İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/199 K.2018/402

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının dosya üzerinde yapılan incelemesi sonunda,

Esas2018/199Karar2018/402Tarih9 Nisan 2018Okuma7 dk · 1.472 kelime

KÜNYE

T.C. Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
9 Nisan 2018
Esas no
2018/199
Karar no
2018/402
Dava
Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
Dava tarihi
22/02/2018
Karar yazım tarihi
28/04/2018
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.472 kelime·7 dk okuma·5 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının dosya üzerinde yapılan incelemesi sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İDDİA

Davacı vekili Bakırköy nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine vermiş olduğu 22/02/2018 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde ; müvekkili şirketin davalı şirket ile 18/04/2014 tarihli sözleşme akdettiğini, akdedilen iş bu sözleşme gereği ve de sözleşmenin 8. Maddesi gereği davalı şirket tarafından müvekkili şirkete avans olarak ödenen bedellerin teminatını teşkil etmek üzere, sözleşme bedelinin %25' ine tekabül eden , 175.000 USD'lik dava konusu teminat çeki , davalı şirkete 02/05/2014 tarihli teminat çeki ek sözleşmesi kapsamında teslim edildiğini,

bahsi geçen ve dava konu edilen iş bu çek ,taraflar arasındaki akdi ilişkinin peşinat ödemesine karşılık teminat çeki olarak verildiğini, bu sebeple iadesi gerektiğini, Bakırköy ...

Noterliğinin ihtarnamesi ile iş bu çekin iadesi istendiğini ve gerekse borç bedellerinin ödenmesi bildirildiğini, ancak davalı tarafın iş bu bildirimlerine cevap vermediği gibi dava konusu çeki iade etmediğini ve borçlu oldukları bedelleri de ödemediklerini, bunun karşısında borçlu şirket hakkında Büyükçekmece ....

İcra Müdürlüğü'nün ... esas saylı dosyasıyla icra takibi başlattıklarını, ödme emri , borçlu şirkete tebliğ edildiğini ve borçlu şirket vekili tarafından da ödeme emrine itiraz edildiğini, bu durumdan kaynaklı davalı tarafa itirazın iptali davası açıldığını , anılan çekin ödenmesi, kötü niyetli ve haksız kullanılması tehlikesi her zaman bulunduğundan , çekin herhangi bir suretle tahsilini önlemek için ödeme yasağı konulmasını ve bu kapsamda teminatsız ihtiyati tedbir kararı verilmesini yargılama masrafları ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA

Davalı vekilinin 06/04/2018 tarihli cevap dilekçesini özetle ;Müvekkili şirketin merkezi dava dilekçesinin tebliğ edildiği adreste ve Mersin Ticaret Sicil Müdürlüğünde görüleceğini “ .... Mahallesi ...Bulvarı No ....

Akdeniz Mersin “ olduğunu, mahkememizin yetkisiz olduğunu , ayrıca taraflar arasında imzalanan sözleşmede de yetkili yer mahkeme ve icra daireleri Mersin olarak anlaşıldığını, yetkisizlik kararı verilerek dosyanın Mersin Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesini , açılan davanın haksız olduğunu ve davanın reddine karar verilmesini , davacının şirketleri ile aralarında imzalamış olduğu sözleşmeye göre borçları devam ettiğini,taraflar arasında imzalanan 18/04/2014 tarihli sözleşmenin konusu Irak’da yer alan müvekkilinin taahhüdünde bulunan ...

Binası’na ait Aluminyum İşlerinin; sözleşme eki projelere, keşiflere, şartnamelere ve standartlara, fen ve sanat kurallarına, iş bu sözleşme ile eklerinde belirtilen hüküm ve icaplara, iyi niyet esaslarına, işin gereğine, birinci sınıf işçilik anlayışına ve İşveren müvekkilinin sözleşme şartları dahilindeki talep ve direktiflerine uygun şekilde, sözleşme ve ekindeki yönetmeliklerine uyarak ve sözleşmede tanımlanan süre içerisinde yapılması olduğunu, dilekçe ekinde sunulan sözleşmenin 8. ödeme maddesine göre müvekkilinin sözleşmenin imzalanması ile beraber sözleşme tutarının %20 sine tekabül eden kısmı ,

davacının sözleşme bedelinin %25 i tutarındaki muteber bir bankadan alınmış firma çeki karşılığında avans olarak ödeyeceğini, davacının sözleşmenin bu hükmüne göre sözleşmenin %20 bedelini davacıya ödediğini, bahsi geçen sözleşme maddesinin devamında;

avans ödemesi öncesi alınan çek işin tamamlanarak işveren müvekkiline teslim edilmesi ertesinde Taşeron davacıya iade edilecek ve yerine sözleşme bedelinin %7 tutarındaki firma çeki alınacağını, bu çek 2 yıllık garanti süresi sonunda taşerona iade edileceğini hükmü yer aldığını, davacı dava dilekçesinde her ne kadar teminat çekinin iadesini talep etse de taraflar arasındaki sözleşme yükümlülükleri henüz garanti süresi dolmadığından devam ettiğini,

taraflar arasında imzalanan 18/04/2014 tarihli sözleşmenin 9. Garanti maddesinde işin taşeron davacı tarafından noksansız olarak tamamlanarak işveren müvekkiline teslimi yapılacak ve geçici kabul tutanağı imzalanacağını, geçici kabul tutanağı tarihinden itibaren sözleşme kapsamındaki tüm imalat ve montaj işleri 2 yıl süre ile taşeron davacı firmanın garantisi kapsamında olduğunu, Geçici Kabul Tutanağı tarihinden 2 yıl sonra işin kesin kabulü yapılacağını,

bahsi geçen garanti maddesi hükümlerinde görüldüğü üzere işin tam olarak ve noksansız şekilde işveren müvekkile teslimi ertesinde geçici kabul tutanağı imzalanacağını ve 2 yıllık garanti süreci başlayacapını ,buna göre davacı ve davalı müvekkilinin yetkilileri arasında tutanak başlıklı 31/07/2016 tarihli geçici kabul tutanağı imzalandığını, tutanağa göre garanti süreci başlamış olup davacı bu tutanakta garanti süreci kapsamında malzemeden kaynaklı sorunlar ve cephenin su alması ile oluşacak hasarlardan .... sorumlu olduğunu beyan ettiğini,

davacı ile davalı müvekkili arasında 18/04/2014 tarihli sözleşmenin eki niteliğinde imzalanan 02/05/2014 tarihli teminat çeki ek sözleşmesi 4. maddesinde” çekin sözleşme tamamlandığında yükleniciye teslim edilecek veya hükümsüz olacaktır.” düzenlemesi yer aldığını,

davacı hali hazırda garantiden doğan sözleşme yükümlülükleri devam etmesine rağmen ve ekte sundukları sözleşmenin eki niteliğinde teminat çeki ek sözleşmesinde çekin sözleşme tamamlandığında davacıya iade edileceği düzenlenmesine rağmen sözleşmenin tamamlandığı ve çekin iptal edilmesi gerektiğini iddia ve talep ettiğini,ancak davacının iddialarının yersiz ve dayanaksız olduğunu ,davalı müvekkilinin garanti sürecinde davacıya işçilik ve imalat hatalarını maillerle bildirmesine rağmen davacı yine de sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediğini,davacıya yaklaşık 1 yıldır arıza bildiriminde bulunulmasına rağmen davacı sözleşmeden

doğan edimlerini ifa etmediğinden sözleşmeden doğan sorumluluğu devam eden davacının müvekkilden herhangi bir talep hakkı olamayacağını sonuç olarak yetki itirazımızın kabulü ile dosyanın Mersin Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmesini, neticeten haksız davanın reddini, yargılama masraf ve vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE

Dava,teminat çeki iddiasına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.

6100 sayılı HMK hükümlerine göre: Yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman ileri sürebilir (HMK 19/1). Yetkinin kesin olmadığı davalarda yetki itirazı cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorundadır; aksi halde dinlenemez (HMK 117/1). Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hale gelir (HMK 19/4). Yetki itiirazından vazgeçilmiş ise yetki itirazı bulunmadığı kabul edilerek değerlendirme yapılmalıdır.

Yetki sözleşmesini düzenleyen HMK'nın 17. maddesinde "tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır" düzenlemesine yer verilmiştir. Taraflarca aksi kararlaştırılabilen bir hususun kamu düzenine ilişkin olduğundan söz edilemez.

Kamu düzenine ilişkin olmadığı için buradaki yetki, HMK 114/1-ç maddede düzenlenen dava şartı niteliğinde kesin yetki değildir. Taraflar aralarındaki sözleşmeyi her zaman değiştirebilir ve bazı hükümlerini de ortadan kaldırabilirler.

Dava yetki sözleşmesinde belirtilenden başka yerde açılmış ve süresinde yetki itirazında bulunulmamış ise artık önceki yetki sözleşmesini ortadan kaldıran yeni bir yetki sözleşmesi kurulduğu ve dava açılan mahkemenin yetkili hale geldiğinin kabulü gerekir. HMK 17. madde açıkça tarafların iradesine önem verirken yetki sözleşmesindeki mahkemenin kesin yetkili olduğu ve bu yetkisinin taraflarca ortadan kaldırılamayacağı şeklinde bir sonuca ulaşılması da mümkün değildir.

Anlatılanların sonucu olarak sözleşmedeki mahkemenin münhasır yetkisi davalının yetki itirazında bulunulması halinde mahkemece dikkate alınması gereklidir.

Dosya içerisinde bulunan sözleşmenin incelenmesinde, 12. maddesinde "Tarafların her türlü iyiniyetlerine karşın sulhen çözümü mümkün olmayan anlaşmazlıkların çözümünde T.C. Mersin mahkemeleri ve İcra Müdürlüklerinin yetkilidir." şeklinde yetki sözleşmesi yapıldığı, 6100 sayılı HMK'nin 17. maddesinde tacirler ve kamu tüzel kişilerinin aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşme ile yetkili kılabilecekleri, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça davanın sadece sözleşme ile belirlenen bu mahkemelerde açılabileceği yönünde düzenleme bulunduğu anlaşılmaktadır. Bunun yanında yetki sözleşmesi ancak kesin yetki bulunmayan ve tarafların tacir veya kamu tüzel kişisi olmaları halinde geçerli olarak yapılabilir.

Bu açıklamadan sonra somut olaya gelindiğinde, taraflar tacir olup, bu bakımından öncelikle sözleşmedeki yetki şartı geçerlidir. Dosya içerisinde davalı şirkete dava dilekçesinin 12/03/2018 tarihinde tebliğ olunduğu, davalı vekilinin 26/03/2018 tarihli cevap süresinin uzatımına ilişkin talebi üzerine mahkememizce süre uzatım kararı ile 2 hafta ek süre verildiği, bu kararın 03/04/2018 tarihinde davalı vekiline tebliğ edildiği,

06/04/2018 tarihinde verilen cevap dilekçesi ile süresinde yetki itirazında bulunulduğu anlaşılmış olup tacir olan taraflar arasında yapılan sözleşmedeki düzenleme dikkate alındığında, Mersin Mahkemelerinin yetkisi münhasır yetki olup, bu nedenle davanın Mersin Mahkemelerinde görülmesi gerektiğinden mahkememizin yetkisizliğine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.

HÜKÜM/Yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacının açtığı davada; yetkili ve görevli mahkemenin Mersin Asliye Ticaret Mahkemesi olması nedeni ile mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE,

2-Yetkisizlik nedeni ile dava dilekçesinin REDDİNE,

3-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin yetkisizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğinin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA,

4-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın yetkili ve görevli Mersin Asliye Ticaret Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere Mersin Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE,

5-Mahkememizce verilen yetkisizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,

5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA,

5235 sayılı Kanunun geçici 2'nci maddesine göre ,Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların 07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmî Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla;6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ilâ 360'ncı madde hükümleri uyarınca,mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf,başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 09/04/2018

BAŞKAN ...

ÜYE ...

ÜYE ...

KÂTİP 128618

Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/199, K. 2018/402, 9 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. İddia
  5. Savunma
  6. Deliller Ve Gerekçe
  7. Kâtip 128618

Karar Bilgileri

Mercii
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/199
Karar No
2018/402
Tarih
9 Nisan 2018

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2018/201 K.2018/380
  • İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/201 K.2018/294
  • İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/202 K.2018/469
  • İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/202 K.2018/254
  • Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/202 K.2018/249
  • Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/203 K.2018/520

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.