KÜNYE
T.C. Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2020
- Esas no
- 2019/695
- Karar no
- 2020/345
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 18/09/2019
- Karar yazım tarihi
- 14/07/2020
Karar Metni
682 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesi ile kimliği belirlenemeyen kişi adına kayıtlı plakası tespit edilemeyen aracın 25/05/2011 tarihinde, tam kusurlu olarak sebebiyet verdiği kaza nedeni ile müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını, müvekkilinin bu kaza sebebi ile ağır maddi zarara uğradığını, müvekkilinin yaşadığı maluliyet oranına karşılık gelen meslekte kazanma gücü kaybı tazminatının ödenmesi talebi ile davalı Güvence Hesabı’na başvuru yapıldığını, taleplerinin reddedildiğini, şimdilik, 1.000,00- TL tutarındaki maddi tazminatın gecikme faizi ile birlikte davalı taraftan tahsiline, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi ile yetki itirazında bulunduklarını, davacının tahsilini talep ettiği miktarın açıklattırılması ve eksik harcın tamamlanması gerektiğini, kazaya karıştığı iddia edilen aracın varlığının somut deliller ile ispat edilmesi gerektiğini, ikinci motorlu aracın olaydaki varlığının ispatı yapılamadığını, meydana gelen kaza tek taraflı olduğunu, haksız açılan davanın reddi gerektiğini, olayın çift taraflı bir trafik kazası olduğu ispatlandığı takdirde müvekkilinin sorumluluğunun plakas tespit edilemeyen motorlu araca atfedilen kusur oranı ve kaza tarihindeki teminat limiti ile sınırlı olduğunu,
kaza sebebiyle ödenmesi gereken miktarın varsa kusur ve maluliyet oranının aktüerya uzmanı bilirkişi tarafından hesaplanması gerektiğini, olaya karıştığı iddia edilen ikinci motorlu araca ait hiçbir somut delil, belge, tespit bulunmadığından zamanaşımı ve yetki itirazı ile birlikte davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır. Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. 6098 Sayılı TBK'nun 49.maddesinde haksız fiil tanımlanmış, 60.maddesindede (TBK'nun değişik 72. maddesi) haksız fiilden zarar görenin bundan kaynaklanan zararının tazmini istemiyle açacağı davaların zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren 1 yıl ve herhalde haksız fiil tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresine (TBK'nun 72. maddesinde 2 ve 10 yıllık zamanaşımı süreleri öngörülmüştür.) tabi bulunduğu belirtilmiştir.
Buna karşılık 2918 Sayılı KTK'nun 109/1 maddesinde; motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak 10 yıl zamanaşımı süresi öngörülmüştür. Bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir.
Maddenin özellikle 2. fıkrasında "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğarsa" ifadesi ile kanun koyucu taraf ayrımı yapmaksızın (davacı, davalı veya dava dışı 3.kişi) yapmış olduğu fiil cezayı gerektiriyor ise uzamış ceza zamanaşımı uygulanacağı ifade edilmiştir.
2918 Sayılı Kanun'un anılan madde hükmünde gözden kaçırılmaması gereken husus, ceza kanununda öngörülen daha uzun zamanaşımı süresinin tazminat talebi ile açılacak davalar içinde geçerli olabilmesinin sadece eylemin ceza kanununa göre suç sayılması koşuluna bağlanmış bulunmasıdır.
Söz konusu yasa hükmü, ceza zamanaşımının uygulanabilmesi için sadece eylemin aynı zamanda bir suç oluşturmasını yeterli görmekte; bunun dışında fail hakkında mahkumiyet kararıyla sonuçlanmış bir ceza davasının varlığı hatta böyle bir ceza davasının açılması ya da zarar görenin o davada tazminat yönünden bir talepte bulunmuş olması koşulu aranmamaktadır.
(HGK'nun 10.10.2001 gün 2001/19-652 ve HGK'nun 16.04.2008 gün ve 2008/4-326-325 sayılı kararları ile uzamış ceza zamanaşımı benimsenmiştir.)
Dosya tüm deliller ile birlikte değerlendirildiğinde; davacı 25.05.2011 tarihli kaza sonucu yaralanmıştır. Kaza tarihinde yürürlükte olan 5237 Sayılı TCK'nun 66. maddesine göre zamanaşımı süresi 8 yıldır. Davaya konu trafik kazası 25.05.2011 tarihinde meydana gelmiş, davacılar vekili tarafından dava 19.09.2019 tarihinde ceza zamanaşımı süresi olan 8 yıl dolduktan sonra açılmış olup davalının da usulüne uygun zamanaşımı itirazı dikkate alınarak açılan davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/695, K. 2020/345, 1 Temmuz 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama