KÜNYE
T.C. Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Mart 2021
- Esas no
- 2019/930
- Karar no
- 2021/259
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 05/05/2015
- Karar yazım tarihi
- 13/04/2021
Karar Metni
1.590 kelime·8 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP
Asıl davada Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; taraflar arasında yapılan sözleşme gereği vermiş olduğu danışmanlık, müzayede etkinliği, konser ve gala yemeği hizmetleri ile düzenlemiş olduğu basın lansmanı toplantısı nedeniyle tanzim olunan fatura bedellerinden ödenmeyen bakiye alacağın tahsili için Küçükçekmece ...... İcra Müdürlüğü'nün ...... esas sayılı dosyasında başlatılan takibe haksız itiraz edilmesinden dolayı takibin durduğundan bahisle itirazın iptaline, takibin devamına, ve %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında yapılan 19/04/2014 tarihli sözleşme gereği davacı taraf henüz taahhüt ettiği hizmeti vermeden 106.000 TL miktarlı fatura tanzim edip gönderdiğini, bunun üzerine ise davalının henüz hizmet verilmeden faturaları kayde alıp bedelini peşin ödediğini, davacının fazla maliyet bildirmesi nedeniyle taraflar arasında güven sarsıldığından davalının kendisinin otel ve sanatçıyı temin edip organizeyi yaptığını, davetiye gönderme işlerini ise davacının aksattığını, bu durumun davalıyı zor durumda bıraktığını,
gala yemeğine 2 gün kala da davacının tahsilat yapabilmek için işi yarıda bırakma tehdidinde bulunduğunu, düzenlenen gala yemeğinde davacının ihmal ve düzensizlik gösterdiğini, bu durumunda davalıyı zor durumda bıraktığını, bundan sonra ise davacının hizmet vermediğini, buna rağmen ve fatura tanzim edip davalıya tebliğ ettiğini, ancak bu faturalara itiraz edilip noter vasıtasıyla ihtarla iade edildiğini, bazı faturaların ise takip başlatıldıktan sonra davalıya tebliğ edildiğini, davalının verilen hizmetten fazla ödeme yapması nedeniyle borçlu değil aslında alacaklı olduğundan bahisle asıl davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Karşı davanın davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı-karşı davalının vermeye taahhüt ettiği hizmeti tam vermediği gibi gala yemeğindeki hizmetinin ise ayıplı olduğunu, dolayısıyla davalıya fazla ödeme yapıldığını, hem fazla ödemeden hem de ayıptan doğan davalı talep hakkının bulunduğundan bahisle, fazla ilişkin talep hakkı saklı kalmak kaydıyle şimdilik yapılan fazla ödemeden, 23.490 TL'nin 31/05/2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Karşı davanın davalı vekili karşı davaya cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin yükümlülüğünün halkla ilişkiler konusunda hizmet vermek olduğunu, dolayısıyla satış ve pazarlama olmadığını, müvekkilinin sözleşme kapsamında yaptığı işleri fatura ettiğini, otel ve sanatçı organizasyonu müvekkilinin yaptığını, yalnız otel ve sanatçı ücretinin davalı-karşı davacı tarafından ödendiğini, bunun da hesaptan mahsup edildiğini, basın lansmanı ve gala yemeğiyle ilgili aksaklık ve ayıp iddialarının gerçek dışı olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin ise 6 ay süreli olup faturalara karşı yapılan itirazların ise kabul edilmediğinden bahisle asıl davanın kabulüne karşı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Taraflara usulune uygun tebligat yapılmıştır.
Bakırköy (Kapatılan) ....... Asliye Ticaret Mahkemesinin 29/11/2012 tarih ve ...... Esas ....... Karar sayılı kararı ile davanın asıl dava yönünden İspatlanan asıl davanın kısmen kabulü ile K.çekmece ......
İcra Müdürlüğü'nün ...... esas sayılı dosyası ile başlatılan takibin 44.634,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, reddedilen kısım yönünden takibin iptaline, takip tarihinden itibaren kabul edilen asıl alacağa yıllık %17,75 sınırlı olmak üzere değişik oranlarda avans faiz uygulanmasına, alacak likit olduğundan kabul edilen kısmın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, takibin başlatılmasında davacının kötü niyeti bulunmadığından davalı lehine icra inkar tazminatı takdirine yer olmadığına, Karşı dava yönünden.
İspatlanmayan karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Yargıtay ...... H.D.sinin ......
Esas ve 19.02.2015 tarihli ...... karar sayılı ilamı ile "Mahkemece davacı tarafından davalı adına düzenlenen 20.04.2012, 24.04.2012, 04.05.2012, 20.05.2012, 21.05.2012 ve yine 21.05.2012 tarihli 6 adet faturanın davalıya tebliğ edilip edilmediği ve davalı tarafından defterlerine kaydedilip kaydedilmediği belirlenip, taraf defterleri üzerinde inceleme yapılarak ve ayrıca davacı tarafından yüklenilen edimlerin yerine getirilip getirilmediği üzerinde durularak, tarafların bilirkişi raporuna karşı itirazları da dikkate alınarak,
bilirkişi kurulundan ek rapor alınıp, tüm deliller birlikte değerlendirilmek sureti ile uygun sonuç dairesince bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir." gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkememizce 12/06/2015 tarihinde Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir. Yapılan yargılama sonucunda 12/12/2016 tarihinde Davacı karşı davalının davasının reddine, Davalı karşı davacının davasının reddine karar verilmiştir.
Mahkememizin 12/12/2016 tarih, ...... Esas, ...... Karar sayılı dosyası, Yargıtay ...... Hukuk Dairesi'nin 18/06/2019 tarih, ....... Esas, ....... sayılı kararı ile "Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl davada taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Asıl dava, hizmet alım sözleşmesine dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bozma öncesi tanzim edilen bilirkişi kurulu raporunda, gala yemeği organizasyonuna ilişkin olarak ayıplı ifa tespit edildiği ve davacının sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğinin kabulü ile ileriye etkili fesih sonuçları doğrultusunda davacının feshe kadar verdiği hizmetlere dayalı alacak talebinde bulunabileceğinin ancak ayıplı ifa nedeniyle bedelde indirimin söz konusu olabileceğinin bildirildiği, bozma sonrası farklı bilirkişi kurulunda alınan raporda ise ayıplı ifaya ilişkin itirazın mevcut görüntü kayıtları ve yazılı delillerle örtüşmediğinin, davacının sözleşmedeki yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirerek,
hizmet bedeli ve masraflara hak kazandığının bildirildiği görülmüştür. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, yargılamanın bir bütün olduğu hususu dikkate alınarak, bilirkişi raporları arasındaki çelişkiyi gideren, tarafların iddia ve savunmaları ile delilleri Yargıtay denetimine elverişli şekilde değerlendiren yeni bir bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesinden ibarettir. Alacak, hizmetin ifası ile doğar.
Faturaların karşı yana tebliğ edilip edilmemesi temerrüdün oluşması bakımından önemli olup, somut olayda dava konusu faturaların davalıya tebliğ edilmemiş olmaları aleyhe takip yapılmasına engel olmadığından, mahkemece, asıl davanın faturaların takipten sonra tebliğ edilmesi nedeniyle alacağın muaccel olmadığına dayalı olarak reddi doğru olmamıştır."gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkememizce 11/03/2020 tarihinde Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir. Dosyaya sunulan 22/04/2020 tarihli bilirkişiler ...... tarafından düzenlenen raporda asıl davada; davacı yüklenici şirketin 19/04/2012 tarihli sözleşme uyarınca hak ettiği ve ödenmeyen iş bedeli asıl alacağının takip tarihi itibariyle 87.169,86 TL olduğu, işlemiş 41,68 TL direnim faizi ile birlikte takip tarihindeki toplam alacağının 87.211,54 TL olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
Dosya tüm deliller ile birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında yapılan 19 Nisan 2012 tarihli sözleşme kapsamında davacı-karşı davalının, davalı-karşı davacıya danışmanlık, basın lansmanı, müzayede etkinliği, konser ve gala yemeği düzenleme hizmetlerini verdiği sabittir.
Ancak gala yemeğine ilişkin olarak ayıplı ifa nedeni ile davalı-karşı davacının sözleşmeyi haklı nedenle feshettiği, feshin ileriye yönelik olarak sonuç doğurması nedeni ile davacının fesih tarihine kadar verdiği hizmetten dolayı alacağa hak kazandığı iddiasında olup mahkememizce davanın reddine ilişkin verilen karar yargılamanın bir bütün olduğu hususu dikkate alınarak,
bilirkişi raporları arasındaki çelişkiyi gideren, tarafların iddia ve savunmaları ile delilleri Yargıtay denetimine elverişli şekilde değerlendiren yeni bir bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuş olup bu kapsamda dosya bilirkişilere tevdi edilmiş dosyaya 22.07.2020 tarihli kök ve 21.12.2020 tarihli ek rapor alınmıştır.
Bilirkişi raporunda açıkça her bir faturaya konu iki organizasyonun da davacı tarafından gerçekleştirildiği, TBK madde 477 uyarınca yapılan işlerin davalı tarafından kabul edildiği, davacı yüklenicinin böylelikle komisyona hak kazandığı anlaşılmakla bilirkişi heyetinin raporunda icra takibi itibari ile alacak miktarının 87.169,86-TL asıl alacak 41,68-TL direnim faizi alacağının olduğunun tespiti ile raporun denetime elverişli olduğu, davacının fatura karşılığı hizmeti ifa ettiği bu sebeple davalıdan alacaklı olduğu sabit olup açılan davanın kısmen kabulüne, Küçükçekmece .......
İcra Müdürlüğü'nün .......
Esas sayılı takip dosyasında yapmış oldukları itirazın 87.169,86-TL asıl alacak yönüden itirazın iptaline, Takip Tarihinden İtibaren Asıl Alacağa Davacının Talebi Aşılmamak Üzere 3095 Sayılı Kanunun 2/2.maddesi Uyarıca Değişen Oranlarda Avans Faizi Uygulanmak Suretiyle Takibin Devamına karar verilerek, takip konusu alacağın faturaya dayandığı anlaşılmakla icra inkar tazminat talebinin de kabulüne karar verilerek alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine;
davalının karşı davası bakımından ise sözleşme konu işler bakımından fazla ödemenin olmaması nedeni ile karşı davanın reddine kara karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/930, K. 2021/259, 17 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama