KÜNYE
T.C. Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 11 Temmuz 2023
- Esas no
- 2023/496
- Karar no
- 2023/671
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 17/05/2023
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 14/07/2023
Karar Metni
1.066 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının dosya üzerinden yapılan incelemesi sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili Bakırköy nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine vermiş olduğu 17/05/2023 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde ;Davalı şirketin, davacı müvekkili için 2021 haziran ayından itibaren E141 kalitesinde alüminyum külçe satıp, külçeleri eritip yarı mamul ürün üretmesi gerektiğini, kalitesiz vasıfsız hurda alüminyum satıp bunu eriterek yarı mamul ürün üretip, E141 kullanmış gibi müvekkiline hile yapması neticesinde uğranan zararların tazminin gerektiğini, İcra ve İflas Kanununun 258.
Maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmiş olmasının yeterli olduğunu, ihtiyati haczin amacının para alacağının ödenmesini teminat altına almak olduğunu, müvekkilinin ağır mağdur olduğunu, davalının hileli davrandığını, dava üzerine varlığını kaçırma ihtimali ve tehlikesi nedeniyle davalı şirket adına olan Kırklareli ili Babaeski ilçesindeki taşınmaz üzerine öncelikle teminatsız, olmadığı takdirde uygun teminat ile, bu da olmadığı takdirde tam teminat karşılığında ihtiyati haczi kararı verilmesini, davanın kabulüne, müvekkili yönünden şimdilik öncelikle belirsiz alacak olarak,
olmadığı takdirde kısmi olarak 5.000,000 TL alacak ve tazminatın haksız eylem tarihinden dava tarihine kadar işlemiş en yüksek ticari avans faizi, denkleştirici adalet tutarı ve munzam zarar değeri içinden en yüksek değerle birlikte tespit ve edasına, dava tarihi itibariyle tespit edilen eda tutarına dava tarihinden itibaren ticari avans faizi işletilerek davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücreti + KDV'nin davalı yana yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu 20/06/2023 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle.
Açılan davanın yetkili mahkemede açılmadığını, müvekkilinin faaliyet adresi, Kırklareli İli Babaeski ilçesi olduğunu, Davada yetkili mahkemenin, Babaeski Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu,(Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla), Bu sebeple davanın yetki bakımından doğru mahkemede görülmesi gerektiğini, Usul gereği açılan davanın zamanaşımı hükümleri sebebiyle reddedilmesi gerektiğini, Davacının sunduğu fatura tarihleri dikkate alındığında, TTK ve Borçlar Kanunu Hükümlerine göre dava süresinde açılmamış olup zamanaşımına uğradığını, Müvekkili şirketin 2011 yılında ...
Sitesinde 200 Mt2 kapalı alanda küçük bir işletme olarak kurulduğunu, 11 yıl gibi kısa bir sürede Türkiye'nin sayılı otomotiv , beyaz eşya ve elektrik motorları parçaları üreten kuruluş haline gelmiş ve ..., ..., ... gibi dünyaca ünlü markalara yedek parça üretmeye başladığını, aynı zamanda tarım makinalarına yedek parça üreterek çok hızlı ivmeyle 2021 yılında Kırklareli Babaeski ilçesinde 8000 mt2 kapalı alan 24.000 mt2 açık alanlı bir üretim tesisine geçerek kendi itibarını Türkiye çapında uluslarası markalarla uzun yıllardır yaptığı iş birlikleriyle kanıtladığını,
Dava dilekçesinde müvekkili şirket hakkında hem küçük bir tedarikçi gibi anlatım yapılması ve ardından da bu tanımla tam ters düşecek bir söylemle müvekkili yüzünden 60 yıllık şirket çok büyük zararlara uğramışçasına anlatılması abesle iştigal olduğunu, Davacı tarafın tamamen hukuki dayanaktan yoksun ticaret kanunununda tanımlanan tacir sıfatına haiz kişilerin davranışlarına uymayacak şekilde ticari hayatın olağan akışına aykırı iddialar ile müvekkili şirkete kötü niyetle dava açtığını, Davacı taraf dilekçesinde müvekkiline iftira atarak müvekkili itibarsızlaştırmaya çalıştığını,
Müvekkilinin halen ...'e mal üretmekte ve ...den de mal almakta olduğunu, haksız ve kötü niyetle açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava,sözleşmeden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK hükümlerine göre: Yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman ileri sürebilir (HMK 19/1). Yetkinin kesin olmadığı davalarda yetki itirazı cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorundadır; aksi halde dinlenemez (HMK 117/1). Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hale gelir (HMK 19/4). Yetki itirazından vazgeçilmiş ise yetki itirazı bulunmadığı kabul edilerek değerlendirme yapılmalıdır.
Somut uyuşmazlıkta davalı vekili davalının adresinin bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olduğundan bahisle mahkememizin yetkisine itiraz etmiş,davacı vekili ise dava dilekçesinde sözleşmenin ifa yeri alacaklının yani davacının adresi olması sebebiyle mahkememizin yetkili olduğunu ileri sürmüştür.
Buna göre sözleşmenin ifa yerinin neresi olduğunun belirlenmesi ve yetki itirazının bu bağlamda değerlendirilmesi gerekmektedir.
6098 sayılı TBK'nın 89.madde hükmü "Borcun ifa yeri, tarafların açık veya örtülü iradelerine göre belirlenir. Aksine bir anlaşma yoksa, aşağıdaki hükümler uygulanır;
1. Para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde,
2. Parça borçları, sözleşmenin kurulduğu sırada borç konusunun bulunduğu yerde,
3. Bunların dışındaki bütün borçlar, doğumları sırasında borçlunun yerleşim yerinde,
ifa edilir." şeklinde olup borcun niteliğine göre ifa yeri belirlenmiştir.Somut olayda taraflar arasındaki sözleşmeye göre,davacı tarafından temin edilen alüminyum külçeler davalıya teslim edilerek davacı tarafından verilen kalıplar kullanılarak davalı tarafından eritme ve döküm işlemleri yapılmakta sonrasında ise davacıya davalı tarafından teslim edilmektedir.Buna göre taraflar arasında bir eser sözleşmesi mevcut olup eser sözleşmelerinde ifa yeri eserin meydana getirildiği yer olup bu yerin davalının adresi olması nedeniyle ve davalının yüklendiği borcun parça borcuda olması sebebiyle borç konusunun bulunduğu yerinde davalının adresinin
bulunduğu yer olması gözönüne alındığında taraflar arasındaki sözleşmenin ifa yeri davalının faaliyet adresinin bulunduğu Babaeski olup davalının borcunun para borcu olmamasıda gözönüne alındığında davacının iddia ettiği gibi sözleşmenin ifa yeri davacının faaliyet adresinin bulunduğu yer olmayıp davalının faaliyet adresinin bulunduğu yerdir.Bunun dışında borçlunun faaliyet adresinin bulunduğu yer mahkemesi genel yetkili mahkeme olup sözleşmenin ifa yerinin de aynı yer olması nedeniyle davalının yetki itirazının kabulü ile davanın Babaeski Asliye Hukuk(Ticaret) Mahkemelerinde görülmesi gerektiğinden mahkememizin yetkisizliğine karar
verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
Başkan ... · ☪e-imzalıdır.☪ · Üye ... · ☪e-imzalıdır.☪ · Üye ... · ☪e-imzalıdır.☪ · Katip ... · ☪e-imzalıdır.☪
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/496, K. 2023/671, 11 Temmuz 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama