KÜNYE
T.C. Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2019
- Esas no
- 2019/905
- Karar no
- 2019/1140
- Dava
- Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması
- Dava tarihi
- 22/11/2019
- Karar tarihi
- 25/11/2019
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 10/12/2019
Karar Metni
554 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması) davasının dosya üzerinde yapılan incelemesi sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekil Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verdiği 22/11/2019 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde; Müvkekili şirket ortaklarından olan ....'nin vefatı üzerine, şirket üzerindeki payları , yasal mirasçıları olarak eşi ve 4 çocuğuna intikal ettiğini, bu 4 çocuktan .... ve ...'nin 18 yaşından küçük olması nedeniyle genel kurul'da temsil edilmeleri için kayyım atanması gerektiğini, zir çocukların annesi olan ... de müvekkili şirket ortaklarından olduğunu,bu nedenlerle şirket genel kurulunda ve işleyişinde gerekli olması nedeniyle ... ve ... adına gerekli işlemleri yapabilmesi için ....'nun kayyım olarak karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava;dava dışı şirket ortağı küçüklere şirketin yapılacak genel kurulunda temsil edilmek üzere kayyım atanması istemine ilişkindir. Türk Medeni Kanununun 426/2. maddesine göre "Bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaati çatışıyorsa" kayyım tayini gerektiği açık kanun hükmü karşısında TMK'nın 2. kitabının üçüncü kısmında yer olan uyuşmazlığın çözümünde sulh hukuk mahkemesi görevlidir.
Davacı vekili,dava dilekçesinde,talebinin şirket ortağı ...'nin ölümü üzerine dava dışı şirketteki paylarının eşi ve dört çocuğuna intikal ettiğini,çocuklardan iki tanesinin yaşının küçük olduğunu ,çocukların şirketin genel kurulunda temsil edilmeleri için kayyım atanmasını istediği, bu şekliyle talebin ticari şirkete kayyım tayini istemine ilişkin olmayıp yaş küçüklüğü ve menfaat çatışması nedeniyle küçüğe temsil kayyımı atanması talebine ilişkin olduğu, uygulanması gereken hükümlerin Ticaret Kanunun hükümleri olmayıp, Medeni Kanunun kayyım atanmasına ilişkin hükümleri olduğu,
bu suretle davaya bakmakla görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşıldığından,davanın, HMK'nun115/2.maddesi gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/905, K. 2019/1140, 26 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama