İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/607 K.2023/1015

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2022/607Karar2023/1015Tarih9 Kasım 2023Okuma10 dk · 1.981 kelime

KÜNYE

T.C. Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
9 Kasım 2023
Esas no
2022/607
Karar no
2023/1015
Dava
Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Dava tarihi
01/07/2022
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
29/11/2023
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.981 kelime·10 dk okuma·4 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İDDİA

Davacı vekilinin Bakırköy nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine vermiş olduğu 01/07/2022 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde. Davacı şirket tarafından davalı ... Servis ve Tic. A.Ş.'den 24.03.2015 tarihinde ... şase ve ... motor no.'lu, ... plakalı, ... model .... marka ... model aracın 616.406,68. TL bedel karşılığı satın alındığını, aracın alındığı tarihten 3 yıl sonra 13.000 km'de iken arızalandığını, davalı ...

Otomotiv tarafından 15.01.2018 tarihinde motorunun garanti kapsamında ücretsiz olarak değiştirildiğini ancak yaklaşık 4 yıl sonra, 15.11.2021 tarihinde, aynı arızanın tekrarlandığını, aracın yetkili servisi olan dava dışı ... ve Tic.

A.Ş. tarafından yine komple motor değişimi yapılarak onarılabileceğinin ve söz konusu komple motor değişiminin 33.005,00 Euro bedel karşılığında yapılabileceğinin belirtildiği, aracın henüz 35.057 km'de olduğunu, tüm bakımların yetkili serviste yapıldığını, söz konusu arızanın gizli ayıp olduğunu iddia ederek ayıpsız misliyle değişim kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA

Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu 09/09/2022 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle. Davanın öncelikle zamanaşımı yönünden reddini talep ettiklerini, davacı tarafın, yasanın öngördüğü ayıp ve ihbar yükümlülüğüne uygun davranmadığını, bu nedenle de dava hakkının ortadan kalktığını, araçta üretim hatasından kaynaklanan herhangi bir ayıp bulunmadığını, davacının “ayıp” olarak nitelendirdiği hususların kullanım hatasına ve veya müşteri memnuniyetsizliğine dayandığını,

davacının ücretsiz onarım seçimlik hakkını kullandığı ve yetkili servis tarafından orijinal parçalarla yapılan motor değişimi sebebiyle araçta değer kaybının meydana gelmeyeceği hususları bir arada değerlendirildiğinde misli ile değişim kararının satıcıyı daha ağır zarara uğratacağını, belirterek davanın reddini talep etmiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE

Dava, ayıplı olduğu iddia edilen aracın misli ile değiştirilmesi istemine ilişkindir.

Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.

Bilirkişiler Doç. Dr. ..., Dr. ... Prof. Dr. ... tarafından mahkememize sunulan 11/09/2023 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle ; Bahse konu ... plakalı araçta, üretimden kaynaklı olan arızanın ayıp ve ortaya çıkış şekli itibariyle gizli ayıp özellikleri taşıdığı,... plakalı aracın dava tarihi olan 27.06.2022 itibariyle mevcut kazaları sebebiyle ortalama 2.250.000. TL rayiç bedele sahip olduğu, sandık motor olarak tabir edilen blok dahil komple değişimi ile onarılabileceği, Aracın motorunun blok dahil komple değişimi durumunda bedel indirimi gerekmeyeceği, onarım bedelinin, anlık olarak sıfır sandık motor bedeli olduğu, davalı beyanlarından ise bu meblağın, 33.000 Euro seviyesinde olduğu yönünde görüş ve beyan bildirmişlerdir.

Somut olayda öncelikle ayıp kavramı üzerinde durmakta fayda bulunmaktadır.

En öz tanımı ile ifa, borçlanılmış olan edimin yerine getirilmesi suretiyle borcun sona erdirilmesidir (Alman Medeni Kanunu, m. 362/I, Tunçomağ, Kenan: Borçlar Hukuku Genel Hükümler, İstanbul 1976, s. 663; Türk Hukuk Lûgatı: Türk Hukuk Kurumu, Ankara 2021, s.

Ahde vefa ilkesi gereğince; birbirlerine karşı yükümlülükler üstlenerek borç ilişkisine giren tarafların, taahhüt ettikleri edimleri ifa etmesi gereklidir.

Borcun gereği gibi ifası, borçlanılan edimin, ifa tarz ve unsurlarına yani ifanın taraflarına, yer ve zamanına, miktar ve niteliğine uygun olarak eksiksiz bir şekilde yerine getirilmesidir. Bu şart ve unsurlara uygun olmayan bir ifa, ifa olarak tanımlanamayacağı için “borcun ifa edilmemesi” söz konusu olacaktır.

Borcun ifa edilmemesi hâlinde borçlunun sorumluluğunu düzenleyen 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 112. maddesine göre “Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür.”.

Eksik ifa kavramı sözleşme ve eklerine göre yapılması kararlaştırıldığı hâlde tam yapılmayan iş veya dürüstlük kuralı gereği yapılması gereken işlerin bir kısmının hiç yapılmaması durumunu ifade eder.

Ayıp ise,bir malda sözleşme ve yasa hükümlerine göre normal olarak bulunması gereken niteliklerin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bozuklukların yer almasıdır. Bu çerçevede ayıp kavramının içeriği belirlenirken öncelikle; sözleşme hükümlerine bakılmalıdır. Sözleşme ele alınırken bakılacak ilk husus, taraflar arasında satılan malın hangi özellikleri içermesi konusunda açık bir anlaşmanın olup olmadığıdır.

Üzerinde anlaşma olmayan durumda ise, sözleşmenin yorumundan hareketle tarafların zımnen bu konuda bir anlaşma yapıp yapmadıklarına bakılacaktır. Zımnî anlaşmanın dahi olmadığı durumlarda, sözleşmenin tümü dikkate alınacak ve dürüstlük kuralına göre malın taşıması gereken vasıflar belirlenecektir.

Bu anlamda ayıp, malın sözleşmeye göre taşıması gereken nitelikleri taşımaması hâli veya bu hususta özel bir hüküm olmasa da, sözleşmenin niteliği ve içeriği dikkate alındığında, malda mevcut olması gereken vasıfların eksikliği şeklinde ortaya çıkacaktır.

Ayıbın varlığı hâlinde satıcıyı maldaki ayıptan sorumlu tutabilmek için TBK hükümlerine göre birtakım maddi koşulların (ayıp sayılan bir eksikliğin mevcudiyeti, ayıbın önemli olması, ayıbın malın yarar ve zararının alıcıya geçtiği anda var olması, alıcının ayıbın varlığını bilmeden malı satın almış olması) gerçekleşmesi ve bazı biçimsel koşulların da (ihbar ve TBK hükümlerinde muayene) alıcı tarafından sağlanması gerekir.

Satılan maldaki ayıp, açık veya gizli ayıp şeklinde olabilir. Açık ayıplar, ilk bakışta görülebilen veya basit bir muayene ile anlaşılabilen ayıplardır. Buna karşılık gizli ayıplar, ilk bakışta fark edilemeyen, sonradan yapılacak detaylı bir muayene ile anlaşılan ayıplardır. Bu tür ayıplar genelde malın yapısıyla ilgili olan ve kullanılmasıyla anlaşılan ayıplardır.

Alıcının seçimlik haklarına ilişkin olarak TBK’nın 227. maddesinde, malın ayıplı olması hâlinde alıcının satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmenin feshini ya da satılanı alıkoyup kıymetinin noksanı mukabilinde semenin tenzilini isteyebileceği düzenlenmiştir.

TBK’nın 227/3. maddesinde ise, ayıp hâlinde alıcının sözleşmenin feshi talebi üzerine hâkimin, hâl icabı sözleşmenin feshini haklı görmemesi üzerine semenin tenziline karar verebileceği belirtilmiştir.

Süresinde ayıp ihbarı yapılmadığı savunmasının bulunduğu durumlarda gizli ayıbın süresinde ihbar edilip edilmediğinin tespiti hususu bilhassa zaman içerisinde ortaya çıkan ayıplar yönünden farklı bir özellik arz eder. Bu gibi bir durumun varlığı hâlinde hâkim gizli ayıbın niteliği ve ortaya çıktığı zaman dilimini (malın kullanım şekli, mevsim koşulları, ısı değişiklikleri gibi etkenler yanında bir alıcının bu durumu ne zaman fark edebileceği ve taraf delilleri de dikkate alınarak) belirlemelidir. Teknik bir konu olan bu belirleme somut olayda ise bilirkişi incelemesi ile tespit olunabilecektir.

Alıcı seçimlik hakkını ayıp oranında bedel indirimi yönünde kullanırsa hükmolunacak tazminat miktarın hesabı eksik ifa hâlinde yapılan hesaplamadan farklı olacaktır. Ayıp nedeni ile bedelden indirim miktarının tesbitinde öğretide ve Yargıtay kararlarında kabul edilen nispi metota göre satım tarihi itibarıyla malın ayıpsız ve ayıplı değeri arasındaki orantı sözleşme bedeline uygulanır.

Teknik bir hesaplama gerektiren bu hususun tespitinde bilirkişiler öncelikle davaya konu malın, tarafların kararlaştırdıkları satım bedeli gözetilmeksizin satım tarihi itibarıyla gerçek ayıpsız sürüm değeri ile, ayıplı hâldeki sürüm değerini ayrı ayrı saptamalı, bu iki değerin birbirine bölünmesi suretiyle elde edilecek oranı, bu defa taraflarca kararlaştırılan satım bedeline uygulamalı, böylece satış bedelinden indirilmesi gereken miktarı tesbit etmelidirler.

Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur (TBK.m.219).

Dava konusu somut olayda; davacı tarafından, “aracın alındığı tarihten 3 yıl sonra 13.000 km.'de iken arızalanarak, davalı ... Otomotiv tarafından 15.01.2018 tarihinde, motorunun garanti kapsamında ücretsiz olarak değiştirildiğini ancak yaklaşık 4 yıl sonra, 15.11.2021 tarihinde, aynı arızanın tekrarlandığını, aracın yetkili servis olan dava dışı ... ve Tic. A.Ş. tarafından yine komple motor değişimi yapılarak onarılabileciğini ve söz konusu komple motor değişiminin 33.005. Euro bedel karşılığında yapılabileceğinin belirtildiği, aracın henüz 35.057km.'de olduğunu, tüm bakımların yetkili serviste yapıldığını, söz konusu arızanın gizli ayıp olduğunu iddia ederek ayıpsız misliyle değişiminin” talep edildiği görülmektedir.

Bahse konu olayda , ... plakalı araçta meydana gelen ilk arızanın, araç henüz 13.837 km.'de iken meydana gelmesi, yetkili servisinde blok dahil olarak, sandık motor tabir edilen O km. orijinal motorunun takılması ve sonrasında kat edilen yaklaşık 21.000 km. sonrasında aynı şekilde blok dahil olarak, sandık motor tabir edilen O km. orijinal motorunun takılacak şekilde aynı arızanın tekrar ve onarılamayacak biçimde oluşması, bahse konu aracın servis formları incelendiğinde de düzenli servis bakımı aldığı görülmekte olup, dava konusu arızanın, kullanıcı hatasından kaynaklı olmadığı sonucuna varılmıştır.

Söz konusu, ilk arızanın garanti kapsamında ücretsiz değişiminin yapılması dahi tek başına, bahse konu arızanın kullanıcı kaynaklı olmadığını destekler niteliktedir.

Sıfir km. olarak alınan hiçbir marka/model araçta, benzer bir arızanın benzer kullanılmışlık seviyesinde ortaya çıkması kabul edilebilir bir durum olmayacağı aşikar olup, söz konusu aracın marka değeri, teknolojik konumu v.b. unsurlar düşünüldüğünde, üst segmentte yer alan araçta söz konusu arızanın henüz 13.837 km. seviyesinde ortaya çıkmış olması da, ikinci takılan O km. sandık motorda 21.000 km. seviyesinde ortaya çıkmış olması da, teknik olarak üretim kaynaklı olduğunu, kullanıcı hatasından kaynaklanmadığı,söz konusu arızanın kusur/ayıp olarak nitelendirilmesi gerektiği,

ortaya çıkış şekli itibariyle de basit bir kontrol ve gözlem ile tespit edilemeyeceği, belli bir kullanım sonrasında ortaya çıkmış olması aşikar olduğuna göre gizli ayıp niteliklerine sahip olduğu ve saklı kusur/gizli ayıp olarak nitelendirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Somut ihtilafa ilişkin dosyaya sunulan belgelerden davalı şirketin, TBK m. 225/f.2 hükmünde belirtildiği üzere “satıcılığı meslek edinmiş kişiler” kapsamında olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle davalının satım sözleşmesine konu üründeki ayıpları bilmesi gerekmektedir. Aksi takdirde satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluktan kısmen de olsa kurtulması mümkün olmayacaktır (TBK m. 225/f.1). Huzurdaki dosyada davacının satılanı 24.03.2015 tarihinde edindiği ve öngörülen zamanaşımı süresi içerisinde başvuruda bulunduğu tespit edilmiştir.

Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;Davacı tarafından,davalıdan dava konusu aracı peşin olarak satın aldığı,aracın belli bir kullanımından sonra aracın arızalanması üzerine garanti kapsamında aracın motorunun blok dahil komple değişimi ile giderildiği,ancak bu değişimden belirli bir süre sonra aynı arızanın tekrarlanması nedeniyle servise götürülen aracın ücreti karşılığında motorunun blok dahil değiştirilmesi gerektiğinin bildirildiği,davacı tarafından onarımın kabul edilmediği,araç üzerinde ...

Laboratuvarında yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu araçtaki arızanın imalat hatasından kaynaklandığı ve ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğu,TBK.m. 225/f.2 hükmü uyarınca davalının ayıbın süresinde yapılmadığına ilişkin savunmasının yerinde olmadığı ve ayıp ihbarının zamanında olduğu ve davanın zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı, “0” km alınan aracın imâlattan kaynaklanan arızasının bulunması karşısında davacı,

aracın TBK'nın 203.maddesi uyarınca misli ile değişimi yönündeki talebinin haklı olduğu,aracın davacının kullanımı sırasında oluşan değer kaybından sorumlu olduğu ve bilirkişi kurulu tarafından belirlenen değer kaybının davacıdan tahsilinin gerektiği anlaşıldığından davanın kabulü ile dava konusu aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesineaynı anda ifa kuralı gereğince ayıplı aracın takyidatsız olarak davacı tarafından davalıya iadesine ve araçta oluşan 450.000,00.-TL'lik değer kaybının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.

HÜKÜM/Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davanın KABULÜ ile;

Dava konusu ... şase ... motor numaralı ... MARKA, ... model, .... plaka sayılı aracın davalı tarafça ayıpsız misli ile DEĞİŞTİRİLMESİNE,

İİK 24/4 gereğince aracın aynısının ayıpsız mislinin davacıya İADESİNE,

Ayıplı aracın ise takyidatsız olarak davacı tarafından davalıya İADE VE TESLİMİNE,

Yeni aracın davacıya tesliminde araçta oluşan 450.000,00.-TL değer kaybının davacıdan alınarak davalıya ÖDENMESİNE,

2-Alınması gerekli 42.106,74.-TL harçtan peşin alınan 10.526,69-TL'nin mahsubu ile bakiye 31.580,05 TL harcın davalıdan alınarak davacıya İADESİNE,

3-Davacı tarafından yatırılan 80,70-TL başvuru harcı ve 10.526,69-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,

4-Davacı tarafından yapılan 17 adet tebligat + posta ücreti 247,75 TL, bir bilirkişi inceleme ücreti 12.000,00-TL olmak üzere toplam 12.247,75- TL olan yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

5-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen 92.296,94-TL ücreti vekaletin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,

6-6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13 ncü fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan (Taraf başına 340,00 TL x 2 saat= 680,00 TL ) X 2 = 1.360,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA,

7-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,

5235 sayılı Kanunun geçici 2'nci maddesine göre ,Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların 07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmî Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla;6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ilâ 360'ncı madde hükümleri uyarınca,mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf,başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile,

mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup,usulen anlatıldı. 09/11/2023

Başkan ... ☪e-imzalıdır.☪ Üye ... ☪e-imzalıdır.☪ Üye ... ☪e-imzalıdır.☪ Katip ... ☪e-imzalıdır.☪

"İŞ BU EVRAK 5070 SAYILI ELEKTRONİK İMZA KANUNUNUN 5. MADDE UYARINCA GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, 22. MADDE UYARINCA DA ISLAK İMZA İLE İMZALANMAYACAKTIR."

Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/607, K. 2023/1015, 9 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. İddia
  5. Savunma
  6. Deliller Ve Gerekçe

Karar Bilgileri

Mercii
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/607
Karar No
2023/1015
Tarih
9 Kasım 2023

İlgili Kararlar

  • İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/607 K.2023/834
  • İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/607 K.2023/861
  • İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/608 K.2023/798
  • İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/608 K.2023/891
  • Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/609 K.2023/736
  • İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/609 K.2023/921

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.