduğu iddiasının ise - taraf markalarının birlikte var olma koşullarını taşıması ve davacının sessiz kalma yolu ile hak kaybı bakımından - sonuca etkili olmayacağı, yani tecavüz ve hükümsüzlük için tek başına yeterli kabul edilemeyeceği anlaşılmıştır.
Tüm bu nedenlerle davacının davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸ Hakim ... · ¸
Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/92, K. 2023/158, 9 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama