KÜNYE
T.C. Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Haziran 2020
- Esas no
- 2020/253 Esas
- Karar no
- 2020/316
- Dava
- ALACAK
- Dava tarihi
- 12/09/2014
Karar Metni
1.101 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
K. YAZIM TARİHİ : 24/06/2020
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; davalı .... grubu tarafından yıllık %20 kâr payı verileceği ve paranın istenilen her an geri çekilebileceği taahhüt edilerek mevduat toplandığını, bu nedenle davacının 2000 yılında 14.000 DM yatırdığını, karşılığında ortaklık durum belgesi-tahsilat makbuzu adı altında bir belge verildiğini, davacının yatırmış olduğu parayı istemesine rağmen ödenmediğini beyanla davacının davalı şirketle ortaklık ilişkisinin mevcut olmadığının ve yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğünün tespitini ve 14.000 DM karşılığı 13.671,94 TL' den şimdilik 6.500,00 TL'sinin davalılardan tahsil edilerek davacıya verilmesini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalıya yüklenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesi ile duruşmadaki beyanlarında özetle; davacı ile davalı şir- ket arasında herhangi bir ilişki ve sözleşme bulunmadığını, davanın yaklaşık 8 yıl sonra açılmış oldu- ğundan BK 31. maddesine dayalı hak düşürücü sürenin geçmiş olduğunu, davalılar tarafından ortaklık durum belgesi veya tahsilat makbuzu adlı bir belgenin düzenlenmediğini, sorumluluk davası açılması yönünde bir karar mevcut olmadığından şirket yöneticilerine karşı dava açılamayacağını ve bedelin davacıya değil ancak şirket tüzel kişiliğine ödenmesinin istenebileceğini beyanla davanın reddini sa- vunmuş, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Dava, geçerli bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın iadesi talebine ilişkindir.
Mahkememizce iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre yapılan yar- gılama sonunda ;" davalı şirket ortaklarının aralarında bulunduğu birçok kişi aleyhinde dava konusu para toplama olayıyla ilgili olarak örgüt kurma, hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanma, dolan- dırıcılık ve sair suçlardan cezalandırılmaları istemiyle kamu davaları açıldığı, yapılan yargılamaların büyük çoğunluğunda sanıkların beraatine karar verildiği, bir kısmında ise zamanaşımı nedeniyle da- vaların ortadan kaldırılmasına karar verildiğinin anlaşıldığı,
yine pek çok dosyaya sunulan davalı ... imzalı mektupta ortaklıktan ayrılmak isteyenlerin üç ay önce bildirmeleri halinde paralarını alabileceklerinin belirtildiği, Kombassan Grubu bazı şirketlerin fiili ve hukuki irtibat halinde oldukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla "Ortaklık Durum Belgesi", "Hisse Senedi" gibi sair belgeler karşılığında istenildiğinde derhal ve işlemiş kâr payı ile birlikte iade edileceği taah- hüdü ile para topladıkları,
ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kullanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri, davacı ile davalı şirket arasında hukuken geçerli bir ortaklık iliş- kisinin bulunmadığı,
dürüstlük kuralına aykırı olarak ileri sürülen zamanaşımı savunmasına itibar edilmediği" gerekçesiyle davacı tarafından bir örneği CD formatında dosyaya sunulan ve davalı şirket tarafından SPK'ya yazılan 09/02/2005 tarih 30 ve 31 sayılı yazılar ekindeki listeler dikkate alınarak ve taleple bağlı kalınarak "davanın kabulüne, davacının davalı şirket ile ortaklık ilişkisinin bulunmadı- ğının ve yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğünün tespitine, dava konusu 6.500,00 TL'nin dava tarihin- den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen ve müştereken davalılardan tahsiline" karar verilmiş, hüküm davalılar ..., ... ve ...
Holding A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay ..... HD'nce yapılan temyiz incelemesi sonucu tesis olunan ....Esas, .... karar nolu 18/12/2019 tarihli ilamda :
" 07/12/2019 tarih, 30971 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 7194 sayılı Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'nun 41. maddesinde 25/3/1987 tarihli ve 3332 sayılı Sermaye Piyasasının Teşviki, Sermayenin Tabana Yaygınlaştırılması ve Ekonomiyi Düzenlemede Alınacak Tedbirler İle 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ve 3182 sayılı Bankalar Kanununda Değişiklik Yapıl- ması Hakkında Kanuna aşağıdaki geçici maddenin eklendiği belirtilmiş olup, işbu geçici 4. maddede ''31/12/2014 tarihine kadar,
pay sahibi sayısı nedeniyle payları halka arz olunmuş sayılan ve payları borsada işlem gören anonim ortaklıklar tarafından doğrudan veya dolaylı olarak nominal ya da primli değer üzerinden pay veya pay adı altında satışı yapılmış olan her türlü araç, 6/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun kaydileştirmeye ilişkin şartlarına tabi olmaksızın 29/6/1956 tarihli ve 6762 sayılı mülga Türk Ticaret Kanunu ile 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında pay addolunur, bu ortaklıklara yapılan ödemeler pay karşılığı yapılmış kabul edilir ve ortaklık ilişkisi kurulmuş sayılır.
Bu payların kaydileştirilmemiş olması ortaklık hakla- rına halel getirmeyeceği gibi ortaklık ilişkisinin kurulmadığı da iddia edilemez.
Birinci fıkra kapsa- mında kurulmuş olan ortaklık ilişkileri hakkında; geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı veya primli pay satışı yapıldığı ileri sürülerek sebepsiz zenginleşme, haksız fiil, sözleşme öncesi görüşmelere aykırılık veya sözleşmeye aykırılık nedenlerine dayalı olarak açılan ve kanun yolu incelemesindekiler dahil görülmekte olan menfi tespit, tazminat veya alacak davalarında, karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilir ve yargılama gideri ile maktu vekalet ücreti ortaklık üzerinde bırakılır.” hükmü düzenlenmiş,
aynı Kanun'un 52/1-h maddesinde de işbu hükmün yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği hükme bağlanmıştır. " denilerek mahkemece taraf iddia ve savunmaları- nın Sermaye Piyasası Kanunu'nun 11. maddesi ve anılan yasal düzenleme kapsamında değerlendi- rilerek sonucuna göre bir karar vermek üzere hükmün re'sen bozulması yoluna gidilmiştir.
Mahkememizce usul ve yasaya uygun bulunmakla hükmüne uyulan bozma ilamı gereğince ; geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı iddiasıyla ve sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre açılan iş bu alacak davasında yapılan yargılama sonunda; karar verilmesine yer olmadığına , yargılama gideri ve maktu vekalet ücretinin davalı ortaklığa yüklenmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim ...
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/253, K. 2020/316, 19 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama