KÜNYE
T.C. Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 5 Haziran 2024
- Esas no
- 2023/1213
- Karar no
- 2024/583
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 22/12/2023
- Karar yazım tarihi
- 04/07/2024
Karar Metni
1.246 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesi ile .... tarihleri arasında ... Fuarı’nın gerçekleştirilmesinin kararlaştırıldığını, bu doğrultuda da müvekkili şirket ile borçlu şirket arasında iki ayrı Hallde bulunan iki ayrı stant için.
24 m2 lik stant alanı için 2.836,70 USD, 121 m2 lik stant alanı içinse KDV dahil toplam 85.713,32 TL olmak üzere Fuar Katılım Sözleşmeleri akdedildiğini, sözleşme gereğince de müvekkili tarafından davalı şirkete ödemeler yapıldığını, sonrasında davalı şirket tarafından fuarın açılmasına yaklaşık 10 gün kala, 2 Eylül 2021 tarihinde, pandemi gerekçe gösterilerek fuarın Mayıs 2022’ye ertelendiğinin bildirildiğini, davalı şirketçe pandemi gerekçe gösterilerek yalnızca ... fuarının ertelendiğini, erteleme gerekçesinin dayanaktan yoksun olduğununu,
fuarın kararlaştırılan tarihte gerçekleştirilmemesi sebebiyle müvekkili nezdinde yüksek boyutlarda maddi zarar ve kâr kaybı meydana geldiğini, fuarın sözleşmeye aykırı davranışları sebebiyle gerçekleştirilmemesi sebebiyle sözleşmeden dönüldüğü ve fuarın gerçekleştirilmesi için ödenen bedelin 3 iş günü içinde iadesinin talep edildiğini, akabinde, İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ....
Esas sayılı dosyası ile davalı şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın itirazı üzerine takibin durduğunu, davanın kabulü ile haksız ve yersiz itirazın iptali ile takibin devamına, haksız ve kötüniyetli itiraz sebebiyle davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi ile işbu davanın icra takibinin durdurulmasından itibaren 1 yıllık süre içerisinde açılmadığını, davacı ile müvekkili arasında 2.836,70 USD üzerinden yapılan herhangi bir anlaşma olmadığını, Fuar Katılım Sözleşmesinde fuarın yapılacağı planlanan tarihlerin pandemi sürecine denk geldiğini, ilgili dönemde pandemiye ilişkin kısıtlamaların devam ettiğini, her katılımcının menşeinin farklı ülkeler olduğunu, bu bağlamda her ülkenin doğal olarak seyahat kısıtlamaları olduğunu, ülkelerin aldığı bu tedbirlerin pandeminin resmi olarak sona ermesine kadar devam ettiğini,
Uluslararası katılımcılarla yapılan yazışma örnekleri de ilgili tarihte fuarın yapılması halinde yurtdışı katılımın düşük olacağını gösterdiğini, müvekkilinin fuarın amacına hizmet edebilmesi için fuar tarihinde değişiklik yapmak zorunda kaldığını, .... fuarının yapılamadığı tarihte başka fuarların yapılmasının .... fuarının haksız şekilde ertelendiği anlamına gelmediğini, Fuar katılım sözleşmesine göre müvekkili şirketin fuar tarihini, yerini ve unvanını değiştirme hakkı bulunduğunu, müvekkili şirketin fuar tarihinin ertelenmesinde bir kusuru bulunmadığını, davacının işbu davayı açmaka kötüniyetli şekilde hareket ettiğini,
açılan davanın reddine, asıl alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLER VE GEREKÇE
Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.
Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası, Bursa .... Noterliği, Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği müzekkere cevapları Esas Sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır.
Dava, Fuar katılım sözleşmesi nedeni ile ödenen katılım ücretini iadesine ilişkin başlatılan icra takibine itirazın iptaline ilişkindir.
Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 s.TMK m.6).
Davacı ve davalı tacir olup TTK 18/2 maddesi uyarınca her iki tarafın da ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli olma yükümlülüğü bulunmaktadır.
6098 sayılı TBK m. 26'da bir sözleşmenin içeriğinin, bu sözleşmenin taraflarınca kanunda öngörülen sınırlar içerisinde özgürce belirlenebileceği düzenlemesi yer almaktadır. Bu temel kuralın istisnası ise 20. maddede (TBK m. 27) ahlâka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmelerin kesin olarak hükümsüz olduğu açıklanmıştır. Sözleşme serbestisi kavramının temeli irade özgürlüğüne dayalıdır. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın irade özgürlüğüne ilişkin hükümleri (m. 12/1, 13, 17/1, 19, 35/1, 48/1, vb.) göstermektedir ki; hukuk sistemimiz kişilerin irade özgürlüğüne sahip olduğunu temel bir ilke olarak benimsemiştir.
Genel işlem koşulları 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı TBK’dan önce 818 sayılı BK düzenlemesi içerisinde yer almasa da kamu düzeni, ahlâka aykırılık, kişiliğin korunması, sosyal adalet gibi farklı hukuki dayanaklarla bu husus pek çok yargı kararı ile (örneğin. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 04.12.1996 tarihli, 1996/3-717 E., 1996/850 K. sayılı kararı) kabul görmüştür.
Yine TBK’nın yürürlüğünden önce mevzuatımızda, oldukça sınırlı sayıda ve dar kapsamda da olsa, genel işlem koşullarına ilişkin bazı hükümler yer almıştır (6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 766, 1266. 5464 sayılı Banka ve Kredi Kartları Kanunu m. 24; Sermaye Piyasası Kurulunun Aracılık Faaliyetleri ve Aracı Kuruluşlara İlişkin Esaslar Tebliği m. 47/3 gibi). Bu düzenlemelerden biri de tüketici hukukunda mevcuttur.
Dosya tüm deliller ile birlikte değerlendirildiğinde; "....
Fuar katılım sözleşmesi" ile belirlenen fuar tarihinin davalı tarafın tek yanlı iradesiyle ertelendiğini, davalı tarafın fuar yerini tek yanlı olarak fuarın yapılacağı tarihi değiştirdiği bu nedenle ödenen fuar katılım bedelinin iadesinin gerektiğinden bahisle iş bu davayı açmış olup davalı cevap dilekçesi ile Fuarın iptal edilmediğini ertelendiğini, kaldı ki sözleşmenin 2. Maddesinde fuar tarihinin değiştirilmesi hususunun davacı tarafça kabul edildiğini bu nedenle bedelin iadesini talep edemeyeceği yönünde savunmada bulunmuştur.
Burada irdelenmesi gereken taraflar arasındaki sözleşmenin 2. Maddesinin geçerli olup olmadığı, haksız şart niteliğinde olup olmadığı, ertelenen fuar nedeni ile ödediği fuar katılım bedelinin iadesinin mümkün olup olmadığının tespiti gerekmektedir.
Yukarıda bahsedildiği gibi sözleşme özgürlüğü, bir akdi yapıp yapmama, içeriğini belirleme, akdin karşı tarafını seçme, akde son verebilme ve akdin şeklini belirleyebilme serbestîsi anlamına gelmekte olup, kimse bir akdi yapmaya zorlanamayacağı gibi istediği bir akdi yapmaktan da alıkonulamayacaktır.
Taraflar arasında özel hukuk hükümlerine tabi geçerli bir sözleşme (Fuar Katılım Sözleşemesi) mevcut olup, davacının ve davalının basiretli tacir olarak davranma yükümlülüğüne sahip oldukları hususu ise izahtan varestedir.
Bu nedenle de "Fuar Katılım Sözleşmesi" nin 2. Maddesi tarafların serbest iradeleri ile kararlaştırdıkları hüküm olup geçerli olup, haksız şart olarak kabulü mümkün olmayıp tarafları bağlayıcı olduğundan ve madde metin içeriğinden davalının gerekli görmesi halinde fuar tarihini değiştirme hakkı olduğu, bu durumun katılımcıya fesih hakkı vermeyeceğinin açıkça düzenlendiği, kaldı ki gelen yazı cevaplarından Fuar tarihinin mücbir sebep ile ertelendiği ve ertelenme ve yeni tarih ile ilgili gerekli bilgilendirmelerin hem internet sitesinden ilan edildiği hem de davacı tarafa mail yolu ile bilgilendirme yapıldığı,
basiretli tacir gibi davranması gereken davacı tarafın sözleşmenin imzalanması sırasında sözleşmenin 2. maddesini bildiği, bu hükme göre de ödenen bedelin iadesini talep hakkının olmadığı, ödeme yükümlülüğünün devam ettiği ve ertelemenin taraflara sözleşmenin feshi hakkı da tanımayacağı düzenlenmiş olup açıklanan gerekçelerle açılan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/1213, K. 2024/583, 5 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama