KÜNYE
T.C. Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Mayıs 2023
- Esas no
- 2022/97 Esas
- Karar no
- 2023/142
- Dava
- Markadan Doğan Haklara Tecavüz ve Haksız Rekabetin Tespiti, Men'i ve Unvan Terkini ile Maddi ve Manevi Tazminat
- Dava tarihi
- 14/04/2022
- Kararın yazıldığı tarih
- 09/06/2023
Karar Metni
1.200 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Markadan Doğan Haklara Tecavüz ve Haksız Rekabetin Tespiti, Men'i ve Unvan Terkini ile Maddi ve Manevi Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili şirketin kuruluşundan itibaren ... ismi ve tabelasıyla kumaş ve tekstil alanında aktif olarak faaliyet gösterdiğini, markanın TPMK nezdinde ... ve .... no ile tescilli olduğunu, davalı şirketin, yıllarca aynı bölgede faaliyet gösteren müvekkili şirketin isim ve tanınmışlığından, ticari faaliyetinden, markasından faydalanmak suretiyle müvekkili şirketin unvanının önüne "..." kelimesi eklemek suretiyle aynı unvan ile kurulduğunu ve yine müvekkili şirketin tescilli markası olan "..." markasını tabelasında, kartvizitlerinde ve diğer basılı evrakında kullanmaya başladığını,
müvekkili şirketin ticari unvanının, davalı şirket tarafından haksız olarak kullanıldığını, böylece müvekkilinin ticari unvanına ve markasına tecavüz ve haksız rekabetin gerçekleştiğini, açıklanan nedenlerle, davalının eylemlerinin tecavüz ve haksız rekabet olduğunun tespitine, önlenmesine, davalı şirketin ticaret unvanında yer alan "..." kelimesinin ticaret unvanından ve sicilden terkini ile her türlü kullanımına son verilmesine,
müvekkili şirketin uğramış olduğu zararlar nedeniyle şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın ve 100.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine, hükmün ilanına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesi, davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davaya cevap vermediği görülmekle davanın reddini istediği kabul edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan davacıya ait marka tescil belgeleri; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden davalıya ait ticaret sicil belgeleri; Merter Vergi Dairesi'nden davalıya ait vergi kayıtları celp olunmuştur. Davalı tarafa ticari defterlerini sunmak üzere 2 hafta kesin süre içerir tebligat çıkarılmış, usulüne uygun tebliğe rağmen defterlerin sunulmadığı anlaşılmıştır.
Dosya, davalının, davacıya ait markalardan ve ticaret unvanından doğan haklarına tecavüzünün ve haksız rekabetinin bulunup bulunmadığı, davalının ticari unvanının terkin koşullarının oluşup oluşmadığı, maddi tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı, oluştuysa miktarı hususlarında rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişiler 03/04/2023 havale tarihli ayrıntılı ve gerekçeli raporlarında;
"davalı tarafın eylemlerinin, SMK’nın 7 ve 29. maddeleri gereğince davacının marka hakkına tecavüz oluşturacağı, davalının karıştırılmaya yol açacak şekilde kullanımının, TTK m. 55/1-a-4 kapsamında haksız rekabet teşkil edeceği, davacı şirketin "..." ibaresini 2014 yılında, davalı şirketin ise 2021 yılında tescil ettirdiği sicil kayıtlarından tespit edilmekte olup, her 2 ticaret ünvanında da yer alan ve ayırt edici nitelik taşıyan/vurgu/kök/kılavuz unsur olan ek niteliğindeki "..." ibaresini, tescil tarihi itibariyle öncelikli kullanma hakkının kayıtlara göre davacı şirket olduğu, şirketlerin faaliyet alanlarının aynı ya da benzer olduğu,
davalının unvanındaki ekin gerek davacı markası gerekse de ünvanlar arasında benzerlik ve iltibas riski doğuracağı, dolayısıyla belirtilen bu sebeplerle davalıya ait ticaret ünvanının TTK.m.52/1 uyarınca terkin şartlarının mevcut olduğu, dosya kapsamında davalının vergi beyannameleri ve davacının ibraz olunan ticari defterleri ile belgeleri üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde, davacının 6769 sayılı SMK 151/2-b maddesi uyarınca talep edebileceği maddi tazminat miktarı;
dava konusu ticari unvan ve markaların ciroya artış etkisinin %60 oranında olabileceği öngörüsüyle, her ne kadar 15.000,00 TL olarak hesap edilmişse de, hesap edilen miktarın açıklanan inceleme ve değerlendirmeler kapsamında öngörüye dayalı olması nedeniyle, davacının 6769 sayılı SMK 151/2-b maddesi uyarınca talep edebileceği maddi tazminat miktarının TBK m. 50 ve 51 çerçevesinde belirlenmesi hususunda nihai değerlendirme ve takdirin Mahkemeye ait olduğu, davacının manevi tazminat talebinin Mahkemenin takdirinde olduğu" hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir.
SMK'nun 6/1 md'sinde nisbi red nedeni olarak düzenlenen karıştırma ihtimali, aynı kanunun 7/2 md'sinde marka hakkına tecavüz hali olarak yer almaktadır. SMK'nun 6/1 md'sine göre, önceki marka ile tescil başvurusu yapılan marka aynı ya da benzer ise sınıflar da aynı ya da benzer ise bu başvuru itiraz üzerine red edilir. SMK'nun 25/1 md'si gereğince hem 5.md'de yazılı mutlak red nedenleri , hem de 6.md'de yazılı nisbi red nedenleri birer hükümsüzlük nedenidir.
Marka koruma kapsamına ilişkin SMK'nun 7/2-b md'sine göre ise, marka sahibi "tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerde aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılmasını engelleyebilir ve bu durum aynı zamanda marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmektedir.
Davaya konu olayda davacının dayanak markalarının asli unsurunu oluşturan "..." kelime unsurunun davalının fiili markasal kullanımlarında aynı emtia ve hizmetlerde yer aldığı, bu itibarla ortalama tüketici nezdinde karıştırma ihtimali ile birlikte marka hakkına tecavüzün hukuki koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır.
SMK'nun 7/3-e md'sine göre "işaretin(markanın) tic. Ünvanı ya da işletme adı olarak kullanılması " marka hakkına tecavüz hallerinden biridir ve marka hakkı sahibine bu fiillerin önlenmesini (terkinini) isteme hakkı doğurur. Somut olayda, davacı markasının davalıya ait ticaret unvanında esas unsur olarak yer aldığı, bu hali ile tecavüz oluşturduğu ve terkin koşullarının bulunduğu anlaşılmış; bu yönden de davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacının haksız rekabete ilişkin iddiaları yönünden ise Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 14/03/2022 tarih, 2019/5189 esas ve 2022/1852 karar sayılı içtihadı nazara alınarak TTK'nun 55/1-a-4 bendinin somut olayda uygulama yeri olmayacağı, özel kanun olan SMK'nun uygulanması ve özel kanun hükümlerinin korumasının yeterli olduğu kanaatiyle haksız rekabetten kaynaklanan davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyaya sunulan tüm deliller çerçevesinde, davacı ... tercih ettiği tazminat hesaplama yöntemine göre maddi tazminatın tam ve eksiksiz bir şekilde hesabının yapılmasının mümkün olmadığı, ancak davacının ticari hacmi, tecavüz fiillerinin boyutu hep birlikte nazara alındığında BK 50-51.maddeleri çerçevesinde 10.000,00 TL maddi tazminata hükmedilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
İhlal edilen hakkın boyutu, kusurun derecesi ve tarafların mali durumları nazara alınarak 10.000,00 TL manevi tazminatın yeterli ve dengeleyici olacağı kanaatine ulaşılmıştır.
Tüm bu nedenlerle davacının davasının kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸ Hakim ... · ¸
Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/97, K. 2023/142, 17 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama