KÜNYE
T.C. Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 13 Mart 2024
- Esas no
- 2023/113
- Karar no
- 2024/256
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 04/07/2018
- Karar yazım tarihi
- 18/03/2024
Karar Metni
976 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesi ile Davalının 30.11.2017 tarihli, 1.963,00 USD bedelli fatura alacağına ilişkin takip konusu müvekkili şirketin alacağını ödemediğini, söz konusun fatura bedelinin .... nolu konişmentoya ilişkin navlun bedelini içerdiğini; Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas dosyası ile davalı .... aleyhine başlattıkları takibe de haksız ve mesnetsiz şekilde itiraz ettiğini ileri sürerek davanın kabulüne, davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, kötü niyetli itirazı nedeniyle davalı şirket aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLER VE GEREKÇE
Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır. Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas Sayılı dosyası ve İstanbul Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü müzekkere cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
Dosyada mevcut 01/09/2023 tarihli ... tarafından sunulan raporda taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı şirketin, ....
Nolu Konşimento tahtında yapılan taşımadan dolayı davalı şirketten talep edebileceği Navlun Bedeli alacağının oluşup oluşmadığı ve A-... nolu ve tarihli fatura kapsamında talep ettiği navlun ücretini talep etmesinin yerinde olup olmadığına ilişkin olduğunun değerlendirildiği; her iki konişmentonun ve dava konusu taşımaya ilişkin belgelerin birlikte incelenmesi neticesinde; davacı ... şirketi ile davalı ... şirketi arasında sözleşmesel bir bağ bulunmadığı, ihtimal olarak ... şirketiyle bir taşıma ilişkisinin olabileceği ancak buna ilişkin (davacı ... şirketinin taşıyıcı göründüğü) de bir belge olmadığı,
sadece ana konişmentoda gönderen olarak gözüktüğü, taşıyıcı olarak gözüktüğü bir konişmento olmadığı; davalı ... şirketinden navlun talep edebilecek olan .. şirketinden navlun alacağını temlik aldığına dair de bir belgenin de dava dosyasında bulunmamasından dolayı davacı ... şirketinin davalı ... şirketi üzerine keşide ettiği ... tarih ve nolu fatura konusu alacağın sözleşmesel dayanaklarının ortaya konulamadığı, emtianın varma yerinde gönderilene teslim edilerek taşıma işinin fiilen yerine getirildiğine dair de herhangi bir belgenin sunulmadığı;
bu nedenle davacının dava dosyasındaki belgelere göre davalıdan navlun talebinin yerinde olmadığının değerlendirildiği. İcra takibine ve davaya dayanak gösterilen ... tarih ve nolu faturanın davalı şirkete sunulduğuna ve davalı ... şirketi tarafından aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde itiraz etmediğine dair herhangi bir veri bulunmadığı ve bu nedenle faturanın ispat hukuku yönünden değerinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğunun değerlendirildiği.
Davacı ... vekili icra takibinde yıllık 449 oranında takip tarihinden fiili ödeme tarihine kadar faiz talebinde bulunmasına rağmen takibin USD üzerinden yapılmasına göre faiz oranının 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesine göre belirlenmesi gerektiğinin değerlendirildiği anlaşılmıştır.
Dosyada mevcut 16/12/2023 tarihli ek raporda Davacı ... 1.963,00 USD bedelli faturayı ... numaralı MAWB-ana konişmento, ve .... numaralı HAWB-ara konişmento tahtında gerçekleştirilen taşıma için tanzim ettiğinin karine olarak kabulü gerektiği, Davalı şirketin tek yetkili müdürü ve ortağı olan dava dışı .... ile olan mail yazışmalarının borcu teyit eder mahiyette olduğu, Davalı ... işin görülmesi, fatura içeriği, fatura tutarı ve sair hususlarda itirazı olmadığı sürece karine olarak kendi kaşesini havi sevk evrakına konu taşımaları davacı ... yaptırdığının değerlendirilebileceği tespit edilmiştir.
Dava İtirazın iptali davası olup, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan normal bir eda davasıdır.
Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi davanın kabulü halinde borçlu da alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenle mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır.
Yasal dayanağını İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67.maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir.
Dosya tüm deliller ile birlikte değerlendirildiğinde; davacını fatura alacağı nedeni ile takip başlattığı davalının süresinde itirazı ile iş bu itirazın iptali davasını açtığı, davacının fatura nedeni ile alacaklı olduğunu ispat etmekle yükümlüdür. Fatura içeriği taşıma işini konişmentoya göre ifa ettiğini düzenleyen tarafça ispat edilmesi gerekir. Tek başına fatura düzenlenmesi alacağın ispatı için yeterli değildir.
Dava dilekçesinde bilirkişi deliline dayanılmış olması nedeni ile ticari defter ve kayıtlar üzerinde inceleme yaptırılarak 01.09.2023 tarihli kök 16.12.2023 tarihli ek rapor dosyamız içerisine alınmıştır.
Davacının dosyaya sunmuş olduğu konişmento ve bilirkişi raporu dikkate alındığında konişmentonun taşıma için tanzim ettiğinin karine olarak kabulü gerektiği, davalı şirketin tek yetkili müdürü ve ortağı olan dava dışı .... ile olan mail yazışmalarının borcu teyit eder mahiyette olduğu, bu hususta isticvap davetiyesinin de davalı şirkete usulüne uygun tebliğ edildiği anlaşılmakla davacının alacağını ispatlamış olduğu, alacağın likit ve davalının itirazının haksız olması da dikkate alınarak alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/113, K. 2024/256, 13 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama