KÜNYE
T.C. Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 27 Mart 2024
- Esas no
- 2021/1080
- Karar no
- 2024/310
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 20/12/2021
- Karar yazım tarihi
- 25/04/2024
Karar Metni
1.454 kelime·7 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesi ile Müvekkil tarafından düzenlenen ve Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan ......
Termik Cihazlar Ve Makine Sanayi Ticareti A.Ş. ’ye ait ....... plakalı kamyonetin 22.01.2020 tarihinde davalı tarafından işletilen İstanbul Esenyurt, Hadımköy yolu üzeri, ..... arkasında bulunan ...... akaryakıt istasyonu çevresinde kış şartlarında istasyona giriş çıkış yapan araçların zarar görmelerini önleyici buzlanma önlemlerinin alınmaması nedeniyle meydana gelen kaza sonucu maddi hasara uğradığını, Müvekkilinin dava konusu olay nedeniyle sigortalısına 17/02/2020 tarihinde 18.485,29 TL sigorta tazminatı ödediğini,
yapmış olduğu ödemeler nedeniyle TTK. md. 1472 ve TBK 183 vd. maddeleri gereğince sigortalının haklarına halef olup ayrıca temlik aldığından davalı tarafın dava konusu kazanın meydana gelmesindeki % 75 kusuruna karşılık gelen 13.863,97 TL alacak için zarar sorumlusu olan davalıya rücu hakkına sahip olduğunu, davalı/borçlu aleyhine Büyükçekmece ...... İcra Müdürlüğü’nün ......
Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine itirazı üzerine takibin durduğunu, davanın kabulü ile itirazın iptaline takibin devamına, davalı/borçlu aleyhine % 20'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi ile Davacının dava dilekçesinde müvekkilinin gerekli önlemleri almadığını ve istasyon içinde buzlanma meydana gelmiş olmasından dolayı aracın kayıp direğe çarptığı şeklindeki iddialar kesinlikle gerçek dışı olup söz konusu kaza anına ilişkin görüntülerin izlenmesi neticesinde asıl kusurun sürücüde olduğu,
müvekkilin hiç bir kusuru olmadığı ayrıca istasyon alanında herhangi bir buzlanmanın da olmadığı açık bir şekilde görüleceğini, sürücünün istasyon çıkışına kadar 10-15 km hızla seyretmesi gerekirken ani hızlanması sonrasında en az 50-60 km hızla gittiğini, hız limitini fazlasıyla aştığı kamera görüntülerinden anlaşıldığını, trafik kazalarında arkadan çarpan bir araca % 100 kusurlu olması esas iken duran yıkama ünitesine çarpan araca %25 kusur atfedilmesi hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,
usulsüz ve gerçeğe aykırı tanzim edilmiş olması nedeniyle müvekkiline %75 kusur atfedilmiş olması nedeniyle kaza tespit tutanağında ismi geçen memur hakkında görevi kötüye kullanma suçundan Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunduklarını, müvekkilinin kazanın meydana gelmesinde hiç bir kusuru bulunmadığını, kaza tespit tutanağında müvekkilim %75 kusurlu olarak gösterilmişse de söz konusu kusur değerlendirmesinin kamera görüntüleri de dikkate alındığında, yanlış bir değerlendirme olduğu ve davacı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşmasında tam kusurlu olduğunun açık olduğunu,
açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLER VE GEREKÇE
Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır. Büyükçekmece ...... İcra Müdürlüğü’nün ...... Esas Sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır.
Dosyada mevcut 29/11/2022 tarihli Bilirkişiler ...... tarafından sunulan raporda Dava konusu Maddi Hasarlı Trafik kazasının meydana gelişinde. Davacı ...... Anonim Şirketi tarafından sigortalı ...... plaka sayılı kamyonet sürücüsü ..... idaresindeki araç üzerinde maddi hasar oluşmasıyla sonuçlanan bu trafik kazasının hazırlanması ve oluşumunda % 75 oranında kusurludur. Davalı .....
Petrol Ve Ticaret Anonim Şirketi ...... plaka sayılı kamyonet üzerinde ve yıkama ünitesine ait metal direk üzerinde maddi hasar oluşmasıyla sonuçlanan bu trafik kazasının hazırlanması ve oluşumunda % 25 oranında kusurludur. ........ plakalı aracın onarımı için, davacı sigorta şirketi tarafından ........ plakalı aracın onarımını yapan dava dışı .....
Otomotiv’e ödendiği anlaşılan, 13.501 TL’si yedek parça, 2.164,50 TL’si işçilik olmak üzere, toplam 15.665,50 TL + 2.819,79 TL KDV = 18.485,29 TL (KDV Dahil) onarım bedelinin, hasar ile uyumlu ve onarımın yapıldığı tarih itibariyle piyasa rayiçlerinde makul/mantıklı olduğu, kadr-i maruf kabul edilebileceği kanaatine varılmıştır.
Davacının kasko sigortacısı sıfatı ile ödeme yaptığı tazminat miktarı bakımından; davalının kusur oranı ile sorumlu olduğu miktar bakımından 18.585,29 TL x 0,25 hesabı ile 4.621,32 TL tazminat bakımından davacı sigorta şirketine karşı sorumlu olacağı değerlendirilmiştir.
Dosyada mevcut 20/03/2023 tarihli Adli Tıp Kurumu Raporunda Sürücü ...... 'in kusursuz olduğu, Kaza mahalli akaryakıt istasyonunda yetkili/görevli kişi ya da kişilerin %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
Dosyada mevcut 11/12/2023 tarihli Adli Tıp Kurumu Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu raporunda Sürücü ...... ’in kusursuz olduğu, olay mahalli akaryakıt istasyonu yıkama alanı önünde meydana gelen buzlanmaya ilişkin gerekli tedbirleri almayan ilgili şirket, kişi ya da kişilerin %100 oranında kusurlu olduğuna, oy birliği ile tespit edilmiştir.
Açılan dava haksız fiil nedeni ile tazminat nedenine dair itirazın iptali davası olarak nitelendirilmiştir.
Haksız fiilin TBK çerçevesinde yapılan tanımına göre haksız fiilden bahsedebilmek için 5 unsurun bulunması gerekmektedir. Bunlar; fiil, zarar, illiyet bağı, zarar, kusur ve hukuka aykırılıktır.
Kusur, hukuk düzenin hoş görmediği, kınadığı davranış biçimi olarak tanımlanabilir. Haksız fiil sorumluluğu esas itibariyle kusur sorumluluğu olduğu için haksız fiilden dolayı sorumlu olabilmek için kusurun bulunması şarttır. Bir kimsenin kusurlu sayılabilmesi için ilk olarak davranışının aynı şartlar içinde bulunan makul, dürüst ve orta zekâlı üçüncü kişinin davranışından sapmış olması gerekmektedir.
İkinci olarak da bu davranışın zarar veren kişiye isnat edilebilmesi gerekmektedir. Kusur kasıt ya da ihmal şeklinde ortaya çıkabilir. Kast, kişinin söz konusu hukuka aykırı davranışını bilerek ve isteyerek yapmasıdır. İhmal ise, kişinin zararlı sonucu istememesine rağmen bunun gerçekleşmemesi için gerekli dikkat ve özeni göstermemesidir.
Ağır ihmalde herkesin gösterebileceği dikkat ve özen gösterilmemişken; hafif ihmalde ise tedbirli ve dikkatli kimselerin gösterebilecekleri dikkat ve özen gösterilmemiştir. Haksız fiilin meydana gelmesi bakımından kusurun derecesi önemli değildir. Ancak kusurun ağırlığı ya da hafifliği tazminatın belirlenmesinde önemli rol oynamaktadır. Kusuru ispat yükümlülüğü, haksız fiil sorumluluğunda zarar görene düşer.
Nitekim TBK. m. 50/I’e göre “Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır”. Ancak bazı istisnai durumlarda zarar veren hakkında kusur karinesi mevcut olabilir. Bu takdirde, kusuru ispat yükümlülüğü ters döner ve zarar veren kusursuz olduğunu ispat etmek durumunda kalır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. Maddesinde, “İşletenlerin, bu Kanun'un 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”. şeklimdedir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." şeklindedir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/son maddesinde ise, "işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükmüne yer verilmiştir.
Dosya tüm deliller ile birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlık Dava dışı sigortalının davalıya ait araç ile 22.01.2020 tarihli kaza nedeni ile davalı asilin kusurlu olup olmadığı, kusurlu ise kusur oranlarının ne olduğu, dava dışı sigortalıya ödenen hasar bedelinin davacının talep edip edemeyeceği, davacının takip ve dava tarihi itibariyle takip konusu hasar bedeli nedeni ile davalıdan alacaklı olup olmadığı,(alacağın var olup olmadığı), tahsili gereken alacak miktarının ne olduğu, davacının bu alacağı talep edip edemeyeceği, borcun ödenip ödenmediği,
borçlunun temerrüte düşüp düşmediği temerrüt tarihinin , uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve toplam alacağın ne olduğu, icra-inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda toplandığı tespit edilmiş olup, bu kapsamda öncelikle haksız fiil nedeni ile sorumluluğun doğup doğmadığının belirlenmesi bakımından kusur incelemesi için dosyayı ATK a gönderilmiş olup, davaya konu kaza nedeni ile davalının %100 kusurlu olduğu hem 20/03/2023 tarihli Adli Tıp Kurumu Raporunda ve 11/12/2023 tarihli Adli Tıp Kurumu Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu raporunda tespit edilmiş olup,
davacının zararı da 29/11/2022 tarihli Bilirkişiler ...... tarafından düzenlenen rapor ile tespit edilmiş olup davacının takibe konu ettiği miktar ile uyumlu olduğu yönündeki tespitte dikkate alınarak davacının kaza nedeni ile kusurunun olmadığı ve zararını ispatladığı anlaşılmakla açılan davanın kabulüne, takibin devamına karar verilmiş olup her ne kadar icra inkar tazminatı talep edilmiş ise de alacağın likit ve belirlenebilir olmadığı, haksız fiilden kaynaklanmakta olması ve kusur incelemesine konu olması nedeni ile likit olmadığından reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/1080, K. 2024/310, 27 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama