KÜNYE
T.C. Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi Birleşen
- Karar tarihi
- 29 Ocak 2024
- Esas no
- 2021/107 Esas
- Karar no
- 2024/87
- Birleşen dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 28/06/2021
Karar Metni
2.417 kelime·12 dk okuma·8 bölüm
K. YAZIM TARİHİ : 09/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
ASIL DAVADA İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin nezdinde ... numaralı trafik sigorta poliçesi ile davalının maliki ve dava dışı ... ’ın sevk ve idaresi bulunan ... plakalı aracın 23.06.2019 tarihinde aydınlatma direğine çarpması sonucu maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, kazan neticesinde araçta yolcu konumunda olan ... ’ın yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu ... tarihli ölümlü yaralanmalı trafik kazası tespit tutanağı ve ekspertiz raporu ile sabit olduğunu, davalının sahibi olduğu sigortalı araç sürücüsü ...’ın geçerli ehliyetinin olmadığını,
ödenen bedelin rücuen tahsili amacıyla Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine geçildiğini ancak davalı tarafından takibe itiraz edildiği ve takibin durduğunu beyanla itirazın iptali ile takibin devamına ve %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
ASIL DAVADA SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin araç kiralama işi yaptığını, davaya konu ... plakalı aracın hususi olarak kullanılmadığını, müvekkilinin salt kiralama işine hizmet ettiğini, müvekkilinin de davacı gibi tacir olduğunu, dava konusunun müvekkilinin ticari işletmesiyle ilgili olduğunu, dava konusu iddiaların müvekkili ile davacı arasında düzenlenmiş poliçeden kaynaklandığını, poliçenin de Türk Ticaret Kanunda düzenlenmiş olmasından ötürü huzurdaki davanın ticari dava olduğunu, görevli mahkemelerin asliye ticaret mahkemeleri olduğundan görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini,
kazaya karıştığı iddia edilen... plakalı aracın uzun süreli araç kiralama sözleşmesi ile ... kimlik numaralı ...’e kiralandığını, kiralanan araçların Kiralık Araç Bildirim Sistemine (KABİS) kaydedilmesi gerektiğinden iş bu kiralama işleminin de sisteme işlendiğini, davanın aracı kiralayan kişiye ve araç sürücüsüne yöneltilmesi gerekirken müvekkiline yöneltilmiş olmasından dolayı pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkiline atfedilebilir bir kusurun bulunmadığını, müvekkilinin söz konusu aracı uzun süreli araç kiralama sözleşmesi ile... ’e kiraya verdiğini,
aracı kiralayan şahsın da kaza tutanaklarında sürücü olarak ismi geçen ... isimli şahısa verdiğini, yapılan sözleşmede müvekkilinin yazılı rızası alınmadan aracın 3.şahıslara kullandırılamayacağının açıkça yasaklanmasına rağmen müvekkilinin haberi ve rızası olmadan aracın 3.kişiye teslim edildiğini, KABİS kayıtlarına göre kaza tutanağında ismi geçen sürücünün de ehliyetinin mevcut olduğunu, davacı tarafından yeterli araştırma yapılmayarak tazminatın tamamının ödenmesinin dürüstlükkuralına aykırılık teşkil ettiğini beyanla davanın görevsiz mahkemede açılmış olması sebebiyle reddine,
müvekkilinin işleten sıfatı bulunmadığından husumetten reddine, mahkeme aksi kanatte ise davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVADA İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; müvekkili sigorta şirketi nezdinde ... numaralı Trafik Sigorta Poliçesi ile sigortalı ... 'In maliki ve dava dışı ...'ın sevk ve idaresi bulunan ... plakalı aracın aydınlatma direğine çarpması sonucu maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen kaza neticesinde araçta yolcu konumunda bulunan ...'ın yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, 23.06.2019 tarihli ölümlü yaralanmalı trafik kazası tespit tutanağı ve ekspertiz raporuyla sabit olduğunu,
kaza nedeniyle sigortalı araçta yolcu konumunda bulunan dava dışı Orhan Karataş'a müvekkili şirketçe 20.918,09-TL maluliyet tazminatı ödendiğini, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ‘’Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı’’ başlığı altında yer alan B-4 .Maddesi b bendinde yer alan ‘’Tazminatı gerektiren olay,
aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ağır kusur ile ihlali sonucunda meydana gelmiş ise" şeklindeki düzenlemede ödemede bulunan sigortacının, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda kazaya sebebiyet veren sigortalıya rücu edebileceğinin belirtildiğini,
söz konusu trafik kazasında davalı ...'ın sahibi olduğu sigortalı .... plakalı aracın sürücüsü ...'ın geçerli ehliyeti bulunmadığını, bu nedenle ödenen tazminatın rücuen tahsil için davalı aleyhine Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine girişildiğini ancak davalının icra takibine itiraz ettiğini ve takip durduğunu, davalının itirazının haksız, hukuken dayanaktan yoksun olduğunu, her ne kadar davalı tarafça aracın ...'a kiralandığından bahisle aracın işleteni olmadığı beyan edilmiş olsa da bu hususun somut uyuşmazlıkla bir ilgisi bulunmadığını, bir an için aracın davalı tarafça ...'a uzun dönem kiralandığı kabul edilse dahi dava konusu uyuşmazlıkta davalı işleten olarak değil Sigorta ettiren olarak sorumlu olduğunu, zira dava konusu uyuşmazlığın haksız fiilden değil,
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesine aykırılıktan kaynaklandığını, dava konusu kazaya neden olan ... plakalı aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta ettireni davalı şirket olduğunu, bu nedenlerle meydana gelen zararın işletene değil araç sahibi/ sigorta ettiren davalıya rücu edilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığını, açıklanan nedenlerle; davalının itirazının iptali ile takibin takip talebindeki şartlarla devamına, davalının %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVADA SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili araç kiralama işi yaptığını, kazaya karıştığı iddia edilen aracın "uzun süreli araç kiralama sözleşmesi" ile ...
Kimlik numaralı Wael Abumıreş'e kiralandığını, ayrıca 1774 sayılı Kimlik Bildirme Kanununa eklenen Ek 3 üncü madde ile Geçici 4 üncü maddesinde kiralanan araçların düzenli olarak Kiralık Araç Bildirim Sistemi (KABİS)’ne kaydedilmesi gerektiğinden iş bu kiralama işlemi sisteme işlendiğini, KTK madde 3"İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir." şeklindedir.
Kanun maddesinden de anlaşılacağı gibi müvekkili uzun süreli araç kiralama sözleşmesi ile aracını ...'e kiralamış olduğundan işleten sıfatının kaybolduğunu, dolayısıyla müvekkilinin ne davacı sigortacıya ne de mağdura karşı hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını, iş bu sebeple davanın ... ve araç sürücüsüne yöneltilmesi gerekirken müvekkiline yöneltilmiş olması sebebiyle davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, müvekkiline atfedilebilir bir kusur bulunmadığını, davacının rücu edebilme hak ve yetkisinin mevcut olmadığını, Kabis kayıtlarına göre sürücünün ehliyetnin mevcut olduğunu,
müterafik kusur incelemesi yapılmadan ödeme yapıldığını, davanın öncelikle husumetten reddine, mahkeme aksi kanatte ise davanın esastan reddine, ihtimal vermemekle birlikte davanın kabulü halinde ise yeniden kusur ve tazminat hesabı yapılarak gerekli indirimlerin yapılmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Kıdemli Başpolis Memuru ... ve Makine Mühendisi ... tarafından düzenlenen ve itibara layık bulunan 20/02/2023 tarihli rapora göre; '' ... adına tescil kaydı bulunan ... plaka sayılı otomobil sürücüsü ...
2918 Karayolu Trafik Kanunun 36/1-A, 47/1-C, 52/1-B ve 56/1-A maddelerinde belirtilen önceden teknik olarak belirlenmiş önemli ve emredici hukuk kurallarına aykırı bir şekilde mesken mahal sınırları içerisinde bulunan ve hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde azami hız sınırının 20 KM/S olarak trafik işaretleriyle işaretlendiği yol üzerinde, herhangi bir sürücü belgesi sahibi olmadan ve yine araç kullanmak için herhangi bir eğitim almadan idaresinde bulunan aracıyla ... üzerinde ilerlediği sırada, olayın gerçekleşme şekli itibarıyla istikametine düz dik çıkış eğimli yol üzerinde,
aracının kontrolünü tam olarak sağlayamayarak ve yol üzerinde bulunan araç trafiği ile kaplama üzerinde ve çevresinde bulunan tüm yol kullanıcısı varlığına etkin şekilde dikkat etmeyerek ve görüş mesafesi açık düz yol üzerinde aydınlık havada, kaplama üzeri ve çevresinde bulunan tüm yol kullanıcısı varlığına yeterince odaklanamayarak, aracının hızını uygun hadde düşürmeyerek,
trafik akışının tek yön olarak iki şerit üzerinden akmakta olduğu ve toplam genişliği 7,80 metre olan kaplama üzeri, her biri 3,5 metre genişliğindeki taşıt yolu şeridi üzerinde yaklaşık 1,90 metre genişliğindeki aracının şerit izleme kurallarına uygun şekilde ve sınırları yol şerit çizgisi ile tespit edilmiş yol şeridi üzerinde tutamayarak, dosya içeriğinde bulunan bilgilerden anlaşıldığı üzere şerit izleme kurallarına uygun şekilde ilerleme eğilimi göstermeden seyrini sürdürdüğü sırada, aracının kontrolünü tam olarak sağlayamayarak,
olay mahalli noktaya geldiğinde taşıt trafiğinin akmakta olduğu kısımda aracının tutamayarak herhangi bir tedbir almadan istikametine yolun sağında bulunan kaplama zemininden 20 cm yüksekliğinde bulunan yaya kaldırımı üzerine çıkarak bu noktada bulunan yol aydınlatma direğine idaresinde bulunan aracıyla çarpmasıyla gerçekleşen ve oluşumuna neden olduğu bu olayda; kaplama üzerinde seyri esnasında kendi aracı ve diğer araçlar ile yol, trafik ve çevre şartlarına göstereceği dikkat ve özeni yeterince göstermemesi,
aracının hızını azaltmadan ve şerit izleme kurallarına yeterince uymadan ilerlediği esnada taşıt yolu dışı yaya kaldırımı üzerinde bulunan aydınlatma direğine çarpmasıyla gerçekleşen bu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasının gerçekleşmesinde önceden teknik olarak belirlenmiş,
kanun hükmü olarak açıkça belirtilmiş olan önemli ve emredici hukuk kurallarını açık ve net bir şekilde ihlal etmesi ve trafikte araç kullandığı sırada göstermesi gereken en basit dikkat ve özeni asgari düzeyde dahi göstermemesi ile motorlu araç kullanmak için ve herhangi bir eğitim almadan araç kullanması nedeniyle objektif olarak öngörülebilir ve şerit izleme kurallarına uygun bir şekilde ve mahal şartlarına uygun bir hızda ve mahalde bulunan trafik işaret levhalarıyla belirlenen hız sınırlarına uyarak müteyakkız şekilde ilerlemesi halinde oluşumu önlenebilir olan bu olayın hazırlanması ve oluşumunda % 100 (yüzde yüz) oranında asli düzeyde
tek ve tam kusurlu olduğu'' hususu belirtilmiştir.
Aküerya bilirkişisi ... tarafından dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen ve itibara layık bulunan 22/11/2023 tarihli rapora göre ; ''Esas dosya bakımından.
23.06.2019 tarihinde meydana gelen kazada davalı sürücünün % 100 kusuru ile yaralanan ve % 13 oranında beden gücü kaybına uğrayan Seyhan Kırmız'a davacı sigorta şirketi tarafından 09.09.2019 tarihinde 108.009,00 TL ödeme yapıldığına, sürücünün ehliyetsiz olması sebebiyle ZMM Sigortası Genel Şartları uyarınca işletene rücu amacıyla Büyükçekmece ....İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığına, davalının takibe itirazı üzerine, itirazın iptali ve takibin devamına karar verilmesi için iş bu davanın açıldığına, Yargıtay'ın öngördüğü şekilde progresif rant yöntemi ve TRH 2010 yaşam tablosu kullanılarak yapılan hesaplama sonucunda davacı için 143.982,42 TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplandığına, davacı tarafça rücu edilen 108.009,00 TL nin ödenmesi gereken tutarın altında olduğuna, birleşen Bakırköy ....
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... Esas sayılı dosya bakımından. 23.06.2019 tarihinde meydana gelen kazada davalı sürücünün % 100 kusuru ile yaralanan ve % 9.7 oranında beden gücü kaybına uğrayan ...'a davacı sigorta şirketi tarafından 10.03.2020 tarihinde 20.918,00'TL ödeme yapıldığına, sürücünün ehliyetsiz olması sebebiyle ZMM Sigortası Genel Şartları uyarınca işletene rücu amacıyla Büyükçekmece ....İcra Müdürlüğünün ...
E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığına, davalının takibe itirazı üzerine, itirazın iptali ve takibin devamına karar verilmesi için iş bu davanın açıldığına, Yargıtay'ın öngördüğü şekilde progresif rant yöntemi ve TRH 2010 yaşam tablosu kullanılarak yapılan hesaplama sonucunda davacı için 132.608,46 TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplandığına, davacı tarafça rücu edilen 20.918,00 TL nin ödenmesi gereken tutarın altında olduğuna, temerrüt tarihi, işlemiş ve işleyecek dönem faiz oranı ve tutarı konularında takdirin mahkemeye ait olduğu'' hususu belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davacı sigorta şirketi tarafından ZMMS kapsamında sigortalanan davalıya ait 34 KF 042 plakalı aracın karıştığı kazada yaralanan ...'a 109.009,09 TL, ...'a 20.918,09 TL ödendiği, davalıya ait aracı kullanan şahsın tam kusurlu olduğu ve sürücü belgesinin olmadığı gerekçesi ile dava dışı şahıslara ödenen bedelin araç sahibi olan davalıdan tahsili için dava açılmıştır.
Davalı taraf kaza tarihinde aracı uzun süreli olarak kiraya verdiğini beyan etmiş ve buna dair belgeler sunmuş ise de aracın ehliyetsiz kişi tarafından kullanılması durumunda sigorta şirketinin rücu hakkı bulunduğundan davalının sorumluluktan kurtulamayacağı kabul edilmiş ve kaza evrakları ve il göç idaresinden gelen belgelerden aracı kullanan ...'ın sürücü belgesinin olmadığı anlaşıldığından davacının araç sahibi davalıya rücu hakkı olduğu kabul edilmiş,
olaya ilişkin alınan kusur raporunda tek taraflı olarak gerçekleşen kazada araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunun tespiti nedeniyle ödenen bedelin tamamı için rücu imkanı olduğu kabul edilmiş, gerçek zararın tespiti için mahkememizce görevlendirilen adli tıp uzmanı tarafından şahısların muayenesi gerektiği gerekçesi ile rapor düzenlenmemiş ise de davacı tarafından sunulan belgelerin incelenmesinde dava dışı şahıslara ilişkin ...
Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen raporlar esas alınarak dava dışı şahıslara ödeme yapıldığı anlaşıldığından hesap bilirkişisinden söz konusu maliyetler dikkate alınarak ödemenin gerçek zarar ile uyumlu olup olmadığı yönünde rapor hazırlanılması istenilmiş ve hesap bilirkişisi tarafından yapılan incelemede Seyhan Kırmız yönünden söz konusu raporlara göre ödenen bedelin gerçek zararın altında olduğu anlaşıldığından davacı tarafından ...'a ödenen 108.009,00 TL yönünden davanın kabulüne karar verilmiş ,
birleşen dava yönünden harici ödeme olduğu anlaşıldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, son celsede davalı vekili tarafından hakimin reddi için yazılı beyan sunulmak üzere süre talep edilmiş ise de hakimin reddinin yazılı beyan ile mümkün olması ve duruşma tarihine kadar yazılı beyan sunulmaması ve karar aşamasında davayı uzatma amaçlı beyan olması nedeniyle bu husustaki süre talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
A-)ASIL DAVA YÖNÜNDEN
1-DAVANIN KISMEN KABULÜNE, Davalının Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazının 108.009,00 TL alacak yönünden iptaline, takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte TAKİBİN DEVAMINA,
2- Harçlar Kanunu gereğince tahsili gereken 7.378,09 TL karar ve ilam harcının mahkeme vez- nesine yatırılan 1.876,82 TL peşin/nispi harcının mahsubu sonucu bakiye 5.501,27 TL karar harcının davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, Davacı tarafından yatırılan 54,40 TL başvuru harcı + 1.876,82 TL peşin nispi harç + 7,80 TL vekalet harcından ibaret toplam 1.939,02 TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,
3-a.) Davacı tarafından sarf olunan (3.200,00 TL bilirkişi ücreti + 285,00 TL posta/tebligat/ müzekkereden ibaret) 3.485,00 TL yargılama giderinin kabul/red oranına göre 3.415,30 TL'sinin dava- lıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, b.) Davalı tarafça sarf olunan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar tesisine yer olmadığına, c.) Sarf olunmayan gider/delil avansının karar kesinleştikten sonra ilgilisine iadesine,
4-6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13 ncü fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan (Taraf başına 330,00 TL x 2 saat= 660,00 TL) X 2 = 1.320,00 TL arabulucuk ücretinden davanın kabul ve red oranına göre hesap edilen 1.293,60 TL'sinin davalıdan, 26,40 TL'sinin ise davacıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA,
5-a.) Kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine hüküm altına alınan dava değerine göre yürürlükte bulunan Av. Kan. ve AAÜT gereğince takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin dava- lıdan tahsil edilerek davacı tarafa ödenmesine,
b.)Kendisini vekil ile temsil ettiren davalı lehine red olunan dava değerine göre yürürlükte bulunan Av. Kan. ve AAÜT gereğince takdir olunan 1.890,90 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalı tarafa ödenmesine dair,
B-)BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN,
1- Haricen üçüncü kişi tarafından ödendiğine dair beyan gözetilerek karar verilmesine yer olmadığına,
2-Harçlar Kanunu'na göre hesaplanan ve tahsili gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 366,39 TL harcın mahsubu sonucu bakiye 61,21 TL nin davacıdan tahsil edilerek Hazine'ye irat kaydına,
3- Davacı tarafından sarf olunan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafça sarf olunmuş yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar tesisine yer olmadığına,
Sarf olunmayan gider/delil avanslarının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine ,
Davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı 5235 Sayılı Kanun'un geçici 2. maddesine göre Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların 07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmi Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 341 ila 360. md hükümleri gereğince mahkememize veya aynı sıfatta başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/01/2024
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/107, K. 2024/87, 29 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama