KÜNYE
T.C. Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 6 Temmuz 2021
- Esas no
- 2019/326 Esas
- Karar no
- 2021/607
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 08/05/2019
- K.yazım tarihi
- 04/08/2021
Karar Metni
1.057 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesi ile müvekkili ile davalı arasındaki ticari ilişki nedeniyle davalı firmadan olan alacağı için Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosya üzerinden takibe girişildiğini, davalının takibe ve borca itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla itirazın iptali ile takibin devamını, davalı tarafın % 20 oranından az olmamak üzere icra/inkar tazminatı ile mahkumiyetini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Yapılan usulüne uygun tebligata rağmen davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dosyamız arasına celp edilen Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının 26.080,57 TL asıl alacak üzerinden 7 örnek ilamsız icra takibi yaptığı, ödeme emrinin borçluya 29/01/2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 29/01/2019 tarihinde süresi içinde borçlu olmadığı gerekçesiyle borca, faize, faiz oranına, vekalet ücretine ve tüm sair alacak kalemlerine itiraz ettiği, takibin icra müdürlüğünce durdurulduğu görüldü.
Dosyaya sunulan 28/11/2019 tarihli bilirkişi SMMM ... tarafından düzenlenen raporda; tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmesine karşın davalının ticari defterlerini ibraz etmemesi üzerine sadece davacı şirket ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapıldığı; davacı şirketin ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı; davacının takip tarihi itibariyle ticari defterlerine göre 26.080,57 TL alacaklı olduğu belirtilmiştir.
Davalının BA formları ilgili vergi dairesinden celp edilmiş, takip konusu faturaların davalının 2018 yılına ait BA formunda ilgili vergi dairelerine bildirildiği görüldü.
Huzurda görülen dava itirazın iptali davası olup, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan normal bir eda davasıdır.
Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde vereceği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi davanın kabulü halinde borçlu da alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenle mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır.
Yasal dayanağını İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 09/04/2019 Tarih, 2017/5059 Esas, 2019/2363 Karar sayılı ilamına göre;
"İlk derece mahkemesince davacının takip dayanağı yaptığı fatura örnekleri davalının bağlı olduğu Vergi Dairesi Müdürlüğüne gönderilerek bu faturaların davalı tarafından 2017 yılı BA (Büyük Alış) formunda vergi dairesine bildirilip bildirilmediği ve bildirilmiş ise sonradan verilen düzeltme beyanı ile bildirimden çıkartılıp çıkartılmadığının sorulması gerekir.
Bir satım faturasının alıcı ticari defterlerine kaydedilmesi halinde sonradan bu kayıt silinse dahi malın teslim alındığına karine olduğu gibi satım faturası BA formu ile vergi dairesine bildirilirse sonradan düzeltme yapılsa da malın teslim alındığına karinedir.
Şayet bu araştırma sonucunda takip konusu faturaların davalının BA (Büyük Alış) formunda yer almadığı anlaşılırsa bu kere bu faturalara konu malların davalıya teslimine ilişkin üzerinde teslim alan isim ve imzası bulunan irsaliyeler yönünden davalının isticvap edilip, teslim alan imzalarının kendisine ya da çalışanına ait olduğunun kabul edilmemesi halinde imza ve sair incelemeler yapılarak karar verilmesi gerekmektedir."
Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının, fatura alacağından kaynaklı davalı aleyhine başlattığı icra takibine davalının itirazı sonucunda işbu davayı açtığı görülmüştür.
Mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesinde tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmesine karşın davalının ticari defterlerini ibraz etmemesi üzerine sadece davacı şirket ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmış; davacı şirketin ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı; davacının takip tarihi itibariyle ticari defterlerine göre 26.080,57 TL alacaklı olduğu belirtilmiştir.
Mahkememizce davalının BA formları ilgili vergi dairesinden celp edilmiş, takip konusu faturaların davalının 2018 yılına ait BA formunda ilgili vergi dairelerine bildirildiği görüldüğü olmuş davalı BA formunda takip konusu faturaların yer almasının davalının faturaya konu malların/hizmetin teslim alındığı/ifa edildiğine karine teşkil etmesi karşısında hükme ve denetime elverişli olarak düzenlendiği kabul edilen dosyada mübrez bilirkişi raporu doğrultusunda davanın 26.080,57 TL asıl alacak bakımından kabulüne,
takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2. maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle devamına; alacağın likit olması nedeni ile davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile 5.216,11 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/326, K. 2021/607, 6 Temmuz 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama