KÜNYE
T.C. Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2023
- Esas no
- 2022/920 Esas
- Karar no
- 2023/847
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 18/10/2022
- Karar yazım tarihi
- 12/10/2023
Karar Metni
986 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesi ile Müvekkilinin işletme, çelik sac işlenmesi ve çelik kapı üzerinde sektörde faaliyet gösterdiğini, davacı ile davalı şirket arasındaki mevcut ticari ilişkiye ait ödenmesi gereken faturalandırılmış alacağın tahsil edilememesi sebebiyle alacağın tahsili için Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyası ile icra takibinin başlatıldığını, davalının itirazı neticesinde takibin durduğunu, faturalandırılmış tüm alacağa ilişkin teslimin davalı firma yetkilisinin ''teslim aldım'' ibaresi altında şahsi kimlik bilgileri ve ıslak imzasının yer aldığı şekilde düzenlenen sevk irsaliyeleri ile sabit olduğunu, davanın kabulü ile davalının itirazının iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLER VE GEREKÇE
Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır. Küçükçekmece .. İcra Müdürlüğünün ... Esas Sayılı dosyası ile Zeytinburnu Vergi Dairesi Müdürlüğü, Davutpaşa Vergi Dairesi Müdürlüğü, İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği, İkitelli Vergi Dairesi Müdürlüğü müzekkere cevapları dosyamız arasına alınmıştır.
Dosyada mevcut 31/08/2023 tarihli Bilirkişi ... tarafından sunulan raporda Davacı ticari defterlerinde 2018 yılından gelen bakiye olmak üzere icra takip tarihinde davacının davalıdan 154.835,89 TL alacalı olduğu, davacının alacağının 50.000,00 TL’si karşılıksız çeklerden kaynaklanırken, 104.835,99 TL’lik kısmının fatura alacağından kaynaklandığı,
Davacının icra takibinde faturalı alacağından kaynaklı 100.373,65 TL’nin tahsilini talep ettiği, davacının takip dayanağı ile alacak dayanağı faturaların örtüştüğü, Davalı tarafından incelemeye herhangi bir ticari defter ve belge ibraz edilmemekle birlikte, davalıya ait 2018 yılı Ba formunda davalının davacıdan alım olarak 28 adet fatura beyan ettiği, davacının da 2018 yılında davalıya 29 adet fatura düzenlediği, 1 adet fatura farkının Ba bildirim haddi altında kalan faturadan kaynaklandığı, dolayısıyla davacının alacağına dayanak faturaların davalı ticari defter kayıtlarına alındığının sabit olduğu,
Davacı tarafından takip öncesi işlemiş faiz talep edilmekle birlikte, dosya münderecatında davalının takip öncesi temerrüde düşürüldüğüne ilişkin herhangi bir delil vasıtası görülmediği, takip sonrası talep edilen %9 faiz oranın yasal faiz oranı olduğu ve uygun olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
Dava İtirazın iptali davası olup, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan normal bir eda davasıdır.
Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi davanın kabulü halinde borçlu da alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenle mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır.
Yasal dayanağını İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67.maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir.
Dosya tüm deliller ile birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlık çelik sac satışı nedeni ile davacının düzenlemiş olduğu faturaya davalının itirazının yerinde olmadığı, davacının alacaklı olup olmadığı yönünde olup ispat yükü davacı üzerindedir.
Bu kapsamda tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup düzenlenen 31/08/2023 tarihli rapordadavacının davalıdan 154.835,89 TL alacalı olduğu, davacının alacağının 50.000,00 TL’si karşılıksız çeklerden kaynaklanırken, 104.835,99 TL’lik kısmının fatura alacağından kaynaklandığı,
Davacının icra takibinde faturalı alacağından kaynaklı 100.373,65 TL’nin tahsilini talep ettiği, davacının takip dayanağı ile alacak dayanağı faturaların örtüştüğü, Davalı tarafından incelemeye herhangi bir ticari defter ve belge ibraz edilmemekle birlikte, davalıya ait 2018 yılı Ba formunda davalının davacıdan alım olarak 28 adet fatura beyan ettiği, davacının da 2018 yılında davalıya 29 adet fatura düzenlediği, 1 adet fatura farkının Ba bildirim haddi altında kalan faturadan kaynaklandığı, dolayısıyla davacının alacağına dayanak faturaların davalı ticari defter kayıtlarına alındığının sabit olduğu tespit edilmiştir.
Gerek davalının süresinde defterlerini ibraz etmeyerek HMK’nun 220/3 ve 222/3.
Maddeleri gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerdeki) kayıtların davacı kayıtlarına uygun olduğunun kabulü gerekse de BA kayıtları dikkate alındığında davacının takibe konu alacağını ispatladığı ancak takip öncesinde davalının temerrüde düşürülmemiş olması nedeni ile faiz alacağının ispatlanamadığından davanın kısmen kabulüne alacağın likit olması nedeni ile de davalının %20 icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/920, K. 2023/847, 4 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama